Konu:Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu Tasarısı Ve Teklifleri
Yasama Yılı:3
Birleşim:59
Tarih:30/01/2013


TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ DİSİPLİN KANUNU TASARISI VE TEKLİFLERİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

SENA KALELİ (Bursa) - Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 394 sıra sayılı Kanun Tasarısı'na ilişkin söz almış bulunuyorum. Sözlerime, iş cinayetine kurban giden Gaziantep'teki 8 işçimize Allah'tan rahmet, ailelerine sabır ve başsağlığı, yaralılara acil şifalar dileyerek başlamak istiyorum. Sivil ve siyasi şiddet seri hâlde, sistematik bir şekilde devam ediyorken iş yerlerinin disipline edilememesi, önlem alınamıyor olması gerçekten manidar.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren subay ve astsubaylarımızı yetiştirmek üzere ortaokul, lise, üniversite düzeyinde okullar açılmış, sürece bağlı olarak, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan subay ve astsubayların öğrenim düzeyleri de sürekli arttırılmıştır. Ancak, bu öğrenim düzeyinin artması ne yazık ki subay ve astsubayların özlük ve sosyal haklarına yansıtılamamıştır. Öte yandan, emekli ve göreve devam eden meslek ve yüksekokul mezunu olmayan astsubayların, diğer astsubaylarla aynı risk grubundaki astsubayların haklarının verilmemesi hem ayrımcılık hem de eşitsizlik doğurmaktadır. Bizi birleştirmeye, tek başına, ne ırk ne mezhep ne maddi ne manevi değerlerimiz yeterlidir. Bizi, insani ve vicdani değerlerimiz, insafımız, ahlakımız, çifte standartsız demokrasiye olan inancımız, eşit haklarımız ve özgürlüklerimiz, ortak yaşama irademiz, yok saymayan, reddetmeyen var etme anlayışımız, duygularımızı paylaşarak anlamamız ve iyi niyetimiz birleştirir. Gerçek özgürlükçü anlayış, karşılıklı hakların teslim edildiği, kimsenin kimseyi kendine benzetmek telaşına düşmediği, üstünlük taslamadığı, eksiltmediği, karşılıklı endişelerinin olmadığı bir zemini gerektirir. Bu gerçeklik ve zemin olmadıkça yine karşılıklı yasaklar, baskılar, dayatmalar, tekçi anlayış egemen olmak durumunda kalır. Hınçlı ve hırslı, intikam duygusu ağır basan, eleştiriye kapalı toplumsal ayrışmalar beslenir. Hak ve özgürlükler teslim edildikçe çoğalır, eşitleniriz ve birlikte yaşayabiliriz. Bunun için, arayış ve anlamayı akıl ve bilimle temellendirmeli, özgür mantığa ve hakikatin, ideal ahlakın daha üst düzeyde kavranmasına uygun zeminler oluşturulmalıdır. İdeolojilerimizi, anlayışımızı, hak ve özgürlük zemininde konuşursak ne taviz vermiş ne de taklitçi konumunda oluruz. Eşitlikçi ve özgürlükçü anlayışımızı engel tanımadan, kavramlara takılmadan hep savunacağız, geliştireceğiz, mücadele edeceğiz ve vazgeçmeyeceğiz.

Bu anlamda, konuyla ilgili olarak vermiş olduğum soru önergeme Millî Savunma Bakanı Sayın İsmet Yılmaz tarafından verilen yazılı yanıtta astsubayların özlük haklarında bazı değişiklikler yapıldığı, bazılarının ise çalışma aşamasında olduğu belirtilmiştir. Ancak astsubaylar bu konuda geçmiş yıllarda sürekli vaatler verildiği hâlde bugüne kadar hiçbir adım atılmadığını belirtmektedirler. Nitekim, bütçe görüşmeleri sırasında Millî Savunma Bakanının açıklamasıyla ilgili soru sorduğum Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek bu konuda hiçbir hazırlıklarının olmadığını belirtmiştir. Yani ya bakanlar birbirlerinden habersiz ya da koordinasyonsuzluk söz konusudur. Kendilerini ordunun ötekileştirilmiş grubu olarak gören astsubayların bekleyişi sürmektedir.

Türk Silahlı Kuvvetlerinde subaylar gibi risk grubunda görev yapan astsubayların mesleki motivasyonunu yükseltmeyi, aidiyet duygularını geliştirmeyi, özlük haklarından kaynaklanan eşitsizliği gidermeyi ve uygulama birliğini sağlamayı mutlaka becermeliyiz. Kendilerine eşitlikçi, insancıl yaklaşılmayan ortamlarda disiplin ve insani ve vicdani yaklaşımlardan da söz edilemez.

Bu vesileyle yüce heyetinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederiz Sayın Kaleli.