Konu:12/3/1995’te Yaşanan İstanbul Gazi Mahallesi Olaylarının Araştırılması Amacıyla 12/3/2013 Tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına Verilmiş Olan Meclis Araştırması Önergesinin Genel Kurulun 13 Mart 2013 Çarşamba Günkü Birleşiminde Sunuşlarda Okunmasına Ve Ön Görüşmelerinin Aynı Tarihli Birleşimde Yapılmasına İlişkin
Yasama Yılı:3
Birleşim:77
Tarih:13/03/2013


12/3/1995’TE YAŞANAN İSTANBUL GAZİ MAHALLESİ OLAYLARININ ARAŞTIRILMASI AMACIYLA 12/3/2013 TARİHİNDE TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA VERİLMİŞ OLAN MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİNİN GENEL KURULUN 13 MART 2013 ÇARŞAMBA GÜNKÜ BİRLEŞİMİNDE SUNUŞLARDA OKUNMASINA VE ÖN GÖRÜŞMELERİNİN AYNI TARİHLİ BİRLEŞİMDE YAPILMASINA İLİŞKİN
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Barış ve Demokrasi Partisi tarafından verilen, kısaca "Gazi olayları" olarak bilinen 12 Mart 1995'te meydana gelen ve 22 yurttaşımızın ölümüne neden olan olayların sorumlularının açığa çıkarılması için bir Meclis araştırma komisyonu kurulması önerisini destekliyoruz.

Az önce iktidar partisi grubu adına konuşan arkadaşımız "Daha önce bu konuda Meclis araştırması yapıldı, şu anda gerek yok." diyor ama bildiğiniz gibi o araştırmada sorumluların tespitine ilişkin herhangi bir açıklama yok. Bu nedenle, siz, eğer hakikaten samimiyseniz? "Geçmişle hesaplaşma", işte "28 Şubat" diyorsunuz. 28 Şubattan iki sene önce meydana gelen, 22 yurttaşın ölümüyle sonuçlanan bir olay. Yani, 28 Şubatta kim öldü arkadaşlar? Kaç kişi tutuklandı? Burada, vatandaşlar öldürüldü. Nasıl öldürüldü? Keskin nişancı tüfeğiyle, özel silahlarla, hedef gözeterek öldürüldü. E, bu olayın sorumlularını açığa çıkaralım. Yani, siz de diyorsunuz ki: "Bu konu Alevi-Sünni çatışması yaratmak için yapıldı." E, doğru. Bu kadar vahim bir olay, Türkiye'nin tarihinde niye üstü örtülmek isteniyor? Bir araştırma komisyonu kuralım, bu olayların faillerini açığa çıkaralım, Türkiye geçmişiyle yüzleşsin eğer samimiyseniz. Yoksa, işinize geldiği zaman size karşı olan olayların araştırılması, üstüne gidilmesi, yargılanması; zaman aşımına uğrayan olayların bugün iddianameye konu edilmesi konusu olunca demokrasi havarisi kesiliyorsunuz ama işinize gelmediği zaman "Efendim, işte daha önce konuşuldu, bu olayı kapatalım?" Samimi değilsiniz.

Evet değerli arkadaşlar, olaylar sonrası -biliyorsunuz- Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Savcılığı soruşturma yaptı, 20 polis hakkında fezleke düzenledi. Neydi fezlekede suç? Zaruret ve müdafaa sınırını aşarak faili belli olmayacak şekilde adam öldürme suçu; bundan dava açıldı Eyüp Ağır Ceza Mahkemesinde. Sonra denildi ki: "Kamu güvenliği yok, bu dava İstanbul'da görülemez." Davayı Trabzon'a naklettiler. Katledilen insanların yakınları kilometrelerce yol gittiler, Trabzon'a gidip geldiler beş yıl boyunca. Trabzon'a her gidişlerinde yol kesildi, tekrar adamlara karşı provokasyon yapıldı. Yine de "İncinsen de incitme." felsefesini özümseyen o canlar provokasyona gelmedi. Katledildiler, geçmişten beri yurdumuzda sürüldüler, yakıldılar, katledildiler, cezaevine konuldular, işkence gördüler, yine de, gerçekten bu ülkeyi sevenler, bu ülkenin Türk ve İslam yurdu olmasında birinci derecede görev yapan Alevi kesim bu provokasyona gelmedi. Bugün de yine bu tür, benzer olaylar yaşanıyor. Özellikle Hükûmetin Orta Doğu, yanlış Orta Doğu politikası sonucunda ne yazık ki bunun yansımaları oluyor yurt içine. İşte, Sürgü'de yaşanan olay, Alevi canların evlerinin işaretlenmesi bu tür provokasyonların yine hazırlanmakta olduğunu gösteriyor.

Dolayısıyla arkadaşlar "Bu olay, efendim, tarihte kalmıştır. Meclis bu konuda araştırma yapmıştır. Artık, yeniden konunun araştırılmasına gerek yoktur." demek mantıklı değil.

O tarihte Başbakan olan Tansu Çiller bu saldırının Alevi yurttaşlara dönük olduğunu söyleyerek kınamıştır. Aynen bunu diyor: "Alevi vatandaşlarımıza yönelik saldırıları şiddetle kınıyorum." Dolayısıyla bu açıklamasıyla, saldırının Alevi yurttaşlara karşı olduğu bizzat Başbakan tarafından dile getirilmiştir.

Bu eylemi, bildiğiniz gibi, 3 örgüt üstlendi. İBDA-C, PKK, efendim, bir de TİT (Türk İntikam Tugayı). Kim üstlendiyse bunu araştıralım, tespit edelim.

İDRİS ŞAHİN (Çankırı) - Hiçbir üstlenme söz konusu değil, millete yanlış bilgi veriyorsunuz, hiçbir üstlenme söz konusu değil.

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) -  Efendim, PKK, İBDA-C, Hizbullah olabilir, DEV-YOL olabilir, DEV-SOL olabilir; bizzat bunlar söylendi. Dolayısıyla, araştırılsın gerçekten üstlenildi mi yoksa o da mı yalandır yani gazetelere, basına yansıyan üstlenme haberleri de mi yalandır araştıralım, faillerini bulalım.

İDRİS ŞAHİN (Çankırı) - Cumhuriyet savcılığı yapmış bir isimsiniz, bunları kürsüden söylemeyin.

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bakın, bakın size araştırmacı yazar Orhan Tüleylioğlu kitabında, "Namlunun Ucundaki Mahalle" isimli kitabında bu olayları yazıyor.

İDRİS ŞAHİN (Çankırı) - Cumhuriyet Halk Partisinin, SHP'nin raporu var.

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) - Bir alın okuyun, özellikle bu konuyu incelemiştir. Dolayısıyla kim yaptı bulalım.

Hanefi Avcı dönemin emniyet istihbarat müdürü, başkan yardımcısı daha doğrusu -şu anda sizin tarafınızdan sol bir örgüt mensubu olmaktan dolayı Silivri'de tutsak edilen- Hanefi Avcı diyor ki: "Bu olayları Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım başlattı." Yine Susurluk olayında adı geçen Ayhan Çarkın ve Oğuz Yorulmaz'ın Gazi Mahallesi'nde halkın üzerine ateş açtığı söyleniyor. Araştıralım, yani niye araştırmayalım, niye sorumluları bulmayalım yani önemsiz mi? Öbür taraftan işte adamlar dediğim gibi, şu anda içeri atılmış, size göre suçlu. "Susurluk olayı, efendim 28 Şubat bize karşı yapıldı." diyorsunuz, bu olaylar o olaylara sebebiyet verdi, gelin araştıralım.

Değerli arkadaşlar, orada hayatını kaybedenlerin büyük bir bölümü öldürücü tek kurşunla öldürüldü, gelişigüzel değil. Orada vatandaşların ellerinde sadece taş vardı. Polise taş da atmadılar yani Gazi Mahallesi'nde başlangıçta kahvehane ve pastanenin taranmasıyla öldürülen yurttaşların ölümüne polisin müdahale etmemesi sebebiyle, daha doğrusu saldırgan aracı yakalamaması sebebiyle ertesi gün toplanan yurttaşların üzerine polis hedef gözeterek ateş açıyor. Bu olayın başlangıcında, biliyorsunuz, Alevi dedesi Halil Kaya öldürülüyor, 5'i ağır 25 kişi yaralanıyor, saldırganlar gasbettikleri taksinin şoförünü de öldürüyorlar ve taksiyi yakıyorlar iz bırakmamak adına yani bu olay basit bir olay değildir. Gladyo mudur, efendim, size göre işte, derin devlet midir, bunları gelin araştıralım, BDP'nin önerisini destekleyelim, araştırma komisyonu kuralım, Meclis bu olayların failini -kim yapmışsa- çıkarsın ortaya. Bizim herhangi bir şeyimiz yok, biz çiğ yemedik, karnımız ağrımıyor. Siz de bana göre bu önergenin lehinde oy kullanın, bu olay araştırılsın, önemli bir konudur.

Değerli arkadaşlar, biliyorsunuz, işte, sizin meşhur uyduruk delillerle devam eden Ergenekon davasında da bu konu konuşuldu. Ergenekon iddianamesindeki Gizli Tanık 9? Gazi Mahallesi katliamının emrini JİTEM'in kurucusu, şu anda davada yargılanan bir kişinin verdiği söyleniyor. Araştıralım yani biz Ergenekon davasına da gidip geldiğimiz zaman bizim istediğimiz sadece gerçeğin ortaya çıkması, yargılama olsun, gerçek ortaya çıksın ama bu yargılama adil olsun, haksız olmasın, efendim, uyduruk deliller olmasın, gerçekten hukuka otursun devlet. Şimdi, diyor ki adam orada, meşhur Ergenekon davasında bu olay? Peki, niye birleştirmiyorsunuz? Yani bu konuyla ilgili savcı niye soruşturma açmıyor? Başka konulara hemen dalıyor, değil mi? Yani Danıştay saldırısını getiriyor, Ergenekon'a bağlıyor. Peki, bu konuda niye açmıyor bu özel yetkili savcılar, meslektaşlar, arkadaşlar? Ne oluyor? E, iktidara, konjonktüre göre? Siz, bakın, şu anda, size bir şey söyleyeyim mi, bu araştırma önergesine kabul oyu verseniz var ya, inanın, yarın savcı soruşturma açacak, size bakıyor, yargı bu hâle geldi, rüzgâra göre. İşte, yargı yargı olmaktan çıktı ne yazık ki.

Dolayısıyla değerli arkadaşlar, bu olay Türkiye'nin tarihinde önemli bir olaydır, tamamen provokatif bir olaydır, siyasi bir olaydır, özellikle ülkede mezhep çatışması yaratmak için, özel kasıtla planlanan bir olaydır. Geçmişten ders alalım. En azından bundan sonra bu tür olayların olmaması için politikalarımızı ona göre belirleyelim ama üstünü örtmeyelim, zaman aşımına uğrasa da gerçek katiller kimdir, bu olayın emrini veren kimdir, planlayıcıları kimdir, bu olayı ortaya çıkaralım.

Bu nedenle, bizim, bu araştırma önergesinin lehinde oy kullanacağımızı belirtiyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)