Konu:Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle Kazakistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında 13 Aralık 1993 Tarihli Türkiye Cumhuriyeti İle Kazakistan Cumhuriyeti Arasında Antalya İlinin Kemer İlçesindeki Taşınmazın Kazakistan Cumhuriyetine Kullandırılmasına İlişkin Protokole Değişikliklerin Ve Eklemelerin Yapılmasına Dair Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun (s. S: 413)
Yasama Yılı:3
Birleşim:76
Tarih:12/03/2013


TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE KAZAKİSTAN CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA 13 ARALIK 1993 TARİHLİ TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE KAZAKİSTAN CUMHURİYETİ ARASINDA ANTALYA İLİNİN KEMER İLÇESİNDEKİ TAŞINMAZIN KAZAKİSTAN CUMHURİYETİNE KULLANDIRILMASINA İLİŞKİN PROTOKOLE DEĞİŞİKLİKLERİN VE EKLEMELERİN YAPILMASINA DAİR PROTOKOLÜN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞU HAKKINDA KANUN (S. S: 413)
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Ben önerge üzerinde söz aldım ama dün Silivri'de yaşanan konuyla ilgili konuşacağım. Özellikle hukukçu milletvekili arkadaşlarımın bu konuya dikkatle yaklaşmalarını rica ediyorum.

Değerli arkadaşlarım, mahkemeler, biliyorsunuz, insanların hak aradığı yerdir yani son umut kapısı, haksızlığa uğrayan insanların gidip haklarını aradıkları yerdir. Fakat dün Silivri'de görülen Ergenekon duruşmasında hak aranan yer zorbalık arenasına dönüştü, tam bir faşizm, baskı uygulamasına şahit olduk. Daha duruşma salonuna giderken? Silivri'ye giden iki yol var biliyorsunuz -yolunuz düştü mü bilmiyorum, inşallah bir gün düşer oralara- biri E-5'ten geliyor, bir tanesi otobandan. İki yol da kesilmiş jandarma tarafından, vatandaşa soruluyor: "Nereye gidiyorsun?" "Duruşmaya." "Kimin nesisin, necisin? Kimlik kontrolü? Yakını mısın?" "Yok." "Geçemezsin." "Nasıl geçemezsin, neye göre geçemezsin? Yani Anayasa'ya göre, Ceza Usul Kanunu'na göre duruşma alenidir, gidip izleyeceğim." "Hayır geçemezsin." Neyse, zor bela geçenler en son, duruşma salonuna yaklaşık 500 metre kala bir bariyerle karşılaşıyorlar. Yaklaşık 300 jandarma orada bekliyor, başlarında bir albay, bir yarbay, binbaşılar. Oradan da geçtikten sonra duruşma salonuna ulaşıyorsunuz. Duruşma salonunda avukatlar yer bulmakta zorlanıyor, seyircilerin arasına oturuyor. Mahkeme Başkanı, usule ilişkin söz almak, konuşmak isteyen avukata, "Hayır konuşamazsın, ben sana söz vermedim, otur yerine." Israr edince, "Dışarı atarım." diye tehdit ediyor. Sanık avukatları, CMK 178'nci maddeye göre tanık getiriyorlar, Başbakanlık eski müsteşarını getiriyorlar, dinletmek istiyorlar, mahkeme dinlemiyor. "Siz tarafsızlığınızı yitirdiniz, bu hâliyle tarafsız, bağımsız bir mahkeme olamazsınız, çekilin, reddi hâkim talebinde bulunuyoruz." Mahkeme diyor ki: "Bizi, bu şekilde, töhmet altında bırakacak şekilde konuşamazsınız, kes sesini" Özellikle, hukukçu arkadaşlar, reddi hâkim talebinde nasıl bulunulur, çekilme talebinde nasıl bulunulur? Yani, "Siz tarafsızlığınızı yitirdiniz, bu davada artık yargıçlık yapamazsınız." demeden nasıl bir reddi hâkim talebinde bulunulur, bana bir söyleyin. Bu beyanı üzerine, hâkim, avukatların sözünü kesiyor, ısrar edince "Jandarma, komutan, at bunları dışarıya." diyor.

Bakın, duruşma salonuna, dün, kalkanlı, kasklı, coplu jandarma sokuldu. Mahkeme heyetinin gözü önünde -kürsüde mahkeme heyeti- bizim gözümüz önünde avukatlar tekme tokat dövüldü, duruşma salonunda, rezalet? Bayan avukat, stajyer avukat duruşma salonunda resim çekti diye Mahkeme Başkanı tarafından jandarmayla zorla atılmak istendi. 21 yaşında bir kız, stajyer avukat? Böyle bir rezalet olur mu! Yani, hakikaten, yakışıyor mu 21'inci yüzyıl Türkiye'sine!

Dün, orada yabancı gazeteciler vardı; Kanada'dan, Amerika'dan, İngiltere'den, ben utandım yani ben bir yargı mensubu olarak veya milletvekili olarak utandım. Efendim?

TÜLİN ERKAL KARA (Bursa) - Şikâyet edin bakalım, nereye kadar edeceksiniz?

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) - "Yabancıya şikâyet et!" ne alakası var hanımefendi? Bakın, hiç dinlemeden, anlamadan konuşuyorsun. Ben burada diyorum ki: "Yabancı gazeteci vardı, izliyordu, ben utandım." şikâyet etmeye gerek yok ki orada görüyor rezaleti, o rezaleti görüyor ya! Yani anlamadan, dinlemeden konuşuyorsunuz ya.

BAŞKAN - Sakin olun efendim, sakin olun.

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) - Ne oluyor?

AHMET YENİ (Samsun) - Askere saldırıyorsunuz orada.

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) - Kardeşim anlamadan, dinlemeden bir şey diyor. "Şikâyet ediyorsun yurt dışına" diyor.

AHMET YENİ (Samsun) - Mehmetçik'e saldırıyorsun orada, benim evladıma saldırıyorsun.

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) - Nerede Mehmetçik'e saldırıyorum?

BAŞKAN - Arkadaşlar lütfen?

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) - Gelin görün tutanakları. Yarın gidelim, delikanlıysan yarın gel oraya gör, yarın gel oraya.

AHMET YENİ (Samsun) - Görüyorum.

BAŞKAN - Arkadaşlar lütfen?.

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) - Mehmetçik'e? Siz var ya siz oraya düşeceksiniz bir gün, oraya düşeceksiniz bir gün siz. Oraya Allah sizi düşürsün de göreceksiniz.

BAŞKAN - Lütfen Sayın Özgündüz? Sayın Yeni, lütfen?

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) - Bakın değerli arkadaşlar?

AHMET YENİ (Samsun) - Benim oğlum askerde?

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) - Senin oğlun askerde de orada komutanı, karısını tartaklıyor asker.

AHMET YENİ (Samsun) - Evet, uzman jandarma...

BAŞKAN - Arkadaşlar lütfen?

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) - Asker, kadının gözünü çıkardı haberin var mı?

AHMET YENİ (Samsun) - Vuramazsınız askere!

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) - Askere vuran kim!

BAŞKAN - Sayın Özgündüz, lütfen sakin olun.

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) - Bakın bu, bu var ya zorbalık işte, sizin zihniyetiniz bu.

AHMET YENİ (Samsun) - Benim oğlum asker?

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) - Senin oğlun anası yaşındaki kadının gözünü çıkarttı haberin var mı, haberin var mı?

AHMET YENİ (Samsun) - Benim oğlum askerde?

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) - Ne olmuş askerde, askerde olmuş da ne olmuş?

BAŞKAN - Arkadaşlar lütfen?

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) - Ya gelin görün arkadaşlar?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Lütfen arkadaşlar lütfen?

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) - ? askere saldıranların Allah belasını versin, Allah belasını versin.

BAŞKAN - Lütfen, lütfen Sayın Özgündüz, lütfen? Sayın Yeni, lütfen?

AHMET YENİ (Samsun) - Benim oğlum askerlik yapıyor?

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) - Ne olmuş?

(AK PARTİ ve CHP sıralarından karşılıklı laf atmalar)