Konu:Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifleri
Yasama Yılı:2
Birleşim:85
Tarih:29/03/2012


YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MUSTAFA ERDEM (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Milliyetçi Hareket Partisinin önergesi üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Aynı dinin mensupları olarak üzerimizdeki bir görev ve sorumluluğun ifası için buradayız. Yüce dinimiz İslam'ın herhangi bir alanının istismara müsaade etmediği ve bir Müslüman'ın dinî duygularının sömürüye araç olmaması gerektiği hususlarını dikkatlerinize arz etmek istiyorum.

Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak bu dinin bu milletin kaderi ve ideali olduğu, o dinin yaşanması hâlinde bu milletin selamete ereceği duygularıyla, Milliyetçi Hareket Partisi olarak eğitim kurumlarımızda din derslerinin verilmesini, Kur'an'ın öğretilmesini, imam-hatip okullarının orta kısımlarının açılmasını önerdiğimiz hâlde bu milletin dinî duygularını istismar ederek oy toplayan AKP milletvekillerinin bu grup önerisine destek vermemelerini kınıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

Sayın milletvekilleri, bir başka hususa daha dikkatlerinizi çekmek istiyorum: Milliyetçi Hareket Partisi önerge sunmazdan önce, Milliyetçi Hareket Partisinin Sayın Genel Başkanı ve grup yöneticileri Kur'an-ı Kerim'in, Peygamberimizin hayatının, ilmihâl bilgilerinin bu milletin çocuklarına öğretilmesi gerektiğini, imam-hatip okullarının orta kısımlarının açılması gerektiğini söyleyinceye kadar program metninde veya kanun metninde böyle bir şeyiniz vardı da niye daha önceden bize bildirmediniz?

İki tane önerge sundunuz ve bu iki önergenin birincisinde imam-hatip okullarının orta kısımları da yok idi ama kamuoyuna Sayın Bakanın Türkiye'den, Sayın Başbakanın Seul'den verdiği mesajlarda bu programın içerisine Kürtçenin eğitim dili olarak konulacağı, Heybeliada Ruhban Okulunun da bu program çerçevesinde açılacağı dost Obama'ya bildirilmiş idi.

O zaman şunu burada dikkatlerinize sunmak istiyorum aziz milletvekilleri: Din, Yüce Kitabımızın 30'uncu Sure'sinin 30'uncu Ayet'inde bildirildiğine göre, Allah'ın insanın içerisine yerleştirdiği, değiştirilmesi mümkün olmayan bir değerler bütünüdür. "İnanmıyorum." diyen insanların yapmış olduğu uygulama veya ifadeler bastırılmış dinî duyguların ifadesinden başka bir şey de değildir.

Bundan on beş sene kadar önce Kırgızistan'da bulunduğum bir sürede Rusya'nın Komsomolskaya Pravda gazetesine vermiş olduğum mülakatı burada sizlerin vicdanına, aklına hitaben yeniden arz etmek istiyorum: Bu surede ifade edilen husus; inanma duygusu insanın içerisine yerleştirilmişse o zaman bu duygunun legal yollardan reel bir şekilde mutlaka insana öğretilmesi ve onun zararlı taraflarının bertaraf edilmesi lazım gelir. Eğer siz yaygın ve örgün eğitim kurumlarınızda din derslerini insanlara öğretmezseniz, bu legal ve reel bir şekilde olmaz ise bu duyguyu tatminden başka seçeneği olmayan insanların bunu illegal yollardan irreel bilgiler şeklinde tatmin etme zarureti vardır ki o zaman ülkemizde yaşanan din sömürüsünün, din istismarının veya yanlış dinî bilgilenmenin manzarası ortaya çıkar. Dolayısıyla, burada şunu açıkça ifade etmek istiyorum: Gazetelerde, televizyonlarda, radyolarda çeşitli cinsiyet ve yaş gruplarına mensup olan insanların dinle ilgili çok ilkel bazda bile bir soru sorma ihtiyacı oluyor, din bezirgânları bu sorulara karşı kendi duygularını ve beceriksizliklerini ortaya koyarak yanlış yönlendirme yapabiliyorsa, bu yaradılıştan gelen olgunun yanlış yöne yönlendirilmesinden başka bir şey değildir. Dolayısıyla, asırlardır dinî eğitim tecrübesine sahip olan ülkemizin, dinle özdeşleşmiş ve Müslüman Türk milleti vasfını kazanmış olan bu milletin dinî değerleriyle, kültürel değerleriyle yaygın ve örgün eğitim kurumlarında tanışması ve milletimizin bekası noktasında ideal bir ruha kavuşması lazım gelir diyor, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.