Konu:AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN TASARISI VE TEKLİFLERİ
Yasama Yılı:2
Birleşim:76
Tarih:08/03/2012


AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN TASARISI VE TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AYLA AKAT ATA (Batman) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan yasanın 22'nci maddesine dair vermiş olduğumuz değişiklik önergesi üzerinde söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Tabii eksikliğin giderilmesine dairdi çünkü daha önce 16'ncı madde üzerine de konuştuk, ilk ve ortaöğretim müfredatına bile bazı konuların yerleştirilmesi, kadın-erkek eşitliğine dair eğitimlerin verilmesini tartıştık ama yasanın usul ve esaslarının uygulanması konusunda Millî Eğitim Bakanlığının isminin sayılmamış olması dolayısıyla bu Bakanlığın da eklenmesi dolayısıyla vermiştik. İktidar partisinin de benzer yönlü bir önergesi var. Bu, bizim açımızdan sevindirici.

Diğer bir boyutu değerli milletvekilleri, bugün alanlarda olan kadınlara yönelik uygulanan şiddetten bahsettik ama biz etkinliklerimize 1 Mart itibarıyla başladık ve 3 Martta da Batman mitingi gerçekleşti. Bu miting sırasında kamuoyuna isterdik ki şu yansısın: 10 bin, evet aramızda erkek arkadaşlar da vardı 2 bin kadar ama 10 bin insan bir araya geldi ve "kadın, yaşam, özgürlük" dedi.  "?" (x) dedi. Bu önemliydi ki Batman'ın Cumhuriyet Meydanı'nda 10 bin kadının bir araya gelmesi demek çok anlamlı bir tablodur çünkü 90'lı yıllarda faili meçhul cinayetler şehridir, daha sonrasında kadın intiharlarıyla anılmıştır ve bugün "Kadın, yaşam, özgürlük" diyen 10 bin kadın bir aradadır ve etrafı çevrilidir kar maskeli özel harekât timlerince. Kadının bir araya gelmesinden, kadının "özgürlük" demesinden, "eşitlik" demesinden korkulan düzeyi ortaya koyar bu. Bizim yapmış olduğumuz etkinliğin özel harekât -kar maskeli- yani yüzlerini de göremediğimiz özel harekâtçılar tarafından takip edilmesi, güvenliğimizin bu şekilde sağlanıyor olmasına bir şekilde biz alıştık ama bunun dışında kadın iradesini ortaya koyarken içinde yaşamış olduğu toplumsal şiddete karşı iradesini geliştirme noktasında, sürece damgasını vurma noktasında eylemini geliştirirken bunun önüne setler çekilmiştir ve Batman'ın Emniyet Müdür Yardımcısı bize şunu demiştir: "Burnunuz kanamadan çekin gidin." Kadına yaklaşım budur: "Burnunuz kanamadan çekin gidin!" Evet basına benim görüntülerim yansıdı. Şunu söyledim: "Bizim burnumuzu kanatacaksanız buyurun kanatın, kadınların burnunu 8 Mart etkinliği dolayısıyla kanatın. Bu yansıdı ama buraya gelene kadar hiçbir şey yansımadı. Bir emniyet müdür yardımcısının, bunu sıradan bir çevik kuvvet polisi yapabilir, duygularını düşüncelerini kontrol edemeyebilir ama kendisinin bize "Burnunuz kanamadan çıkın gidin." demesi anlaşılır değildir. Kadınlar ne istemişlerdir? Şu an cezaevlerinde 400 küsur tutuklu ve hükümlü açlık grevindeydiler o sürede, süresiz dönüşümsüz açlık grevinde ve aileler bizi eleştirdiler, o yüzden biz müzik programlarımızı iptal etmek durumunda kaldık ama 10 bin kadın bir araya geldi, basın yayın kuruluşları on saniye görüntü vermediler. Türkiye kamuoyu bizleri nasıl tanıyacak? Kürt kadınlarının ortaya  koymuş olduğu hem de bulundukları illerde Kürt, Türk, Arap, Çerkez, Türkmen hep beraber bir araya gelerek oluşturmuş oldukları platformlarla, açığa çıkarmış oldukları eylemleri nasıl tanıyacak? Bu mitinglerde platformlarla buluştuklarını ve gerçekten yaşamı değiştirme adına, dönüştürme adına çok büyük eylemlerin sahipleri olduğunu nasıl anlayacak? Basına bu talimatı kim verdi? Sayın Başbakan verdi. "Çıkarmayın bu BDP'lileri basına." dedi. Kimse bilmesin.

Kim bilmesin? Ülkenin Güneydoğu'sunda, Doğu Anadolu'sunda yaşananları, kim bilmesin o coğrafyada yaşayanları? Ülkenin diğer tarafı. İşte bölücülük budur. Bizim neden sokakta olduğumuzu, neden eylem ve etkinliklerle kendimizi ifade etmek durumunda kaldığımızı eğer Türkiye kamuoyundan saklamak isteyen bir zihniyet varsa asıl bölücülük yapan zihniyet budur, yanlış olan budur. Oradaki kadınların dinlenmeye, anlaşılmaya ve hak verilmeye doğru giden bir sürece ihtiyacı vardır. Orada bir araya gelen ailelerin yaşadıkları acıları ortaklaştırmaya ihtiyacı vardır ve biz bu sürecin örgütleyicileri olabiliriz kadınlar olarak. Bunu erkek egemen sistemin ya da erkek egemen Meclisin bir parçası olarak gerçekleştirebileceğimizi düşünmüyorum ama tüm siyasi partilerin kadın vekillerine sesleniyorum, bunu bizler başarabiliriz, bir araya gelme koşullarını yaratıp acıların yarıştırılması yerine ortaklaştırılmasının öncüsü olabiliriz. Çözümün ancak bu şekilde geleceğine de inancımız sonsuzdur.

Bugün aramızda olması gereken birçok arkadaşımız yok çünkü 8 Martta Batman'daki kadınlar bu yıl ikinci defadır yargılanıyorlar. Biz geçen sene de 8 Mart mitingi için gittiğimizde bir grup arkadaşımız mahkemeye gitti ifade verdi bir önceki yıl 8 Mart tertip komitesinde yer aldıkları için. Bugün Batmanlı kadınlar hastaneleri gezdiler, sokaklarda karanfil dağıttılar ama bir grubu yine adliyeye gitti ve ifade verdi, 2009 8 Martının tertip komitesinde yer aldığı için. Kadınların yargılanma günü bile 8 Mart, bu bilinçsiz mi yapılıyor? Bu bilinçli yapılıyor. Batman kadınına "Sen düşünceni, duygunu ifade etmeyeceksin, örgütlenmeyeceksin." deniyor, biz de susmayacağız.

Tekrar saygılarımı, sevgilerimi sunuyorum. (BDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Sayın Ata, teşekkür ediyorum.

                                      

(x) Bu bölümde Hatip tarafından Türkçe olmayan bir dilde kelimeler ifade edildi.