Konu:Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifleri
Yasama Yılı:2
Birleşim:85
Tarih:29/03/2012


YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Biraz önce dağıtılan önerge seti içerisinde iki önerge gördüm. Bu önergeler ile Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa okullarda ders müfredatının hangi derslerden oluşacağına yönelik olarak bir düzenleme yapılmaktadır. Belki bazılarınız çıkıp "1982 Anayasası'yla da bazı dersler uygulamaya konuldu." diyebilirsiniz ancak o Anayasa'nın bir darbe dönemi anayasası olduğunu unutmayalım. Yüce dinimizin kutsal kitabı olan Kur'an-ı Kerim bugün ibret verici bir şekilde oy uğruna siyasete alet edilmektedir. Öyle anlaşılıyor ki Adalet ve Kalkınma Partisi ile onun takipçileri artık bundan sonra toplumda dinlerin kutsal kitapları etrafında bir kutuplaşmayı yaratmak istemektedirler.

Değerli milletvekilleri, devlet, vatandaşları, dinleri, inançları itibarıyla bir ayrıma tabi tutmaz. Yönetimler, hükûmetler bütün vatandaşları eşit şekilde kucaklarlar; bütün inançlara, bütün  dinlere karşı eşit mesafede dururlar. Devletin görevi, vatandaşların inançlarını, dinlerini özgürce yaşamalarının önündeki engelleri kaldırmaktır. Bu sadece, bir laik devlet tanımı değildir; bu aynı zamanda özgürlükçü, demokratik devletin tanımıdır. Bugün, AKP ortaya koymuş olduğu tavırla özgürlükçü ve demokrat bir hükûmet olmadığını, böyle bir anlayışa sahip olmadığını, vatandaşların inançları arasında, onların kutsal kitapları arasında bir ayrım yapacağını ilan etmektedir.

Değerli milletvekilleri, bütün dinler doğruluk, dürüstlük, adalet gibi kavramlardan hareket ederler. Bütün dinler haksızlığa karşı hakkın isyanını ifade ederler. Dinlerin bütün kuralları, ibadetler, ritüeller, ahlaki olarak iyi olanı, doğru olanı bulmak içindir. Esasen, doğru olan, iyi olan sadece dinlere mahsus da değildir ancak dinler bu kavramları alarak bunları "ruhun ölümsüzlüğü" ve "tanrı" gibi iki kavrama bağlamak suretiyle daha uyulması gereken, toplum tarafından daha riayet edilmesi gereken kurallar hâline dönüştürürler ancak yapılmaması gereken, dini siyasete alet etmektir. Sayın Başbakan 4+4+4'ün bir pazarlama stratejisi olarak dershanelerin kapatılacağını ifade etmişti. Sayın Bülent Arınç ertesi gün onu tekzip etti, "Dershaneler kapatılmayacak." dedi. Şimdi, Sayın Başbakan bir başka stratejiye başvuruyor, yüce dinimizin kutsal kitabı olan Kur'an-ı Kerim üzerinden, bu teklife karşı oluşan toplumsal muhalefeti susturmak istemektedir. Bu, tarihten bana bir örneği hatırlattı: İslam tarihinde, yapmış oldukları haksızlıkları ve zulümleri kader kavramı üzerinden İslam dinine dayandırarak meşrulaştırmak isteyen bir kötü dönem vardır, Emevî devleti dönemi. Emevî Sultanı Muaviye, Hazreti Ali'yle giriştiği mücadelede, o Sıffin Savaşı'nda, savaşı kaybedeceğini anlayınca onun komutanı olan Amr Bin El-Âs, mızrakların ucuna Kur'an-ı Kerim'in sayfalarını geçirir ve savaşı öyle kazanır. Sizin şimdi yaptığınız budur. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli milletvekilleri, buna hiç kimsenin hakkı yok. Gelin, toplumun, öğrencilerimizin hangi noktada din eğitimi ihtiyacı var, bunu hep birlikte konuşalım, bunun düzenlemesini yapalım. Böyle, uzlaşma aramayan, hemen biraz önce, beş dakika önce muhalefet partilerine dağıtmış olduğunuz önergelerle, öğrencilerimize din eğitimi yönünde, vatandaşları ayıracak şekilde bir çerçeve çizmeye çalışmak son derece yanlıştır. Bu, bizim dinimizin esasına da aykırıdır. İslam'ın esası, tevhit ilkesi çerçevesinde haksızlığı ortadan kaldırmaktır, mülk ilişkilerini düzenlemektir yani mülkiyet ve egemenlik ilişkilerini düzenlemektir, bunların halka ait olduğunu ortaya koymaktır. Siz, bütün bunları bir kenara bırakıyorsunuz, bu tasarıda olmaması gereken?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MUHARREM İNCE (Yalova) - Başkan, önemli bir konuyu konuşuyoruz.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Sayın Başkan, konunun önemi nedeniyle, bir dakika ek süre talep ediyorum. Ek süre talep ediyorum Sayın Başkan. (CHP, MHP ve BDP sıralarından "Verin, verin" sesleri)

BAŞKAN - Lütfen Sayın Hamzaçebi, lütfen?

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Sayın milletvekilleri, o zaman sözlerimi izninizle burada tamamlamak istiyorum. Bakın, yapmış olduğunuz İslamiyet'e uygun bir düzenleme değildir. Bunu din adına buraya getiriyorsunuz ama gerçekten İslam'a inanmış olan kişilerin bu tasarıya koymaması gereken bir madde var. 20 milyar dolarlık bir ihale maddesi var.

BAŞKAN - Sayın Hamzaçebi teşekkür ediyorum.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - 20 milyar dolarlık bir ihale maddesi? İhalesiz AKP yandaşlarına 20 milyar dolarlık bir paketi verme maddesi. Kur'an-ı Kerim gibi helal kavramının olduğu bir yüce kitapla bir haram ihaleyi yan yana getiriyorsunuz. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

BAŞKAN - Sayın Hamzaçebi, lütfen?

Önergeyi oylarınıza sunuyorum:

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Bir saniye Sayın Başkan!

BAŞKAN - Ama çok oldu Sayın Hamzaçebi, lütfen buyurun.

MUHARREM İNCE (Yalova) - Başkanım, duyulmadıysa söyleyeyim: "Kur'an'la haramı yan yana getirdiler." dedi. "Kur'an'la haram aynı kanunun içinde." dedi, duyulmamıştır diye tekrar edeyim.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Hepinize saygılar sunuyorum.

Sayın Başkan, benim burada uzun süre kaldığımı gördünüz mü hiç?

BAŞKAN - Hayır.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Son cümlelerimi söyleyeceğim.

BAŞKAN - Hayır, ama sonuna kadar bekledim ben Sayın Hamzaçebi, siz teşekkür ettiniz.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Şöyle bir uyumsuzluk oluyor; on saniyelik bir zaman anlaşmazlığımız oluyor.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)