Konu:Ailenin Korunması Ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun Tasarısı Ve Teklifleri
Yasama Yılı:2
Birleşim:76
Tarih:08/03/2012


AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN TASARISI VE TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AYLİN NAZLIAKA (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Yasa Tasarısı'nın 23'üncü maddesi için söz almış bulunuyorum. Öncelikle yüce heyetinizi saygıyla selamlarım.

Şimdi, tabii son maddeyi konuşmaya başladık, dolayısıyla bu yasa birazdan oylanacak ve geçecek, fakat geçen haftadan beri sürekli olarak AKP milletvekillerine, AKP'li bakanlara şunu soruyoruz: Nedir aceleniz, neden bu yasayı bir an önce çıkarmaya çalışıyorsunuz? Tamam, anlıyoruz, 8 Mart, kadınlarımıza bir hediye vermek istiyorsunuz, çok güzel. Ancak bu yasa, hep söylediğimiz gibi, aceleye getirilmeyecek kadar önemli bir yasadır, dolayısıyla biz bu yasada hâlâ birtakım eksikler olduğunu, yasanın bir odadan diğer odaya geçerken bile bazı maddelerinin değiştirildiğini, dönüştürüldüğünü görüyoruz. Bununla ilgili olarak da çekincelerimizi bir kez daha ifade etmek istiyorum.

Ayrıca da şunu gene söylemekte fayda var, bunu bir hediye olarak sunmak istiyorsunuz ama aslında kadına yönelik şiddetle mücadele kadına verilecek bir hediye değildir çünkü kadına dair işlenen insan hakları ihlalinin engellenmesidir asıl hedeflenen, dolayısıyla burada insan hakları ihlalinden bahsederken bir hediyeden bahsetmek de herhâlde çok olası olmamalı diye düşünüyorum.

Dün Sayın Fatma Şahin bu kürsüden konuştu. Gerçekten de kendisinin işinin çok zor olduğunu düşünüyorum çünkü "Ben kadın-erkek eşitliğine inanmıyorum." diyen, protesto eden bir kadınımıza "Kadın mıdır, erkek midir, indirin onu bulunduğu yerden." diye hitap eden bir Başbakanla, üstelik de bu Başbakanın kabinedeki tek kadın milletvekili olarak ve de üstelik de Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi Tasarısı'yla ilgili olarak sorumluluk almış olması gerçekten de kendisinin de çok zorluklar içersinde olduğunu bize bir kez daha hatırlatıyor.

Şimdi, bu arada, bugün Mecliste yaşananları düşününce şunu da söylemek istiyorum: Bu gidişle yakında Mecliste şiddetin önlenmesi yasasına ihtiyaç duyacağız.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) - Onun için İç Tüzük lazım, İç Tüzük.

AYLİN NAZLIAKA (Devamla) - Onun için, Parlamentonun milletin temsil yeri olduğunu, Parlamentoda bulunan milletvekilleri olarak millete örnek olmamız gerektiğini, onun için tavırlarımızın, davranışlarımızın da şiddet içermeyecek nitelikte olması gerektiğini bir kez daha vurgulamakta fayda var.

Şimdi, değerli milletvekilleri, kadının toplumdaki görünürlüğü, sizlerin de bildiği gibi, üç aşamada gerçekleşiyor. Bunlardan bir tanesi eğitim, bir diğeri çalışma hayatının içerisinde varlık göstermesi, üçüncüsü de karar mekanizmaları içerisinde yer alması.

Eğitime baktığımızda, hani "Dünyanın ekonomide 17'nci büyük ülkesiyiz." diye övünüyoruz ama maalesef Türkiye, eğitime ayırdığı bütçe açısından 172 ülke içerisinde 132'nci ülke konumundadır. Öte yandan, okullaştırma oranına baktığımızda, okumaz yazmaz adedine baktığımızda da çok vahim bir tabloyla karşılaşıyoruz. Hâlâ ülkemizde 5 milyona yakın okumaz yazmaz vardır, üstelik de bunların 4 milyonunu kadınlar oluşturmaktadır.

Bu nedenle, bir kez daha eğitim hayatındaki aksaklıklarımızı sizlere vurgulayarak bu 4+4+4 Yasa Tasarısı'nı bir an önce geri çekmenizi rica ediyoruz. Bir an önce lütfen bu yasayla ilgili gerekli adımları atın, Türkiye'yi daha çağdaş, daha demokratik, daha laik bir ülke hâline getirmek için çabalayan Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün cumhuriyetle kazanılan sembollerine de daha fazla saldırıda bulunmayın.

Şimdi, kadının ikinci görünür olduğu alan da çalışma hayatı demiştik. Burada da maalesef karşımızda çok olumsuz bir tablo olduğunu görüyoruz. Burada da maalesef kadınımız 34 OECD ülkesi içerisinde en alt sırada yer aldığı gibi yüzde 27'lik istihdam oranıyla da maalesef gene Avrupa Birliği ülkelerinin ortalaması olan yüzde 57'lerden çok uzaktadır.

Peki, karar mekanizmasında kadınlarımız ne durumdadır? Gene 1934'te Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün verdiği kadına seçme seçilme hakkıyla birçok ülkenin önünde olan ülkemiz maalesef o günden bugüne baktığımızda 9 bin civarında erkek milletvekiline karşılık sadece 315 kadın milletvekili taşıyabilmiştir Parlamentoya.

Sürem bitmek üzere olduğu için ben hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum ve tekrar Mustafa Kemal Atatürk'ün "Kadınlarını ihmal eden milletler geri kalmaya mahkûmdur." sözünü de anımsatmak istiyorum.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)