Konu:2012 YILI MERKEZÎ YÖNETİM BÜTÇESİ VE 2010 YILI MERKEZÎ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI
Yasama Yılı:2
Birleşim:33
Tarih:10/12/2011


2012 YILI MERKEZÎ YÖNETİM BÜTÇESİ VE 2010 YILI MERKEZÎ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Ankara) - Sayın Başkan, Sayın Işık'ın sorduğu iki soru vardı. Birincisi, "Türkiye'de kaç tane milyarder var?" diye sordu.

Bunlar, ara ara, biliyorsunuz, bazı dergiler, basın kuruluşları tarafından yayınlanıyor ama bizim yaptığımız bir çalışma yok. Yani devlet olarak bu konuda bir servet araştırması, servet çalışması yapmıyoruz ama şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki bir Latin Amerika'yla mukayese ettiğinizde, bir Asya'yla mukayese ettiğinizde, gelişmekte olan ülkelere şöyle bir baktığınızda milyar doların üzerinde serveti olan iş adamının sayısı Türkiye'den çok daha fazladır. Türkiye'de bir rekabet ortamı vardır, Türkiye'de kıyasıya bir mücadeleyle iş hayatı yürümektedir dolayısıyla böyle bir ortamda aşırı zenginlerin sayısı da ancak sınırlı kalabilmektedir.

Dün ben konuşmamda da söylediğim gibi, OECD verilerine göre gelir dağılımı geçtiğimiz yıllarda düzelen iki ülkeden biridir Türkiye ve Gini katsayısına baktığımızda da benzer ülkelere göre en düzgün gelir dağılımına sahip ülke Türkiye'dir.

Sayın Işık cari açığın 100 milyar dolar olduğundan bahsetti. Yani rakam şu anda yaklaşık 75 milyar dolar civarında, biz bu senenin toplam olarak bunu bekliyoruz ama gelecek sene ve daha sonraki senelerde bunun tedricî olarak düşeceğini bekliyoruz.

Sayın Kuşoğlu'nun "4'üncü madde göz geçirmesi ne demek?" diye bir sorusu vardı.

O şu demek: Uluslararası Para Fonunun kuruluş anlaşmasının bir 4'üncü maddesi vardır ve kuruluşa üye 187 ülkenin tümü yılda bir defa olmak üzere bir gözden geçirme çalışması yapar. Bu çalışmada o ülkenin ekonomisiyle ilgili bir değerlendirme yapılır ve Uluslararası Para Fonunun teknik heyetinin yine bazı önerileri o raporda yer alır. 187 üyenin tümü bu çalışmayı yılda bir defa yapar. Türkiye de bu çalışma çerçevesinde Uluslararası Para Fonu heyetiyle bunu yapmıştır ve bununla ilgili raporun özeti de geçtiğimiz günlerde yayınlanmıştır.

"Yeni kurulan Müsteşarlıkta Adalet Bakanlığı Müsteşarı niye var? Bu güçler ayrılığı ilkesine ters değil mi?" gibi bir soru vardı.

Biliyorsunuz, Adalet Bakanlığımız bir yürütme birimidir. Adalet Bakanlığı Müsteşarı da bu yürütme biriminin bir görevlisidir. Dolayısıyla, bu Müsteşarlık bünyesinde yapılacak koordinasyon çalışmalarında yasal düzenlemeler gerektiğinde ya da hukukla ilgili bir konu gerektiğinde kuşkusuz Adalet Bakanlığının da mutlaka resmin içerisinde, çalışmaların içerisinde olması lazımdır ve burada olma sebebi de budur.

Teşekkür ediyorum.