Konu:ELEKTRİK PİYASASI KANUNU VE TÜRKİYE RADYO-TELEVİZYON KURUMU GELİRLERİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ
Yasama Yılı:3
Birleşim:75
Tarih:07/03/2013


ELEKTRİK PİYASASI KANUNU VE TÜRKİYE RADYO-TELEVİZYON KURUMU GELİRLERİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; enerjiyle alakalı tespit ettiğimiz usulsüz işlemleri, tespit ettiğimiz hukuksuz işlemleri öğlen konuşmalarında paylaştık ama ne yazık ki bir cevap alamadık sorularımıza.

Şimdi, doğal gazla alakalı tespit ettiğimiz hususlarda birkaç şeyi yüce Meclisinizle paylaşmak istiyorum.

Değerli arkadaşlar, biliyorsunuz, uluslararası piyasalarda, doğal gazda, ülkeler arasında anlaşma yapılmadan önce bir taahhüt verilir, belirli bir miktar doğal gaz alma taahhüdü verilir. Aksi takdirde, alınmasa dahi, bu doğal gazın parasının ödeneceği taahhüdü bulunur. Buna "al ya da öde taahhüdü" denir. Bu anlaşmaların birçoğu geçmiş dönemlerde yapılmıştır ama mevcut Hükûmet döneminde de yapılan anlaşmalar vardır ve bu anlaşmalar yapılırken de Türkiye ekonomisinin ortalama yüzde 7-8 büyüyeceği tahminleri yapılmıştır, ama ülkemiz bu kadar büyümediği için de, ne yazık ki, doğal gazda, geçen yıl itibarıyla -Sayıştay raporlarında geçen rakamlara göre- 4 milyar dolar alamadığımız doğal gazın parasını ödemek zorunda kaldık.

Bu durum karşısında Hükûmetin bulduğu çözüm şuydu: Elektrik üretiminde yerli kaynaklarımız olan kömür veya hidroelektrik santraller yerine doğal gaz üzerinden elektrik üretilmeye başlandı. Bu durum ortaya çıkınca nasıl bir durum ortaya çıktı? Termik santrallerimiz, emre amade termik santrallerimiz, kömürle çalışan termik santrallerimiz kapatıldı ve doğal gaz üzerinden elektrik üretilmeye başlandı ve 2002 yılında yüzde 20-25 civarındaki doğal gazla elektrik üretimi bu dönemde yüzde 50'ye çıktı.

Peki, biz neden alamadığımız doğal gaza bu kadar para ödüyoruz değerli arkadaşlar? Çünkü doğal gazı depolamak için tesis yapmamız gerekiyor. Yazın doğal gazın talebi az, kışın çok fazla, bu dengeyi sağlayabilmemiz için tesis yapmamız lazım. On beş yıldır, bu ülkenin, Tuz Gölü'nün altında bir doğal gaz depolama tesisi yapma rüyası var ama Enerji Bakanlığında -yargı kararlarından söylüyorum, yargı tutanaklarından söylüyorum- bir Tuz Gölü çetesi olduğu için, ihaleye rüşvet karıştırmaktan yargılandıkları için ve hüküm de giydikleri için, bu Tuz Gölü depolama tesisleri bir türlü yapılamıyor değerli arkadaşlar.

Enerji Bakanlığı bir diğer yanlış olarak ne yapıyor? Bir anda LNG ithalatına izin veriyor yani sizin doğal gazı kullanmanız gerekiyor, doğal gazı almadığınız zaman para ödeyecek devlet, bir anda doğal gazın ikame malı olan LNG ithalatı konusunda özel sektöre bir kapı açılıyor ve özel sektör buradan para kazanırken, kamu alamadığı doğal gazın parasını ödüyor.

Doğal gazla ilgili sorunlar burada bitiyor mu? 2003 yılında siz Yüce Divana gönderdiniz kendinizden önceki hükûmeti. "Fiyat konusunda bu ülkeye ihanet edilmiştir." demiştiniz. Eski Enerji Bakanı Hilmi Güler 2004 yılında büyük gürültülerle Rusya'ya gitti, dedi ki: "Ben Türkiye lehine formülü değiştireceğim." Formülü nasıl değiştirdiği 2007 yılı Sayıştay raporunda ortaya çıktı. Formül içerisindeki katsayıları değiştirdiği için 2007 yılında ödemek zorunda olduğumuz fatura 566 milyon dolar. Sayıştay raporundan söylüyorum, 566 milyon dolar bu çok iyi formül sayesinde ekstra para ödedik.

Burada bitti mi? Hayır. Azerbaycan ile bir anlaşmamız var. Fiyat bandının 70 ile 120 dolar arasında olduğuna karar verilmiş, böyle bir anlaşma yapılmış. Sayın Enerji Bakanı gidiyor Azerbaycan'a, anlaşmadaki 70 ile 120 dolar fiyat bandındaki maddeyi iptal ediyorlar, fiyat 400 dolara çıkıyor. Bir buçuk yıl için bu ülkenin ödediği fatura 1,4 milyar dolar, geçmişe yönelik Azerbaycan'a ödediğimiz fiyat farkı 1,4 milyar dolar. Sayın Bakana soruyoruz, diyoruz ki: "Bu uluslararası anlaşmada ne gereği vardı ki Türkiye lehine olan bu formül değiştirildi?" "Bunlar gizlidir." diyor, bir şey söylemiyor. "Peki, Sayın Bakan, bu konuyu gelsek bize açıklar mısınız? Eğer bir millî güvenlik meselesiyse, biz bunun elbette ki -muhalefet milletvekiliyiz- gereğini yaparız." diyoruz. Bize açıklayacağını söyledi ve biz bunu paylaştık, şimdiye kadar bilgi alabilmiş değiliz.

Bir de Sayın Bakana şunu soruyorum: Nabucco diye bir proje vardı. Ülkemiz hat ülkesi. Nabucco Projesi'ni, Karadeniz'den geçişi, Putin'e yılbaşı hediyesi vererek Karadeniz geçişini onayladığınız için Nabucco'yu öldürdünüz. Putin'e bu kıyağı neden yaptık? Neden ülkemizin geleceğini karartacak bir hediyeyi Putin'e verdik? Benim milletvekili olarak bunları bilmeye hakkım var, ben bu halkı temsil ediyorum; Sayın Bakanın da bunları anlatma sorumluluğu var.

         Hepinize çok teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)