Konu:Adalet Ve Kalkınma Partisinin 156 Sıra Sayılı İçtüzük Teklifi’nin, İç Tüzük’ün 181’inci Maddesine Aykırı Olup Olmadığı Hakkında
Yasama Yılı:2
Birleşim:59
Tarih:01/02/2012


ADALET VE KALKINMA PARTİSİNİN 156 SIRA SAYILI İÇTÜZÜK TEKLİFİ’NİN, İÇ TÜZÜK’ÜN 181’İNCİ MADDESİNE AYKIRI OLUP OLMADIĞI HAKKINDA
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, bugünkü İç Tüzük teklifine ilişkin görüşmelerin kırk sekiz saat geçmeden Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda yapılmasına ilişkin olarak Adalet ve Kalkınma Partisi Grup önerisi üzerinde dün kürsüden şunu ifade etmiştim: Bu teklif, İç Tüzük'ün 181'inci maddesine açıkça aykırıdır. İç Tüzük'ün 181'inci maddesi Türkiye Büyük Millet Meclisi İç Tüzüğü'ne ilişkin değişiklik tekliflerinin sadece ve sadece milletvekilleri tarafından yapılabileceğini düzenlemektedir yani İç Tüzük siyasi parti gruplarına İç Tüzük'te değişiklik konusunda herhangi bir yetki vermemektedir. İç Tüzük'ümüz çeşitli maddelerinde siyasi parti gruplarını zikretmek suretiyle, onlara önerge vermek ve diğer konularda bazı haklar sağlarken İç Tüzük'teki değişiklik önerisini sadece milletvekillerine vermek suretiyle İç Tüzük değişikliğinde bir uzlaşmanın yolunu açmak istemiştir. Oysa bu teklif, Adalet ve Kalkınma Partisinin 5 grup başkan vekilinin grup başkan vekili sıfatıyla vermiş olduğu bir teklifti. Yani İç Tüzük'ün 181'inci maddesine açıkça aykırılık söz konusudur. Bu teklifin ana özelliği muhalefetin sesinin kısılmasıdır. 2001 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisinde o zamanki Hükûmetin veya o zamanki siyasi partilerin, bazı siyasi partilerin getirmiş olduğu İç Tüzük değişiklik teklifi görüşülürken bugün iktidar partisine mensup olan bir milletvekilinin o teklifi eleştiren çok ağır cümleleri var. Örnek veriyorum. O İç Tüzük değişiklik teklifinde temel kanun düzenlemesi getiriliyordu. Ancak bir tasarı veya teklifin temel kanun olarak görüşülebilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunun beşte 3 oyuyla o önerinin kabul edilmesi gerekirdi, beşte 3 yani nitelikli  çoğunluk arıyor. Uzlaşmaya önem veren bir teklif olduğu hâlde o teklif bugün iktidar partisi içerisinde bulunan bazı arkadaşlarımız tarafından akıl ve sağduyudan yoksun bir teklif olarak değerlendirilmiştir. Onun üzerine, Adalet ve Kalkınma Partisi çok daha ileri giderek farklı temel kanun düzenlemeleri yaptı geçmişte. Nitelikli çoğunluğu kaldırdı, Parlamento çoğunluğuna dayandı, Adalet ve Kalkınma Partisi çoğunluğuna dayalı bir teklif yaptı.

Bugün görüşeceğimiz bu teklif özü itibarıyla muhalefetin sesini kısmaya yönelik bir tekliftir, akıl ve sağduyudan yoksun bir tekliftir. Parmaklarınızla kabul edilecek ama bu parmaklarda akıl olmayacak, bu parmaklara akıl hükmetmeyecek. Aynen 2001 yılındaki sizin milletvekilinizin ifade ettiği gibi, bu parmakları sizin aklınıza emanet etmek istiyorum ama aklınız parmaklarınıza ne kadar yön verecek, bilemiyorum.

Teşekkür ederim.

                                                        -------------------------------------------------------

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; dün de bugün de ifade ettim, tekrar bir kez daha ifade etmek istiyorum: Siyasi partilerin grup başkan vekilleri, grup başkan vekili sıfatıyla İç Tüzük değişiklik teklifi veremezler, verirlerse İç Tüzük'ün 181'inci maddesine açıkça aykırı olur. Grup başkan vekili sıfatını bir kenara bırakarak milletvekili sıfatıyla gayet tabii ki İç Tüzük değişiklik teklifi verebilirler. Maalesef, Adalet ve Kalkınma Partisinin 5 Grup Başkan Vekili, 5'i de bunu atlamış, atladıkları için buraya çıkıp savunacaklar aynen Cumhurbaşkanlığı Seçim Yasası'nda yarattıkları kriz gibi. Zamanındaki anayasa değişikliğinde, Adalet ve Kalkınma Partisinin hukukçu kurmayları   -grup başkan vekilleri değil- nasıl kendi partilerini, kendi partilerinin kurmaylarını yanılttıysa burada da aynı şekilde yaptıkları bir yanlış vardır, kesinlikle 181'inci maddeye aykırıdır, kesinlikle bu nedenle bu teklifin görüşülmesi mümkün değildir. 181'inci madde, milletvekillerine İç Tüzük değişiklik hakkı vermek suretiyle, siyasi parti gruplarına bu hakkı vermemek suretiyle İç Tüzük değişikliğinde uzlaşmanın yolunu açmak istemiştir, "Uzlaşmayı ara." demiştir ama Adalet ve Kalkınma Partisinin uygulamasında, kültüründe uzlaşma olmadığı için, muhalefetin burada, Meclis araştırma önergeleri nedeniyle kullanmış olduğu kısıtlı söz haklarına tahammülü olmadığı için, bu kürsüden yapılan eleştiriye tahammülü olmadığı için bu kalmış olan, temel kanun düzenlemesinden sonra kalmış olan ufak tefek söz haklarını da muhalefetin elinden almak istiyor. Sanki bu Parlamento uzlaşmayı hiç beceremiyor gibi, yapamıyor gibi "Benim uzlaşmaya ihtiyacım yok." diyor, "Uzlaşma için sizin kapınızı çalmayacağım." demek istiyor. Oysa bu Parlamento, bundan önceki Parlamento, Türkiye Büyük Millet Meclisi uzlaşmanın güzel örneklerini verdi.

Bakın, önümde bir tablo var. Geçen yıl 11 Ocak ile 14 Ocak tarihleri arasında Türk Ticaret Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu'nun içinde olduğu 5 kanunu 4 günde kabul etmiştir. Bu 5 kanunun madde sayısı 2.698'dir. 2.698 maddelik 5 kanunu 4 günde çıkarmıştır bu Parlamento, uzlaşmanın güzel bir örneğini vermiştir ama bu dahi içinize sinmemiştir ki şimdi gelip muhalefetin ufak tefek konuşma haklarını elinden almak istiyorsunuz.

Ünlü liberal felsefeci Thomas Hobbes'un bir terazisi vardır, "Dengedeki bir terazi iyi değildir çünkü her an bozulabilir ama bir tarafa çok büyük ağırlık, öbür tarafa daha küçük bir ağırlık koyarsanız denge yoktur ama o hiçbir zaman bozulmaz." der. Siz böyle bir dengesizliği istiyorsunuz.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Hamzaçebi.