Konu:TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN TASARISI
Yasama Yılı:3
Birleşim:94
Tarih:18/04/2013


TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN TASARISI
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AHMET İHSAN KALKAVAN (Samsun) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkında Kanun Tasarısının 4'üncü maddesi hakkında söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

AKP Hükûmeti tarafından 1 Kasım 2011 tarihli 28102 sayılı Resmî Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlanan ve 655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile yasa taslaklarında yer alan önemli bazı hükümler geçirilmiş ve böylelikle Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryollarının tasfiye sürecinin altyapısı hazırlanmıştır. Bu kanun tasarısı, demir yolu sisteminin kamusal denetim dışına alınarak TCDD'nin parçalanmasına, kâr eden bir kurumun kâr etmediği gerekçesiyle hatların kapatılmasına, tren seferlerinin kaldırılmasına ve TCDD'nin arazilerinin elden çıkarılmasına neden olacaktır.

Demir yollarında düzenlemeler ülke çıkarlarıyla kamu hizmeti göz önüne alınarak ve çalışan temsilcilerin katılımıyla yapılması gerekirken AKP Hükûmeti politikaları sebebiyle ülkemizde Dünya Bankasının yönlendirmeleri ve finansmanıyla bir oldubittiye getirilerek bu kurum serbestleştirilmek istenmektedir. Bu hâliyle yapılmak istenen düzenlemelerin içerisinde çalışanlardan hiçbir unsur bulunmamaktadır. Demir yolu çalışanları saf dışı bırakılmakta ve sosyal hakları elinden alınmaya çalışılmaktadır. Bu yasa, tüm demir yolu emekçilerine ve demir yollarından yararlanan yolcu ve yük taşıyıcılarını olumsuz yönde etkileyecektir.

AKP iktidarı, tüm alanlarda olduğu gibi Demiryollarının serbestleştirilmesinde de hiçbir sendika ve meslek kuruluşlarına danışmamış, taslağa ait gerekçelerle ilgili hiçbir bilgi vermemiştir. Bütün yetki, Sayın Bakana yani siyasi otoriteye verilmiştir.

Demir yolu taşımacılığındaki tekelin kaldırılması istenmekte ancak uluslararası tekel yaratılması söz konusu olacağından, ardından da TCDD'nin yabancılaştırılması gelecektir. Tekelin kaldırılmasıyla birlikte taşımacılık üçüncü şahıslara açılacak ve bu arada arkasından birçok sorunu da beraberinde getirecektir.

Demir yolu ulaşımından yararlanan yolcu ve yük taşıyıcıları da bu hizmetten, Sayın Bakanın dediğinin aksine, daha pahalı yararlanmaya başlayacaktır.

Tekelin kalkmasıyla taşeronlaşma da yaygınlaşacak ve çalışanların keyfî uygulamalara maruz kalarak işlerinden olması, ücretlerinin azaltılması ve söz konusu şirketlerde sendikasız ve güvencesiz olarak çalıştırılması sorunlarıyla da karşılaşacaklardır. Güvencesiz ve ucuz iş gücü kullanımının önü açılacaktır.

Şu an 3 bin personel açığı bulunan yüz elli altı yıllık kurumun çalışan personelinin bir kısmı da emekliliğe teşvik edilmek istenmektedir. Bu durumda zaten eğitimi bir iki yıl süren personelin sayısındaki açık nasıl kapatılacaktır? Elindeki yetişmiş personeli emekliye sevk edip tecrübesiz personelle yoluna devam etmek isteyen AKP Hükûmetinin anlayışı, anlaşılır gibi değildir.

655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve taslakla birlikte TCDD'nin topyekûn talana açık bir hâle getirilmesi, yeni bir siyasi kadrolaşma yaratılmasını da akıllara getirmektedir. Personel istihdamının sağlıklı bir şekilde belirlenmesi için "adama göre iş değil, işe göre adam" prensibiyle istihdam yapılması gerekmektedir.

Üzerinde durulması gereken bir konu da emekliye verilen teşviklerdir. Aynı Bakanlığa bağlı diğer bir kurum olan PTT Kanunu'nda emekliliği gelmiş personele teşviklerden yararlanmak için üç aylık bir süre verilirken TCDD'de bu süre bir ayla sınırlandırılmıştır. Bu kadar kısa bir süre içinde hizmetin aksatılmadan yürütülmesi için nasıl bir yol izlenebilecektir.

Bu duygu ve düşüncelerle sizlere saygılarımı sunuyor, şayet bu yasa, geçerse kanunun Türkiye'ye hayırlı olmasını diliyor, hepinize saygılarımı sunuyorum. (CHP ve MHP sıralarından alkışlar)