Konu:Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu Tasarısı
Yasama Yılı:2
Birleşim:54
Tarih:19/01/2012


CUMHURBAŞKANI SEÇİMİ KANUNU TASARISI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, süremi yeniden verir misiniz? Süreyi yeniden başlatırsanız memnun olurum Başkan.

BAŞKAN - Benden kaynaklanmıyor ki Sayın Genç.

KAMER GENÇ (Tunceli) - Efendim, yani yeniden başlatın, zaten geçti süre.

Sayın Başkan, bize gelince sanki canınızdan?

BAŞKAN - Ne alakası var Sayın Genç size gelince?

KAMER GENÇ (Tunceli) - Yani süreyi yeniden başlatın.

Şimdi, Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; zaten bu Başkan Vekili burayı yönetecek kabiliyette değil. (AK PARTİ sıralarından "Allah Allah!" sesleri)

Bakın, keyfine göre kırk beş dakika ara verdi, kaç defa ara verdi. Şimdi benim zamanım az olduğu için konuşmuyorum?

Bakın arkadaşlar, evvela Anayasa Komisyonu Başkanı -burada olsaydı söylerdim- İç Tüzük'ün 35'inci maddesini okusun. Getirilen Anayasa Komisyonunun bu raporu İç Tüzük'ün 35'inci maddesine aykırı çünkü İç Tüzük'ün 35'inci maddesinde der ki: Komisyonlar, kendilerine havale edilen işler dışında bir şeyle uğraşamazlar, kanun teklif edemezler. Bu geçici maddeyi Anayasa Komisyonu kendisi koymuştur, Hükûmet tasarısında yoktur. Dolayısıyla evvela bu yönüyle bu İç Tüzük'ün 35'inci maddesine aykırıdır.

Bakın, ben de biraz önce bir -geçici madde- önerge verdim "Bundan sonraki Cumhurbaşkanının görev süresi altı sene olsun." dedim. Şimdi, eğer siz kanunla Cumhurbaşkanının süresini tayin ettiğiniz takdirde, o zaman, bundan sonra, emsali var ya, bir Cumhurbaşkanı seçilir, tam süresinin sonunda getirir ikinci bir kanun maddesini kendisi verir, süresini uzatır. Kanunla eğer bu iş olacaksa bunun sonu buraya gider.

Şimdi, size yani Anayasa'yla değiştirilmesi gerekenler Anayasa'yla yapılır, kanunla değiştirilmesi gereken konular kanunla düzeltilir ama bunu söyledik. Maalesef siz hukuktan da anlamazsınız veya hukuku hep kendi menfaatinize göre yorumlarsınız. Böyle bir anlayışla siz Türkiye'ye sağlıklı hizmet edemezsiniz.

Şimdi, Abdullah Gül Cumhurbaşkanlığı makamında oturuyor. Anayasa'nın 101'inci maddesinde diyor ki, Cumhurbaşkanının birinci görevi, Anayasanın uygulamasını gözetlemek. Şimdi bekleyeceğiz bakalım, Anayasa'ya sadakat yemini yapan Abdullah Gül, bu geçici madde kendisine gittiği zaman, hakikaten dürüst, tarafsız, Anayasa'ya yaptığı sadakat yeminine uygun olarak bu geçici maddeyi veto mu edecek, yoksa onaylayacak mı? Bana göre, onaylarsa çok büyük bir kabahat, büyük bir suç işlemiş olur, Anayasa'yı açıkça ihlal etmiş olur. Dolayısıyla kendi menfaatini de ilgilendirdiği için bunu onaylamaması lazım, geri göndermesi lazım.

Şimdi, Burhan Kuzu burada olduğu zaman dedi ki: "Yani bu anayasa değişikliğini biz yaptığımız zaman, ondan sonra seçim yaptık, paket yola çıkmıştı. Geçici 18 ve 19'uncu maddeyi biz sonradan yaptığımız değişiklikle bundan çıkardık." Peki, arkadaşlar sordular, bunları çıkardığınıza göre, o zaman seçilen Cumhurbaşkanının süresinin de yedi yıl olacağına dair niye oraya geçici bir madde koymadınız? "Efendim, paket yola çıkmıştı." dedi. Yahu, paket yola çıkmıştı ama sen öteki taraftan paketi yoldan çevirdin, istediğini kopardın aldın. E, onu niye ilave etmedin?

Yani bunlar, hepsi aslı astarı olmayan, bir hukuk nosyonu teşekkül etmemiş insanların kafasındaki fikir türleridir. Hukuk nosyonu gelişmiş, sorumluluk duygusu gelişmiş insanlar bunları artık, bu konuşmaları burada yapamazlar arkadaşlar. Onun için, gerçekten getirilen Cumhurbaşkanı seçimiyle ilgili bu kanunun geçici 1'inci maddesi hukuk bakımından bir faciadır. Bu kadar Anayasa ihlal edilmez. Bakın hepiniz Anayasa'ya sadakat göstereceğinize namusunuz, şerefiniz üzerine yemin içtiniz arkadaşlar. Yani Anayasa'daki bir süreyi siz nasıl kanunla değiştiriyorsunuz? Bu herkesin bir vicdani şeyi. Şimdi, şu anda yürürlükte olan Anayasa'mızın 102'nci maddesine göre Cumhurbaşkanının süresi beş yıl değil midir? Şimdi siz şu anda çıkardığınız bir kanunla diyorsunuz ki "Cumhurbaşkanının süresi yedi yıl." Böyle bir şey olur mu arkadaşlar? Olmaz. Hukuk da bunu kabul etmez, akıl da bunu kabul etmez, vicdan da bunu kabul etmez. Bakalım Abdullah Bey nasıl karar verecek. Ondan sonra da ben çıkıp da Abdullah Bey'in aleyhine konuştuğum zaman da diyorsunuz ki: "Niye böyle konuşuyorsunuz?" Yahu Allah rızası için bir güne bir gün de hukuka uygun, tarafsız bir karar versin. Tayyip Bey'in imam hatip mezunu akrabasını getirip de Danıştaya üye atamasın arkadaşlar. Böyle keyfîlikler olur mu? İşte yaptığı işlemlerde hep böyle?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KAMER GENÇ (Devamla) - Peki, teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Genç.