Konu:Chp Grubu Önerisi
Yasama Yılı:3
Birleşim:64
Tarih:12/02/2013


CHP GRUBU ÖNERİSİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AHMET DURAN BULUT (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisinin önerisi üzerine grubum adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Türkiye için böylesine önemli bir konunun ilgili Bakan tarafından dinlenmemiş olması, hazırunda bulunmamış olması üzüntü verici. Beyaz et sektörü, gerçekten -demin iktidar milletvekilinin ifade ettiği gibi- 1,5 milyon insanı ilgilendiren bir sektör. Tabii ki sayın konuşmacı yüzde 30'unun sektörde küçüldüğünü, yüzde 30'unun gittiği hâlde yine aynı başarıyı gösterdiğini ifade etti. Bu giden yüzde 30 nereye gitti, tatile mi çıktı bunlar, neredeler, yeni iş sahaları mı buldular, sanayiye mi yerleştirdiniz, nereye gitti bu yüzde 30? O yüzde 30'u lütfen düşünün. Nerede bunlar? İşsizliğin arttığı, insanların çaresizlik içerisine düşürülerek sektörün küçüldüğü bir dönem yaşadık.

Evet, Balıkesir, Bolu, İzmir bu sektörde çok önemli merkezler. Bu merkezlerin diğer illerde de olması ve bunun büyümesi lazım ancak bu büyümenin de planlı yapılması lazım. Şimdi, sektörün Balıkesir'de 870 işletmesi, 1.756 kümesi var; bununla Türkiye üretiminin yüzde 25'ini karşılıyor, Bolu daha fazla, İzmir ona yakın. Bu hızla artan sektörün büyümesi, üretimin artması güzel ancak devletin, yönetimin bunu planlı bir şekilde yönetmesi lazım. Şu an sattığımız yerler, bizden ürün alan ülkeler, bir iki tanesi eğer sekteye uğrasa içeride problem olur.

Balıkesir'in dünya çapında marka olmuş önemli firmaları var. Bu firmalardan Şeker Pilicin içine düştüğü? Yarım asırlık bir kurum, yarım asırlık bir marka, Avrupa Birliğine ilk ihracat yapan firma. Bu firma düzgün iş yapan, gerçekten çok hijyenik ürünler ortaya koyan, kaliteli bir üretim yapan, üretimde hiçbir şeyi eksik bırakmayan bir kuruluş olduğu hâlde bugün dara düşmüş, bugün zora düşmüştür. Bunun elinden tutmak, bu ilk 500'ün içerisine giren İstanbul Sanayi Odasının ifade ettiği kuruluşu, mutlak suretle ayağa kaldırmak lazım. Bunun önünü açmak lazım, bunun gibi devletten 24 milyon lira KDV alacağı olan bu kuruluşla birlikte sektörde 600 milyona yakın KDV alacağının olduğu ifade edilmektedir. Tarım Bakanlığının, Hükûmetin bu noktada da dikkatlerini çekiyorum.

Değerli milletvekilleri, tavuk, beyaz et sektörü eski tadını kaybetti yani tavuğun tadı kaçtı. Neden? Beslenmesinde, yeminde çok ciddi sıkıntılar var. Evet, ifade edildiği gibi mısırı ithal ediyoruz, soya fasulyesini ithal ediyoruz. Bunun içerisine birçok kimyevi maddeler karıştırılıyor. GDO'su değişmiş ürünler ithal ediyoruz, bu yemleri o ülkelerde kontrol edemiyoruz. Dolayısıyla, onlarla beslediğimiz bu ürünlerin? Yirmi beş-otuz günde 2,5 kiloya kadar çatlarcasına büyüttüğümüz hayvanlarla bir üretim gerçekleştiriyoruz.

Diyorum ki: Hükûmete, sektörü yönetenlere, Türk beyaz etinin, damak tadının kalıcılığı ve dünyada aranır ve mutlak suretle vazgeçilmez kılınabilmesi için bu anlamda yemin üretiminin bu ülkede olması, GDO'suz yapılması, Türk damak tadının yeniden hayata geçirilmesi gerekir. Dünyada fiyat rekabeti sonucu, acımasız bu rekabet ortamında firmalarımız kendi ayakları üzerinde durmaya terk edilmiş. Size soruyorum, bütün kırmızı etlerde Hükûmet destekleme yaparken beyaz ete hiç destekleme yapılmamaktadır. Beyaz et üreticisine destekleme verilmemektedir. Dolayısıyla, bu Avrupa ve Amerika'da üreticilere verilen desteğin karşısında ihracatta rekabet şartlarını kaybeden üretici ister istemez zora giriyor. Birileri de fermaya yatmış bekliyor, bir fabrika, firma sallansa da alsam. diye. Benim ilimde böyle.

Krizi fırsata çevirip, "tavuk, kuş gribi" deyip -daha önce biz sadece sütün pastörizesini bilirdik- yumurtanın da pastörizesini üretip, Türk ekonomisinde böyle bir markayla ortaya çıkan kişileri gördük. Şimdi de bu firmaların peşinde koşan, onları takip eden, daha çok fiyatı düşürüp o firmaları almak için bekleyen kişilerin olduğunu düşünerek, oraya verilen emeğin, orada çalışan insanların haklarını, hukuklarını korumak Hükûmete düşüyor. Hükûmetin, bu anlamda, sektörün sorunlarını, yeniden, teklif edildiği gibi bir komisyon kurularak, araştırma komisyonu kurularak, yerinde, bilhassa bölgede konunun araştırılıp sorunlarının çözülmesi konusunda bir çabayı göstermesi gerektiğini düşünmekteyim.

Tavukla birlikte yumurta sektörü de tabii ki aynı kategoride. Ülkede kurulan bu entegre tesislerin -tavukçuluk, kuluçka, kesimhane- bunların kurulurken hijyene dikkat edilmesi, kuluçkahanelere hastalıkların bulaşmaması, üretim zayiatlarının olmaması için de tedbirlerin alınması gerekmektedir.

Evet, ülkemizde ekilebilir alanlar giderek ekilmez iken, maliyetlerin    -elektrik maliyetleri, akaryakıt maliyetlerinin- yüksekliği sebebiyle bilhassa Ege Bölgesi'nde birçok ürünü artık insanlar ekmez hâle gelmişken, bunu dışarıdan ithal etmenin, hele hele Hükûmetin -şaşılacak bir uygulaması- Sudan'dan toprak kiralayıp orada tarım yapmaya kalkmış olması bana komik geliyor. Bu ülkenin çiftçisini tarlasına yeniden döndürecek, yeniden onun üretime dönmesini sağlayacak, bu ülkenin değerlerini ortaya çıkaracak gayretlerin ve çabaların olmasını düşünmekteyim. Tarım Bakanlığının, hayvancılığın beyaz ette ve kırmızı ette kalkınması, üreticinin mağduriyetlerinin giderilmesi konusunda hassasiyet göstermesi ve bu noktada da Hükûmetin, Adalet ve Kalkınma Partili milletvekillerinin gereken önemi ve katkıyı göstermeleri gerekmektedir.

Tanıtım çok önemli sektörde. Her firma kendi tanıtımını kendisi yapmaya kalkmakta; dış ülkelerde Türk markalarının tanıtımı konusunda, fuarlarda temsili konusunda sektörün önünün açılması, desteklerde bulunulması gerekmektedir. Zeytinyağının desteklenmesi, tanıtımı konusundaki önerilerimizi, tekliflerimizi bu sektör için de ortaya koyabiliriz. Bu ülkelerin açılan fuarlarına, gıda fuarlarına bu Türk markalarının, Türk lezzetinin mutlak surette taşınması, oralarda bu markaların tanıtılarak yeni pazar alanlarının oluşturulması gerekmektedir.

Balıkesir'deki üreticiler kümeslerin ısıtılması için kömürü Soma linyit tesislerinden almaktadırlar. 100 ton kömüre ihtiyacı olan bir üreticiye Soma tesisleri 20 ton vermektedir, 80 tonunu başka yerlerden temin etmek zorunda kalmaktadırlar. Önceden bu ihtiyaçlarını tam olarak karşıladıkları hâlde, şimdi Soma işletmeleri çimento fabrikalarına kömürünü vermekte, beyaz et sektörünün ihtiyacı olan kömürü vermemektedir. Bu konuda ilgili bakanlıkların dikkatlerini çekiyor, üreticilerin mağduriyetlerinin giderilmesi için çabalarını bekliyor, Cumhuriyet Halk Partisi önerisinin kabulünü arz ediyor, konusunda yüce heyetinize saygılar sunuyorum. (MHP ve CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Bulut.