Konu:TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN TASARISI SS441
Yasama Yılı:3
Birleşim:96
Tarih:24/04/2013


TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN TASARISI SS441
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

TURGAY DEVELİ (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Devlet Demiryollarının serbestleştirilmesi, özelleştirilmesi kanununun teknik maddeleri üzerine girmeyeceğim.

Bu kanunun ruhu şu: Sayın Bakan, kanunun görüşülmesine başlanırken yaptığı sunuş konuşmasında "Demir yolları bağımsızlıktır." demişti. Katılıyorum kendisine, demir yolları bağımsızlıktır, PTT bağımsızlıktır; Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı, Petrol Kanunu, petrolümüz bağımsızlıktır; şeker fabrikaları bağımsızlıktır; Türkiye Elektrik Kurumu bağımsızlıktı, limanlar bağımsızlıktı. Adalet ve Kalkınma Partisi cumhuriyetin, ulus devletin ekonomik temellerini oluşturan, bağımsızlığımızın simgesi ne kadar kurum ve kuruluş varsa hepsini sattı ve şimdi bağımsız bir ülkeden bahsediyor.

Değerli milletvekilleri, Türkiye Toprak Mahsulleri Ofisi, TÜRKSAT dahi, devletin ana kurumları dahi; ey çiftçiler, köylüler, sizin ürününüzü hasat etmek için dahi AK PARTİ Hükûmeti, dışarıdan borç para alarak sizden alım yapıyor. Bankalarımızın size verdikleri kredilerin tamamı dış kaynaklı krediler. İşin özü şu: 1980 darbesiyle beraber, 24 Ocak kararlarıyla beraber, Türkiye, küresel finansa eklemlendi. O günden bugüne kadar bilinçli olarak, neoliberal politikacılarla, Türkiye'nin ürettiği doksan yıllık cumhuriyetin değerlerinin tamamı istila ediliyor, tarumar ediliyor. Bugün Devlet Demiryollarıyla bunun bir örneğini yaşıyoruz.

2008-2011 yılları arasında Devlet Demiryollarına 5 milyar liraya yakın yatırım yapıldı, sadece 2011 yılında da 700 milyon lira borcu var. Ne yapıyorlar? Satışa hazır hâle getiriyorlar. Aynısını limanlar için de yapmışlardı, aynısını enerji dağıtım ihalelerinde de yaptılar. Neoliberalizmin istilacı politikasına karşı koyabilmek için, bağımsızlığımızı koruyabilmek için, bağımsız bir devlet olarak kalabilmemiz için bizim fabrikalarımızın olması gerekiyor, postanenin bizim olması gerekiyor, Devlet Demiryollarının bizim olması gerekiyor, petrol arama şirketlerinin bizim olması gerekiyor, şeker fabrikalarımızın bizim olması gerekiyor. Adalet ve Kalkınma Partisi, bütün bunların hepsini sattı, satıyor, çiftçiden toplayacağı ürünün parasını dışarıdan alıyor, işçinin maaşını dışarıdan alıyor, ondan sonra da "Siyaseten bağımsız bir ülkedeyiz." diyor.

Bağımsızlık, arkadaşlar, işçisi güçlü, köylüsü güçlü, halkı güçlü, refahlı, refah düzeyi yüksek, damıtılmış, rafine bir hayat yaşayan ülkenin devletleri bağımsızdır, hükûmetleri bağımsızdır.

Bu kanunun ruhu, teknik maddelerde ne yazarsa yazsın, Türkiye'nin Cumhuriyet Dönemi'nde biriktirdiği ulus devletin temel ekonomik değerlerinden bir tanesinin daha peşkeş çekilmesi, ulus devletin ekonomik olarak tasfiye edilmesidir. Sermaye birikiminizi sağlayamıyorsanız, sermaye birikimine, küresel finansın, büyük tekellerin parasına ihtiyacınız varsa bunu da? Kendi ülkenizde finans kapitalinin cariyeleştirdiği, siyaseten cariyeleştirdiği hükûmetlerin; sizlerin de medyayı cariyeleştirerek kurduğunuz bu hükümranlığın hesabının bir gün sorulacağından emin olun. Bundan sonra, yaşantınızda -bugünler geçecek, bu milletvekilliğiniz kalmayacak- çevrenizde her yoksul insanı, her çaresiz insanı, her umutsuz insanı gördüğünüzde yüreğiniz sızlayacak çünkü bunun müsebbibi sizlersiniz sayın AK PARTİ milletvekilleri.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)