Konu:ORMAN KÖYLÜLERİNİN KALKINMALARININ DESTEKLENMESİ VE HAZİNE ADINA ORMAN SINIRLARI DIŞINA ÇIKARILAN YERLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ İLE HAZİNEYE AİT TARIM ARAZİLERİNİN SATIŞI HAKKINDA KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ
Yasama Yılı:2
Birleşim:96
Tarih:18/04/2012


ORMAN KÖYLÜLERİNİN KALKINMALARININ DESTEKLENMESİ VE HAZİNE ADINA ORMAN SINIRLARI DIŞINA ÇIKARILAN YERLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ İLE HAZİNEYE AİT TARIM ARAZİLERİNİN SATIŞI HAKKINDA KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Hükûmet tasarısında olmayan bu madde Komisyon görüşmeleri sırasında tasarıya eklenmiştir. Bu maddenin tasarıdan çıkarılmasını öneriyoruz.

Ormanları korumakla görevli olan bir Sayın Bakanın böyle bir maddeye onay vermemesi gerekir. Hem ormanları koruma adına burada birçok güzel cümle söyleyeceksiniz hem de ormanlarda yapılaşmanın yolunu açacaksınız. Bu nedenle, bu madde tasarıdan mutlaka çıkarılmalıdır.

Görünüşte masum bir madde, gerçekte masum olmayan bir maddedir. Bizim Anayasa'mız, 1982 Anayasası her ne kadar yerden yere vuruluyor ise de güzel hükümlere sahiptir, bazı güzel hükümleri vardır. Ormanları korumakla ilgili hükmü bunlardan başlıcasıdır. Anayasa'mızın 169'uncu maddesi ormanların korunmasını düzenler, ormanların korunmasında kamu yararı olduğunu ortaya koyar. Yine, bu çerçevede, Orman Kanunu'nun 17'nci maddesi ormanlarda yapılması zorunlu bulunan bazı kamu tesislerini düzenler, bunlara hangi şartlarda, nasıl izin verileceğini düzenler. Örneğin bir ormandan enerji hattı, ulaşım hattı, yol, petrol boru hattı, doğal gaz hattı, haberleşme hattı geçecek ise bunda kamu yararı olması nedeniyle ormanlardan geçişine izin verileceğini düzenler. Bu maddeye, daha sonraları, devlete ait eğitim, sağlık, spor tesislerinin de ormanlarda yapılmasında kamu yararı ve zaruret olması hâlinde izin verileceğini düzenlemesi eklenmiştir. Ama Anayasa'mızın 169'uncu maddesi üstün kamu yararının ormanları korumak olduğunu düzenler. Anayasa Mahkemesinin çeşitli kararlarına bakıldığında, en son Turizmi Teşvik Kanunu'na ilişkin iptal kararının gerekçelerine bakıldığında, ormanları koruma yönündeki Anayasa düzenlemesinin üstün kamu yararına dayandığını, bu nedenle diğer kamu yararı olan kamu tesislerinin yapımına ilişkin olarak yapılacak yasamada ormanların korunmasının öncelikli olduğunu söyler.

Bu madde diyor ki, Orman Kanunu'nun 17'nci maddesine ilave olarak nitelendirebileceğimiz 6831 sayılı Kanun'un ek 9'uncu maddesine bir hüküm ilave etmek suretiyle, ormanlarda yükseköğretim kurumlarının, Kredi ve Yurtlar Kurumunun yükseköğretim kurumlarına ilişkin tesisler ve yurtlar kurabileceğini düzenliyor. Devlete ait üniversiteleri kapsamına almak suretiyle böyle bir sınır da çiziyor. Yani o zaman sormak gerekir, üniversiteler yapıyor ise neden devlete ait üniversiteler? Niye özel vakıf üniversiteleri burada yok? Asıl eleştiri noktam bu değil aslında. Yani üniversite yapımında kamu yararı var ise bu kamu yararı sadece devlete ait üniversitede mi vardır? Hayır, vakıf üniversitesinde de o zaman kamu yararı vardır. O zaman, ne yapacaksınız ileride? Bir madde değişikliği getireceksiniz, diyeceksiniz ki: "Vakıf üniversitelerine de izin verelim." Bunun sınırı yok, bu genişleyecek. Esas olan, ormanları korumaktır. Üniversite Türkiye'nin her yerinde, Türkiye coğrafyasının her yerinde yapılabilir. Bunun için illa ormanı yapılaşmaya açmak şart değil ama Sayın Bakanda ben buna şaşırmıyorum. Sayın Bakan, hazineye ait özel ağaçlandırma alanlarını dahi Orman Kanunu'nun 17'nci maddesindeki yapılaşmalara açan bir yönetmelik düzenlemesi yapmıştır. Yasaya rağmen, Türkiye Büyük Millet Meclisinin kabul etmiş olduğu İmar Kanunu'na bir madde eklenmesini öngören o yasaya rağmen hazineye ait özel ağaçlandırma alanları yapılaşmaya açılmıştır. İmar Kanunu'na eklenen madde diyor ki: "Hazineye ait özel ağaçlandırma alanları, projesine göre ağaçlandırıldığı takdirde herhangi bir şekilde yapılaşma amacıyla imar planına konu edilemez." Yani, bir üniversite de yapamazsınız orada, okul da yapamazsınız, çünkü hazine onu ülkenin orman varlığını artırmak amacıyla kiraya vermiştir ve bu nedenle ağaçlandırılmıştır. Şimdi, Sayın Bakanın bu anlayışı, ormanları yok eden, ormanları feda eden bir anlayıştır.

Maddede bir hüküm daha var, güya sınır getiriyor, diyor ki: "O ormanlık alanlarda yapılacak bu tesislerle ilgili olarak yapılaşma alanı ormanlık alanın, tahsise konu alanın yüzde 15'ini geçemez." "Ama" diyor, "Garaj, havuz, otopark vesaire gibi tesisler hariç." Olağanüstü genişletmiş durumda.

Madde, ormanları tahrip eden bir maddedir, bu nedenle tasarıdan çıkarılmasını öneriyoruz.

Teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim.