Konu:Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifleri
Yasama Yılı:2
Birleşim:86
Tarih:30/03/2012


YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MÜSLİM SARI (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan,

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yaklaşık bir aylık bir süre boyunca Millî Eğitim Yasası'ndaki değişikliğe ilişkin tartışabildiğimiz ölçüde tartıştık, teknik ayrıntılara girdik, bazılarına giremedik, bazılarına girdik ama genel çerçeve oluştu, şimdi yürürlük maddesindeyiz.

Biz bu maddede şunu söylüyoruz: Bu yasayı Sayın Başbakan yürütsün, Bakanlar Kurulu değil. Niye Sayın Başbakan yürütsün? Çünkü bunun için beş tane sağlam gerekçemiz var:

Birincisi: Bu yasa ideolojik bir yasadır. Her ne kadar Sayın Bakan bizim eleştirilerimiz karşısında ve sıkıştığı yerde "Burada pedagojik ve teknik bir yan vardır, biz bu meseleye ideolojik bakmıyoruz." diyorsa da Sayın Başbakan yaptığı bir grup toplantısında "28 Şubatın son izini de sileceğiz." diyor. Dolayısıyla Sayın Başbakanın yaklaşımı ideolojiktir. Eğitim başlı başına ideolojik bir iştir ve Sayın Başbakan bütün ideolojik duruşunu bu yasanın içine giydirmeye çalışmaktadır. O yüzden bu yasayı lütfen Sayın Başbakan yürütsün.

İkincisi: Bu yasa yapılış yöntemi itibarıyla faşizandır. Bütün aşamalarında gördük bunu; Komisyonda gördük, ODTÜ'de gördük, Kızılay Meydanı'nda gördük ve dün akşam Genel Kurulda gördük. Yöntem olarak zorbalığa dayanan, faşizmin yöntemlerini kullanan faşizan bir yasadır. O yüzden lütfen bu yasayı yürütmek Sayın Başbakana düşer.

Üçüncüsü: Bu yasa bir tasarı olarak gelmemiştir, bir teklif olarak gelmiştir, Bakanlar Kurulunda imzaya açılmamıştır, bakanlar bu yasanın altına imza atmamıştır; niye Bakanlar Kurulu yürütsün? Bu yasanın tüm aşamasında Sayın Başbakan vardır, tüm aşamalarında. O yüzden bu yasayı lütfen Sayın Başbakan yürütsün.

Dördüncüsü: Başbakanın talimatlarıyla yürüdü bu süreç. Mardin'de Başbakan "Gerekirse cumartesi ve pazar da çalışacaksınız ama bu yasayı çıkartacaksınız." dedi, talimat verdi ve pazar günü neler olduğunu hepimiz biliyoruz. Başbakan Seul'den talimat verdi, biz gece beşlere kadar çalıştık. Gece beşlere kadar bizi burada tutan güç ne? Hangi talimat? Hangi bakış açısı? Hangi ruh hâli? Bu yasa bir hafta daha tartışılsaydı ne olurdu? Niçin bunu bir siyasal inatlaşma hâline çevirdiniz? Dolayısıyla bu sürecin her yerinde talimatlarıyla Sayın Başbakan vardır. O yüzden lütfen bu yasayı Sayın Başbakan yürütsün.

Son olarak, bu yasa devletin hemen hemen hiçbir belgesinde yok. Türkiye'nin geleceğini şekillendiren bütün belgelere baktığınız zaman, Millî Eğitim Yasası'yla ilgili radikal bir değişikliği ve dönüşümü içeren bu yasayı hiçbir yerde göremezsiniz. Nerede yok? Kalkınma planlarında yok. Var mı? Nerede yok? Orta Vadeli Program'da yok. Var mı? Daha ekimde tartıştık, konuştuk. Nerede yok? Yıllık planlarda var mı? Yok. Nerede yok? Millî eğitim stratejisinde var mı? Yok. Nerede yok? Bütçe Yasası'nda var mı? Yok. Bunun bir sürü mali boyutu var ama ekimde başladığımız tartışma süreci içinde bütçenin hiçbir yerinde bunu görmedik. Nerede yok? Hükûmet Programı'nda yok. Nerede yok? Seçim beyannamesinde yok. Peki nerede var? Tek bir yerde var sevgili arkadaşlar: Bu yasa sadece ve sadece Recep Tayyip Erdoğan'ın aklında var dolayısıyla böyle bir yasayı uygulamak da Recep Tayyip Erdoğan'a düşer.

Yasanın her yerinde bulunan, her noktasında yer alan, her sürecine müdahil olan ve her sürecini yöneten ve faşizan izler taşıyan bu yasayı uygulamak da herhâlde bir postmodern diktatöre düşer diye düşünüyorum.

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)