Konu:Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün (2/68) Esas Numaralı, Yoksul Ailelerin Çocukları İle İlköğretim Okulu Öğrencilerine Süt Yardımının Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Önergesi
Yasama Yılı:2
Birleşim:71
Tarih:28/02/2012


ARDAHAN MİLLETVEKİLİ ENSAR ÖĞÜT'ÜN (2/68) ESAS NUMARALI, YOKSUL AİLELERİN ÇOCUKLARI İLE İLKÖĞRETİM OKULU ÖĞRENCİLERİNE SÜT YARDIMININ YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ'NİN DOĞRUDAN GÜNDEME ALINMASINA İLİŞKİN ÖNERGESİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

UĞUR BAYRAKTUTAN (Artvin) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün Yoksul Ailelerin Çocukları ile İlköğretim Okulu Öğrencilerine Süt Yardımının Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin İç Tüzük'ün 37'nci maddesine göre doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi hakkında söz almış bulunmaktayım. Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime başlamadan önce, öncelikle sevindirici bir gelişmeyi de yüce Meclisle paylaşmak istiyorum. Fransa Anayasa Konseyi 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının reddinin suç sayılmasını öngören yasayı iptal etti. Bu çok sevindirici bir gelişmedir. Fransa'da ifade özgürlüğünün önemli olması açısından çok önemli olan Anayasa Konseyinin vermiş olduğu kararı sizinle paylaştım. Bu şu demektir: Kuvvetler ayrılığının ne kadar önemli olduğunu, yasama, yürütme ve yargı organları arasındaki ayrımın bir demokrasi için ne kadar önemli olduğunu göstermesi açısından çok önemlidir.

Biraz önce de paylaştım Sayın Haluk Koç'la, Samsun Milletvekilimizle, yürütme organının başı olan Cumhurbaşkanı Sarkozy, yasama organına bir dayatmada bulunmak istemiştir, böyle bir yasayı Parlamentodan geçirmek için gereğini yapmaya çalışmıştır ama yargı bu yasayı bir anlamda iptal etmiştir. Bu anlamda sınıfta kalan biri de vardır, ona da dikkatinizi çekmek istiyorum, Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy Anayasa Mahkemesine müdahale anlamında sınıfta kalmıştır. Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy demek ki Anayasa Mahkemesini ele geçirememiştir, o anlamda da kendisinin yetersiz bir Cumhurbaşkanı olduğunu görüyorum.

Bu vesileyle, bu karardan duyduğum memnuniyeti bir kere daha ifade etmek istiyorum.

Sayın Milletvekilimizin vermiş olduğu önergeyi yürekten destekliyorum. Bu konuda teknik ayrıntı ve bilgilere girmeden evvel, çok kısa bir süremiz var tabii, ben de Türkiye'deki yıllar itibarıyla toplam hayvan varlığı sayısını aldım. 2000 yılıyla 2010 yılı arasındaki bir karşılaştırmanın ne derecede önemli olduğunu gördüm. 2000 yılında 46 milyon 600 bin hayvan var Türkiye'de toplam. İktidara gelinmiş olduğu, AKP'nin iktidar olduğu 2002 yılındaki hayvan sayımız Türkiye'de 41 milyon 879 bin civarında ve gelinen noktada 2010 yılında 40 milyon 902 bin hayvan var.

2005 yılında süt üretimiyle alakalı ciddi bir kırılma noktası yaşanıyor arkadaşlar. Bu kırılma noktası yaşanması nedeniyle, süt fiyatlarının tavan yapması nedeniyle, müthiş bir hayvan kesimi ortaya çıkıyor.

Şimdi gelinen noktada ciddi bir sıkıntıyla karşı karşıyayız. Türkiye'de bir yandan "aile hayvancılığı" denilen kesim ne yazık ki Hükûmet tarafından destek görmüyor, daha çok, bu işi yapan büyük işletmelerle alakalı bir destek söz konusu. Kredi sistemiyle alakalı problemlerimiz var ama ona rağmen süt üreticilerinin desteklenmesi anlamında Sayın Milletvekilimin vermiş olduğu önerge gerçekten çok önemli, hem bu konudaki ailelerin hem yoksul ailelerin ve öğrencilerin yapmış oldukları eğitimlere katkı anlamında da büyük bir destek olacağına inanıyorum, önemli bir önergedir. Bu kanun teklifinin inşallah Meclisimiz tarafından desteklenmesini istiyorum.

Bu vesileyle, kendi yöremle de alakalı bir iki şey söylemek istiyorum. Arkadaşlar, geçen hafta, on gün evvel Maden İşleri Genel Müdürlüğünde Artvin'de Cerrahtepe'de, Artvin'in üzerinde bir maden işletmesiyle alakalı bir ihale yapıldı. Bu ihaleyle alakalı Sayın Bakanla Artvin'in bütün siyasi partilerinin temsilcileri, demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri, iktidar partimizin İl Başkanı da dâhil olmak üzere görüşmeler yaptık. Bu Cerrahtepe'de yapılacak olan ihalenin yargı kararıyla durdurulmuş olan bir yerde olduğunu, yargı kararıyla durdurulmuş, orada yapılacak olan bu ihale nedeniyle bir cinayetin işlendiğini, bir hukuk cinayetinin söz konusu olduğunu, bu nedenle bu ihalenin yapılmaması gerektiğini uyarmamıza rağmen Sayın Bakan, gerekli değerlendirmeyi yapacağını, yer üstündeki zenginliklerle yer altındaki zenginlikleri karşılaştıracağını, hangisinin daha değerli olduğu göz önüne alınırsa ona göre bir değerlendirme yapacağını söyledi. Muhtemelen Sayın Bakan yaptığı bu değerlendirmeye yer üstünde yaşayan Artvinlileri katmadı diye düşünüyorum.

Bu açıdan, o zaman kendisine de söyledim makamında da ziyaret ettiğimizde "Bu ihale bir paket ihaledir." dedik, "Bu ihale, objektif genel kriterlerden uzak bir ihaledir. Artvin'de bir sosyal patlamaya yol açacak bir ihaledir." diye dile getirdik.

İnanıyorum ki ihale henüz Sayın Bakanlık tarafından onaylanmamıştır, Bakanlık ve ilgili genel müdürlük bu ihale sürecinden vazgeçecektir, Artvin'de işlenmek istenen bu hukuk cinayetine dur diyecektir.

Şunun bilinmesini bir kere daha istiyorum: Türkiye Büyük Millet Meclisinin kürsüsünden bunu seslenmekten de onur duyuyorum. Koşullar ne olursa olsun hukuk sınırları içerisinde Artvinliler o madenin çıkartılmasına asla izin vermeyecektir. İhaleyi alan firmaya da buradan sesleniyorum: Sakın pembe rüyalar görmeyin. Çok büyük bir hukuk mücadelesi sonucunda Kanadalı şirketi Artvin'den kovduk, bu ihaleyle orada cinayet işletmek isteyen diğer şirkete de aynı şekilde davranacağımızı yöre milletvekili olarak bu Atatürk'ün mabedinden, Türkiye Büyük Millet Meclisinden tüm kamuoyuna bir kere daha ilan ediyorum, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Bayraktutan.