Konu:YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFLERİ
Yasama Yılı:2
Birleşim:86
Tarih:30/03/2012


YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli üyeler; bu Millî Eğitim Yasası'nın ihaleyle ilgili maddelerini dünden beri konuşuyoruz, dünden beri derdimizi anlatmaya çalışıyoruz.

Ben artık iktidar partisinin milletvekillerine konuşmuyorum; ben şu an, küçük de olsa, dar da olsa bu televizyonu izleyen Türk halkıyla konuşmak istiyorum; bunun bedelini ödeyecek halkla konuşmak istiyorum, onlara özetliyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Biz diyoruz ki: "Bu, yolsuzluklara yol açacak bir yasadır." Özetle, iktidar da diyor ki: "Biz bu ülkeye teknoloji getirmek istiyoruz, biz çocuklara tablet bilgisayar dağıtmak istiyoruz, okullara akıllı tahta koymak istiyoruz ve bunu da Türk firmalarına yaptırmak istiyoruz, bu muhalefet de bize engel oluyor çünkü mevcut yasayla bunu yapmamız mümkün değil."

Değerli halkım, bu kocaman bir yalandır, büyük bir yalandır. Sebebi şudur: Bu iktidar, iktidara geldiği andan itibaren 1,2 trilyon dolar ithalat yapmıştır ve bu devlet, sadece Millî Eğitim Bakanlığı üzerinden ithalata dayalı ihale yapmamaktadır. Madem bu iş bu kadar kötüdür, Devlet Demiryollarında China Major Company'e, Hyundai Rotem Company'e, Millî Savunma Bakanlığında bir sürü Amerikan şirketine milyarlarca dolar ihaleyi niye yapıyorsunuz? Birinci husus bu.

İkinci husus: Ne derseler desinler bunu ithalatla yapacaklar. Sayın Grup Başkan Vekili diyor ya: "Bunu Çinli firmalar mı alsın?" Bunu gene Çinli firmalar yapacak mevcut teknolojik durum altında. Ama bu Çinli firmalar belirlenmiş birtakım firmalar üzerinden satacaklar, bu tespit edilmiş. Yetimin hakkının gideceği firmalar üzerinden yapacaklar. Yetim sonuçta aynı parayı ödeyecek. Bir kısmını Çinlilere ödeyecek, bir kısmını bu firmalara ödeyecek. Sizin tablet rüyanız ne biliyor musunuz? Yıllar yılı bu ülkede araba yaptılar, arkasına "Şahin", "Doğan" yazdılar ve birtakım cahil kafalar bunu yerli araba sandılar ya, sizin tabletiniz aynen bu şekilde olacak.

Şimdi iddianız şu, siz diyorsunuz ki: "4734 sayılı Kanun'la alım yapılamaz." Ya değerli arkadaşlar, kusura bakmayın ama bu kadar da cehalet olmaz. Bu bir alım kanunu, dünyanın her tarafında olan alım kanunu. Sadece namuslu ve dürüst alımlara yönelik hazırlanan kanun. Çok uğraştınız, çok bozmaya çalıştınız, mekanizmalarını kaldırdınız ama özü bu olduğu için hâlâ ve hâlâ yolsuzlukların önünde engel. Çok basit bir örneğini veriyorum: Bunu niye kaldırdınız? Kömür işinde kaldırdınız. Niye? Çünkü yolsuzluk vardı. Şimdi öncesinden yapıyorsunuz. O zaman yolsuzluk yapılmıştı siz kaldırdınız, şimdi yolsuzluktan önce kaldırıyorsunuz. Onun için boşuna bizi aldatmaya çalışmayın, boşuna bu halkı aldatmaya çalışmayın.

Bu kanun bir yolsuzluk yasasıdır. Üzücü olan, "Kur'an-ı Kerim" lafının içerisinde, bu yolsuzluk lafının içerisinde olmasıdır. İşte, laiklik buna engeldir arkadaşlar. İşte, bizim anladığımız laiklik, Kur'an-ı Kerim'le yolsuzluğu aynı yasada kullanmaya engeldir. Bunu herkesin bilmesini istiyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Diğer bir husus değerli arkadaşlar, Değerli Kardeşim Veli Ağbaba, devrimci Veli Ağbaba, Kürecik dağlarına Amerikan bayrağını diktirdiniz ya, onu indirmeye giden Veli Ağbaba; işte, o Veli Ağbaba bu kürsüde saldırıya uğradı. Veli Ağbaba o kadar cesur bir insandır ki, sizle değil, ağababalarınızla, Amerika'yla, İsrail'le mücadele eder. Dağlarımızdan onun bayrağını indirmeye, kaldırmaya giden Veli Ağbaba'dır. O bedenin içerisinde kocaman bir yürek vardır. Ama bu Amerika ve İsrail öyledir ki, bazen bu ülkenin içerisinde yerli iş birlikçiler bulur. İşte, bu vatanseverlerin üzerine yerli iş birlikçiler saldırır.

Biz altmış senedir, seksen senedir, yüz senedir bunlarla mücadele ediyoruz. Bizim canımız, bu toprağa, bu vatan için kurban olsun. Biz, insanlığımızdan, efendiliğimizden, aynı topraktaki insanlarla asla mücadele etmedik. Bunu, sakın korkaklık olarak algılamayın. Bu, dürüstlüktür; bu, delikanlılıktır; bu, mertliktir. Ama yaptıklarınızı bir daha düşünün. Bizim de bir sabrımızın olduğunu, bizim de kendi içimizdeki ahlakımıza karşı bir direniş sınırımızın olduğunu unutmayın.

Sizden rica ediyorum: Bunu yapan arkadaşlara, şimdiye kadar, beraberce, sizden vicdanlı adamlarla engel olduk. Ben bu engel olmaya devam edeceğim. Ama rica ediyorum, bir daha bu kürsüde böyle bir şey olmasın. Bu, milletin kürsüsüdür. Milletin kürsüsüne yapılan saldırı millete saldırıdır.

Ben, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.