Konu:Ankara'nın Sorunları Hakkında
Yasama Yılı:3
Birleşim:81
Tarih:21/03/2013


ANKARA'NIN SORUNLARI HAKKINDA
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MUSTAFA ERDEM (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Nevruz Bayramı, ben Türk'üm diyen, ben Müslüman'ım diyen, ben Anadolu'nun şerefli bir mensubuyum diyen herkese kutlu olsun.

Nevruz Bayramı, binlerce yıllık Türk'ün kaderi; Nevruz Bayramı, asırlardır Türk milletinin medarı iftiharıdır. Nevruz Bayramı, Türk milleti Müslüman olduğu günden bugüne de içi İslam'la doldurulmuş, her kelimesinde Allah'ın adı, duasında Peygamber'e,  övgü, uygulamalarında Hazreti Muhammed'in bize öğrettiği sünneti seniyye vardır.

Nevruz birlik, beraberlik, kardeşlik, sevgi, kaynaşma, paylaşma ve dayanışma bayramıdır. Nevruz, asırlardır Türk milletini insanlığına medeniyetin sahibi yapan,  asırlardır Türk milletini insanlığına medeniyeti öğrettiren değerin adıdır. Nevruz, son günlerde sadece ve sadece terörist marjinal bir grubun, İslami mahiyetin dışına çıkararak kendilerinin silahlı mücadelelerine sembol yaptığı, Türkiye'nin bölünmesi için manifestoların verilmesine müsaade edildiği bir günün adı değildir. Nevruzu eğer okur, nevruzu eğer yaşar, nevruzu eğer tanırsanız, göreceksiniz ki ilmek ilmek Türk tarihi, ilmek ilmek Türk kültürü, ilmek ilmek Hazreti Muhammed'in insanlığa emanet ettiği İslam'ın özü vardır. Ama, nasıl oluyor da bir "nevroz" kelimesi bile PKK ağzıyla burada konuşulabiliyor ve asırlardır Türk milletinin sembolü olan, Türkiye'nin bölünmesine vesile olacak bir bayrama dönüştürülebiliyor, bunu buradan ifade edenleri kınıyorum.

Değerli milletvekilleri, nevruz birlik ve beraberlik iken, bölünmenin, parçalanmanın aracı nasıl yapılabiliyor?  Çanakkale şehitlerinden söz ettik, birlikten, dirlikten söz ettik, yedi düvele karşı meydan okuyan şerefli ecdattan söz ettik ama bizim ecdadımız dün varlıklarını bu vatanın, bu milletin birlik ve beraberliği için toprağa gömerken yedi düveli dize getirmişlerdi ama bugün gelinen noktada, 7 tane teröristin dizinin dibine devletin çöktürüldüğünün ve bunlarla bir şekilde de devletin nasıl âciz hâle getirildiğinin sembolü hâline geldiğini üzülerek görüyoruz.

Aziz milletvekilleri, sayın milletvekilleri; devletin bekası her şeyin önünde gelir. Ben, burada, Ankara'nın sorunlarını konuşmak, Ankara'nın dertlerini sizinle paylaşmak, Ankara'da yaşayan, Ankara'nın nimetlerinden faydalananların Ankara'yı yakından tanıması gerektiğini ifade etmek istiyordum ama bırakın şimdi Ankara'yı, Türkiye'nin kaderini konuşmak, Türkiye'nin hakkını savunmak ve Türk milletinin bekasını tartışacak bir duruma geldiğimizi üzülerek söylüyorum. Şu anda yaşayageldiğimiz manzaralara bakılırsa, Türkiye'de itibar sıfıra inmiş, marjinal bir terörist grup, güneydoğuda yaşayan ehlisünnet Müslümanlarla alakası olmayan bir PKK örgütü, bugün güneydoğu insanlarının temsilcisi hâline gelmiş. Sayın Başbakanın ifadesiyle "Ben, sizi Zerdüşt olarak görüyorum." derken, burada PKK kökenli milletvekilleri gelmiş "Biz, ateist gelenekten geliyoruz, dinsiziz." derken, siz, nasıl oluyor da bu milletle etnik ve dinî birlikleri olmayan bir zümreyi, bu milletin, güneydoğu insanının bütünüyle temsilcisi hâline getirebiliyor ve utanmadan, sıkılmadan bundan haz alabiliyor, buna sahip çıkabiliyorsunuz? (MHP sıralarından alkışlar)

Aziz milletvekilleri, değerli milletvekilleri; unutulmaması gereken hadise şudur: Etnik kimliklere bölmeye başladığınız zaman, DHKP-C'nin de yarın bir başka kesimi temsilen Türkiye'nin bölünmesine kalkacağı ve bu noktada milleti lime lime edip Anadolu'yu, kardeşi kardeşe vuran kan revan içerisinde bırakacağını unutmayınız.

Buradan, şunu ifade etmek istiyorum:

"Girmedikçe bir millete tefrika, düşman giremez.

Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez."

Gelin, Allah'a iman eden, Allah'a iman eden milletin oylarını alanların, Allah'ın imanıyla birlikte tevhit akidesinde birleşmesi ve bu milleti birlik ve beraberlik içerisinde ebediyete kadar bağımsız kılmasını diliyor; bu telini, bu rezaleti, Türk milletine karşı yapılan bu manifestoyu huzurlarınızda kınıyor, size sevgi ve saygılarımı sunuyorum, Allah'a emanet olun. (MHP sıralarından alkışlar)