Konu:ORMAN KÖYLÜLERİNİN KALKINMALARININ DESTEKLENMESİ VE HAZİNE ADINA ORMAN SINIRLARI DIŞINA ÇIKARILAN YERLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ İLE HAZİNEYE AİT TARIM ARAZİLERİNİN SATIŞI HAKKINDA KANUN İLE ORMAN KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S: 428)
Yasama Yılı:3
Birleşim:73
Tarih:05/03/2013


ORMAN KÖYLÜLERİNİN KALKINMALARININ DESTEKLENMESİ VE HAZİNE ADINA ORMAN SINIRLARI DIŞINA ÇIKARILAN YERLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ İLE HAZİNEYE AİT TARIM ARAZİLERİNİN SATIŞI HAKKINDA KANUN İLE ORMAN KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S: 428)
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

CHP GRUBU ADINA MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.

2/B yasasında değişiklik öngören bu kanun teklifinin, şimdi görüşmeye başladığımız 3'üncü maddesinin 2/B'yle herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır. Böyle bir düzenlemenin, 2/B gibi milyonlarca insanı ilgilendiren bir kanun teklifinin içerisine yerleştirilmesi kanun yapma tekniğine uygun değildir, 10 milyon vatandaşımızın beklentilerine uygun değildir. Onlar 2/B konusunda kendi bütçelerine, mali güçlerine hitap edebilecek bir bedelin burada çıkmasını beklerken, onların bu duygularını hiçe sayarcasına kamu-özel ortaklığı iş birliği dediğimiz bir modelle birtakım yatırımcılara birtakım kolaylıklar sağlayan, ormanların Anayasa'ya aykırı bir şekilde onlara tahsisini öngören bu düzenlemenin, gerçekten, burada yer almış olmasını üzüntü verici buluyorum.

Kamu-özel ortaklığı, kamu-özel iş birliğiyle sağlık tesislerinin yapılmasına ilişkin bir yasayı kabul ettiniz, yürürlüğe koydunuz. Bu yasanın sakıncalı yönlerini biz hem ilgili komisyonda hem Genel Kurulda ifade ettik. Bu yatırımlara hazine garantisi vermek gibi bir sakıncanın kamu borç yönetiminde ne kadar büyük sorunlara yol açacağını buralarda ifade ettik. Şimdi, siz, o düzenlemeyi, ormanlarda yapılacak olan sağlık ve eğitim tesislerine de teşmil etmek suretiyle buraya getiriyorsunuz.

Bu maddede yer alan düzenleme, Anayasa'nın 169'uncu maddesine çok açık bir şekilde aykırıdır. Bizim Anayasa'mız, diğer birçok ülke anayasasından farklı olarak ormanların korunmasına özel bir önem vermiş ve bunu anayasal bir hüküm olarak tesis etmiştir. Anayasa'mızın 169'uncu maddesi "Ormanların korunması ve geliştirilmesi" başlığını kapsar, bu başlık altında ormanların korunmasına ve geliştirilmesine yönelik düzenlemeler içerir. Bakın, ilgili madde yani Anayasa'nın 169'uncu maddesi ne söylüyor. Maddenin ikinci fıkrası aynen şu şekilde: "Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz." "Ormanlar kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz." Anayasa'nın ormanların korunması yönündeki bu hükmünü, Anayasa Mahkemesi, çeşitli kararlarında üstün kamu yararı olarak ifade etmiştir. Birçok Anayasa Mahkemesi kararı, ormanların korunmasını diğer bütün kamu yararı olarak nitelendirilen işlerden, yatırımlardan önceye alarak üstün kamu yararı olarak nitelendirir. Dolayısıyla, ormanların korunması şeklindeki bu üstün kamu yararının önüne geçebilecek olan bir başka kamu yararı var ise ancak bu takdirde ormanlarda irtifak hakkı tesis edilerek birtakım yatırımların yapılmasına izin verilebilir, der. Onu da Anayasa Mahkemesi çeşitli kararlarında açıklığa kavuşturmuştur, örneğin bir kara yolu yatırımı, örneğin bir su yatırımı, örneğin bir petrol boru hattı yatırımı, örneğin bir enerji nakil hattı yatırımı, bunun gibi gerçekten "kamu yararı" dediğimiz zaman tartışma konusu olmayacak, bütün toplum tarafından "Evet, bunlar ormanlarda yapılabilir, yapılmalıdır." denilecek olan yatırımlar nedeniyle ormanlarda üçüncü kişiler lehine irtifak hakkı tesis edilebilir.

Bu madde, Anayasa'nın bu çok açık hükmünü ihlal etmektedir. Bu ihlali biraz gözlerden kaçırmak amacıyla buraya bir hüküm konulmuş, denilmiş ki: "Bu amaçla üçüncü kişiler lehine tesis edilecek irtifak hakları için bozuk ormanlara öncelik verilir." Yani "Orman var ama ağaç kalitesi, orman kalitesi yeteri kadar iyi değil, teknik olarak `bozuk orman' olarak ifade edilen yerlerde bu yatırımları yapalım." deniliyor.

Hangi yatırımlar bunlar? Sağlık ve eğitim yatırımları. Sağlık ve eğitim yatırımları Anayasa Mahkemesinin ilgili kararları dikkate alındığında ormanlarda yapılması mümkün olmayan yatırımlardır. Sadece sanatoryum için Anayasa Mahkemesinin ilgili kararlarında ve Orman Kanunu'nun ilgili maddesinde bir düzenleme yapılmıştır, bunun dışında bir hastane yatırımını ne Orman Kanunu'nun ilgili maddesi ne de Anayasa Mahkemesi kararları ormanlarda yapılabilir bir tesis olarak nitelendirmemiştir. Hastaneyi her yerde yapabilirsiniz ama ormanı her yerde tesis edemezsiniz, eğitim tesisini her yerde yapabilirsiniz ama ormanı her yerde tesis edemezsiniz. Eğitim ve sağlık yatırımlarını ormanlarda yapabilmek için, bunun objektif şartlarını kanunun belirlemesi gerekir. Kanun bunu belirlememiş ise "Eğitim ve sağlık yatırımlarını ben ormanda yapacağım." deme şansına sahip değilsiniz. Bunların bozuk ormanlarda yapılacak olması, durumu Anayasa'nın bu ilgili hükmü karşısında kurtarmaya yetmez. Bozuk orman da mahiyeti itibarıyla hukuken ormandır. Kaldı ki Orman ve Su İşleri Bakanlığı "bozuk ormanların rehabilitasyonu" dediğimiz bir projeyi uygulamaktadır. Bu projenin birçok alt başlığı var, alt projesi var. Bu bozuk ormanların ıslahı için yüzlerce milyon TL'lik, milyarlarca TL'lik bir ödeneği Orman ve Su İşleri Bakanlığı ayırmıştır, bunu harcıyor. Sayın Orman ve Su İşleri Bakanı, bu kürsüden bütçesi nedeniyle, diğer vesileler nedeniyle, orman konusunda ne kadar adım attıklarını söylüyor, bozuk ormanların iyileştirilmesi için ne kadar çaba sarf ettiklerini söylüyor.

Değerli milletvekilleri, düzenleme doğru değildir. Bu düzenlemenin buradan çıkarılması gerekir. Önergemiz bu içeriği maddeden çıkarıyor, bunun yerine 2/B konusunda bu teklifin veya geçen yıl 19 Nisanda kabul edilmiş olan 6292 sayılı Kanun'un çözmediği bir kısım sorunların çözümünü öneriyor. Bizim önergemiz bunları düzenliyor. 2/B arazileriyle hukuken orman gözükmekle birlikte gerçekte orman vasfını kaybetmiş olduğu hâlde orman sınırı dışına çıkarılma işlemi gerçekleştirilmemiş olan yerlerin ve yine 2/B arazileriyle, yapılaşmış olan 2/B arazileriyle, yine, yapılaşmış olan orman arazilerinin iç içe geçtiği yerlerdeki mülkiyet sorununu çözmeyi hedefliyor, bizim önerimiz onu kapsıyor. Bunun örneklerini İstanbul'da Sultanbeyli'de görebiliriz, Çekmeköy'de görebiliriz, Sultangazi'de görebiliriz, Beykoz'da görebiliriz, Ümraniye'de görebiliriz, Anadolu'nun çeşitli illerinde görebiliriz, Antalya'da görebiliriz, bunu çözen bir önergedir. 2/B konusu Türkiye'nin tam 68 ilinde vardır değerli milletvekilleri. 68 ilinde var olan bir sorunu çözmeyen bir teklifle karşı karşıyayız.

Sayın Bakan burada açıklamalar yapıyor. Aslında Sayın Bakanın görev alanında değil ama Hükûmet adına oturduğu için o savunmak durumunda. Evet, rayiç bedelin yüzde 70'ini veya yüzde 50'sini bedel olarak belirliyorsunuz. Komisyonlar bunu değerlendiriyor. Komisyonlar çok titiz çalışmışlardır, eminim ama kanunun vermediği, kanunun yapmadığı bir düzenlemeyi, siz komisyonlardan fedakârlık isteyerek onların yapmasını istiyorsunuz; sorun burada çıkıyor. Antalya'dan onun için binlerce vatandaşımız buraya geldi. O komisyonların, nihayetinde, yapabileceği sınırlıdır, takdir hakları sınırlıdır, belli bir rakamın da altına inme şansları ve esneklikleri yoktur. Olmayan esnekliği komisyonlardan isteyemezsiniz. Onun çözüm yeri burasıdır. Komisyonlardan fedakârlık isteyeceğinize, gelin, burada yasayla çözelim.

Niye 100 dönüm 2/B arazisini elinde bulunduran kişiye vereceğiniz satış bedeli, onun için öngördüğünüz satış bedeliyle diğer vatandaşın satış bedelini aynı tutuyorsunuz? Bu, adalete uygun mudur? Gelin, bunları düzeltelim. Önergemiz bunlardan bir bölümünü düzeltmeye yöneliktir. Diğer bölümü için 1'inci maddede önerge verdik, kabul etmediniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Devamla) - Bunu kabul etmenizi takdirlerinize sunuyorum.

Teşekkür ederim.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)