Konu:ELEKTRİK PİYASASI KANUNU VE TÜRKİYE RADYO-TELEVİZYON KURUMU GELİRLERİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ
Yasama Yılı:3
Birleşim:77
Tarih:13/03/2013


ELEKTRİK PİYASASI KANUNU VE TÜRKİYE RADYO-TELEVİZYON KURUMU GELİRLERİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Enerji Bakanı için zor bir gün olduğunun farkındayız. Biz, ana muhalefet partisi olarak kötü yönetimlerle ilgili, suistimalle ilgili her iddiamızı ortaya koyduğumuzda, bunun belgeli olmasına, adil olmasına sürekli özen gösterdik ama Enerji Bakanının bu kanunla alakalı her tepkisi ne yazık ki fevri, kırıcı ve yaralayıcı oldu. Çok basit, çok makul sorular soruyoruz, anlamaya çalışıyoruz, karşısında duyduğumuz genelde hep hakaret oldu.

Mesela, son olarak, Türkiye'nin en saygın makroekonomistlerinden Faik Öztrak enerji fiyatlarıyla ilgili bir tespitte bulunuyor, Enerji Bakanının cevabına bakıyorum, gerçekten bir bakanlık makamına yakışmıyor. Sonra ben döndüm baktım, acaba Faik Bey'in pahalı enerji kullanma eleştirisi haklı mıdır diye, Dünya Enerji Raporu var -tam Türkçesi sanıyorum bu- bu Dünya Enerji Raporu'nun dünyanın bütün enerji bakanlarının baş ucu kitabı olması gerekiyor. Sanıyorum ki bu Dünya Enerji Raporu'nu bizde Sağlık Bakanı kullanıyor çünkü Dünya Enerji Raporu'na göre, biz, sanayide, dünyada OECD ülkeleri arasında en pahalı kullanan 11'inci sıradaki ülkeyiz. Pahalı elektrik kullanıyoruz değerli arkadaşlar ve bu pahalı elektrik kullandığımızı? Yani Meclisteki tutanaklarla elektrik fiyatları düşürülemez. Pahalı elektrik kullanıyoruz ve uluslararası istatistikler de bunu söylüyor.

Son dönemde bakıyoruz, mesela -ona baktım gelmeden önce- ne kadar zam olmuş: Doğal gaza yüzde 28, elektriğe yüzde 20, benzine, mazota yüzde 11. Enflasyona bakıyorsunuz, 4,5,6? 5 katı zam niye oluyor? Yani bu zamların temel sebeplerinden biri bence mevcut Enerji Bakanı. Varlığıyla bir zam meselesi. Çünkü enerjideki zamların temeline baktığınızda ne var? Kötü yönetim, suistimaller. Niye kötü yönetim? Çünkü enerjilerin temel girdisine bakıyorsunuz. Nedir? Doğal gaz. Doğal gazla?

Okuyoruz, ben buradan Sayın Bakana okuyorum. Şu, elimdeki Sayıştay raporu. Sayıştay raporu diyor ki: 70 ile 120 dolar fiyat bandı varmış Azerbaycan'la aramızdaki anlaşmada. İki devlet anlaşma yapmış, koskoca iki devlet, demiş ki: "120 doların üstüne çıkmayacak, 70 doların altına düşmeyecek." Ben bunu suçlamak için söylemiyorum, gerçekten öğrenmek için de soruyorum. Niye 120 dolar fiyat bandının üstünü aştınız? Hangi çıkar karşılığında? Çünkü Sayıştay bu değişlikten sonra diyor ki, bakın, size bu Sayıştay raporundan okuyorum: "1,4 milyar dolar bir yıl için fiyat farkı ödedik." Şimdi, Sayın Bakan cevap olarak diyor ki: "Aykut Bey, ben keyfime göre değiştirmedim. Siz bunu söylüyorsunuz ama uluslararası kurallar var. Size anlaşmayı da göndereceğim."

Sayın Bakan, ben size bunu sordum, istedim, rica ettim -bürokratlar orada- bu anlaşmaları verin, bakalım, hatalı bir şey söylemeyelim diye. Bu anlaşmaları vermediniz. Sonuçta, bütün Parlamentonun karşısına çıktınız, "Ben bu anlaşmaları vereceğim." Bu, gerçeğe aykırı bir beyan. Şimdi, bu, insanın yüreğini yaralıyor. Nasıl yaralıyor? Burada gelip bunları anlattıktan sonra bir sistemle mücadele ediyoruz. Bizim bu anlamdaki rakibimiz siz değilsiniz, vahşi kapitalist sistem. Siz bunu korumak durumunda kalıyorsunuz. Çünkü anlattığımız her şeyi buradan anlatıyoruz, her şey de bize tazminat davası olarak geri geliyor. Hakkımda 1 milyon liralık tazminat davası var.

O gün Sinan Aygün çok güzel bir şey söyledi ama durumun çok vahametini de ortaya koyuyor. Enerji Bakanının bu iddialarımız karşılığında söylediklerinden -gerçekten acaba Bakanın söylediği de- hangi konularda haklıdır diye bütün evrakları yaydım. Bütün hafta sonu çalışıyorum, Sinan Aygün geldi, beni gördü, bütün evrakların içindeyim. "Yahu, insanlar çalışarak para kazanıyor, sen çalışarak para kaybediyorsun." dedi.

Şimdi bu anekdot üzerinden gerçekten sizin, sistemi biraz sorgulamanız lazım. Ben milletvekili görevimi yerine getirmeye çalışıyorum. Bu görevimi yerine getirirken de çok özenli davranmaya çalışıyorum. Şu ana kadar biz Enerji Bakanlığındaki iddia ve tespitlerimizin, belgeli iddia ve tespitlerimizin sadece beşte 1'ini paylaşabildik. Daha bu beşte 4'ünü paylaşacağız ama rüzgâr eken fırtına biçer. Sayın Bakanın üslubu bu olursa biz bundan korkacak ve yılacak değiliz. Biz de üslubumuzu yükselterek devam edeceğiz ama bugün mesela Ulaştırma Bakanlığıyla alakalı alt komisyona gittik. Ulaştırma Bakanlığına TELEKOM özelleştirmesiyle alakalı, TÜRKSAT şirketiyle alakalı bütün tespitlerimizi anlattık. Bazılarına hak verdi, bazılarına açıklama getirdi, bazılarını "Daha sonra konuşalım."dedi ve "Değer katıyorsunuz." dedi. Şimdi, Sayın Bakana bakıyorum?

Üzüldüğüm bir tek şey var. Ben sizin ailenizi falan kırmak istemem, eğer aileniz bundan üzülüyorsa onun için gerçekten ben de üzgünüm ama benim de eşim ve çocuğum bu televizyonu izliyor. Eşim bana soruyor: "Yahu sen söyledin de böyle dedi."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

          AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Söylediklerim doğru. Ben eşime bile belgeleri gösteriyorum.

Ben, hepinizi saygıyla selamlıyorum. Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)