Konu:Elektrik Piyasası Kanunu (s.s.:426)
Yasama Yılı:3
Birleşim:78
Tarih:14/03/2013


ELEKTRİK PİYASASI KANUNU (S.S.:426)
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

UĞUR BAYRAKTUTAN (Artvin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle Sayın Bakana yapmış olduğum bir davet var bu Arhavi Kamilet Vadisi'ne ilişkin, "Beraber o vadiyi gezeriz." dedik. Hidroelektrik santrallerinin yaratmış olduğu bir tahribat var. O daveti yine yüce Meclisin önünde, Sayın Bakan, size yeniliyoruz. İnşallah, beraber Kamilet Vadisi'ndeki o cinayeti görürsünüz ve orada yapılan HES çalışmasını, hidroelektrik santral çalışmasını durdurursunuz.

Sayın Bakan "Sizin olduğunuz her yerde Cerattepe'yi konuşacağım." diye söz verdim. Cerattepe'nin bir başka boyutunu görüşeceğim.

Artvin'de bir maden çıkarılıyor. Artvin'de bir maden cinayeti var değerli arkadaşlar. Buna ilişkin geçen hafta yapmış olduğum konuşmada diyordum ki: "İnşallah, Rize'de hâkimler vardır, hâkimler olumlu karar verirler." Ama yanıldım, ne yazık ki yanıldım.

Daha önce Rize İdare Mahkemesinin vermiş olduğu iptal kararına rağmen, 2008 yılında "Burada maden çıkarılmaması gerekir." diyen, sebebi, konusu, maksadı, şekli, tarafları  aynı olan, Enerji Bakanlığıyla aynı olan karara rağmen, geçen hafta içerisinde Rize İdare Mahkemesi bambaşka bir karar verdi.

Burada daha önce yapmış olduğum açıklamada? Sayın Bakanla şunu paylaşmak istiyorum: Burada, ihale şartnamesinde şunu anlatmıştım Sayın Bakanım, demiştim ki: "Bu ihale şartnamesi bir tane firmayı tarif ediyor." İhale şartnamesinde şöyle hükümler vardı, diyordu ki: "Bu ihaleye girebilecek olan firmanın Türkiye'de mutlaka bir tesise sahip olması gerekir, bu ihaleyi alan firmanın yılda 10 bin ton metal bakır üretecek bir fabrikaya veya üretim tesisine sahip olması gerekir."

Diyordum ki: "Bu, bir tek firmayı tarif ediyor Türkiye." Bununla ilişkin de -hatta eşim noterdir- "Gideceğim, noterden tespit yaptıracağım hangi firmayı tarif ediyor diye." dedim.

Sayın Bakana yazılı olarak sordum: "Türkiye'de 10 bin ton metal bakır üreten kaç tane tesis vardır?"

Arkadaşlar, bir tane tesis varmış Samsun'da, bir tane tesis varmış. Ben "Noterden tespit yaptıracağım." dedim, hangi firmanın alacağını söyledim. Benim tahmin etmiş olduğum firmanın dışındaki? Noterlik Kanunu'na göre o tespiti yaptırmam mümkün değil. Bu konuda kulaklara kar suyu kaçtı, bir başka firmanın aldığından hareketle, Sayın Bakan benim de olduğum yerlerde benim yanıldığımı söyledi.

Şimdi, Sayın Bakanım, Türkiye Büyük Millet Meclisinde, bu Atatürk'ün mabedinde size sesleniyorum: Şimdi, bu ihaleyi o firma almadı, diğer firma aldı. Öyle diyorsunuz, yani buradaki resmî kayıtlara göre öyle. O firmayla diğer firmanın  başka yerlerde ortaklıkları var, biliyorsunuz değil mi? Adana'da ve başka illerde, adını söylemek istemiyorum. Şimdi, buradan size söylüyorum: Bu firma bu madeni nerede işleyecektir? Bu firma bu madeni nerede işleyecektir? Madem siz haklısınız, ben de yanıldım milletvekili olarak. Eğer siz haklı çıkarsanız, ben bu Türkiye Büyük Millet Meclisinde, bütün Türkiye ve Artvin'den özür dileyeceğim. Bu madeni bu firma nerede işleyecektir? Ben size bir öngörümü söyleyeyim. Ne diyeceğinizi bilmiyorum, diyeceksiniz ki: "Bizi ilgilendirmez, biz devlet olarak gereğini yaptık, ihaleyi aldı, nerede işlerse işlesin." Bir tane firma var Sayın Bakanım, bir tane. Gelip benim evimde işlemeyecek, sizin evinizde de işlemeyecek bunu. Bunu ne yapacak? Samsun'da işleyecek. Demek ki olayın içerisinde başka bir şey var. Değerli arkadaşlarım, bir şeyi anlatmaya çalışıyorum. AKP Grubundaki değerli milletvekili arkadaşlarım, bakın, bu ihaleye ilişkin çok ciddi kokular var, ciddi bir süreç var. Bu ihale bir tane firmayı tarif ediyordu, gelinen noktada bu kadar iddialı tavır içerisinde bulununca diğer ortağı aldı firmanın, diğer ortağı aldı. Ortaklara burada girmek istemiyorum. Yanılmam mümkün değil, yanılmamız mümkün değil.

Artvin'in tepesinde bir cinayet işleniyor. Artvin'in tepesinde beynimize tecavüz edilmek isteniyor. Yani ben buraya çıkıp irticalen konuşma filan yapmak istemiyorum, Artvinlilerin hoşuna gitsin diye bir konuşma da yapmak istemiyorum. Artvin'in tepesinde 2008 yılında durdurmuş olduğumuz bir maden faciası, bir maden cinayeti var, bunu gelin gözlerinizle görün, eğer "Burada maden çıkartılır." diyorsanız, Allah var, ben de bir şey demiyorum, ben de derim ki: "Hep beraber çıkartalım." Daha almış olduğumuz mahkeme kararları var. Artvin'deki bütün siyasi partiler, içinde AKP İl Başkanı da var, bütün gruplar hep beraber altına imza attık, dedik ki: "Burada bir cinayet işleniyor, bunu yaparsanız, Artvin yüzde 60, yüzde 70 eğimi olan bir kent, bu kenti yok edersiniz." Sizlere anlatmaya çalıştık, sizin huzurunuza geldik, sizler bize "Artvin'in değerleriyle, Artvin'in üstündekilerle, Artvin'in altında yaşayanlara bakacağız -muhtemelen biraz sonra bunu düzelteceksiniz, "Öyle demedim." diyeceksiniz tahmin ediyorum- hangisi değerliyse ona göre karar vereceğiz." dediniz Sayın Bakanım. Ben de size soruyorum: Bize kaç lira değer biçtiniz? Kaç lira para verdiniz bize, Artvinliler kaç lira eder diye? Böyle bir şey olabilir mi Sayın Bakanım? Bunları anlatmaya çalışıyorum.

Lütfen, Arhavi'ye ilişkin -sözünüzü tutacağınıza yürekten inanıyorum- Kamilet Vadisi'ni incelemeye geldiğiniz zaman, şu Artvin'in tepesindeki Cerattepe'de çıkartılmak istenen maden cinayetini bu milletvekili bu Türkiye Büyük Millet Meclisinde on kere, yirmi kere konuştu, acaba haklı mıdır değil midir, lütfen gelin, orayı da bir görün bakalım. Ben dedim ki: "İhaleye fesat karıştırmaya ilişkin bütün koşullar vardır, cumhuriyet savcılarının ve bağımsız yargının, tarafsız yargının olmuş olduğu yerde bu fiilî tablo vardır." Bunu anlatmaya çalışıyorum. Önümüzdeki günlerde göreceğiz. İnşallah gene geleceğim bu kürsüye, önümüzdeki yıllarda onu çıkartmamak için elimizden gelen her şeyi yapacağız, bunu söyleyeyim. Her şeyi yapacağız, tahmin etmediğiniz boyutta olan her şeyi yapacağız, ama bütün bunlara rağmen bu madeni benim tahmin ettiğim gibi Samsun'da çıkartmaya başlarlarsa, o koltukta olup olmayacağınızı bilmiyorum ama ne anlatacaksınız, ben de merakla bekliyorum değerli arkadaşlarım.

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)