Konu:SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI
Yasama Yılı:2
Birleşim:73
Tarih:01/03/2012


SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; benim önergem bir tekrarın çıkarılması demektir. Zaten maddede geçiyor, "?tahakkuk ettirildiği halde ödenmemiş olan cezalar için de uygulanır," diyor, ondan sonra "ancak tahsil edilmiş tutarlar red ve iade veya mahsup edilmez." ibaresi zaten fuzuli bir ibare. Tahsil edilmemişse tahsilinden vazgeçer, edilmişse zaten iade edilmez. Bu, fuzuli bir ifadedir. Bunun çıkarılmasını istedim.

Şimdi sayın milletvekilleri, zaten AKP İktidarı geldiği günden beri hep af kanunları çıkardı. Bakın, 6111 sayılı Kanun, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde çıkarılmış en büyük af, vurgun. Yani AKP iktidara gelmiş, yandaşlarının büyük bir kısmı vergi kaçakçılığı yapmış; hesaplarını incelememiş, af getirmiş, affetmiş. Birçok idarelerde görevleri suistimal edenleri, ihmal edenleri affetmiş, ihale yolsuzluğuna ismi karışanları getirmiş affetmiş; daha aklınıza ne gelirse, ne kadar yolsuzluk, suistimal, vergi kaçakçılığı, gayrimeşru servet edinmeleri varsa 6111 sayılı Kanun'la affedilmiş, bu kanun da onun devamı.

Şimdi, ne yapıyor bunda? İşte, biliyorsunuz bu 3'üncü maddeyle, daha önce işte bildirimde bulunmamış olanlardan asgari ücretin belirli katsayısı kadar -tabii bu da kademeliydi- idari para cezası alınıyordu, misli kadar. Şimdi, orada onda 1'ine indirdiler. Şimdi, Ahmet Bey de burada yok. Ben "Bu onda 1'i beşte 1'e indirelim." dedim. Dedi: "Bu önergeni anlamıyorum." Ahmet, daha senin ağzında süt kokarken ben bu Parlamentoda milletvekiliydim. Onun için yani bana şey etmeye gerek yok.

Şimdi, onun için, ya şimdi insanlar konuştuklarını bilecek, haddini de bilecek, biliyor musunuz haddini de bilecek. Ben burada "Onda 1'i beşte 1'den aşağı olmaz." diyorum. O diyor ki: "Sen yanlış önerge vermişsin." Sen  kimsin benim yanlış önerge verdiğimi söyleyecek ya! Sen bir defa daha dur bakalım?

Şimdi, bakın, meşhur bir yazarın, arkadaşlar, bir düşünürün bir sözü var: "Yalanın en alçak olanı halka ve çocuklara söylenen yalandır çünkü ikisi de çok kolay inanırlar." Şimdi, maalesef, biz, bu iktidar zamanında halka karşı çok büyük yalanlar söylendiğini görüyoruz. İşte, biraz önce arkadaşımız söyledi, bir başbakan yardımcısı çıkmış demiş ki: "Efendim, biz yüzde 70 emekli maaşlarını artırıyoruz." Keşke artırsanız yani keşke artırsanız biz sizi burada tebrik ederiz çünkü bugün en muhtaç olan insanlar emeklilerdir.

Bu insanlar, bakın, her gün bize geliyorlar, "Çocuğumu okutamıyorum, kiramı ödeyemiyorum, açım, evime ekmek getiremiyorum." diyen insanlar. Tabii, sizin tuzunuz kuru. Getirdiniz milletvekili emekli maaşında ne ettiniz? İşte, Bülent Arınç'ın maaşını 4 binden 11 bine çıkardınız, Cemil Çiçek'in çıkardınız, Köksal Toptan'ın çıkardınız, Mehmet Ali Şahin'in çıkardınız, Tayyip Erdoğan'ın çıkardınız.

İSMAİL AYDIN (Bursa) - Senin maaşın?

KAMER GENÇ (Devamla) - Yani işte 4 milyardan 11,5 milyara çıkardınız tabii ki yani böyle bir şey olur mu, adalet ya! Getirdiğiniz şey bu. Onun için, ondan sonra tabii, keyfiniz yerinde.

MEHMET METİNER (Adıyaman) - Sen o maaşı almayacak mısın?

KAMER GENÇ (Devamla) - Şimdi, burada bazı şeyler söyleniyor. Şimdi, Sayın Bakan çıkıyor diyor ki: "Efendim, sen komisyon kurmuşsun, komisyon olarak konuşmayacaksın." Yahu şimdi, Tayyip Bey kendi komisyonunun üyelerine talimat verebilir ama muhalefetin milletvekillerine nasıl talimat verir? Dünyanın en demokratik bir ülkesi olsa, siz siyasi iktidarda bir sorumluluk olsa, 14 vatandaşın katledildiği bir yerde Hükûmet bir gün kalamaz, bir gün görevde kalamaz arkadaşlar.

Efendim, diyor ki: "Biz lütfettik, komisyon kurduk; biz istemeseydik kurulmazdı." Gücünüz var mıydı? Dayanabilir miydiniz o komisyonu kurmamaya? Yani konuştuğunuzu, ağzınızdan ne çıkıyorsa onu bir defa şey edeceksiniz arkadaşlar.

Tayyip Bey çıkıyor, diyor ki TÜSİAD'a: "TÜSİAD, senin dediğin olmaz." Kimin olur? Milletin olur. Millet kim? Millet kim yahu? Tayyip sen misin? Hayır.

MEHMET METİNER (Adıyaman) - Saygısız olma!

KAMER GENÇ (Devamla) - Senin kültürün ne, bilgin ne?

MEHMET METİNER (Adıyaman) - Senin bilgin ne?

KAMER GENÇ (Devamla) - Biz sorduk kendisine, şey söyledi? Kendisine sordum: "Senin diploman nerede yahu?" Nereden mezun olmuş o? Diplomanı açıkla. Daha yedi senedir nereden mezun olduğunu, diplomasını açıklamıyor.

MEHMET METİNER (Adıyaman) - Senin bilgin varsa açıkla.

KAMER GENÇ (Devamla) - Arkadaşlar, bakın, Türkiye'de devri iktidarınızda en büyük ayrımcılık yapılıyor. Sayın Bakan "İşsizliği öyle şey ettik." diyor. Bakın, ben, aslında inanç ve ırk bazında siyaset yapmayı hakikaten çok uygun görmüyorum ama devri iktidarınızda bir tane solcu arkadaşı, Alevi inançlı insanları işe almadınız, üst düzey bürokratları almadınız. Anayasa Mahkemesi geçen gün imtihan yapıyor, ilk sıradaki 6 kişiyi sözlüde kaybettiriyor ve alması gereken kişileri almıyorlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KAMER GENÇ (Devamla) - Aslında zamanımız az olduğu için söyleyemiyorum burada. (CHP sıralarından alkışlar)

MEHMET METİNER (Adıyaman) - Biraz hukuku öğren, ondan sonra?

BAŞKAN - Sayın Genç, teşekkür ederim.