Konu:İç Tüzük'ün 91'inci Maddesine Göre Temel Kanun Olarak Görüşülen Maddeler Üzerinde Siyasi Parti Grupları Dışında Milletvekillerinin De Önerge Verip Veremeyeceğine İlişkin Başkanın Tutumu Hakkında
Yasama Yılı:2
Birleşim:84
Tarih:28/03/2012


İÇ TÜZÜK'ÜN 91'İNCİ MADDESİNE GÖRE TEMEL KANUN OLARAK GÖRÜŞÜLEN MADDELER ÜZERİNDE SİYASİ PARTİ GRUPLARI DIŞINDA MİLLETVEKİLLERİNİN DE ÖNERGE VERİP VEREMEYECEĞİNE İLİŞKİN BAŞKANIN TUTUMU HAKKINDA
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bakın, aslında bu 91'inci maddeyi biz daha önce uyguladık. Ben bağımsız milletvekiliyken, Sayın Meral Akşener Meclis Başkan Vekiliyken biz bunu uyguladık. Yani o zaman, efendim, biz iki önerge verdik, grupların her birisi de önerge vermişti. Yani burada müzakere de açtık buna ve uygulamasını da yaptık. Oradaki, Kanunlardaki arkadaşlar da biliyorlar. Hem grupların birer önergesi işleme girdi hem de bizim önergemiz işleme girdi ama nedense bu Başkanlık Divanında her gün bir uygulama değişikliği oluyor.

Arkadaşlar, 91'inci maddenin ikinci fıkrası çok açık, diyor ki: "Her iki milletvekili önerge verebilir. Ayrıca da her grubun verebileceği önerge hakkı saklıdır." Bunun bir benzeri 87'nci maddede var. 87'nci maddede "Temel kanun olmayan kanunlarda milletvekilleri yedi önerge verebilir. Ayrıca her grubun önerge verme hakkı saklıdır." diyor. Daha önce yani bu AKP bu tüzük değişikliğini yapmadan önce yürürlükte olan İç Tüzük'e göre her fıkra için milletvekilleri dört önerge veriyordu. Bir maddede on tane fıkra varsa kırk tane önerge veriliyordu ama tabii siz geldikten sonra her şeyi kıstınız kıstınız, sizin amacınız milletvekillerini konuşturmamak ama bu o kadar çok açık ki. Şimdi burada gruba mensup milletvekiliyle bağımsız milletvekilinin farkı var mı?

Dolayısıyla açık fıkra açık hükmü çok açık ama nedense burada işte bu kanunda olduğu gibi komisyonda müzakere edilmeden, ondan sonra sahte rapor düzenleyerek, parmak gücüne dayanarak getirip de Mecliste nitekim tabii daha önce tarafsız hareket eden bir Meclis Başkanı kürsüde olduğu zaman da bu raporu kürsüye, Genel Kurula getirme cesaretini de kendinizde bulmadığınız için işte böyle kendinize uygun bir? Kendiniz çalıyorsunuz, kendiniz oynuyorsunuz. Böyle bir uygulama yok. Türkiye Büyük Millet Meclisi, daha önce, bunu, tüzük değişikliğini yaptığınız sırada "Dört önerge 87'nci maddeye göre verir." demiştiniz, Anayasa Mahkemesi bunu iptal etti, dedi ki: "Dört önerge az." Ama buna rağmen bu şekilde bir metin düzenlenmiş yani 2 milletvekilinin de bana göre önerge vermesi lazım. Aslında biz bundan sonra sizin temel kanun olarak getirdiğiniz şeyleri şekil bakımından iptal için Anayasa Mahkemesine götüreceğiz. Nasıl getireceğiz? Anayasa'da diyor ki: "Kanunların şekil itibarıyla iptali istenebilir. Şekil ne demek -diyor- son oylamanın usulüne göre yapılıp yapılmadığı." Şimdi siz temel kanun niteliğinde olmayan bir kanunu temel bir kanun olarak buraya getirirseniz ve usulüne göre müzakere etmeden böyle temel kanun gibi müzakere ederseniz? Biz götüreceğiz. Zaten Anayasa Mahkemesi de sizden ama bakalım belki bir hak, adalet tarafı tutar da der ki: Ya hakikaten? Şimdi kanunları müzakere etmiyorsunuz, maddeleri okumuyorsunuz, maddeleri müzakere etmiyorsunuz, soru imkânlarını kaldırıyorsunuz. Milletvekilleri? Bu en ilkel toplumlarda olur. (CHP sıralarından alkışlar)