Konu:156 Sıra Sayılı Komisyon Raporu’nun Eksik Olduğuna İlişkin
Yasama Yılı:2
Birleşim:59
Tarih:01/02/2012


156 SIRA SAYILI KOMİSYON RAPORU’NUN EKSİK OLDUĞUNA İLİŞKİN
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; evvela Komisyon Raporu eksik. Şimdi Burhan Kuzu diyor ki? Yani bu işleri? Nasıl bu Komisyon Başkanlığı yapıyor? Şimdi teklifte alt komisyonda şöyle diyor: "Teklifin 12'nci maddesi 11'inci madde olarak görüşülmüş; mevcut uygulamanın düzenleme hâline getirildiğini, önergelerin iki kere okunmasının? " O bizi ilgilendirmez. "CHP'li üyemiz burada 2/80 -yani benim teklifim- esas no'lu Teklifteki düzenleme doğrultusunda görüşmeler başladıktan sonra da tek imza ile önerge verme imkânının getirilmesi gerektiğini söylemiştir. Madde Komisyonumuzca oy çokluğu ile kabul edilmiştir." Hani burada kabul ettiğin şey?

ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI BURHAN KUZU (İstanbul) - Kabul edilen madde, önerge değil Sayın Genç. Önerge kabul edilmemiştir, madde kabul edilmiştir.

KAMER GENÇ (Devamla) - Oy çokluğuyla kabul edilmişse o zaman benim teklifim kabul edilmiştir. Dolayısıyla, arkadaşlar bakın, bir defa burada İç Tüzük değişikliği getirildi üçlü koalisyon zamanında, bu kürsüde adam öldü. (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Bakın, bu çok önemlidir. Siz Türkiye Büyük Millet Meclisinde muhalefetin sesini kısmak istiyorsunuz. AKP'li grup başkan vekilleri o kadar yalan söylüyorlar ki, önergesinin başında, gerekçesinde diyor ki: "Efendim, milletvekillerinin sözleri kısılmıyor." Yahu siz yüz altmış dakika konuşmayı bir gruba beş dakikaya indiriyorsunuz. Her yerde usul tartışmasını açıyorsunuz, milletvekillerinin söz hakkını kesiyorsunuz. Dikta rejimini getirmişsiniz, dikta rejimini de Mecliste uygulamaya koyuyorsunuz. Böyle bir Meclis olur mu Sayın Başkan? Aslında Meclisin kapısına kilit vurmak lazım. Bu İç Tüzük değişikliği de kabul edildikten sonra Türkiye Büyük Millet Meclisinin artık fonksiyonu kalmıyor; ne soru sorabiliyorsunuz, sorular iktidarın keyfine kalıyor, usul tartışmalarının sonu bitiyor, böyle bir şey olmaz. Burada eğer uzlaşma yapılacaksa bir İç Tüzük değişikliği yapalım, aksi takdirde bu İç Tüzük değişikliği buradan geçmez arkadaşlar.

Muhalefet partileri; eğer bu İç Tüzük değişikliği buradan geçerse, maalesef, sizin burada artık konuşma haklarınız kalmıyor. Yani burada tamamıyla İktidarın şeyi? Bence, bakın, evvela rapor eksik arkadaşlar. Bu raporu iade etmemiz lazım. Bu raporu komisyon alsın, benim önergem doğrultusundaki gerekçeyi getirsin efendim. Komisyonda ve alt komisyonda teklif oy çokluğuyla kabul edilmiş ama üst komisyon raporunda benim teklifimden hiç bahsedilmiyor. Dolayısıyla, evvela Komisyonun bu raporu alıp benim teklifimle de ilgili ya ret ya kabul gerekçesini getirmesi lazım. Ret getirdiği zaman İç Tüzük'ün 80'inci maddesine göre benim bunun üzerinde konuşma hakkım var. Dolayısıyla, İç Tüzük bu kadar keyfî yönetilemez. Onun için maalesef ne?

Komisyona katılan Meclis Başkan Vekili de "Efendim, beş dakikada her şey söylenir." diyor. Ya Sayın Başkan, siz bir defa beş dakikada her şeyi söyleyecek kabiliyette olabilirsiniz ama beş dakikada her şey nasıl? "Demagoji yapmazlarsa." diyor. Milletvekillerine "Demagoji yapma." deme hakkı sende var mı Meclis Başkan Vekili? Böyle bir şey olur mu arkadaşlar? Böyle bir şey olur mu? Yani ondan sonra gerekçede diyor ki: "Milletvekilleri demagoji yapıyorlar, demagoji yapmazlarsa beş dakika her şey söylenir."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Genç.