Konu:6111 Sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Ve Diğer Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
Yasama Yılı:2
Birleşim:62
Tarih:07/02/2012


6111 SAYILI BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

KAMER GENÇ (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu 6111 sayılı Yasa, Türkiye tarihinde en büyük soygunları, en büyük kaçakçıları affeden bir Yasa.

Bu Yasa? AKP İktidarı iktidara geldiği günden beri bu AKP zamanında çok büyük bir kaçakçılık, vergi kaçakçılığı yapıldı, gümrük kaçakçılığı yapıldı, ihale yolsuzluğu yapıldı, ihaleler yandaşlara verildi, çok zengin oldu insanlar, vergi de vermediler, denetimi de kaldırdılar. Ondan sonra, belediyeler hukuk tanımaz oldu. Belediyelerin devlete katrilyonlarca borcu var. E, ne yapalım dediler? İşte bu 6111 sayılı Kanun'u getirdiler, bunların hepsini sildiler.

Evvela, burada bir nokta koyayım da Komisyona bir serzenişte bulanayım. Yani AKP'nin hiçbir yerinde doğru dürüst bir şey yok ki. Komisyon Başkanı burada olsaydı, ya, arkadaş, bir maddelik bir kanun gelmiş komisyona, sen torba kanuna çevirmişsin yani bir teklifte bir madde gelmiş. İç Tüzük'ün 35'inci maddesine göre, komisyonlar kanun teklif edemezler.

Komisyon üyeleri, aklınızı biraz başınıza toplayın, biraz hukuka uyun. Şimdi, bir maddeye siz iki üç tane nasıl madde ilave edersiniz? Bir defa, İç Tüzük'ün 35'inci maddesine aykırı.

Şimdi, değerli arkadaşlarım, bakın, denetim kalmadığı için, Ankara Belediyesi, İstanbul Belediyesi, İzmit Belediyesi, Manisa Belediyesi,(*) bütün AKP'nin belediyeleri trilyonlarca devlete vermesi gereken vergileri ödemeseler? Mesela ihale yapıyorlar, yıllara sari inşaat işlerini yapıyorlar, Gelir Vergisi Kanunu'na göre tevkifat yapıyorlar, devletten müteahhit tahsilatı yapıyor, hazineye yatırmıyor; damga vergisini kesiyorlar, devlete yatırmıyorlar; ihalelerde karar harcını alıyorlar, yatırmıyorlar; kendilerinin doğal gaz borçları var, vermiyorlar; ondan sonra, elektrik paraları var, vermiyorlar. İhalelerin bini bin yolsuzluk.

Şimdi, böyle bir kanunla AKP getirdi her şeyi affetti. İşte biraz önce arkadaşımız Aykut Bey anlattı burada. Arkadaşlar, kömür ihalelerinde trilyonlarca yolsuzluk yapıldı. İhale yapılmadı, yandaşlarına işte kömür ocakları verildi, katrilyonlar seviyesinde yolsuzluklar yapıldı. Ondan sonra, bunları yapanlar, hepsi suç işledi. Bu suçu getirdiler, 6111 sayılı Kanun'la şey ettiler.

Peki, yani sizin vicdanınız rahat ediyor mu arkadaşlar? Bu Türkiye'de yalnız biz mi yaşıyoruz? Yani sizin, gelecekte, çoluk çoğunuz yok mu? Sizin gelecekte çoluk çoğunuz? Bu devleti bu kadar ekonomik yönden tahrip ediyorsunuz. Yolsuzluk yapıyorlar, talan ediyorlar, bu memleketi güçsüz hâle getiriyorlar, hırsızlık yapıyorlar. Bu kadar aşağılıkça işleri yapan insanları sizin bu parmaklarınız nasıl affediyor ya? Vicdanınız nasıl buna müsaade ediyor arkadaşlar? Yani yukarıda Allah yok mu ya? Bu Allah'ın bir gücü yok mu ya? Vardır, biz bunu biliyoruz herhâlde. Yarına fitil fitil burnunuzdan getirecek ama buna siz sebep oluyorsunuz arkadaşlar.

Bakın, Ankara Belediye Başkanının sırf Başkent Doğalgaza 519 trilyon lira borcu var arkadaşlar. Şimdi, ben biraz önce sordum, Başkan bana müsaade etmedi. Benim ilimden her gün 20 tane telefon geliyor, "Arkadaş, köy yollarımız kapalı, açamıyoruz." diyor. Özel idare müdürüne telefon ediyorum, akaryakıt yok, Karayollarına ediyorum, akaryakıt yok. Ya, bu kadar ahlaksızca bir şey olur mu arkadaşlar? Bu devletin bir yandan parasını birtakım insanlar yiyor, içiyor, ceplerine dolduruyor, ondan sonra, öte tarafta benim memleketimdeki vatandaş aç, köy yolu açılmıyor; hasta, doktor yetişmiyor. Böyle bir şey olur mu arkadaşım? Böyle bir devlet olur mu? Böyle bir millet olur mu?

Biraz önce Bakan çıkmış burada konuşuyor. Düzce depremi sırasında 10 milyon dolarlık, kış şartlarına dayanıklı çadır aldık. Bu çadırlar nerede? Niye açıklamıyorsunuz? Kimin cebine gitti? Kimler yedi bunları? Bunların burnundan getirin. E, niye getirmiyorsunuz? Ya böyle bir şey olur mu arkadaşlar? Böyle bir devlet olur mu? Böyle bir millet yaşar mı? Yani bu memlekette yapılan hırsızlıklar parmakla yok edilir mi arkadaşlar? İşte bu kanunlar, bunları getirdiniz. Yahu arkadaşlar yani insanlar çoğunluk olabilir ama insanlarda bir vicdan var, bir ahlak var, bir ar var, bir namus var, bir edep var. Şimdi yani "Bende güç var, ben bütün her türlü pislikleri bu parmağımla silerim?" Olmaz arkadaşlar. Olmaz. Gerçekten memleketimizde büyük sıkıntılar var. Benim memleketimde insanlar bana açıp da içinde bulundukları sıkıntıları izah ederken insanlığımdan utanıyorum ya. Bunun sebebi kim? Bu devletin bütçesi de müsait, bu devletin imkânları da var ama birtakım insanların cebine gidiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KAMER GENÇ (Devamla) - Karar yeter sayısı istiyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Genç.

                                        

(*) Bu ifadeye ilişkin düzeltme bu birleşim Tutanak Dergisi'nin 356'ncı sayfasında yer almaktadır.