Konu:Çukurova Üniversitesinin Kktc'de Kampus Kurmasına İlişkin Çerçeve Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı
Yasama Yılı:2
Birleşim:66
Tarih:15/02/2012


ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİNİN KKTC'DE KAMPUS KURMASINA İLİŞKİN ÇERÇEVE PROTOKOLÜN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN TASARISI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MHP GRUBU ADINA AHMET DURAN BULUT (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Çukurova Üniversitesinin, Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti'nde kampüs açması konusundaki çerçeve anlaşmanın onaylanması hususunda partim adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkiye için tabii ki çok önemli, bizim bir parçamız. Değerli milletvekilleri, bir ülkenin kalkınmasında eğitim, temel göstergelerden biri. Şimdi, bir üniversitemizin, devlet üniversitesinin Kuzey Kıbrıs'a kampüs açması konusundaki uluslararası çerçeve anlaşması Mecliste görüşülüyor. Oysaki, Türkiye'nin eğitim politikalarının değerlendirilmesi, Millî Eğitim Komisyonunda görüşülmesi, önceden çocuklarını Avrupa'ya, Amerika'ya göndermek durumunda kalırken Türkiye, şimdi hem kendi içindeki üniversitelerde çocuklarını eğitirken hem de Türk coğrafyasında, akraba toplulukların bulunduğu ülkelerde onlarla iş birliğinin, anlaşmanın, kaynaşmanın sağlanması adına "Eğitimde nasıl yatırım, nasıl katkıda bulunuruz?"un bu Komisyonda değerlendirilip, olgunlaştırılıp Parlamentoya getirilmesinde fayda olacağını düşünmekteyim. Çukurova Üniversitesi gibi Orta Doğu Teknik Üniversitesi de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde kampüs açmış bulunmaktadır.

Kuzey Kıbrıs, kumar turizmi ve eğitimle ayakta durmakta. Belki dünyanın en güzel sahillerine sahip, en güzel topraklarına sahip Kıbrıs'ı yakın zamanda gezip gördüyseniz, gerek tarımda, hayvancılıkta ve turizmde ne kadar sahipsiz, ne kadar yalnız olduklarını göreceksiniz. İş adamlarının olduğu kadar devletin de bu anlamda, o bölgelerin kalkınması adına, o insanlarda, yavaş yavaş Hükûmetinizin uygulamış olduğu Kıbrıs politikaları çerçevesinde, Annan politikalarını onlara dayattırarak Türkiye'ye karşı bir soğumanın, şüphenin, uzaklaşmanın doğduğu bir durumda bunun telafi edilmesi; onlarla kardeş olduğumuzun, elimizi uzattığımızda tutacağımız, bağırdığımızda sesimizi duyuracağımız ama daha ötesinde Türkiye'nin güvenliği için Akdeniz'de bir yüzer gemi gibi, uçak gemisi gibi bulunan, hem onların menfaatini olduğu kadar Türkiye'nin de menfaatini düşünerek Kıbrıs'ı çok önemsemeliyiz.

Eğitim alanında Çukurova Üniversitesinin bu çalışmasını destekliyoruz, tasvip ediyoruz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin sadece kumar oynanan bir ada, kumar için oraya gidilen bir yer olmaktan mutlaka çıkması lazım.

Ancak, üniversiteyi açarken oradaki üniversitede okuyan çocuklarımızın bazı sorunlarını da değerlendirip düşünmemiz gerekmektedir. Oradaki özel üniversitelerin almış olduğu harçlar kadar, Türkiye'den orada kampüs açan Orta Doğu Teknik Üniversitesi de hemen hemen onlara yakın harç almaktadır. Şimdi, Çukurova Üniversitesi de orada kampüs açtığında oradaki diğer üniversitelerle rekabet olmasın düşüncesiyle yapılıyor ama onların da ayakta durmasının değerlendirilmesi gerekmektedir.

Okul açılırken kampüsün yanına yurtların da mutlaka düşünülmesi gerekmektedir. Öğrenciler yurt konusunda büyük sıkıntı çekmekteler, ulaşımlarını zaten özel taksilerle sağlamaktalar. Yeme, içme noktasında bölgenin fiyatlarının yüksek olduğu, Türkiye'den oraya giden öğrencilerin ailelerinin büyük bir yük taşıdıklarını da bilmenizi isterim. Bu anlamda, açılan üniversitelerin ve yeni kampüslerin, Türkiye'nin ve oradaki öğrenci potansiyelinin eğitim almak adına, huzurlu bir şekilde eğitim yapması adına bunları düşünmeleri gerekmektedir.

Öğrencilerin karşılaştıkları en önemli problemlerden biri, çocuklar, öğrenciler şaşırarak, yanlışa uyarak oralarda gazinolara gitmekteler ve "bet" adı verilen oyun salonlarına alınmaktalar. Emin olunuz,  harç paralarını orada kaybetmiş ve ailelerini çok zor duruma sokmuş öğrenciler bulunmaktadır. Tabii ki kumarın, Türkiye'de olduğu gibi, dünyanın hiçbir yerinde meşru olmaması lazım. Bilhassa eğitim noktasında, bu çocukların yanlışa sapmamaları adına, ailelerinden uzakta orada eğitim gören bu çocuklara oradaki devlet disiplininin de mutlaka uygulanması, bu gibi yerlere alınmamaları konusunda Türkiye'nin oradaki yönetimlerin dikkatini çekmesi gerekmektedir.

Ülkemizin ihtiyacı olan tıp adamının, bilim adamının yetişmesi için bu okullara ihtiyaç var. Sadece Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne değil, akraba topluluklara, Türk dünyasına da bu tarz kampüslerin açılmasında fayda var.  Bizim en büyük zenginliğimiz, kültür sınırımız burası ama bir coğrafi sınırımız var ki, siyasi sınırımızın ötesinde bir kültür sınırımız var ki bu zenginlikte dil birliğinin sağlanabilmesi, bilimin en kolay ulaşılabilir hâle getirilmesi, oradaki öğrenci alışverişi sağlanarak Türkiye'ye, Türkiye'dekilerin diğer ülkelere giderek bu iş birliğinin oluşturulması noktasında yine Türkiye'ye büyük görevler düştüğü kanaatindeyim.

Açılacak olan kampüsün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne hayırlı olmasını diliyorum. Üniversitemizin bu adımını destekliyor ve alkışlıyorum. Kıbrıs'ın, Kuzey Kıbrıs'ın bu noktada bir eğitim üssü olarak dünyada marka hâline getirilmesi, Doğu Akdeniz Üniversitesi, Yakın Doğu Üniversitesi, Lefke Üniversitesi ve ODTÜ'nün kampüsünden sonra bu açılacak kampüsle oradaki yükseköğretim kurumlarının sayılarının artmış olması Kuzey Kıbrıs'ın bir zenginliğidir ancak bu zenginliğin sağlıklı yürüyebilmesi, sağlıklı gidebilmesi adına Türkiye'nin mutlaka takibinin gerektiğini, öğrencilerin                 -belirttiğim gibi- yurt sorunlarının, oradaki sosyal haklarının, yaşantılarının takip edilmesini, Kuzey Kıbrıs'la Türkiye'deki gençlerin birbirleriyle kaynaşmalarının bu anlamda sağlanmasının yerinde olacağı, faydalı olacağı düşüncesindeyim.

Kampüsün tekrar hayırlı olması dilekleriyle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyoruz Sayın Bulut.