Konu:İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz'ün, (2/111) Esas Numaralı 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Önergesi
Yasama Yılı:2
Birleşim:92
Tarih:10/04/2012


İSTANBUL MİLLETVEKİLİ ALİ ÖZGÜNDÜZ'ÜN, (2/111) ESAS NUMARALI 657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ'NİN DOĞRUDAN GÜNDEME ALINMASINA İLİŞKİN ÖNERGESİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Getirdiğimiz öneriye geçmeden önce, yine, bugün Türk polis teşkilatının kuruluşunun 167'nci yılı sebebiyle polislerimizi tebrik ediyorum, görevi başında şehit olan polislerimizi rahmetle anıyorum

Bu vesileyle, bu Parlamentonun bir üyesi olan ancak görev yapması engellenen Zonguldak Milletvekilimiz Sayın Haberal da annesini kaybetti, merhumeye Allah'tan rahmet, Sayın Haberal'a başsağlığı diliyorum.

Yine bugün, laiklik ilkesinin Anayasa'mıza girmesinin 75'inci yılı. Bu günde, laikliği cumhuriyetin temel niteliklerinden biri olarak kabul eden, bu düzenlemeyi yapan kişileri de rahmetle anıyorum ve kutluyorum.

Değerli milletvekilleri, bildiğiniz gibi, işkence insan onurunu zedeleyen bir davranıştır. Bugün Batı hukukunda, insan onuru mu insan yaşamımı önemlidir, bu tartışılıyor yer yer. Bana göre, insan onuru insan yaşamından daha önemlidir. İnsanın onuru zedelendikten sonra, kırıldıktan sonra, tabiri caizse, yaşayan bir ölü olmaktadır. Bu nedenle, işkenceye karşı uluslararası birçok sözleşmeyi ülkemiz onaylamıştır. Yine uluslararası temel insan hakları sözleşmelerinde işkence kesin olarak yasaklanan bir eylemdir. Anayasa'mıza göre de, işkence 17'nci maddesinde yasaklanmıştır. Yine bu doğrultuda, Türk Ceza Kanunu'nun 94, 95 ve 96'ncı maddelerinde işkence, gayriinsani, haysiyet kırıcı muameleler yasaklanmıştır.

Getirdiğimiz bu teklifle, 2002 yılında Devlet Memurları Kanunu'nun 13'üncü maddesinde yapılan bir değişikliği genişletmeyi, işkencenin önlenmesi, gayriinsani, haysiyet kırıcı muamelenin önlenmesi, ülkemizin uluslararası hukuk alanında işkence gibi insan onurunu zedeleyen bir suçtan mahkûm olmasını önlemek için genişletici bir düzenleme getirmekteyiz.

2002'de yapılan bir değişiklikle, Devlet Memurları Kanunu'nun 13'üncü maddesine göre, işkence, zalimane, gayriinsani veya haysiyet kırıcı suçlar nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde ülke aleyhine verilen kararlar sonucu devletin ödediği tazminat ilgili, bu suçu işleyen kamu görevlisine rücu edilebilir. Takdire bırakmış.

Biz, bunun "Rücu edilebilir." hükmünün takdire, Hükûmetin takdirine, devletin takdirine bırakılan bu hükmün zorunlu hâle getirilmesini teklif ediyoruz.

Aynı zamanda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gitmeyen olaylardan dolayı, işkence, gayriinsani, zalimane, haysiyet kırıcı muameleden dolayı iç hukukta yargılanıp, mahkûm edilen kişilerle ilgili de herhangi bir düzenleme yoktur şu andaki mevzuatımızda. Dolayısıyla o konuda da bir düzenleme yapılmasını istiyoruz. Çünkü işkence, gayriinsani muamele yapan kişiler, kamu görevlileri, aslında ülkesine hizmet ettiğini düşünüyorlar ama hizmet etmiyorlar. Mensubu oldukları teşkilatı da, kuruluşu da zan altında bırakıyor birkaç tabir yerindeyse kendini bilmez kamu görevlisi. Dolayısıyla kendi teşkilatlarına da kötülükte bulunuyorlar. Bugün aslında, polis teşkilatının kuruluş yıl dönümü sebebiyle bu konunun görüşülmesi de tesadüfen ilginç bana göre.

Biz polislerimizin, halkın can ve mal güvenliğini sağlayan polislerimizin, yine iç güvenlik teşkilatı mensupları olan jandarmanın, jandarma mensuplarının bu şekilde anılmasından da rahatsızız. Bu nedenle biz diyoruz ki, ülkemizi uluslararası mahkemeler nezdinde sıkıntıya sokan, ülkemizin işkenceci bir devlet olarak, tabiri caizse sabıkalı olmasına neden olan kamu görevlisi kimse, devletin ödediği tazminat bu kişiden rücuen alınsın, zorunlu hâle getirilsin. Çünkü düşünün ki, ben ya da bir akrabam işkenceye maruz kalmış. "Benim verdiğim vergiden bana işkence yapan kişinin tazminatını niçin ödeyelim?" diyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Lütfen sözünüzü toparlayınız.

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) - Çok teşekkür ediyorum.

Bu vesileyle Genel Kurulunuzu saygıyla selamlıyorum.

Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederiz Sayın Özgündüz.