Konu:Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun İle Denetimli Serbestlik Ve Yardım Merkezleri İle Koruma Kurulları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı
Yasama Yılı:2
Birleşim:91
Tarih:05/04/2012


CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN İLE DENETİMLİ SERBESTLİK VE YARDIM MERKEZLERİ İLE KORUMA KURULLARI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ilk defa sizden ciddi bir şey istiyorum. (AK PARTİ sıralarından gürültüler ve alkışlar[!]) Hak ve adaleti vicdanınızda hissederek hakkaniyete ve adalete uygun bir karar vermenizi istiyorum.

Bizim önergemiz şu, diyoruz ki: Milletvekili seçilen kişiler tutuksuz yargılansın; yani yargılanmasın demiyoruz. Yargılansın; eğer arkadaşların bir suçları varsa, o zaman yine gidecek hapishaneye girecek. Bu en makul, en doğru bir yol.

Arkadaşlar, bakın, on aydır 8 tane milletvekili arkadaşımız içeride. Bakın, maddesi de geldi. Bakın, biz sizinle şey de yaptık;  yemin nedeniyle, grup başkan vekillerimiz milletvekillerinin yasama faaliyetlerine katılması için bütün partiler mutabakat sağladılar. Bunda anormal bir şey yok ki, Hükûmet ile Komisyonun katılmamasına hayret ediyorum.

Arkadaşlar, milletvekili seçilen kişinin yasama faaliyetlerine katılma hakkı var. Yani gelsin buraya arkadaşımız yasama faaliyetine katılsın, kanun teklifini versin, soru önergesini versin, gensoru önergesini versin; bunlar en doğal hakkı. Peki, neye istinaden? Tayyip Bey ne dedi? Dedi ki: "Seçilmişleri atanmışlara ezdirmeyiz." dedi, değil mi? Ee, şimdi, buyurun arkadaşlar, bu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin yetkisidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi, biz, milletvekili seçilen kişinin suçunu affetmiyoruz. Bu arkadaşımız gelsin burada yasama faaliyetine katılsın. Yani bunu engelleyen niye?.. Hükûmete sormak lazım.

Tabii, şimdi ben bu önergenin kabulünü istediğim için yumuşak da konuşmak istiyorum. Ama yani Komisyon niye katılmıyor? Desin ki, şundan dolayı katılmıyorum. Yani değerli milletvekilleri, insanlar vicdanlarındaki acıları hissetmeli. Yani haklı ve haksızı ayırt etmelidir vicdanlarında. Doğru yönde karar vermelidirler. Yani bizim bugün 8 tane milletvekilimiz, bir Mehmet Haberal niye içeride kalsın arkadaşlar? Tamam yani suçu varsa cezasını çeksin.

Mesela, biraz önce arkadaşımız Ömer Bey söyledi. Sayın Engin Alan'la ilgili savcı esastan mütalaa veriyor. Ee, ne demektir bu? "Arkadaş, ben artık bütün delilleri topladım. Yeni delil aramana da gerek yok." diyor. Ee, bu arkadaşı hâlâ tutukluyorlar. Yani böyle? Yani bizim, Meclis olarak olaya el koymamız lazım. Nedir? Türkiye Büyük Millet Meclisi demiyor ki, yargıya müdahale etmiyor ki? Tabii diyor ki: "Kardeşim, milletvekili seçilen kişi, yarın içimizden herhangi birisi bir suçtan dolayı o zaman tutuklanarak yargılanmasın." diyoruz, tutuksuz yargılansın. Bu en güzel, bana göre en mantıklı şey.

Arkadaşlar, bunun partiyle ilgisi yok, inanmanızı istiyorum bu bir hak ve adalet meselesidir. Yani bir milletvekilini içeride tutmak? Ve açıkça bir suç isnadı da yok yani "Şu arkadaş şu cezayı işledi?" Bakın, bu arkadaşlarımız hırsızlık yapmamışlar, zimmet suçunu işlememişlerdir, vatan hainliğini yapmamışlardır. Ne yapmıştır? Fikir, düşünce? Kaldı ki haklarında verilen herhangi bir şey de yok yani bir iddianamede ciddiyet de yok. Onun için kendinizi onların yerine koyun. Yani bir Mustafa Balbay 2 tane çocuğunu iki senedir görmüyor.

Arkadaşlar, bir vicdan meselesi. Kaldı ki insanlar seçmiş bunları yani milletvekili olarak seçmiş. Bir Mehmet Haberal şimdi dışarıda olsa kendi mesleğini yapar, en azından yüzlerce can kurtarır. Yani organ naklini bekleyen yüzlerce insan var. Niye bu insanlara, topluma, insanlığa hizmet etme konusunda bunları alıkoyuyoruz? Yani eğer hakikaten bir mantığı varsa Hükûmet de Komisyon da desin ki: "Arkadaş, şu tehlike vardır, bunları bunun için bırakmıyoruz." Yani biz de Parlamento olduğumuza göre, Parlamentoda son söz yasamanın olduğuna göre yasa çıkarıyoruz, diyoruz ki: "Kardeşim, tamam, ben yargıya müdahale etmiyorum ama sen milletvekilini tutuksuz yargıla yani içeride tutma. Zaten mahkeme sonuçta bir karar verirse, arkadaş, milletvekili seçilen kişi eğer hakikaten hapis cezası alırsa o zaman elbette ki milletvekilliği de düşer." Zaten Anayasa'nın 87'nci maddesine göre ne olacak? O zaman otomatikman milletvekilliği düşer. Ama gerçekten bu sizin bir vicdan sorununuz. Kendi vicdanınızla kendinizi yargılayın arkadaşlar.

Eğer, bakın, AKP bu arkadaşların tutulmasını siyasi olarak istemiyorsa, "Benim görevim değil yargı bunu yapmıyor." diyorsa işte bu bunun bir fırsatıdır ama siz gizli olarak yargıya talimat vermişseniz, eğer bunu reddederseniz demek ki gizli siz bu arkadaşların tutuksuz yargılanmasına karşısınız ve yargıyı da siz etkiliyorsunuz. Bundan bu anlam çıkar.

O bakımdan, ben sizlerden rica ediyorum, ilk defa bir rica ediyorum, vicdanlarınıza sığınıyorum, bu önergemi kabul edin.

Saygılar sunuyorum. (CHP ve MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Genç.