Konu:2012 YILI MERKEZÎ YÖNETİM BÜTÇESİ VE 2010 YILI MERKEZÎ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI
Yasama Yılı:2
Birleşim:32
Tarih:09/12/2011


2012 YILI MERKEZÎ YÖNETİM BÜTÇESİ VE 2010 YILI MERKEZÎ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sorulan sorulara kısa kısa cevaplar vermeye çalışacağım.

Azınlık vakıflarıyla ilgili bir soru vardı, "Ne kadar mal iade edildi?" diye. Şu ana kadar 181 taşınmazın iadesi söz konusu oldu, 347 taşınmaz için kanun kapsamında olmadığından olumsuz cevap verildi.

"Yurt içinde ve yurt dışında vakıf envanteri çalışmaları nasıl gidiyor?" gibi bir soru vardı. "Kaç kilise onarıldı?" gibi bir soru vardı. Yurt içinde vakıf envanteri aslında tamamlanmış durumda. Protokol imzalanan ülkelerden Bosna-Hersek, Kosova, Makedonya ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde envanter çıkarılma çalışmaları ise devam ediyor. Kilise kapsamında 8 eser restore edildi, 3 eserin de restorasyonu devam ediyor.

"Yurt içinde bulunan vakıf eserlerinin restore edilmesi için yeterli ödenek var mıdır?" diye bir soru vardı. Her yıl Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün bütçesinin yarısı restorasyonlara ayrılmakta ve bugüne kadar sayısı 3.500'ü aşan eserin restorasyonu tamamlandı, bu çalışmalar her yıl devam ediyor.

"II. Bayezid Külliyesi'nin bir kısmının İstanbul'da bir başka üniversiteye tahsisi yapılacak mıdır, değilse neden Trakya Üniversitesine tahsisi yapılmıyor?" gibi bir soru vardı. Başka bir üniversiteye tahsisi şu ana kadar söz konusu değil, tahsisle ilgili değerlendirmeler devam etmekte.

Yine "Bu vakıflarla ilgili Lozan Anlaşması gereği mütekabiliyet neden uygulanmıyor?" gibi bir soru vardı. Vakıflar Kanunu'nun 5'inci maddesine göre, sadece yeni vakıf kuruluşları için mütekabiliyet söz konusu, diğer konularda mütekabiliyet bu yasal düzenlemede söz konusu değil.

MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Lozan Barış Anlaşması'nda var Sayın Bakan.

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Ankara) - Ekümeniklik konusuna gelince: Ekümeniklik, Patriğin kendi inisiyatifiyle kullanmış olduğu bir sıfat. Bunun bizim kendi iç hukukumuzda herhangi bir karşılığı söz konusu değil.

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) - Niye müsaade ediyorsunuz kullanmasına Sayın Bakan?

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Ankara) - Türk Tarih Kurumunun ve Türk Dil Kurumunun İş Bankasının kârından aldığı hisseye gelecek olursak, 2010 yılı kârıyla ilgili rakam 82.657.378 lira. Bu, 15 Nisan tarihinde temettünün nemalandırılmış bakiyesinin Türk Dil Kurumuna yatırılan miktarı; aynı miktar Türk Tarih Kurumuna da yatırılmakta ve Genel Müdürlüğün hesaplarına aktarılmakta ve kabul edilen bütçeye bu hesaplardan aktarılan tutarlarla kurumlar çalışmalarını yürütmekte.

Frekans ihalesine gelince: "Eski kuruluşlara bir öncelik tanıyacak mısınız?" gibi bir soru vardı. Frekans ihalesi 3 Mart 2012 tarihini takip eden bir yıl içerisinde yapılacak. İhaleye girmek için bir yıllık tecrübe şartı arandığı için mevcut yayın kuruluşlarına aslında bir ölçüde korunma getirilmiştir.

"Dizilerde kısıtlama olduğunu düşünüyor musunuz?" diye bir soru vardı. RTÜK'ün kısıtlama şeklinde bir yetkisi yok. Yayın kuruluşlarının editoriyal bağımsızlıkları var, yayın planlamalarını da kendileri yapmakta ama RTÜK kendi hukuki çerçevesinde, kendi hazırlamış olduğu ikincil düzenlemeler çerçevesinde her türlü denetim, gözetim fonksiyonunu kuşkusuz yerine getirmekte.

"RTÜK dışında çalışan geçici görevli var mıdır? Bunlar çifte maaş alıyor mudur?" gibi bir soru vardı. Çifte maaş, biliyorsunuz, bu tür durumlarda söz konusu değil. Dolayısıyla, RTÜK personeli dışarıda çalıştığı zaman çift, ikinci bir maaş almıyor. Şu anda, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve çeşitli bakanlıklarda toplam 8 RTÜK personeli çalışmakta.

"Meclis TV'de kaç kişi çalışıyor?" sorusuna cevap olarak: Toplam şu anda 66 kişi Meclis TV'de görev almakta, çalışmakta.

Kadına şiddetle ilgili bir soru vardı ki, dün, aslında bu yine gündeme geldi ve cevabı da bir ölçüde verildi ama şunu ben özellikle vurgulamak istiyorum: Biliyorsunuz, çok yakın bir zaman öncesine kadar kadına şiddetle ilgili bizim herhangi bir istatistik çalışmamız, güvenilir veriler yok idi. Bir Başbakanlık genelgesiyle kadına şiddet olaylarının daha yakından takibi ve bunun istatistiğinin tutulması söz konusu oldu. Dolayısıyla son zamanlardaki artış, gerçek olaylardaki artıştan öte, daha önce istatistiğin olmaması fakat yeni dönemde istatistiğin tutulmasının göstermiş olduğu bir artıştır. Bunun dışında bir şey değildir.

Bunun dışındaki sorulara daha sonra, uygun görürseniz Sayın Başkanım, yazılı olarak cevap vereceğiz.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN - Teşekkür ederim efendim.