Konu:MHP GRUBU ÖNERİSİ
Yasama Yılı:2
Birleşim:85
Tarih:29/03/2012


MHP GRUBU ÖNERİSİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; aslında bor üzerine, Türkiye'nin en stratejik madeni bor üzerine, burada metin üzerine ve teknolojik ufuklar üzerine bir konuşma yapacaktım ama biraz önce konuşan Sayın Hanımefendiye verilen metinde okuduklarını gördüğümde ve bunun Hükûmetin fikirlerini yansıttığını gördüğümde, teknolojik kısımla alakalı kısmı daha dar tutup, asıl, Hükûmetin madenlerimiz üzerindeki politikaları ve bakış açısı üzerine konuşacağım.

Değerli arkadaşlar, bir halkın kaderi stratejik ham maddelere ve teknolojiye sahip olup olmadığıyla ölçülür. Stratejik ham maddeler arzı kıt ham maddelerdir ve alternatifi olmayan ürünlerdir. Bor bu madenlerden biridir.

Tarihe baktığımızda bir zamanlar demir, çelik ve kömür stratejik madenlerdi ancak teknolojik gelişmeye paralel olarak petrol stratejik bir maden hâline geldi. Petrolün stratejik maden hâline gelmesinden önce gaz yağı vardı. O dönemler gaz yağı stratejik bir madendi ve bugün bildiğimiz bir çok aile, mesela Nobel ailesi Bakû'deki gaz yağı kaynaklarını sömürerek zenginleşti. Bugün bor madenleri bize aynı ufukları açıyor arkadaşlar.

Bor madenleri gıda teknolojilerinde, iletişim teknolojilerinde ve uzay teknolojilerinde stratejik bir madendir. Bor madenleri element seviyesinde en yüksek enerjiye sahip elementtir. Bugün bize söylenen, bor madeninin çok az kullanıldığı ama şunu unutmayalım ki mevcut teknolojilerde bor madenleri çok az kullanılıyor değerli arkadaşlar ve bu bor madenlerinde Türkiye Cumhuriyeti hemen hemen tekeldir çünkü bor madenlerinin yüzde 72'sine sahibiz.

Bor madenleri süper iletken teknolojisinde açtığı ufuklarla sürtünmesiz hareket sağlayabilir değerli arkadaşlar. Bu ne demek? Bu, sizin de hepimizin çok yakından takip ettiği havada ilerleyen trenler, havada ilerleyen arabalar demek. Eğer bu teknolojiyi geliştirebilseydik biz, bugün İstanbul ile Ankara arasındaki hızlı tren rüyalarımız daha rasyonel bir çizgiye ulaşmış olabilirdi. Bu süper iletken teknolojisinin en önemli elementinin bor madeni olduğu bugün bilim dünyasında konuşuluyor.

Bor madenlerinin bir diğer özelliği, yanma ve itme gücünü en yükseğe çıkartan element olduğu söylenmektedir. Bu konuda çeşitli bilimsel makaleler vardır. Bu ne demektir arkadaşlar? Bu, özellikle askerî teknolojilerde, uzay teknolojilerinde alüminyum yakıt yerine bor yakıtı kullanıldığında, bugün en yüksek hız olarak bilinen sesin 2 katı hızının 4 katına çıkarılmasıdır. Bu ne demektir? Mevcut radar teknolojileri bildiğiniz üzere ses dalgaları sistematiği üzerine çalışmaktadır. Sesten daha hızlı hareket eden bir roketin mevcut radar teknolojisi tarafından algılanması mümkün değildir. Bunun da stratejik ham maddesi olan bor bu ülkenin kaynağıdır değerli arkadaşlar.

Bor ile ilgili, Bor Araştırma Enstitüsünde çok kıymetli uzmanlar çok kıymetli deneyler yaptı arkadaşlar ama ne yazık ki Hükûmetiniz döneminde bunların birçoğu görevden alındı. Yerine getirilen kıymetli yöneticilerin bor ile ilgili hiçbir çalışması yok. Bu, ülkemiz açısından, az sonra anlatacağım yolsuzluk ve suistimallerden daha önemli bir konudur ama önümüze kanun geldiğinde bunu anlatmaya devam edeceğim.

Şimdi, buradaki Sayın Konuşmacı dedi ki: "Hükûmetimiz bor madenlerine çok önem vermektedir." Değerli arkadaşlar, bor madenlerini Eti Madenleri işletmektedir. Eti Madenlerinin açtığı dekapaj ihalesi Fernas şirketine verilmiştir. Peki, biz bu Fernas şirketini nereden tanıyoruz? 2005 yılında, şu an tutuklu bulunan Hanefi Avcı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanıyken bir soruşturma başlattı ve bu soruşturma sonucunda Enerji Bakanlığında organize yolsuzluklar yapıldığı tespit edildi. Organize yolsuzluklar yaptığı tespit edilen Fernas şirketi bu organize yolsuzluğun aktörlerinden biriydi ve 2 yöneticisi ihaleye fesat karıştırma ve çeşitli suçlardan hüküm giydi arkadaşlar, Enerji Bakanlığında yapılan ihalelerde, BOTAŞ'ta yapılan ihalelerde ihaleye fesat karıştırma suçundan bu şahıslar hüküm giydi.

Peki, Fernas şirketi daha sonra ne yaptı? Eti Maden İşletmelerinin bor, boraks, boksit madenleriyle alakalı dekapaj ihalesine başvurdu değerli arkadaşlar. Türkiye'nin, dünyanın en stratejik madenlerinden biri olan bor madenlerinin dekapaj ihalesine bu firma başvurdu ve bu firma bu ihaleyi aldı değerli arkadaşlar. İşte Hükûmetin bor madenlerine bakışı budur: İhaleye fesat karıştırmaktan hükümlü bir şirkete bor madenlerinin dekapaj ihalesinin verilmesidir. Yarın önümüze gelecek kanun zaten fiilen gerçekleşmişti arkadaşlar, bor madenlerinin fiilen dekapaj işinin işletilmesi işi zaten verildi. Yani kamu işçilerinin ekmeğine göz dikilerek bunlar işten çıkarılırken, iş verilen şirket ihaleye fesat karıştırmıştır.

Peki, Enerji Bakanlığı bunu engelleyemez miydi? Enerji Bakanlığı elbette ki bunu engelleyebilirdi çünkü kendi Bakanlığında hüküm giymişti bu şirket, kendi Bakanlığında ihaleye fesat karıştırmaktan hüküm giymişti. Ben bu şirketi suçlamıyorum, ben Hükûmeti suçluyorum, ben Enerji Bakanlığını suçluyorum çünkü Kamu İhale Kanunu'na göre ihaleye katılmaktan yasaklama kararı verilmesi gerekirdi. Değil hüküm giydiğinde, soruşturmanın emareleri ciddi olduğunda bile bu kararın verilmesi gerekiyordu değerli arkadaşlar ve bu karar verilmedi. Ben eminim, şimdi Hükûmetin yetkilileri telefonda bunu soracaklar, ben belgelerini onlara getirip göstereceğim, belgesiz hiçbir zaman konuşmadım çünkü ben.

Biz en stratejik madenlerimizi bu şekilde değerlendirirsek sonu nereye gider arkadaşlar? Bor madenleri, belki siz görmüyorsunuz ama Rothschild ailesinin peşinde olduğu madenler, Amerika'daki Rio Tinto şirketinin peşinde olduğu madenler. Siz, Bor Araştırma Enstitüsünde gerekli araştırmaları yapmış olsaydınız, bu teknolojileri geliştirmiş olsaydınız belki bizim torunlarımız, olacak millî gelirin 10 katı millî gelire sahip olacaktı. Belki bu ülkenin bayındırlığını biz borla finanse ediyor olacaktık.

Benzer süreç kömür madenleri için de geçerli değerli arkadaşlar. Biz, kömür madenlerini 2003 yılında verimsiz olduğu gerekçesiyle kapattık, "Bu kömür madenleri verimsizdir." denildi. Kapatılan madenler, daha sonra, bir kısmı ihalesiz -söylüyorum, bir kısmı ihalesiz- sizin partinize yakın birtakım iş adamlarına verildi. İhale yapılmasında zorlanan bir madenden bahsetmek istiyorum: Çorum Dodurga madeni. Çorum Dodurga madeni, ihale yapılırken? "Redevans" denilen ihale şu şekilde yapılır: Firmalar gelir, ton başına teklif verir değerli arkadaşlar, "Ben üreteceğim ton başına devlete şu kadar para vereceğim." teklifinde bulunur ve o sırada, ihale sırasında -Bunların CD kayıtları var. Ben bürokrasideyken Türkiye Kömür İşletmelerinde bu kaydı izledim- ihaleye katılan şirketler soruyor: İki tane saha var, birinin üstü açılmış ve temizlenmiş, diğeri ise kapalı. Kapalı yerde kömür çıkarmak çok pahalı bir şey arkadaşlar. Açık yerde dekapaj yapıldığı için çok ucuz, firma için çok kazançlı. "Kapalı yer" diye ihaleye çıkılıyor yani buraya giren, buradan pahalı kömür üretecek. Firmalar soruyor, diyor ki: "Açık yer buraya dâhil mi?" Orada, ihale komisyonu yetkilileri "Hayır, dâhil değil." diyorlar. Firmalar inanmıyor, tekrar yazıyla soruyor değerli arkadaşlar "Bu ihaleye bu açık yer dâhil midir?" diye. Yazıyla cevap veriyorlar "Dâhil değildir." diye. İhaleden bir yıl sonra, şirket Türkiye Kömür İşletmelerine başvuruyor, diyor ki: "Buranın üzeri açık yerinin işletmesini istiyorum ben." Önce diyorlar ki: "Hayır, veremeyiz çünkü ihaleyi buna göre yapmadık." Ama sonra, siyasi bir sihirli çubuk dokunuyor ve bu maden -üstü açık maden- çok daha ucuz olan maden, bu şirkete veriliyor. Bu şirketin adı Çelikler değerli arkadaşlar. Şu Meclisin karşısındaki otelin sahibi, Emekli Sandığından o lüks oteli alan şirket Çelikler, bu şekilde bu madeni alıyor.  Peki, bu madeni aldıktan sonra ne yapıyor? Bu sevilen şirketin pazarlamayla uğraşmasını istemez tabii Hükûmet. Fakir ailelere kömür dağıtılıyor ya arkadaşlar, hani, fakir, küçücük ellerini sobanın karşısında ısıtacaktı ya bu çocuklar. Benim, fakire giden her kuruş başımla birlikte ama fakire giderken parasını hazineden alıyorsanız ve siz bu kömürü fahiş fiyatlarla, normal piyasa fiyatının çok üstünde fiyatlarla ihalesiz alıyorsanız burada ahlaki bir problem vardır arkadaşlar. Bunu hiçbir şekilde vicdanlarımıza yediremeyiz. Buraya Enerji Bakanı gelsin, "Cumhuriyet Halk Partisinden Aykut Erdoğdu'nun söylediği şeyler gerçeği yansıtmıyor." desin ben hepinizden özür dileyeceğim. Ama ben buraya belgeleriyle bu konuyu getirdiğimde, bu ihalenin bu şekilde yapıldığını, ihalesiz olarak kömür alındığını, bu kömürün rayiç bedelinin çok daha yüksek olduğunu Sayıştay raporlarıyla, Hazine raporlarıyla ispat edersem, sizden tek ricam var, on yıllık iktidarınızda bir kez yolsuzlukla mücadele edin ve bu Enerji Bakanını gensoruyla düşürün.

Saygılarımı arz ediyorum.

Teşekkür ediyorum. (CHP ve MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.