Konu:Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı
Yasama Yılı:2
Birleşim:73
Tarih:01/03/2012


SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

CHP GRUBU ADINA MÜSLİM SARI (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, ilgili kanun tasarısının 4'üncü maddesiyle ilgili düşüncelerimi açıklamak üzere söz almış bulunmaktayım.

Adına "intibak yasası" denen ama bence intibak yasası olmayan, ancak kısmi bir iyileştirme diyebileceğimiz bu yasayla ilgili birçok önemli görüş ve düşünce dile getirildi burada. Ben de tekrara girmemek üzere bazı noktaları es geçeceğim, bazı noktalara değinmeyeceğim ama değinmek istediğim birtakım teknik ayrıntılar var.

Şimdi biz bu yasayla ne yapmaya çalışıyoruz? Bu yasayla, sistem değişikliğinden dolayı, 2000 yılından sonra ortaya çıkan yeni sistemi 2000 yılından önce emekli olmuş olan ve eski sisteme göre emekli olmuş olan emeklilere teşmil etmeye çalışıyoruz. Dolayısıyla, yeni sistemi eski sisteme uydurmaya çalışıyoruz. Bu şekilde baktığımız zaman birtakım sorunlu alanlar oluşabilir, bazı sorunlar söz konusu olabilir. Bu da yasanın önemli aksaklıklarından ve eksikliklerinden biri. Biz, bunu Plan ve Bütçe Komisyonunda da çok sıklıkla dile getirdik.

Şimdi, yeni sistemde petek sistemi ve havuz sistemi var yani yeni sistemde prim ödeme gün sayısı önemli, her insanın hesabı ayrı olarak izlenebiliyor ama eski sistemde böyle bir durum söz konusu değildi. Dolayısıyla, yeni sistemi eski sisteme göre uyarladığımız zaman eski sistemde prim ödeme gün sayısı çok önemli olmadığından ve insanlar genellikle düşük primler ödemeyi tercih edip emekli olduklarından onların emeklilik maaşlarında herhangi bir düzenleme söz konusu olmayabilir, bu önemli bir teknik sorun olabilir.

İkincisi: Eski sistem ile yeni sistem arasındaki en önemli farklardan biri, eski sistemde asgari emekli maaşının söz konusu olmasıdır. Şimdi, biz, eğer yeni sistemden emekli olan kişileri eski sisteme taşımaya çalıştığımızda onların ücretleri eski sistemde belirlenmiş olan asgari ücrete eşit ya da onun altındaysa onların durumunda hiçbir düzenleme yapmıyoruz demektir. Dolayısıyla, intibak yasası olarak bizim önümüze getirilen bu yasa bazı kesimler için aslında hiçbir düzenleme getirmeyecektir.

Bir başka önemli sorun uyarlamayla ilgilidir. Bununla ilgili düşüncelerimizi de sıklıkla dile getirdik. Bu yasa tasarısında, yeni sistemi eski sisteme uyarladığımız zaman 2001 ile 2008 yılları arasında emekli olan kişilerin ücretlerinde TÜFE, artı, gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 75'i esas alınarak hesaplanmış olan bir katsayı üzerinden bir maaş hesaplaması yapılmaktadır ki bu bulunan katsayı da 7,1 küsurdur. Biz Sayın Bakana bunun neden 0,75 olduğunu, neden 0,80 olmadığını ya da 1 olmadığını sorduğumuz zaman yani "0,75 sihirli rakamı nereden geliyor?" diye sorduğumuz zaman, tek tek yapılan hesaplamalar sonrasında ancak 0,75'in yeni bir mağduriyet yaratmaksızın bir katsayı olabileceğini söyledi. Şimdi, bunu böyle doğru kabul etsek bile o zaman şu söylemin yanlış olduğunu kabul etmek zorundayız Sayın Bakanım: "Biz emeklilere 2001 ve 2008 yılları içerisinde maaş düzenlemesi yaparken onları refah payından tam olarak yararlandırdık." demeyelim bundan sonra. Dolayısıyla, emekliler gayrisafi yurt içi hasılanın yani o dönem içindeki reel büyümenin sadece yüzde 75'ini almaktadırlar, yüzde 25'ini ise almayacaklar. Dolayısıyla, bu yüzde 25 onlar için bir refah kaybıdır, bunu kabul edelim lütfen.

Bir başka önemli husus yasayla ilgili, 2013 ve sonrasına ilişkin belirsizliktir. Yasada, 2013'ten sonra emekli maaşlarının nasıl arttırılacağına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak buraya bir mali kural konulmasından yanayız ve TÜFE artı gayrisafi yurt içi hasıla kadar esas kabul edeceğimiz kat sayının 2013'ten sonrasına da uydurulması ve uygulanması gerektiğini düşünüyoruz, öneriyoruz; bu da önemli bir durum.

Yürürlük tarihiyle ilgili çok önemli tartışmalar oldu burada. Gerçekten, madem bu yasayı bugün uyguluyoruz, niçin 1 Marttan sonra bunu yürürlüğe koymuyoruz? Neden emeklileri 2013'e kadar bekletiyoruz, 1 Ocak'a kadar bekletiyoruz? Bu çok anlaşılabilmiş bir şey değildir. Eğer bunlarla ilgili birtakım düzenleme ve uygulamalarda problemler ortaya çıkacaksa -bireysel hesaplara ulaşma konusunda, örneğin KEY ödemelerinde benzer sıkıntılar yaşadık, belki bundan sonra bu tür hesaplara ulaşmada da benzer sıkıntılar yaşayabiliriz- o zaman bir avans uygulaması söz konusu olabilir mi? Bunu da değerlendirmelerinize sunmak istiyorum.

Şimdi, önümüze gelen bu yasayı biz bir intibak yasası olarak kabul edeceksek eğer, bu yasaya daha bütüncül bakmak zorundayız. Türkiye'deki emeklilerin sorunları sadece SSK'dan emekli olmuş 1 milyon 900 bin kişinin sorunu değil, Türkiye'de emekliler çok daha radikal problemler ve sorunlar yaşamaktadırlar. Dolayısıyla, bütüncül bir biçimde emeklilerin durumunu ele alan bir bakış açısı ve bir perspektif gerçekleştirmek zorundayız, ele almak zorundayız, bunu gündeme getirmek zorundayız. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak buna bir nebze katkı verebilmek için emekli olduktan sonra çalışanlardan alınan yüzde 15'lik sosyal destek primi uygulamasının da kaldırılmasının, bu getirilen yasanın çerçevesini güçlendirmek açısından önemli olduğunu düşünüyoruz. Lütfen, bunları da dikkate alalım.

Şimdi, maddeye gelecek olursak, 4'üncü madde de sandıkların, 5510 sayılı Kanun çerçevesindeki sandıkların uygulanan tek çatı modeli içerisine konulmasını iki sene erteliyor.

Şimdi, buna niçin ihtiyaç duyulmuştur, bunu çok anlayabilmiş değilim. Süresi içinde sisteme giren ve süresi içinde sisteme katılan sandıkların burada kabahati ne? Burada yeni bir mağduriyet yaratmış olmuyor muyuz?

Sonra, bu bakış açısı bizim tek çatı uygulamamıza aykırı değil mi? Yani tek çatı, "Bütün sosyal güvenlik sistemlerini tek bir şemsiye altında toplayalım ve tek çatı uygulayalım, bütün kurallar herkes için aynı olsun." şiarıyla yola çıkmadı mı Sosyal Güvenlik Yasası? Şimdi biz tek çatı uygulamasını niçin esnetiyoruz?

Bu sisteme katılmayanlar, 2013 tarihine kadar da katılmayacak olan sandıklar kimlerdir? Hangi sandıklar için böyle bir yetki verilmektedir Sayın Bakana ya da Bakanlar Kuruluna? Yani bu esneklik niye tanınmak istenmektedir? Burada birtakım pazarlıklarla mı yapılmıştır? Mesela soruyorum, OYAK acaba bu sistemin içinde midir? Yani OYAK 2013'e kadar bu sisteme katılacak mı katılmayacak mı? Katılmamışsa bu OYAK için yapılmış bir düzenleme midir ya da başka herhangi bir kuruluş için yapılmış bir düzenleme midir? Bunun arkasında birtakım pazarlıklar, birtakım görüşmeler olmuş mudur? Bunun da tüm kamuoyuyla paylaşılmasını rica ediyorum, istiyorum.

Dolayısıyla, değerli milletvekilleri, bu yasa bütün bu eksiklikleriyle insanlarda yani sosyal güvenlikte, SSK'dan emekli olan emeklilerin maaşlarında kısmi bir iyileştirme sağlamış olmasına rağmen, bütün bu eksikliklerini göz önünde bulundurduğumuz zaman, gerek kapsam gerek içerik gerek yaratacağı yeni sorunları göz önünde bulundurduğumuzda bunun yine bir intibak yasası olduğunu söylemek çok güç. "İntibak yasası" ibaresini bu yasa hak etmiyor. Bu yasa, olsa olsa kısmi bir düzenleme yasası olabilir. Dolayısıyla, lütfen, bunu kamuoyuna lanse ederken bunun adına "intibak yasası" demeyelim.

Ben bundan önceki konuşmamda da belirttiğim üzere, bu yasanın aslında sosyal devlet anlayışının bir uzantısı olarak, bir sosyal hakkın teslimi olarak bu bakış açısıyla hazırlanmış ve onun ruhunu taşıyan bir yasa olması gerekirdi ama bugün bütün bu eksikliklerini göz önünde bulundurduğumuzda bunun böyle olduğunu söylemek çok güç. Emeklilere, büyük bir beklenti yarattığımız bu toplumsal kesimlere, bir ulufe anlayışı içerisinde, bir lütuf anlayışı içerisinde ve yine bir matematiksel olaymış gibi, bir bakış açısı ve anlayışı içerisinde yaklaşıyoruz. Bu kitlelere çok büyük haksızlık ediyoruz. Gerçekten insanlarda çok büyük beklentiler oluştu. Biz, kendi seçim bildirgemizde de intibak yasasını çıkartacağımızı, her türlü adaletsizlikleri gidereceğimizi söylemiştik. AKP'nin de, diğer siyasal partilerin de bu konuyla ilgili, bu meseleye olumlu yaklaştıklarını biliyoruz. Ama varmış olduğumuz noktada maalesef bunun bir "intibak yasası" olarak adlandırılması mümkün değildir.

Sonuç olarak, intibak yasası olarak önümüze getirilen bu yasada gerçekten dağ fare doğurmuştur ve insanların mağduriyetleri giderilememiştir diyorum.

Bütün bu önerilerimizi ve düşüncelerimizi de değerlendiren bir çerçeve içerisinde mevcut yasanın gözden geçirilmesini talep ediyorum. Herkese saygılar  sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Sarı.