Konu:2012 Yılı Merkezî Yönetim Bütçesi Ve 2010 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı
Yasama Yılı:2
Birleşim:37
Tarih:14/12/2011


2012 YILI MERKEZÎ YÖNETİM BÜTÇESİ VE 2010 YILI MERKEZÎ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

CHP GRUBU ADINA AHMET İHSAN KALKAVAN (Samsun) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı 2012 yılı bütçesiyle ilgili olarak, Cumhuriyet Halk Partisi adına söz almış bulunmaktayım. Grubum ve şahsım adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle şunu belirtmek istiyorum: Vergi gelirinin toplanmasındaki sıkıntıları hepimiz iyi biliyoruz. Bu vesile ile Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü nezdinde, isminin başında "millî" kelimesi bulunan Millî Havacılık Güvenlik Kurulunun, eften püften bahanelerle almış olduğu kararlar doğrultusunda, havaalanlarında her türlü yolcudan alınan havaalanı vergilerinin devlet kasasına girerken, bu miktarın, özelleştirilen havaalanlarını işleten özel sektöre, özellikle de TAV firmasına verilmesini esefle karşılıyoruz. Yılda yaklaşık 35 milyon euroyu bulan bu gelir ile bugün Türk Hava Yolları ile diğer özel hava yollarımızda çalışan yaklaşık 600 yabancı pilotun yerine Türk gençlerinden oluşan pilotlar ve teknisyenler yetiştirilebilirdi. Sayın Bakanımızdan istirhamımız, yeni bir kararla, bu özel sektör hizmetkârlarının devlet bütçesine olan ihanetlerini sonlandırmalarıdır.

Sayın milletvekilleri, Avrupa Birliğinin geçen yılki ilerleme raporunda, Türkiye'de demir yolu taşımacılığının ilerleme kaydedilmeyen tek taşımacılık alt sektörü olduğu belirtilmiştir. "Demir yolu" demek sadece hızlandırılmış demir yolu demek değildir. İktidar, Hükûmet bu anlayışından vazgeçmelidir. Katma değer getiren, taşımacılığa hizmet veren ve kara yolu trafiğini de rahatlatacak projeler üretmeli ve bunları hayata geçirmelidir. Örneğin, ilk ayakta Gürcistan Hükûmeti ile iş birliğine gidilerek Poti-Batum-Hopa-Trabzon-Samsun arası demir yolu ile birleştirilerek yılda yaklaşık 5 milyon ton yükün elleçleme yapıldığı Poti ve Batum limanlarından belli bir pay Hopa ile Samsun arasındaki limanlarımıza kazandırılabilir ve Karadeniz sahil yolu rahatlatılabilir.

Değerli milletvekilleri, iktidar, Hükûmet, devamlı olarak yaptığı duble yolları konuşuyor. Evet, bizler de bu girişimleri göz ardı etmiyoruz ama cumhuriyetin seksen yılda yaptığı bütün kazanımları yok pahasına elden çıkardılar, müsaade edin de bu kadar yol yapsınlar. Duble yolları yapsınlar, yapsınlar ama ihaleleri ve müteahhitlerini de biraz disipline etsinler, yağmur yağarken asfalt döktürmesinler. Yol maliyetlerinin Bakanlık bütçesinden ne kadar götürdüğünü hepimiz iyi biliyoruz ama şunu da belirteyim ki daha tamamlanması bir yılı dolmadan bozulan yolların da onarımının nelere mal olduğunu herhâlde hepimiz biliyoruz ama Bakanlık daha anlamadı ki müteahhitlerin araç parkları tamamlanmış yollardan hiçbir şekilde çıkmıyor.

Değerli milletvekilleri, yol yapım projelerinde trafik yoğunluğu yerine siyasi müdahaleler daha fazla etkili oluyor. Bu doğru bir şey değildir. Bu takdirde kazalar önlenmiyor, sadece kafa kafaya çarpışmalar engelleniyor. Örneğin, temsil ettiğim Samsun ilinde Karadeniz sahil yolunun devamı olarak projelendirilen Samsun çevre yolu varken, Samsun'da, hiç kimse anlamış değil ki Samsun'u ikiye bölen mevcut geçiş yoluna viyadük yapılarak Samsun her türlü çirkinleştirilmek isteniyor.

Sayın Bakanım, partinizin bazı Samsun milletvekilleri, partinize bağlı belediye başkanları ve Samsun halkı bu yolu istemiyor. Samsun'da AKP yetkililerine soruyoruz "Niçin bu inat?" diye. Basın yoluyla da olmak üzere bize, Sayın Başbakan, Sayın  Bakanım yani sizin bunu istediğinizi söylüyorlar ve sonunda ihaleyi de yaptınız. Buradan soruyorum size: Samsun'da siz mi yaşıyorsunuz yoksa Samsunlular mı yaşıyor? Samsun'u sizler mi iyi biliyorsunuz yoksa Samsunlular mı iyi biliyor?

Sayın Bakanım, lütfen, Samsun'u her türlü kirletecek bu viyadük inadınızdan vazgeçin. Gerekirse Samsun'da bir anket yaptırın. Samsunlunun dediğine kulak verirseniz Atatürk'ün şehrinin evlatları ve esnafı sizlere teşekkür edecektir.

Samsun'u anlayacağınıza inandığımdan ben burada şimdiden sizlere teşekkür ediyorum. Çünkü Atatürk'ün evlatları yaklaşık on yıldır 15-20 bin işçinin alınacağı vaatleriyle kurulacağı söylenen tersane yüzünden sizlere kırgın.

Değerli milletvekilleri, son olarak da benim de sektörün içinde bulunduğum Denizcilik Bakanlığına değinmek istiyorum: Üç tarafı denizlerle çevrili bir deniz ülkesi olan ama hiçbir zaman denizci ülkesi olamayan Türkiye'mizde yıllardan beri mücadelesi verilen Denizcilik Bakanlığının kurulması için çok büyük bir adım attınız. Size ve şahsınızda kabinenizi oluşturanlara bu konuda teşekkür ediyorum. "Adım attınız" diyorum ve bunu bilinçli söylüyorum çünkü Meclis çatısına gelmeden önce bağlı olduğum Deniz Ticaret Odasının ve bu kürsüde temsil ettiğim Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun istediği Bakanlık profili bu değildir. Bu oluşum  sadece önceden var olan Denizcilik Müsteşarlığı kuruluşunun isim değiştirilmiş halidir. Bizler Denizcilik Müsteşarlığıyla birlikte Deniz Turizmi Daire Başkanlığının Turizm Bakanlığından, Su Ürünleri Daire  Başkanlığının  Tarım Bakanlığından, Kıyı Sahiller Daire Başkanlığının Sağlık Bakanlığından alınarak bağımsız güçlü bir Denizcilik Bakanlığı istiyoruz.

Siz adım attınız, inanıyorum güçlü bir Denizcilik Bakanlığının kurulması da Cumhuriyet Halk Partisine nasip olacaktır. O zaman bizler denizciliği stratejik sektör olarak kabul edeceğiz, teşvik ve destekle bu sektörü en ileri seviyeye taşıyacağız. Bütün bu zorluklara rağmen geçmişten bugüne kadar?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Kalkavan.

AHMET İHSAN KALKAVAN (Devamla) -  ?Türk denizciliğine hizmet eden herkese teşekkür ediyorum. Bakanlığın bütçesinin hayırlı olmasını diliyor, şahsınızda tüm çalışanlara teşekkür ediyorum.

Saygılar sunuyorum.  (CHP sıralarından alkışlar)