Konu:AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN TASARISI VE TEKLİFLERİ
Yasama Yılı:2
Birleşim:76
Tarih:08/03/2012


AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN TASARISI VE TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AYLA AKAT ATA (Batman) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülen yasanın 14'üncü maddesi üzerine vermiş olduğumuz değişiklik önergesi üzerine söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, kadına yönelik şiddet konusunda gerek bu alanda çalışan kadın örgütleri arasındaki iş birliği gerekse de bu konuda önleyici hizmet ya da koruyucu hizmet koymuş olan kurumsal, kamu kurumlarının ortak çalışması tabii ki sorunun üzerine gitme noktasında çok önemli bir nokta. 14'üncü madde de ortak çalışmaya atıfta bulunuluyor. Bu ortak çalışma kısmında bizim önergemizde "Tedbir kararının gereklerine aykırılık aynı zamanda bir suç oluşturuyorsa bu suçla ilgili olarak gerekli kanuni işlemlere gecikmeksizin başlanır." şeklinde bir ek madde ve yine, ikinci fıkranın sonuna gelmek üzere "Bu merkezler alanda çalışan kadın örgütleriyle iş birliği hâlinde çalışmalarını sürdürürler." şeklinde ibarenin eklenmesini ve yine "çalışmalarını" kelimesinden sonra "tek adım" ibaresinin eklenmesini talep ediyoruz.

Bu konuda kadın örgütlerinin hassasiyeti şu konuda çok önemli: Kamu kurumları vermiş oldukları hizmeti bu alanda çalışan kadın örgütlerinin ortaya koymuş olduğu iradeyi yok sayarak, samimiyeti yok sayarak, hizmeti yok sayarak başarıya ulaşmaları mümkün değil, sonuç almaları da mümkün değil. Çünkü şiddet mağduru olan birçok kadının öncelikli olarak bir kamu kurumuna gitmek yerine bu konuda bağımsız çalışma yürüten kadın kurumlarına gitmiş olması, gittiği gerçeğiyle karşı karşıyayız ki, bu gitmiş olması da en doğal olandır.

Şunu ifade edelim: En azından seçim bölgemiz itibarıyla, kadın yaşamın her alanında şiddetle mağdur, şiddetle karşı karşıya, bu bir gerçek ama aynı zamanda bulunduğumuz ortamda bir sosyal şiddet var. Bugün 8 Mart. 8 Mart alanlarında yürüyüşe giden, eylem ve etkinliklerde bulunan kadınlara bile uygulanan şiddetle karşı karşıyayız İstanbul'da, Mersin'de.

Kadının bir kamu kuruluşuna gidip "Ben şiddet mağduruyum." demesinin önünde bazı engeller vardır başta da kollukla yaşamın diğer alanlarındaki şiddet dolayısıyla karşı karşıya geliyor olmasından kaynaklı. Kadınlar çocukları için, kadınlar eşleri için, kardeşleri için kaygı duydukları bir alanda gidip bir kolluk gücüne başvurup ya da bir kamu kurumuna başvurup "Biz şiddet mağduruyuz, bizi koruyun." diyemiyorlar ve demiyorlar da. Ama bağımsız kadın kuruluşları bu konuda çok anlamlı bir emek ortaya koyuyor ve bir kadın kurumunun -ve dinleyen kadınsa, bunu gönüllü olarak yerine getiriyorsa- kapısını çalmaları ve hizmet talep etmeleri çok daha kolay gerçekleşiyor.

Değerli milletvekilleri, şu bir gerçek: Eğer biz yaşamın tüm alanlarında maruz kalınan, kadının maruz kalmış olduğu şiddeti görünür ve bilinir kılabilirsek o zaman şiddeti engellemenin de önündeki ilk adımı atmış oluruz. Bakın, dün de belirttik. Hâlâ kadın katliamlarının failleri, toplumda genel bir algı olabiliyor çoğu zaman, kahraman olarak varsayılıyor. Öyle bir konuma getirebilmeliyiz ki şiddeti görünür kılmalıyız, bilinir ve ayıplanır, kabul edilemez kılmalıyız, karşısında, bunu yapan insanın kamu önüne, toplum önüne çıkabilecek herhangi bir cesareti olmasın, bunu yaparken toplum benim hakkımda ne düşünür kaygısı taşısın. Bunu hep beraber başarabilmeliyiz.

Yine, bu konuda yürütmenin ilgili bakanlıklarının -Adalet Bakanlığı başta olmak üzere, İçişleri Bakanlığı başta olmak üzere, yine her ne kadar isminde "kadın" yoksa da  kadından sorumlu bakanlık başta olmak üzere- sunduğu verilere baktığımızda çok yetersiz. Biz bu verilerin görünür olmasını istiyoruz. İnsan hakları örgütleri, kadın örgütleri bu bilgileri kamuoyuyla paylaşıyorlar ama bir bakıyoruz, gazetelerin üçüncü sayfalarında yer alan kadın cinayetleri kadar bile bu haberlere yer verilmiyor, ortaya konulan emek görünür ve bilinir hâle getirilmiyor. Bu noktada, bizler, öncelikli olarak kamu kurumları arasında var olduğu söylenen iş birliği kadar kamu kurumları ile bu konuda çalışan, bağımsız çalışan, gönüllü çalışan sivil toplum örgütleri, kadın örgütleri arasında bir iş birliğinin söz konusu olması gerektiğini düşünüyoruz.

Yine, eğer şiddet mağduru kadın bunu açığa çıkaracak, üstüne gidecek cesareti göstermişse -ki, bunun açığa çıkması, üstüne gitmesi için bir bilinçlenme ve eğitim söz konusu çünkü çoğu zaman "Aile içinde yaşanan aile içinde kalır." anlayışıyla ve kadın olmanın, bir genç kadın olmanın sorumluluğuyla bu bilgiler gizli kalıyor, kamuoyundan saklanıyor, aile içinde bile ifşa edilmiyor- eğer bunu gösterebilme cesareti ortaya konmuşsa başvuru yapıldığı andan itibaren tek merkezde tüm işlemler bitebilmedir. O yüzden, biz, burada, yedi gün yirmi dört saat esasına göre maddede belirtilen cümlenin başına "tek adım" ibaresinin de eklenmesini istiyoruz. Kadın birden fazla kuruma götürülmemelidir.

Yine?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

AYLA AKAT ATA (Devamla) - Teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (BDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Sayın Ata, teşekkür ediyorum efendim.