Konu:Gaziantep'e "gazi" Unvanı Verilmesinin Yıl Dönümüne
Yasama Yılı:3
Birleşim:62
Tarih:06/02/2013


GAZİANTEP'E "GAZİ" UNVANI VERİLMESİNİN YIL DÖNÜMÜNE
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

HALİL MAZICIOĞLU (Gaziantep) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; en zor ve çetin şartlarda on bir ay süren Antep savunması, yeryüzünde var olduğu günden bugüne kadar bağımsızlığın timsali olmuş Türk milletini tarih sahnesinden silmek isteyenlere karşı bu şehrin insanlarının tek bir yürek olarak verdiği en güzel cevaptır. Tarihin altın sayfaları arasında yerini alan Antep savunması, küçük-büyük, kadın-erkek demeden bu milletin bağımsızlığı ve vatanı uğruna kendisinden kat kat güçlü olan düşmana karşı her türlü imkânsızlık içinde dahi neler yapabileceğinin destanıdır.

Millî Mücadele'miz içerisinde gerek Kuvayımilliye'ye kıvılcım olması bakımından gerekse oluş şartları bakımından ayrı bir öneme sahip olan Antep savunması, Türk milletinin boynuna esaret zinciri vurulamayacağının bir haykırışıdır. Antepliler, işgale karşı değişik gruplar tarafından farklı alternatiflerin seslendirildiği işgal döneminde "Ya istiklal ya ölüm!" parolasıyla yola çıkan Büyük Önder'in kayıtsız şartsız arkasından gitmişlerdir.

Değerli milletvekillerim, işte tam bu noktada, Gaziantepliler, hiçbir yerden yardım ve destek almadan, büyük bir kararlılık, irade ve dayanma gücüyle direnerek Şahin Beylerin, Karayılanların ve isimsiz nice kahramanların öncülüğünde, 6.317 şehit ve binlerce gazi verme pahasına kahramanlık, yiğitlik ve cesaret anıtı olmuşlardır. "Gazilik" unvanı alan şehrimizin seksen yedi yıl süren istiklal madalyası hasreti, 7 Şubat 2008 tarihinde yüce Meclisimiz tarafından çıkarılan kanun ile sona ermiş ve o günkü Meclis Başkanımız Sayın Köksal Toptan Başkanımızın teşrifleriyle 6 Haziran 2008'de istiklal madalyası ile taçlandırılmıştır.

Bilindiği gibi Birinci Dünya Savaşı sona erdiği zaman, itilaf devletleri, Osmanlının parçalanmasını öngören Mondros Ateşkes Anlaşması ile yıllardır yaptıkları işgal planlarını uygulamaya koymuşlardır. Bu anlaşmayı imzalamaktan başka şansı kalmayan Osmanlı Devleti, anlaşma hükümlerine göre silahlarını teslim etmek ve ordularını dağıtmak zorunda kalmıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Anadolu'dan başka toprağın elimizde kalmadığı bu şartlar içerisinde, anlaşmanın en kritik maddesi, itilaf devletlerinin güvenliğini tehdit edecek bir durum olması hâlinde herhangi bir stratejik yeri işgal edebilme yetenekleridir. Bu maddeyi kullanan itilaf devletleri Orta Anadolu'da birkaç ilimiz hariç Anadolu'nun her köşesini bir bir işgal etmişlerdir. Birinci Dünya Savaşı'nın uzak cephelerinde uzun yıllar savaşmaktan yorulmuş ve yıpranmış Anadolu'nun bu duruma direnecek gücü maalesef kalmamıştır.

Tarih boyunca bağımsızlığını her türlü değerin üzerinde tutan Türk milleti, bu tablo içinde dahi işgale boyun eğmeyeceğini tüm dünyaya göstermiştir. Cumhuriyetimizin kurucusu büyük önderin yaktığı meşale her şehrin, her kasabanın kendi yazgısıyla baş başa kaldığı bu karanlık günlerde Türk milletine bir umut olmuştur. Bu nedenledir ki Antepliler cumhuriyetimizin kurucusu büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ün "Ben Gazianteplilerin gözlerinden nasıl öpmem ki, onlar Antep'i kurtardıkları gibi Türkiye'yi de kurtardılar." övgüsüne mazhar olmuşlardır. Bu nedenle, Antep savunması Kurtuluş Savaşı'mız için de ayrı bir yere sahiptir.

Netice itibarıyla, Türk milletinin bağrından çıkardığı Türkiye Büyük Millet Meclisi 8 Şubat 1921'de Antep'e "gazi"lik unvanı vermiştir. Antep savunması kahramanlarının ruhlarını şad etmiş olan bu anlamlı hediye, yıllardır hasretle madalyasını bekleyen Gazianteplilerin kahramanlık ve cesaretini gelecek kuşaklara taşıyacak ölümsüz bir sembol olarak tüm hemşehrilerimizi gururlandırmıştır.

Bu vesile ile hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Mazıcıoğlu.