Konu:2012 YILI MERKEZÎ YÖNETİM BÜTÇESİ VE 2010 YILI MERKEZÎ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI
Yasama Yılı:2
Birleşim:32
Tarih:09/12/2011


2012 YILI MERKEZÎ YÖNETİM BÜTÇESİ VE 2010 YILI MERKEZÎ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum ve 2012 mali yılı bütçe kanunu görüşmelerinin ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum.

Ülkemizde radyo ve televizyon yayınlarının düzenlenmesi ve denetlenmesi görevini ifa eden Radyo ve Televizyon Üst Kurulu için 2011 yılı bir milat yılı olmuştur. 3 Mart 2011 tarihinde yürürlüğe giren 6112 sayılı Kanun'la yayıncılık sektörü için yeni tanımlara yer verilmiş ve yayıncı kuruluşlar tarafından gönüllü olarak yürütülen uygulamalara yasal altyapı oluşturulmuştur.

Söz konusu yeni Yasa'yla birlikte hazırlanan takvim çerçevesinde, dünyanın pek çok ülkesinde kullanılan görüntü ve ses kalitesi açısından yüksek standartlara sahip sayısal yayıncılık teknolojisine 2015 yılında geçmeyi planlıyoruz.

Yine bu Yasa'nın yürürlüğe girmesiyle birlikte yayın kuruluşlarının kullandıkları kanal ve frekanslar için ilk kez yıllık kullanım bedeli tahsil etmeye de başlamış bulunmaktayız.

Yayıncılık alanında rekabet koşullarının bozulmaması ve yoğunlaşmanın önüne geçilmesi için de oldukça önemli bir adım attık. Bu kapsamda, medya hizmet sağlayıcı kuruluşlarının yıllık toplam ticari iletişim gelirinin sektörün toplam ticari iletişim gelirine göre yüzde 30'unu geçmemesini hüküm altına bağlamış olduk. Yeni yasayla siyasi reklamlar serbest bırakıldı, böylelikle 12 Haziran seçimleri öncesinde siyasi partilerimiz hep beraber yoğun bir şekilde her türlü reklam mecrasını kullanma imkânına sahip oldular. Seçim döneminde siyasi reklamların yayımının sorunsuz şekilde yapılması alınan kararın son derece yerinde olduğunu göstermiştir.

Kamuoyunda "akıllı işaretler" olarak bilinen koruyucu sembol sistemi yeni yasayla yayıncı kuruluşlar için zorunlu bir uygulama hâline getirildi. 2006 yılında başlatılan bu uygulama yayıncılar tarafından gönüllülük esasına dayalı şekilde yürütülmekteydi ancak zaman zaman bazı yayınlarda uygunluk işaretlerinin kullanılmadığı da görülmekteydi. Yeni yasa ve yönetmelikle birlikte akıllı işaretlerin kendi sistematiği içerisinde doğru şekilde uygulanması sağlanmış olacak.

RTÜK, her zaman olduğu gibi yayınları dikkatli şekilde izlemeye ve denetlemeye devam etmektedir. Üst kurulun Ankara'daki merkezinde kurulan izleme sistemiyle 110 adet ulusal yayın ve uydu yayını, 145 adet yerel televizyon yayını, 80 adet radyo yayını kaydedilmektedir. Sayısal uydu yayın platformları yayın buketleri içinde yer alan yaklaşık 25 yayıncı kuruluşun yayınlarında görevli uzmanlar tarafından kanal bazında düzenli olarak izlenmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisimizle yaşıt bir kuruluş olan Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü yurt içinde ve yurt dışında devlet enformasyonu alanında ülkemizin en köklü kurumlarından biridir. Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü ülke dışında yaşanan bütün gelişmelerin kamuoyuna zamanında ve doğru bir şekilde yansıtılması, Türkiye'nin dünyaya daha iyi tanıtılması, yerli ve yabancı basın mensuplarının ülke içerisindeki gelişmeleri daha etkin bir şekilde takip edebilmesi bakımından son derece önemli görevler ifa etmektedir. Öte yandan yürüttüğü hizmetlerle Türkiye'de basın sektörünün sağlıklı bir yapıya sahip olmasında da önemli bir katkısı bulunmaktadır. Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü haber hizmetleri kapsamında her gün 18 dilde haber taraması yapmakta ve günde yaklaşık 4 bin haber toplanmakta ve işlenmektedir.

Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü mevcut donanım ve sistemlerini çağın gerekleriyle uyumlu hâle getirmiştir. "Devlet Enformasyon Sistemi Projesi" kapsamında her gün dünyanın önde gelen yayın kuruluşlarından Türkçe yayın yapan 4 önemli radyo ile 40 yabancı televizyon kanalının yayını kaydedilip deşifre edilmektedir. Ayrıca 3 yerli, 25 yabancı haber ajansı sürekli izlenmekte, 250 İnternet haber sitesi ile 92 ülkeden 1.700'ü aşkın gazetenin ilk baskılarının yer aldığı bir İnternet sitesi günlük olarak takip edilmektedir. Böylece, daha geniş bir coğrafyadan sürekli haberdar olma imkânına da sahip olmuş bulunmaktayız.

Türkiye'nin gerek ekonomi gerek dış politika gerekse de enerji alanında artan rolü ve önemine paralel olarak, yerleşik ve geçici olarak görevlendirilen yabancı basın mensubu sayısında da ciddi bir artış kaydedilmiştir. 2000'li yıllarda sadece 30-40 kadar yerleşik yabancı basın mensubu ülkemizde bulunurken 2011 yılında bu rakam 287'ye ulaşmıştır. Öte yandan, kendi imkânlarıyla gelen ve ağırlanan basın mensubu sayısı ise 2011 yılının ilk dokuz ayında 878'e ulaşmıştır.

Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü, iç ve dış kamuoyuna yönelik çeşitli yayınlar da çıkartmaktadır. Bunlardan en önemlisi, her yıl güncelleştirilen ve Türkçenin yanı sıra İngilizce, Fransızca, Almanca, Arapça, Farsça, Rusça, Japonca, İspanyolca, Çince ve Portekizce olmak üzere 11 ayrı dilde yayımlanan "Türkiye" adlı tanıtım kitabıdır.

Değerli milletvekilleri, vakıflar kültür dokumuzun, tarihimizin önemli bir parçası, hayır ve yardımseverliğimizin de nişanesidir. Binlerce yıl önce kurulmuş ve yöneticisi kalmamış vakıflarımız bugün Vakıflar Genel Müdürlüğümüz kanalıyla faaliyetlerini sürdürebilmektedir. Vakıflar Genel Müdürlüğü, 41.800 adet mazbut, 284 adet mülhak, 4.594 adet yeni ve 162 cemaat vakfının iş ve işlemleriyle denetimi, ecdat yadigârı vakıf kültürü varlıklarının bakımı, onarımı ve yaşatılması gibi görevlerini yerine getirmektedir.

Hedefimiz, ülkemizde tespit, tescil ve projesi yapılmamış hiçbir vakıf eserinin kalmaması, kötü durumda bir tek vakıf eserinin dahi bırakılmamasıdır. Bunun için 2003 yılından bu yana tam 3.600 eserin proje ve onarımı tamamlanmıştır. Önümüzdeki dönemde de eski projelerimizin özellikle onarımlarının yapılması öncelik taşımaktadır ve bu çalışmalar devam edecektir.

Vakfiyelerde yer alan hayır şartlarının yerine getirilmesi amacıyla Vakıflar Genel Müdürlüğü her ay on beş kalemden oluşan kuru gıda paketlerini seksen bir il merkezinde ihtiyaç sahibi ailelerin adresine teslim etmektedir. Ekim ayında Van ve çevresinde meydana gelen depremden etkilenen vatandaşlarımızın acılarını bir nebze olsun azaltabilmek için 6 ton kavurma ile on bin adet kuru gıda paketi ve giyim malzemeleri Afet Kriz Merkezi yetkililerine Vakıflar Genel Müdürlüğümüz tarafından teslim edilmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı kapsamında olmayan, geçimini temin edecek menkul ve gayrimenkul mal varlığı bulunmayan, çalışma gücünü yüzde 40'ın üzerinde kaybeden muhtaç engelliler ile yetim çocuklara vakfiyeler gereği aylık bağlanmaktadır. Yine, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve ortaöğrenim okullarında öğrenim göre öğrencilere de burs verilmektedir.

Vakıflar Genel Müdürlüğü akar nitelikli taşınmazları üzerinde verimli projeler üretebilmek için Coğrafi Bilgi Sistemi Projesi'ni hayata geçirmiştir. Bu proje ile Vakıflar Genel Müdürlüğünün ülkemiz genelinde sahip olduğu taşınmazlara ilişkin her türlü bilgi ve belge elektronik ortama alınmıştır. Ayrıca, tapu kayıtlarından güncel kullanım biçimlerine, taşınmazların uydu görüntülerinden kadastral planlarına kadar tüm bilgiler sisteme işlenmiştir.

Vakıflara ait vakfiye, berat, hüccet, ferman gibi tüm belgeler vakıf medeniyetinin arşivini oluşturan çok önemli unsurlardır. Bütün bu verileri içeren belgelerin taranmasını, çevirilerinin yapılmasını, dijital kopyalarının oluşturulmasını ve bu belgelerin korunmasını kapsayan "Vakıf Arşiv Yönetim Sistemi Projesi" adı altındaki tarihî çalışma 2011 yılı itibarıyla tamamlanmıştır. Proje kapsamında on milyon belge sayısal ortama aktarılmıştır.

Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün kültür alanındaki çalışmaları yalnızca ülkemiz sınırları ile de sınırlı değildir. Bosna-Hersek Vakıflar Müdürlüğü ile Vakıflar Genel Müdürlüğü arasında yapılan protokol çerçevesinde Bosna-Hersek vakıflarıyla ilgili belge, bilgi ve transkript çalışmaları tamamlanmıştır. Bununla birlikte, diğer Balkan ülkeleriyle, Kırım ile ilgili ortak çalışmaların hazırlığının sürdüğünü de buradan özellikle vurgulamak istiyorum.

Sayın Başkan, yüce Meclisin değerli üyeleri; anayasal bir kuruluş olan Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun 2011 yılındaki en önemli faaliyetlerinden birisi, Kurumu daha işlevsel bir hâle getirecek olan Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girmesi olmuştur. Bu yasal düzenlemeyle 2876 sayılı mevcut Kanun'daki bu boşluklar giderilebilecektir.

Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, üniversitelerde ilgili enstitülerle iş birliği yaparak yüksek lisans ve doktora öğrencilerini öncelikli konular üzerine ortak araştırmalara yönlendirecek ve böylece online veri tabanları kurulmasını sağlayacak bir sistem tasarlamıştır. Bu sistemi işletecek olan Atatürk Yüksek Kurumu yurt içi ve yurt dışı burs yönergesi de güncellenmiştir.

Yüksek Kurum, burs projesiyle bağlantılı olarak araştırma gruplarının derledikleri verilerin toplanacağı ilişkili veri tabanlarının hazırlanması projesiyle bilgi santrallerini kurma çalışmaları da sürmektedir. Bu sistem ile yüksek lisans ve doktora öğrencilerinden oluşturulacak araştırma gruplarının bilimsel araştırmalarını İnternet üzerinden yürütmelerine imkân sağlanacaktır. Yıldan yıla geliştirilecek bu sistem ile Kurum, altı yedi sene içinde yüzlerce bilimsel, özgün kitap neşredebileceği gibi, web sayfasından kesintisiz olarak sunabileceği zengin bir bilgi bankasına da sahip olacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 1983 yılında kurulan Atatürk Araştırma Merkezi, sizlerin de bildiği gibi, bilimsel bir araştırma kurumudur. Merkez, Atatürkçü düşünce, Atatürk ilke ve inkılapları ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş ve gelişme sürecinin bütün unsurlarıyla anlaşılmasına, açıklanmasına yönelik araştırmalar yürütmektedir. Bununla birlikte, yürütmüş olduğu tüm faaliyetlerden elde ettiği bilimsel veriler doğrultusunda ulusal politikaların oluşumuna katkı sağlamaya çalışmaktadır. Merkezin 2011 yılında yürüttüğü faaliyetlere bakacak olursak, 2011 yılında 9 adet araştırma projesi yürütülmüştür, bunların dışında kamu kurum ve kuruluşlarınca istenen konularda araştırma raporları hazırlanarak ilgililere ulaştırılmıştır. Merkez, amaç ve görevleri doğrultusunda 2011 yılında Kasım sonu itibarıyla 14 eğitim programı, 6 adet aydınlatma konferansı, 2 çalıştay ve 1 uluslararası toplantı düzenlemiştir.

79'uncu Dil Bayramı etkinlikleri kapsamında "Evliya Çelebi'nin Doğumunun 400'üncü Yıl Dönümü Etkinlikleri" konulu uluslararası toplantıya da destek sağlanmıştır.

Yerli ve 23 ülkeden yabancı toplam 222 bilim insanının bildirileriyle katıldığı 7'nci Uluslararası Atatürk Kongresi Makedonya'da düzenlenmiştir.

Bilimsel araştırma faaliyeti kapsamında önceki yıllarda başlayan projelere 2012 yılında da devam edilecektir.

Ayrıca Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ve eserlerinin tüm dünyaya tanıtılabilmesi için merkezin yayınlarından seçilen 16 adet eserin farklı dillere tercümesi projesine de başlanacaktır. Atatürk Ansiklopedisi çalışmaları tamamlanmak üzere olup 2012 yılı içerisinde basımı gerçekleştirilecektir.

Millî Mücadele Tarihi belgeseli çalışmalarının ilk etabı olarak kitabı yayınlanacak ve belgesel hâline getirmek üzere TRT'yle görüşmeler yapılacaktır.

Bilimsel etkinlikler kapsamında Balkan savaşlarının 100'üncü yıl dönümü vesilesiyle çeşitli kurum ve kuruluşlarla iş birliği hâlinde yurt içinde ve ilgili Balkan ülkeleri bilim kurumlarıyla iş birliğiyle bilimsel toplantılar düzenlenecektir.

İzmir'in düşman işgalinden kurtarılışının 90'ıncı yıl dönümü dolayısıyla Ege Üniversitesiyle iş birliği hâlinde uluslararası toplantılar düzenlenecektir.

Sayın Başkan, yüce Meclisin değerli üyeleri; Atatürk Kültür Merkezi, sahip olduğumuz büyük kültürel mirasın araştırılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasında üzerine düşen sorumluluğun bilinciyle faaliyetlerini Türk kültürünün bütün unsurlarını içine alacak şekilde yürütmektedir. Merkez, kuruluşundan 2010 yılı sonuna kadar 542 yayın gerçekleştirmiştir.

Türk Dünyası Ortak Edebiyatı Projesi'nin 2012 yılından itibaren gözden geçirilmiş 2'nci baskısına da başlanacaktır. Cumhuriyet Dönemi Türk Kültürü adlı projenin ise Atatürk dönemini içeren ilk kısmı 2010 yılında tamamlanmıştır ve üç cilt olarak yayınlanmıştır.

Avrasya'da Yeniden Çizilen Sınırlar ve İnşa Edilen Kimlikler Projesi, 2011 yılı sonunda tamamlanmak üzere baskıya verilecektir ve bu projenin yanı sıra Osmanlılarda Bilim Projesi ise 2010 yılında tamamlanmış ve projenin ilk cildi 2011 yılında baskıya verilmiştir.

Atatürk Kültür Merkezi, yazılı kültür tarihinin yanında sözlü kültür tarihi çalışmaları ve bununla ilgili zengin bir arşiv oluşturulmasına da önem vermektedir. Bu amaçla 2007 yılında başlatılan Türk Kültür Tarihinin Canlı Tanıkları Projesi'yle, Türk kültürünün tanıtımına ulusal ve uluslararası düzeyde katkıda bulunan seçkin bilim ve sanat adamlarıyla ilgili kısa belgeseller hazırlanmaktadır.

Merkez, 2011 yılında üniversitelerle işbirliğiyle 6 ulusal, 4 uluslararası, toplam 10 bilimsel toplantı düzenlemiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türk dili üzerine bilimsel araştırmalar yapan, dilimizin söz varlığına yeni sözler ve terimler kazandıran Türk Dil Kurumu, Türkçenin yaygınlaştırılması, geliştirilmesi, zenginleştirilmesi ve özleştirilmesiyle ilgili çalışmalarını sürdürmektedir.

Türk Dil Kurumu, 2011 yılında on bir aylık sürede 32 kitap ve 16 adet dergi yayınlamıştır. Baskı aşamasındaki kitapların da yayınlanmasıyla bu yıl basılan toplam kitap sayısının 104'e ulaşacağını öngörmekteyiz.

Türk Dil Kurumu, 2011 yılının Kasım sonu itibarıyla, yerli ve yabancı bine yakın bilim insanının katılımıyla 9'u ulusal, 14'ü uluslararası olmak üzere 23 bilimsel toplantı gerçekleştirmiştir.

Bunlara ilaveten Evliya Çelebi, Türk Dil Kurumu ve TRT'nin ortak yapımı bir belgeselle tanıtılacaktır. Belgeselin bu ay sonunda gösterime girmesi hedeflenmiştir, belgesel İngilizce olarak da ayrıca seslendirilecektir.

Türk Dil Kurumu, 2011 yılı içerisinde Türkçede Zıt Anlamlı Kelimeler Sözlüğü'nü erişime açmıştır.

Atatürk'ün büyük eseri "Nutuk"ta istenilen her sözcüğü tam metin içerisinde bulma özelliğine sahip arama motoru da geçen ay kullanıma sunulmuştur.

Türk Dil Kurumu kütüphanesindeki yazma eserler bu yıl kuruluş yıl dönümü töreninde sanal ortamda araştırmacıların hizmetine açılmıştır. Dünyanın her yerinden araştırmacılar Türk dilinin yazma eserlerine tam metin olarak ulaşabilmektedirler artık. Yakın bir zamanda da nadir basma eserlerle birlikte Türk Dil Kurumu yayınlarının da ağ sayfasından erişime açılmasıyla ağ ortamında her an erişime hazır sanal bir Türk dili kitaplığı kurulmuş olacaktır.

Türk Dil Kurumu, 2011 yılında Türk dili alanında lisans ve lisansüstü düzeylerde öğrenim gören 195 öğrenciye burs vermiştir, lisansüstü düzeyde ise Türk Dil Kurumu tarafından belirlenen konularda araştırma yapacak 27 öğrenciye yüksek lisans ve doktora bursları verilmeye başlanmıştır.

Büyük Türkçe Sözlük, Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü gibi kamuoyunca en fazla talep edilen sözlüklerin yayınlanması işi 2012 yılında sonuçlandırılacaktır.

Türk diliyle ilgili basılı ve sanal yayın çalışmalarını 40 kitap, 16 süreli yayın çıkararak bilimsel etkinliklerini 2012 yılında da sürdürecek olan Türk Dil Kurumu, önümüzdeki dönemde, Türkiye Türkçesinin köken bilgisi sözlüğü; Türk işaret dili sisteminin oluşturulması, sözlüğünün ve dil bilgisinin hazırlanması; uzaktan öğretim yöntemiyle yabancılara türkçe öğretimi yazılımı, farklı kültürlerin temel düşünce ve bilim eserlerinin türkçeye çevrilmesi projelerini 2012 bütçesine almıştır.

Ses bilimi araştırmalarının yanı sıra, Türk işaret diliyle ilgili projede görüntü kayıtları için de kullanılacak olan ses bilgisi laboratuarının yapımı önümüzdeki yıl tamamlanacaktır.

Türk Dil Kurumu, dört yılda bir düzenlediği Uluslararası Türk Dili Kurultayı'nın 7'ncisini de 24-28 Eylül 2012 tarihlerinde gerçekleştirecektir.

Türk Dil Kurumu, 2012 yılı izlem tasarımı kapsamında yani stratejik plan kapsamında 33 ulusal ve uluslararası toplantı düzenleyecektir.

80'inci yıl dönümü kutlamaları kapsamında Türk dilinin gelişme evrelerini konu alan belgeseller de hazırlatılacaktır.

Önümüzdeki yıl da sürdürülecek ve toplam 215 kişiye de burs verilecektir. Ayrıca, 2012'den itibaren de yeni burs programı içinde Türk dilinin az araştırılan öncelikli konuları için doktora sonrası 10 araştırma bursu da ihdas edilmiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türk Tarih Kurumu, Türklerin en eski çağlardan beri dünya tarihindeki gerçek yerinin ve uygarlığa ne gibi hizmetlerde bulunduğunun belgelere dayanarak ilmî yoldan araştırılması için bizzat Atatürk tarafından kurulmuştur.

Kurum, Türk tarihini ve Türkiye tarihini yazmak konusundaki çalışmalarını günümüze kadar sürdürmüş ve yayınlarını 31 dizide toplamıştır. 2009'dan itibaren yeni diziler oluşturulmuş ve yayınlar 11 ana dizi altında toplanmıştır. Başlangıçtan bu yana dergiler dâhil 1.500'e yakın eser yayınlanmıştır.

Yine, Türk tarihiyle ilgili bazı konular görüntülü tarih olarak daha geniş kitlelere, özellikle eğitim kurumlarına, gençlere ve kamuoyuna arz edilmek üzere CD'ler hâline de getirilmiştir. Bunlardan ilki Çanakkale 1915 CD'si, diğeri de Osmanlı Tarihi CD'sidir.

Kurum, Ocak-Aralık 2011 tarihleri arasında kendi matbaasında hizmet alımı yoluyla 42 yeni yayın, 28 tıpkı basım, 5 dergi yayınlamıştır.

Türk Tarih Kurumu bugüne kadar 16 Türk tarihi kongresi düzenlemiştir. Dört yılda bir yapılan kongreler dışında Kurum, çeşitli konferans, sempozyum, panel gibi bilimsel toplantılar yapmış ve Türk tarihinin konularını, sorunlarını orijinal bildirilerle tartışmışlardır. 2011 yılı içinde 9 bilimsel toplantı düzenlenmiş veya desteklenmiştir.

Kurum, her yıl yaklaşık 20-25 arkeolojik kazıya destek vermiştir. 2011 yılında ise 48 adet yüzey araştırması ve arkeolojik kazıya maddi destek kararı çıkartılmıştır.

Kurum, lisans, yüksek lisans, doktora öğrencileri ve doktora sonrası araştırmacılara karşılıksız burs vermektedir ve bunların sayısı da her yıl artmaktadır.

Önceki yıllarda sunulan uzun vadeli projelerden 9 adedi tamamlanmıştır ve 7 proje kitap olarak yayınlanmıştır.

Tarih ve arkeoloji alanında yurdumuzun en büyük ihtisas kitaplığı olan Türk Tarih Kurumu kitaplığı, araştırmacılara ve tez hazırlayan üniversite öğrencilerine açıktır. Yaklaşık iki yüz elli bin cilt kitabın bulunduğu kütüphaneye, kitaplar, armağan, yayınlarımızla değişim ve satın alma yoluyla sağlanmıştır.

2012 yılı bütçesi ile Stratejik Plan çerçevesinde, her yıl, 50 lisans, 20 yüksek lisans, 20 doktora ve 5 yurt içi, 5 yurt dışı doktora sonrası araştırma bursu verilmesi planlanmıştır.

Stratejik Plan çerçevesinde, 2012 yılında, 53 adet kazı ve yüzey araştırmasına da destek verilmesi planlanmıştır.

Kurumun 2012-2016 Stratejik Planı çerçevesinde, her yıl, Kurumun desteklediği ve Kurum dışında yapılan nitelikli araştırmaların sonuçlarını içeren 20 yeni araştırma eseri, 10 çeviri eser, 10 kaynak eser, 5 sempozyum ve kongre yayını, 5 külliyat eser olmak üzere, 50 yeni yayın yapılması; her yıl yayımlanan, Belleten dergisinden 3 sayı, Belgeler dergisinden 1 sayı, Höyük dergisinden 2 sayının 2012 yılında da yayımlanması; 2012 yılında, bir popüler tarih dergisinin yayınlanması, Kurum tarafından yapılan veya yaptırılan araştırmalara uygun 5 kitap, yaygın yabancı dillerde yayımlanması hedeflenmektedir.

Toplam yatırımlar ile yani sermaye giderleri ile Türk Tarih Kütüphanesi'nde bulunan materyallerin yönetiminin yeni teknolojiler yardımıyla daha hızlı ve etkin gerçekleştirmek üzere yazılım alınması ve lisans sürelerinin uzatılarak desteğinin sağlanması amacıyla 2012 yılı yatırım teklifinde Kalkınma Bakanlığına sunulmuştur.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; benden önceki konuşmacıların bahsetmiş olduğu bazı konulara ve sormuş oldukları bazı sorulara cevap teşkil etmek üzere birkaç noktaya daha değinmek istiyorum. Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumunun, 2954 sayılı Kanun'un 21'inci maddesinin son fıkrasında yer alan "Kurum tarafından Türkçe dışında dil ve lehçelerde de yayın yapılabilir." hükmüne dayalı olarak TRT 6, Kürtçe dilinde yayın yapmaktadır ve bu Yasa'dan aldığı yetkiyle bu kanal şu anda Türkiye'de izlenmektedir, böyle bir kanalın RTÜK'ten izin alınmasına da gerek yoktur. Dolayısıyla, TRT 6, bir yasa çerçevesinde, bir meşru çerçevede kurulmuş ve yayın yapmakta olan bir kanaldır.

RTÜK'e gelen şikâyetlerin Kurumun çalışmadığını göstermesiyle ilgili bir ifade oldu daha önceki konuşmalarda. RTÜK İletişim Merkezine 2010 yılının dokuz aylık döneminde 64.500 tane bildirim yapılmıştır, 2011 yılının ilk dokuz aylık döneminde ise toplam bildirim sayısı 56.322'dir, geçen yılın aynı dönemine göre izleyici bildirimlerinde yüzde 13 oranında bir azalma olmuştur. Dizilerle ilgili bildirimlerin toplam bildirimlere oranı ise 2010 yılında yüzde 51 iken, 2011 yılının ilk dokuz aylık döneminde yüzde 35'e düşmüştür. Dolayısıyla, Kuruma olan bildirimlerde ve bu bildirimlerin içerisinde dizilerin payında anlamlı düşüşler olmuştur 2011 yılında 2010 yılına göre mukayese edecek olursak.

Yine bir başka konuşmacı, 12 Haziran seçimleri döneminde RTÜK'ün tarafsızlığını yitirdiğini iddia etmiştir, "Ulusal 1 Kanalına 25, Halk TV'ye 36 kez müeyyide uygulanmıştır." demiştir. Biliyorsunuz seçim dönemlerinde bu müeyyideler ve bununla ilgili kararlar RTÜK tarafından değil, YSK tarafından verilmektedir. Halk TV yayın kuruluşu için seçim dönemi yayınlarına ilişkin yedi adet uzman raporu düzenlenmiştir, bu raporlar Üst Kurul tarafından YSK'ya gönderilmiştir, YSK ise söz konusu kuruluşa 1 kez uyarı, 36 kez de program durdurma cezası vermiştir. Ulusal 1 televizyon yayın kuruluşu için seçim dönemi yayınlarına ilişkin yedi adet uzman raporu düzenlenmiş, bu raporlar Üst Kurul tarafından YSK'ya gönderilmiştir, YSK ise söz konusu kuruluşa 1 kez uyarma, 25 kez de program durdurma cezası vermiştir. YSK kararlarında program durdurma cezaları katlamalı olduğu için, kapatma sayılarında da ani artışlar meydana gelmektedir. Örneğin, aynı dönemde, aynı şekilde TGRT'yle ilgili de 6 kez rapor düzenlenmiş ve YSK tarafından 25 kez program durdurulmuştur. Beyaz TV ve Bugün TV için de 5 rapor düzenlenmiştir ve YSK tarafından 16 kez program durdurma cezası verilmiştir. Bu dönemde karar, dediğim gibi RTÜK tarafından değil, seçim döneminde YSK tarafından verilmektedir. Dolayısıyla, RTÜK'ün tarafsızlığıyla bu konunun hiçbir alakası yoktur.

"TRT, RTÜK denetiminde olduğu hâlde sadece iki kanalı denetlemekte, diğer kanalları denetlememektedir." gibi bir başka iddia ortaya atılmıştır. TRT'nin haber ağırlıklı iki kanalı sürekli olarak denetlenmektedir. Diğer kanalları ise tematiktir. Bunların arasında TRT Çocuk vardır, TRT Müzik, TRT Okul, TRT Avaz -ki bu yurt dışına yöneliktir- gibi kanallar vardır. TRT 1 ve TRT Haber rutin olarak denetlenmektedir, diğerleri ise şikâyet üzerine denetlenmektedir.

"TRT yayınlarıyla ilgili 243 şikâyet yapıldığı hâlde sadece 6 rapor hazırlanmıştır." gibi bir başka ifadesi olmuştur bir konuşmacının. Her bir şikâyet için rapor yazılması söz konusu değildir. Çünkü pek çok şikâyet, benzer aynı konuları içermektedir. Örneğin, bir dizinin bir bölümü nedeniyle geçen dönemde binlerce şikâyet gelmiştir ama hepsi aynı konuda olduğu için tek rapor hâline getirilmiştir. Dolayısıyla, şikâyet sayısı ile rapor sayısı arasında bir orantı kurup bu şikâyetlerin dikkate alınmadığı gibi bir ifade de doğru değildir ve bu şekilde değerlendirmenin yanlış olduğunu ben burada tekrar ifade etmek istiyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yine bir başka konuşmacı, özel üniversitelere, vakıf üniversitelerine tahsis edilen arazilerden bahsetmiştir. Biliyorsunuz bu araziler bir tahsistir ve üniversitelere, bu milletimize, gençlerimize hizmet eden eğitim kuruluşlarımıza bu araziler tahsis edilmektedir. Kaldı ki, kurulan devlet üniversiteleri de biliyorsunuz ağırlıklı olarak yine devlet arazileri üzerine kurulmaktadır. Dolayısıyla, Türkiye'de devlet olsun vakıf üniversitesi olsun bu arazilerin hazine arazileri üzerinde kurulmasından daha doğal bir şey yoktur. Türkiye'de biz, biliyorsunuz, üniversite sayısını 150'nin de üzerine çıkartmış durumdayız ve özellikle vakıf üniversitelerimiz de hızla gelişmekte ve yükseköğretim sistemimize zenginlik kazandırmaktadır ve bir rekabet unsurunu getirmektedir. Artık, üniversitelerimiz arasında daha iyi kim yapacak, daha iyi eğitimi, öğretimi kim verecek yarışı vardır. Dolayısıyla, bu dönem içerisinde üniversite sayımızın artması, daha çok sayıda gencimizin hayata üniversite mezunu olarak atılması işte bu vakıf üniversitelerinin sayesinde olmaktadır. Artık, Türkiye'nin 81 ilinin 81'inde de üniversite vardır ve bu üniversitelerin hem fakültelerinin binalarının yapımı için hem de üniversitelerdeki yurt binalarının yapımı için de yoğun bir şekilde çalışmalarımız vardır ve hem bu yılın hem de gelecek yılın bütçesine çok ciddi ödenekler bu konu için ayrılmıştır.

Değinmek istediğim son bir konu ise gayrimüslim azınlıkların zamanında el konulmuş olan mülklerinin tekrar iadesiyle ilgilidir. Biliyorsunuz, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğu hâlde sadece gayrimüslim oldukları için dönem dönem bazı yanlış uygulamalar, bazı haksız uygulamalar maalesef yapılmıştır ancak güçlü bir devlet, büyük bir ülke bir haksızlık varsa bunun gereğini er ya da geç yerine getirmelidir.

S. NEVZAT KORKMAZ (Isparta) - Güçlü bir devlet mütekabiliyet esasıyla aynı şeyi Yunanistan'da da yaptı.

BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Devamla) - Bu, Türkiye'nin büyüklüğüne yakışır, Türkiye'nin kendine özgüvenidir. Türkiye ne kadar güçlenirse ne kadar kendine özgüveni yükselirse bu konularda o kadar rahat hareket edecektir. Büyük ülke olmanın, büyük devlet olmanın da gereği budur.

Ben 2012 yılı bütçesinin tüm bu kurumlarımıza, bu dokuz kurumumuza da hayırlı olmasını diliyorum. Bu kurumlarımızın hepsi de, tek tek, gerçekten, ülkemizin kültür varlığına, ülkemizin tarihine, ülkemizin mirasına sahip çıkan kurumlardır, geçmişle bu günümüz ve geçmişle geleceğimize bir bakıma köprü oluşturan kurumlardır. Bu kurumlarımızın hepsi de, tek tek, kendi alanında çok güzel çalışmalar yapmaktadır. Her bir kurumumuzun 2012 bütçesi de biliyorsunuz 2011'e göre bir miktar daha artırılmıştır bu güzel çalışmaların, bu güzel eserlerin devamı için.

Ben tekrar hepinize saygılarımı, sevgilerimi sunuyorum ve bu kurumlarımızın bütçelerinin 2012 yılı için hayırlı olmasını diliyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederiz Sayın Başbakan Yardımcımız.