Konu:AVRUPA BİRLİĞİ BAKANI EGEMEN BAĞIŞ’IN, PARTİSİNE SATAŞMASI NEDENİYLE
Yasama Yılı:2
Birleşim:35
Tarih:12/12/2011


AVRUPA BİRLİĞİ BAKANI EGEMEN BAĞIŞ’IN, PARTİSİNE SATAŞMASI NEDENİYLE
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Bağış Avrupa Birliğinden sorumlu bakan ve Türkiye Cumhuriyeti'nin "Başmüzakereci" sıfatını taşıyan ilk bakanı, Türkiye'yi Avrupa Birline taşıyacak olan süreci yönetmek gibi çok önemli bir görevi var.

Avrupa Birliği süreci AKP ile başlamış bir süreç değil, tarihi çok eski, Türkiye bu konuda çok da zaman kaybetmiştir, ta 1959 yılında Demokrat Partinin o zamanki adıyla Avrupa Ekonomik Topluluğuna yaptığı başvuruyla başlar. 1963 yılında Cumhuriyet Halk Partisi Hükûmeti zamanında kabul edilen, yürürlüğe giren Ankara Anlaşması'yla Türkiye-Avrupa Ekonomik Topluluğu ilişkilerinin hukuki çerçevesi çizilir.

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANI EGEMEN BAĞIŞ (İstanbul) - Sayın Başkan, ben bunları anlattım zaten.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Bu ilişkinin, bugün Avrupa Birliğiyle yürütülen ilişkinin temelinde Cumhuriyet Halk Partisi vardır bir kere. Evet, Türkiye geçen, ilerleyen zaman içerisinde 1960'lı yıllardan sonra zaman kaybetmiştir. 1996 yılında gümrük birliğini imzalamıştır. 1999 yılında Helsinki Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesinde Türkiye Avrupa Birliğinin tam üye adayı olarak ilan edilmiştir. Sizin bugün AKP olarak övündüğünüz Avrupa Birliği süreci, 2004'te başlattığınız, o "Tam üyelik" adı altında başlattığınız, kamuoyuna sunduğunuz süreç aslında bir imtiyazlı üyelik süreciydi. AB'den 2004 Aralık ayında, 1999 yılında alınmış olan tam üyeliğin gerisine gitmek suretiyle bir sürece geldiniz siz, geriye gittiniz.

Şimdi, 2004 yılında siz o tam imtiyazlı üyeliğin üstünü örterek "tam üyelik" adı altında bir süreci topluma sundunuz. Büyük bir heyecan yarattı o zaman. İmtiyazlı üyelik fark edilmedi ama bugün geldiğimiz noktada Avrupa Birliğine üyelik, imtiyazlı üyelik artık topluma heyecan veren bir dinamik olmaktan çıktı. AKP kendi dinamikleriyle baş başa kaldı. Bugün AB'ye üyelik maalesef AKP hükûmetleri sayesinde, AKP hükûmetleri nedeniyle toplumda heyecan yaratan bir süreç değil, toplumda kırılma yaratan bir sürece dönüştü. 33 tane fasıl var, 13 tanesi açıldı ve kapanmadı tabii ki, Kıbrıs bir kapanış kriteri olarak önümüzde duruyor. Bakın, burada Avrupa Birliği Bakanlığının sayfasında hangi faslın hangi durumda olduğu belli. Süreç yürümüyor. Siz istediğiniz kadar söyleyin, "Fransa ve Almanya sözünde durmadı, Türkiye'nin tam üyeliğini referanduma götürme yönünde Anayasa değişiklikleri yaptı." Sürecin sorumlusu Hükûmettir, mazeret Avrupa'da aranamaz. "Avrupa Birliği engel çıkarmasaydı biz bu işi aşardık." demek Hükûmet etmek midir? Sayın Bakan, bunların hesabını versin önce.

Saygılar sunarım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Teşekkür ederiz Sayın Hamzaçebi.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Mikrofon kapandı ama, şunu da söyleyeyim: Biraz önce Sayın Şafak Pavey'in burada yaptığı konuşma, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına bir konuşmadır. Cumhuriyet Halk Partisi, imtiyazlı üyelik değil tam üyeliği savunan bir partidir. Bu bizim programımızdır.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)