Konu:Uluslararası Para Fonu Ana Sözleşmesinde İcra Direktörleri Kurulu Reformuna İlişkin Olarak Yapılması Teklif Edilen Değişikliklerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı
Yasama Yılı:2
Birleşim:110
Tarih:23/05/2012


ULUSLARARASI PARA FONU ANA SÖZLEŞMESİNDE İCRA DİREKTÖRLERİ KURULU REFORMUNA İLİŞKİN OLARAK YAPILMASI TEKLİF EDİLEN DEĞİŞİKLİKLERİN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞU HAKKINDA KANUN TASARISI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; uluslararası anlaşmaları müzakere ediyoruz, devletin Hariciye Bakanı makamında oturan Ahmet Davutoğlu piyasada yok. Türkiye dünyada değer kaybediyor, dış politika sorumluluğu olan kişi yok, Bakanlar Kurulu sırası boş.

Yahu, eğer bu kadar kendiniz de bıktınızsa, yani burada gelip de Meclisin karşısında utanıyorsanız, yüz yoksa o zaman istifa edin buralardan.

Şimdi, bakın, değerli milletvekilleri, Uludere'de 34 tane vatandaşımız öldürüldü. Bu Uludere meselesi öyle yabana atılacak, bir anda kapatılacak konu değil. Bu olay Kürt vatandaşlarımız için büyük bir üzüntü kaynağı. Yani Türkiye Cumhuriyeti devletinin Hükûmeti bir talimat veriyor -bu işin sorumlusu Başbakan Erdoğan'dır, Hükûmettir- ve orada 34 tane vatandaşımız öldürülüyor. Bunun susacak bir tarafı yok, bunun ertelenecek bir tarafı yok. Hükûmet eğer sorumluluk taşıyorsa, sorumluluk duygusu denen bir kavram varsa kendisinde, derhâl istifa etmelidir. Arkadaşlar, burada emri veren Hükûmettir.

Bugün İçişleri Bakanı diyor ki: "Hava Kuvvetlerinde bir görevli." Yahu, "Hava Kuvvetlerinde görevli" olur mu? Bunu, yetkiyi Meclisten alan sen misin? Yetkiyi Meclisten alan sensin. Bunu Hava Kuvvetlerindeki bir görevliye yükleyip de siz kendinizi temize çıkaramazsınız. Aslında AKP'nin grubunun bunun üzerinde durması lazım, grubun Hükûmeti düşürmesi lazım.

Arkadaşlar, bu Türkiye Cumhuriyeti devletini bölmeye getiren bir harekettir. 34 tane canın öldürülmesi dışında Türkiye Cumhuriyeti devletini bölmeye çalışanların eline verilmiş en büyük kozdur. Dolayısıyla, bu ihmal edilecek, örtbas edilecek bir olay değil. Bu, şimdi burada böyle iki üç tane lafla, bilmem şunu bunu sorumlu tutmakla geçmez.

Şimdi, ben buraya çıkıyorum, konuşuyorum. Ben yılların politikacısıyım, otuz senedir bu kürsüde konuşuyorum arkadaşlar. Bu kürsüde her zaman yolsuzlukları, haksızlıkları, işkenceleri dile getirdim. Şimdi, bir AKP'li çıkıyor bana diyor ki: "Bu zat, ben bunu şey etmem. Efendim, senin bize söylediklerini biz senin Genel Başkanına iade ederiz." Yahu, ben ne diyorum? Benim Genel Başkanımla ilgili bir şey söylüyorsanız buyurun söyleyin. Sizi kan mı tutmuş? Niye yani? Ağzınız mı kilitlenmiş? Alnın açıksa çık, eğer doğru bir şey biliyorsan söyle ama ben yüzlerce, binlerce suistimali, soygunu getiriyorum.

KİT Komisyonundayız, her gün birçok suistimal olaylarını dile getiriyoruz ama orada AKP'nin 21 tane milletvekili var, bir şey konuşmuyorlar, sadece akrabaya parmak kaldırıyorlar. Böyle bir KİT Komisyonu olur mu arkadaşlar? Ondan sonra, ihalelerin hepsinde yolsuzluk var, hepsinde demeyeyim, büyük bir kesiminde yolsuzluk var.

Düşünün arkadaşlar, bugün, mesela Ziraat Bankasına bağlı bir kuruluş, bir genel müdüre 18 milyar para veriyorlar, 18 milyar, bir de senede dört maaş da ikramiye veriyorlar. Sıradan memur alıyorlar 7,5 milyar lira ücret veriyorlar, dört tane ikramiye. Böyle devlet talan edilemez ki! Bunun gibi daha neler var.

Kömürdeki yolsuzluklar, petroldeki yolsuzluklar, ihalelerdeki yolsuzluklar? Bunları söyleyeceğiz ama siz sağırsanız, eğer sizde sorumluluk duygusu teşekkül etmemişse, bunları söylediğimiz zaman ya yapmayacaksınız ya da yaptığınıza göre sonucuna katlanacaksınız. Ondan sonra da "Biz senin söylediklerini senin Genel Başkanına iade ederiz." Sen aciz misin bana laf söylemekten? Benim Genel Başkanımla ne ilgisi var? Benim muhatabım kim? İktidardaki Başbakandır, bugün, iktidarda Tayyip Erdoğan'la Abdullah Gül'dür, her gün yurt dışındalar. Geçen gün Trakya'ya gidiyorum arkadaşlar, baktım, bir uçak dolusu polis. Nereye gidiyor? Tayyip'i korumaya. Yahu, orada koruma yok mu? Yok.

Arkadaşlar, yurt dışına Tayyip gidiyor, en azından 80-90 tane polis dört gün önce gidiyor oraya, yiyor, içiyor, uçakla gidip geliyor, otel paraları, yevmiyeler kaça mal oluyor? Yurt içinde öyle. Tayyip Erdoğan bugün kendisini korumak için 5 bin kişilik polis ordusunu kurmuş. Yahu, senin niye milletin içinde gezmeye yüzün tutmuyor? Ya gelsin arkadaş, söylesin burada. Niye yüzün tutmuyor? Çık milletin içinde, eğer hakikaten arkanda bir leke yoksa milletin içinde başın dik olarak yürü göreyim seni bakalım! Ondan sonra da çıkıp da ben?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KAMER GENÇ (Devamla) -  Halkın içine girmeye cesaretin yok!

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.

KAMER GENÇ (Devamla) - Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)