Konu:Katma Değer Vergisi Kanunu İle Bazı Yatırım Ve Hizmetlerin Yap-işlet-devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun Ve Kamu İhale Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
Yasama Yılı:2
Birleşim:81
Tarih:21/03/2012


KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU İLE BAZI YATIRIM VE HİZMETLERİN YAP-İŞLET-DEVRET MODELİ ÇERÇEVESİNDE YAPTIRILMASI HAKKINDA KANUN VE KAMU İHALE KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 194 sıra sayılı Yasa Tasarısı'nın 1'inci maddesinin son fıkrasının madde metninden çıkarılmasına ilişkin olarak verdiğim önergede söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Şimdi, burada "Maliye Bakanlığı, istisna kapsamına girecek teslim ve hizmetleri tanımlamaya, istisna ve iadeye ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir." diyor. Yani "? istisna kapsamına girecek teslim ve hizmetleri tanımlamaya?" bu aslında yasamanın görevidir. Biliyorsunuz, Anayasa'mıza göre vergi, istisna ve muafiyetlerini getirme yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisine aittir. Türkiye Büyük Millet Meclisine ait olan bir yetkinin Maliye Bakanlığına verilmesi bana göre Anayasa'ya aykırı. Hangi mal istisna kapsamına giriyor, hangi hizmet kapsama giriyor, hangisi girmiyor, bu tamamen Meclisin yetkisine giren bir konudur. Bu konuda genelge çıkarma yetkisini Maliye Bakanlığına devretmek bence mümkün değildir, yasaya da aykırıdır. Yani biliyorsunuz, tabii, bu KDV 1985 tarihinde yürürlüğe girdi. İşte iğneden ipliğe her şey KDV istisnasına dâhil ve bu geniş halk kesimleri üzerinde yıkıcı etkisi olan bir kanun ama bu kanunda işte asgari ücretli de ödüyor, emeklisi de ödüyor, işçisi de ödüyor. Fakat bu kanunla, maalesef, AKP kendi felsefesine uygun olarak kendi yandaşları zenginlere KDV istisnasını getiriyor. Bana göre getirilen bu istisna, aslında çok hatalı ve devlet bütçesinin genel düzenini bozan bir düzenleme biçimidir. Ama tabii burada Hükûmet olmadığı için, işte konuyu da anlamayan yahut da birkaç tane? İşte bu konuda ihale almış birtakım kişiler var, kendi yandaşları milletvekillerini buluyorlar, "Ya sen bize böyle bir kanun teklifini getir, burada bizim şu kadar avantajımız olsun. Dolayısıyla, biz de senin sayende şu kadar para kazanalım." Bunun anlamı bu. Yoksa ki ciddi bir Hükûmet vergide 2,5 katrilyon civarında gelir kaybına sebebiyet veren bir konuda -ki bütçenin aşağı yukarı çok önemli yüzdesine tekabül eden bir kısımdır- buraya bir tasarı getirdi, teklif değil. Bunun bütçeye etkisi ne olur, hangi kesimlere ne avantaj sağlar? Bir de bu yetmemiş gibi, yani kanunda da hangi mal ve hizmetlerin KDV istisnası dâhiline gireceği de açıkça belirtilmiyor ve bunu bir yönetmeliğe, yönetmelik de değil, yani bunu hiç olmazsa esasları belirlemeye? Yani bu esasları belirleyen yönetmelik midir, değil midir; genelge midir, değil midir? Bu genelge ve yönetmelik Resmî Gazete'de yayımlanacak mı, yayımlanmayacak mı?

Bunun şu sakıncası var beyler: Şimdi, öyle güçlü kişiler var ki, görüyorsunuz işte sizin bir Suat Kılıç'ınız gidiyor, fakir fukaranın evini 25 bine alıyor, ondan sonra 300 bin kâr. Ne kadar güzel değil mi, ne kadar büyük bir vurgun! Şimdi ne olacak? Burada bunları belirtmediğiniz zaman yarın bir güçlü kişi çıkacak, yine bir milletvekili bulacak veya bir bakan bulacak, diyecek ki: "Ben şu kadar mal ve hizmet aldım, bunu da KDV istisnasına sokalım. Bir genelge?" Maliye Bakanlığına müracaat, e Maliye Bakanlığında da sıkıysa bürokrat karşı koysun, ondan sonra bir anda trilyonlar cebe. Böyle bir devlet yönetimi olmaz, böyle bir şey devlet yönetimi ciddiyetiyle bağdaşmaz. Onun için, her şeyin burada, kanunda belirtilmesi lazım. Kanunda belirtmiyorsunuz, bürokratın takdirine bırakıyorsunuz. Bürokratın takdirine bıraktığınız zaman da, bürokratın da gücü nedir? Bürokratlar, maşallah, tabii hepsi için demiyorum ama zaten sizin yarattığınız bürokrat zaten belli yani şimdi bürokraside de zaten bir güvence yok. İşte, bütün şeyleri görüyoruz, bir kanun hükmünde kararnameyle bütün daireleri feshettiniz, işte, oradaki bütün müdürleri, şefleri sıradan memur hâline çevirdiniz, kendi yandaşlarınızı getirdiniz oraya, atama yaptınız. Burada da zaten hani kanun değişikliği dolayısıyla değişen bu statüden dolayı vatandaşların da dava açma hakları yok yani hukuku böyle yok ediyorsunuz, devleti yok sayıyorsunuz. Bir yandan devletin kaynaklarını yandaşlarınıza bedava -zaten bedava gidiyor da- transfer ediyorsunuz. Böyle bir devlet yapısı olmaz. Böyle bir devlet ayakta kalmaz beyler, böyle bir devlet uzun zaman ayakta kalmaz. Siz istiyorsunuz ki, millet zaten açlık sınırında, yoksulluk sınırında, millet açlıktan, yoksulluktan isyan etsin. Yani böyle bir şey olmaz. Bu, devletin ciddiyetiyle bağdaşmaz. Evvela bu Hükûmetinize bir ciddiyet verin yani Hükûmet gelsin şu Parlamentonun karşısına otursun.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Genç.