Konu:KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU İLE BAZI YATIRIM VE HİZMETLERİN YAP-İŞLET-DEVRET MODELİ ÇERÇEVESİNDE YAPTIRILMASI HAKKINDA KANUN VE KAMU İHALE KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ
Yasama Yılı:2
Birleşim:82
Tarih:22/03/2012


KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU İLE BAZI YATIRIM VE HİZMETLERİN YAP-İŞLET-DEVRET MODELİ ÇERÇEVESİNDE YAPTIRILMASI HAKKINDA KANUN VE KAMU İHALE KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

CHP GRUBU ADINA AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 194 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin 6'ncı maddesi üzerine söz almış bulunmaktayım. İktidardan milletvekili arkadaşlarımız, daha kısa konuşarak onlara bir jest yapmamı istiyorlar ama şunu söyleyeyim: Bu kadar önemli bir kanunda keşke daha uzun konuşma şansım olsa ama ne yazık ki bu şansım yok.

İktidarın, Kamu İhale Kanunu'yla alakalı getirdiği bir dizi değişikliklerin bir yenisi de ne yazık ki bu kanunla karşımıza çıktı.

Değerli arkadaşlar, öncelikle şunu söyleyeyim: Siyasetin dilinin bu kadar keskin olması, bu kadar kırıcı olması, bu kadar incitici olması bizleri de çok rahatsız ediyor, beni de kişisel olarak çok rahatsız ediyor ama bazen birbirimizi duymakta çok zorlandığımız için bu acı dili kullanmak zorunda kalıyoruz. Demin Milliyetçi Hareket Partisinden arkadaşım aslında bu kanunla ilgili acısını çok net anlatırken ben salona baktığımda birçok insanın dinlemediğini gördüm. Oysa ki biraz sonra bu yasaya el kaldıracak olan sizlerin, sizlere emanet edilmiş paralarla ilgili yanlış bir karar vereceğinize inanıyorum.

Yıllar yılı yolsuzlukla, suistimalle, kötü yönetimle bürokrat olarak mücadele ettim ve bugün bir milletvekili olarak bu Meclise geldiğimde, birbirimizi duymadığımızı, birbirimizi anlamadığımızı ve kötü yasalar yaptığımızı gördüm. Buraya gelmeden önce Komisyonda da Sayın Bakanla, sayın bürokratlarla bu yasayı tartıştık, ne yazık ki görüşlerim değişmedi. Yani Türkiye'nin faydasına bir yasa olduğunu düşünmüyorum. Size bu süreci çok hızlı özetleyeyim.

Türkiye'nin çok ciddi yolsuzluk problemleri vardı, usulsüzlük problemleri vardı ve bu, 1990'lı yılların sonunda iki büyük doğal afetle birleşerek bu ülkeyi çok ağır ekonomik krizlerin içerisine soktu ve o dönem hükûmette olan Demokratik Sol Parti, Milliyetçi Hareket Partisi siyasi bedelini ödemeyi göze alarak çok önemli yasalar çıkardılar, bunlardan  bir tanesi de Kamu İhale Kanunu'ydu. Kamu İhale Kanunu öncesinde 2886 sayılı bir Kanun vardı,  yolsuzlukların odağı hâline gelmek üzereydi, idarelerin elini bağlayan bir kanundu ve idareler kurdukları özel fonlarla bu Kanun'dan kaçınmaya çalıştılar ve o dönem devletin bütün bürokratları bir araya geldi, Dünya Bankasının, Dünya Ticaret Örgütünün, Uluslararası Para Fonu'nun da uygulamalarını örnek alarak yeni bir kanun çıkardılar.

Bu sürekli değiştirdiğimiz kanun var ya değerli arkadaşlar,  Almancaya çevirin Almanya'da yürürlükte, İngilizceye çevirin İngiltere'de yürürlükte ama on yıldır yapılan bu değişikliklerle ekonomiklik, etkinlik, verimlilik gibi ve yolsuzlukla mücadele gibi bütün mekanizmaları altüst oldu. Şimdi yapacağımız değişiklikte dünyadaki limitin yaklaşık 10 katına çıkarıyor olacağız danışmanlık ihalelerini. Bu danışmanlık ihaleleri basit olarak görülmesin, mesela, Dünya Bankasının projelerinde çok önemli bedel ödedik biz bu danışmanlık ihaleleri için. Bu danışmanlık ihaleleri öyle önemli ihalelerdir ki örneğin diyelim 10 milyar dolarlık bir Devlet Demiryolu yatırımı yapacağınız zaman buna nasıl yapacağınıza işte bu danışmanlık ihaleleriyle karar veriyorsunuz. Danışacağınız insanlar veya kurumlar da doğru dürüst olsun diye de ön yeterlilik şartları koyuyorsunuz ve belirli istekliler arasında ihaleler yapıyorsunuz. Şimdi bu değişikliğimizde tıpkı bir çöp alma ihalesi, çöp toplama ihalesi yöntemiyle bu yapılacak.

Değerli arkadaşlar, bu doğru olsa bütün dünyada böyle yapılırdı. Sadece bu açıdan bakın, bu doğru olsa bütün dünyada bu yapılırdı. Bu 4734 sayılı Kanun'un gerektirdiği birkaç kanun daha vardı, sektörler kanunu mesela. Elektrikte, suda, telekomünikasyonda nasıl alım yapılması gerektiğine yönelik sektörler kanunu gerekiyordu ama ne yazık ki Mecliste gündemimize bu gelmedi ve bu kamu kurumlarını Kamu İhale Kanunu dışına çıkardığınızda ne oluyor? Ben sadece -demin Haydar Bey biraz açıkladı ama- Sayıştay raporundan çok kısa bir şey okuyayım fakir ailelere kömür dağıtımıyla ilgili, çok önemli bir yara. Şunu da söyleyeyim ki fakire giden her kuruş beni çok mutlu eder ama diyor ki: "Pazarlık usulü ihaleyle ilansız olarak 9 firmadan satılan 128 bin ton kömürün alış fiyatı 185 lira ama ihalesiz olarak alınan aynı kömür 238 lira."  ve yapılan ihale pazarlık usulü, açık ihale bile değil. Bu kadar fark oluşmuş, devlete bu kadar yük olmuş ve bu yaklaşık 2 milyar dolarlık işlemleri ifade ediyor, toplamda 2 milyar dolar.

Bunun devlette ilk raporunu ben yazdım. Hadi ben hep söylüyorum, ben CHP'liyim, o eğilimde olduğumu düşünüyorsunuz, benden sonra Hazinede iki denetçi grubu daha yazdı, Enerji Bakanlığında bir grup yazdı, Sayıştay yazdı ve şimdi muhalefet milletvekili olarak sevinemiyorum bu şeye beni haklı çıkardığı için ama bir Türkiye Büyük Millet Meclisi milletvekili olarak üzülerek söylüyorum.

Avrupa Birliği İlerleme Raporu şu an elimde ve bu yasa, bu yolsuzluk yargıdayken çıkarılan, ne yazık ki burada çıkarılan bir kanunla kapatıldı ve Avrupa Birliği İlerleme Raporu diyor ki: "Aynı değişiklikle devlete ait Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğünün alımları Kamu İhale Kanunu'nun kapsamı dışında bırakılmıştır."

Bu gerçekten üzücü bir durum arkadaşlar, bu sizler adına üzücü bir durum yani ben hep söyledim, o zaman da anlatmaya çalıştım, konuşmalarımda anlatmaya çalışıyorum, bir yanlışlık yapabiliriz, çoğunluğumuzla bu yanlışlığı geçirebiliriz ama bu yanlışlık hiçbir zaman unutulmayacak ve aynı bu haksız tutuklamalarda olduğu gibi nasıl domino taşı gibi vicdanlar şu an devrilmeye başladıysa bu kanun maddeleriyle alakalı da vicdanlar bir şekilde devrilmeye başlayacak.

Bakın, Kamu İhale Kurumundan aldığım kayıtlardan okuyorum: Türkiye'de 497 milyar lira Kamu İhale Kurumuna bildirilerek ihale yapılmış. Bir o kadar da bildirilmeyen ihaleler var arkadaşlar yani bu ülkenin parası harcanırken kimsenin haberdar olmadığı, Kamu İhale Kurumuna bildirilmeyen ihaleler ve mesela biz Türkiye Kömür İşletmeleriyle ilgili böyle bir yasa çıkarıp  bunu fakir ailelere kömür dağıtımı için aklamış olduğumuzu düşüyorduk ya kurumda alışkanlık hâline geldiği için. Bakın 58'inci sayfada diyor ki: "Lastik alımları 18 milyon liralık?" Yani 18 trilyonluk lastik alımlarında da ihale yapmamışlar. Bu da suç. Aynı o maddeyle affettiğiniz şekilde bu 18 milyon liralık lastik alımı da suç çünkü siz kuruma bu cesareti verdiğinizde kurumlar bu yolda ilerlemeye başlıyor. Ancak, sizin mesela?

Bir de başka bir yönü var değerli arkadaşlar. İzmir Büyükşehir Belediyesinde bir firma ihaleyi almaya, açık ihalede  şartnameyi almaya geldiğinde işçiler tarafından omuz atıldığı için ihaleye fesat karıştırma suçuyla altmış yaşındaki kadınlar bugün hücrede bekletiliyor. Eğer hukukun uygulanması kişiler, özellikle partiler arasında değişmeye başlarsa, o ülkede adalet zemini ortadan kalkarsa bundan hepimiz zarar görürüz değerli arkadaşlar. Şu an bizim yapmamız gereken, belki bu kanunun tümü oylanmadan bütün milletvekillerinin vicdanında şunu bilmesi gerekiyor: Bu getirilen kanunun önceki maddeleri ve bu maddeleriyle birlikte bu ülkede mali disiplin bozulacak, bu ülkede birtakım iş adamlarına, küçük çocuklarının süt parasından, şehit çocuklarının süt parasından aldığımız vergileri haksız olarak aktaracağız. Siz elbette ki kendi partinize ve kendi iktidarınıza çok güveniyorsunuz, "Böyle şeyler yapmaz. Biz dürüst bir partiyiz." diyorsunuz ama unutmayın ki bundan önce sizin Yüce Divana gönderdiğiniz partilerin milletvekilleri de aynı şeyi düşünüyordu. Bütün bunlar özgür tartışma ortamına geldiğinde, bütün bu yapılanların fiilî olarak alanda yansımaları belgelerde rant olarak -bunu kırmak için söylemiyorum ama başka bir ifade de bulamıyorum- yansımaları karşınıza geldiğinde ne yazık ki bu yasayı kabul eden sizler belki de bu suistimallerin sessiz ortakları olma şansınız olacak.

Onun için, bu tip durumlarda benim partim için belediyelerimizde, sizin partiniz için bakanlıklarda partisel aidiyetlerimizi bir kenara bırakarak, yurtsever, vatansever insanlar gibi düşünmemiz gerektiğine inanıyorum. Keşke bizim de böyle test edilme şansımız olsa diyorum. Belki yapamayarak veya yaparak kötü veya iyiye örnek olacağımızı düşünüyorum. Ama hep beraber bu vicdanla bakarsak belki bu ülkedeki millî gelir şu an olduğunun 5 katı olacak, belki bugün yaşadığımız gergin tartışmalar olmayacak, belki daha huzur içerisinde, daha barış içerisinde bir  hayat yaşayacağız.

Ben beni dinlediğiniz için çok teşekkür ediyorum. Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Erdoğdu.