Konu:Tedaş'ın Özelleştirilmesi Sürecinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığının Yaptığı İşlemlerde Bir Kısım Yanlış Uygulamalar Yapıldığı Ve Bu Uygulamalar Sonucunda Kamunun Büyük Zarara Uğradığı Ve Sayıştay Raporlarında Da Belirtilen Bu Konuların Araştırılması Amacıyla 28/2/2013 Tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına Verilmiş Olan Meclis Araştırması Önergesinin Genel Kurulun 20 Mart 2013 Çarşamba Günkü Birleşiminde Sunuşlarda Okunmasına Ve Ön Görüşmelerinin Aynı Tarihli Birleşiminde Yapılmasına İlişkin
Yasama Yılı:3
Birleşim:80
Tarih:20/03/2013


TEDAŞ'IN ÖZELLEŞTİRİLMESİ SÜRECİNDE ÖZELLEŞTİRME İDARESİ BAŞKANLIĞININ YAPTIĞI İŞLEMLERDE BİR KISIM YANLIŞ UYGULAMALAR YAPILDIĞI VE BU UYGULAMALAR SONUCUNDA KAMUNUN BÜYÜK ZARARA UĞRADIĞI VE SAYIŞTAY RAPORLARINDA DA BELİRTİLEN BU KONULARIN ARAŞTIRILMASI AMACIYLA 28/2/2013 TARİHİNDE TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA VERİLMİŞ OLAN MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİNİN GENEL KURULUN 20 MART 2013 ÇARŞAMBA GÜNKÜ BİRLEŞİMİNDE SUNUŞLARDA OKUNMASINA VE ÖN GÖRÜŞMELERİNİN AYNI TARİHLİ BİRLEŞİMİNDE YAPILMASINA İLİŞKİN
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

CHP GRUBU ADINA TURGAY DEVELİ (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; grubum adına söz almış bulunuyorum.

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Türkiye'nin Cumhuriyet Dönemi'nden bu yana hatta cumhuriyet öncesinden başlayan süreçteki biriktirdiği bütün değerleri, deyim yerindeyse, peşkeş çekercesine satarak bir anlamda ulus devletin ekonomik dayanaklarını, ayaklarını çökertmektedir. Biliyorsunuz, özelleştirme politikası ülkemizde finans kapitalin, sermaye birikimi olanların küresel finansa eklemlenmesine tekabül etmektedir. Türkiye, Cumhuriyet Dönemi boyunca hatta, daha öncesinden, Osmanlı İmparatorluğu'ndan kalan kurumlarıyla beraber ne kadar değer üretmişse -bütün siyasi parti iktidarları döneminde- on yıllık AK PARTİ iktidarında bütün bunların hepsi teker teker şaibeli ihalelerle, suistimal dolu ihalelerle özel sektöre dış kaynaklı ortaklarıyla beraber, değim yerindeyse, peşkeş çekilmektedir.

Bunun son örneği, TEDAŞ'ın 21 tane dağıtım şirketinin özelleştirilmesi sırasında yaşanan olaylardır. TEDAŞ'ın dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesi sırasında Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, önce 3046, 3096 sonra 4046 sayılı özelleştirme yasalarıyla dağıtım şirketlerini sattı. Son olarak birkaç gün önce 4-5 tanesi daha satıldı, 21 şirket tamamen elden çıkarılmış oldu. Öylesine garip olaylar yaşanıyor ki, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı bu satışlarda -elde edilen Sayıştay müfettişleri raporlarına rağmen, teftiş kurulu raporlarına rağmen- ortaya çıkan usulsüzlükleri, suistimalleri devletin kurumları tespit etmiş olmasına rağmen Özelleştirme İdaresi Başkanlığı bunları yok etmek için, bunları yok saymak için, yok farz etmek için, deyim yerinde ise, elli bin takla atıyor. Sadece altı ay içerisinde, herhâlde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından TEDAŞ'a ve TEDAŞ müfettişlerine gönderilen genelge sayısı, uyarı sayısı beş altıyı geçti. Teftiş kuruluna, müfettişlere, Sayıştay denetçilerine "bu yasayı şöyle yorumlayacaksınız, böyle yorumlayacaksınız" diyerek talimat vermeye çalışıyor. Güçleri yetmedi, Sayıştay denetçileri direndi, teftiş kurulu raporları yayınlandı, bunun üzerine alelacele Enerji Piyasası Kanunu'na bir madde eklenerek Sayıştayın, dolayısıyla teftiş kurulunun -incelemelerini devre dışı bırakmak için- yetkisi alındı, bundan sonra özel dağıtım şirketlerinin denetlemesini özel denetleme şirketlerine havale ettiler. Yani ortada duran suistimalleri, ortada duran usulsüzlükleri, tespit edilen usulsüzlükleri başka bir teftiş kuruluna, özel denetim şirketlerine havale ederek kaybetmeye, ortadan kaldırmaya çalışıyorlar, zihniyet bu. Ortadaki vaka çok açık; 11 dağıtım şirketinin özelleştirilmesinde kes -kopyala- yapıştır, usulsüzlükler tespit edildi.

Geçen hafta Enerji Bakanı buradaydı, bütün bunları sayısıyla, tarihiyle kendisine sorduk "Bu raporları bize niye vermiyorsunuz, niye saklıyorsunuz?" dedik. "Ne istediyseniz vereceğim, bütün belgeleri açıklayacağım." demesine rağmen bu konuda ağzından tek kelime çıkmadı. Şimdi huzurunuzda bir daha yeniliyorum: Teftiş kurulunun Meram ve Fırat Elektrikle ilgili olarak hazırladığı rapor, KİT Komisyonu tarafından istenmesine rağmen -ben orada istememe rağmen- verilmedi. Şimdi halkın huzurunda, sizlerin huzurunda Enerji Bakanlığından bu tespit edilen raporları bana vermesini ve bunların açık olarak, kamuya açık olarak denetlenmesini istiyorum. Eğer gizleyecek bir şeyiniz yoksa, saklayacak bir şeyiniz yoksa verin bu raporları. Özel denetim şirketlerine işi havale ederek buharlaştırmanıza izin vermeyeceğiz. Bu özelleştirme hikâyeleri, Adalet ve Kalkınma Partisinin özelleştirme yalanları kamuoyu tarafından, halkın gerçek gündemi tartıştırılmadığı için yeteri kadar izlenemiyor.

Arkadaşlar, geçtiğimiz hafta içerisinde Devlet Demiryollarının bir anlamda özelleştirilmesi, önümüzdeki günlerde de PTT'nin anonim şirkete dönüştürülerek, bir süre sonra yine Özelleştirme İdaresine devredilerek nasıl ortadan kaldırıldığına hep beraber tanıklık edeceğiz. Adalet ve Kalkınma Partisi küresel sermayenin Türkiye'deki taşeronluğunu yapıyor. Devletin biriktirdiği, milletin biriktirdiği bütün değerleri başta TEK'i, sonra TELEKOM'u, şimdi TEDAŞ'ı, yarın PTT'yi, daha sonra Devlet Demiryollarını özelleştiriyor, satıyor ve bunları yaparken de yakalanıyor; bunları yapan devlet memurlarının, kamu kurum yöneticilerinin, siyasetçilerin iş birliğiyle yapılan usulsüzlükleri de gizlemeye, saklamaya, örtmeye çalışıyor. Bu millet, bu devlet, bu ulus ne kadar değer biriktirmişse AK PARTİ döneminde talan ediliyor. Bunları söylediğimiz zaman da "CHP'nin zihniyeti bu, CHP'nin zihniyeti belli. Bu ülkeye bir çivi çakmadınız. Niye konuşuyorsunuz?" diyorlar. Asıl AK PARTİ'nin siyaseten cibilliyetsizliğinin, soysuzluğunun, bir kanıtı olarak bu belgeler ortada duruyor.

ORHAN ATALAY (Ardahan) - Sana yakışır!

AHMET AYDIN (Adıyaman) - Bir dakika, bir dakika?

TURGAY DEVELİ (Devamla) - Siyaseten bu belgelerin açık olarak milletin önünde tartışılması, mahkemeye gitmesi ve sorumluların yargılanması gerekiyor. Özelleştirme, özelleştirme hukuku?

MUZAFFER YURTTAŞ (Manisa) - Ne demek cibilliyetsiz?

İSMAİL KAŞDEMİR (Çanakkale) - Böyle bir usul var mı ya?

BAŞKAN - Sayın Develi, İç Tüzük 67'nci madde gereğince uyarıyorum. Lütfen temiz bir dille konuşun, lütfen.

TURGAY DEVELİ (Devamla) - Siyaseten cibilliyetsizliğin ne anlama geldiğini sizler de biliyorsunuz, bizler de biliyoruz. Bırakın bu işleri, bırakın bu işleri.

Şimdi, özelleştirme" adı altında PTT'de işçileri güvencesiz hâle bırakarak...

MUZAFFER YURTTAŞ (Manisa) - Sen önce cibilliyetini öğren!

MUHARREM İNCE (Yalova) - Başbakan bize dedi.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Aynen öyle dedi.

TURGAY DEVELİ (Devamla) - Ben Başbakanın sözlerini aktardım arkadaşlar, Başbakanınızın sözlerini aktardım.

MUHARREM İNCE (Yalova) - İade ediyoruz, o kadar.

TURGAY DEVELİ (Devamla) - Yine kibarlaştım ben. "Cibilliyetsiz." demedim, "Siyaseten cibilliyetsizsiniz." dedim. Bu, Başbakanınızın sözleri. Bırakın bunları.

Özelleştirme yalanları adı altında bir de işçilerin güvencesiz bırakılması var. Türkiye'de sendikacılığı bitiren, örgütlü mücadeleyi bitiren, sermaye piyasasının bir taşeronu olan Adalet ve Kalkınma Partisi, şimdi, Türkiye'de ne kadar örgütlü güç varsa, ne kadar devletin sağlam kurumu varsa bunları, içindeki çalışanlarıyla beraber, emekçileriyle beraber önce anonim şirkete dönüştürecek, daha sonra da dönecek, bunları Özelleştirme İdaresi Başkanlığına devredecek ve Türkiye'nin en değerli kurumlarının başında olan, en kârlı kurumlarının başında olan, 35 bin, 40 bin çalışanı olan ve geleceği çok parlak olan PTT'yi de peşkeş çekerek sermayenin, kendi sermayesinin ellerine teslim edecek. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı da tüm bu işlem ve uygulamaların tetikçiliğini yapıyor. Hiçbir ihalesinde temiz bir şey yok. Yaptığı bütün işleri de yakalandığı zaman, müfettişler tarafından, Sayıştay denetçileri tarafından yakalandığı zaman da kanun çıkartarak, baskı yaparak bunları gündemden düşürmeye, saklamaya çalışıyor.

Bu nedenle, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı hakkında yukarıda saydığımız nedenlerden dolayı Meclis araştırması açılmasını talep ediyoruz. Bunlar, halkın önünde açıkça tartışılsın, konuşulsun. Adalet ve Kalkınma Partisinin bu uygulamalarının vatandaşlar tarafından net olarak görülmesini istiyoruz.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)