Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurul Tutanağı
19. Dönem 4. Yasama Yılı
121. Birleşim 08 Haziran 1995 Perşembe

BAŞKAN - Gündemin 20 nci sırasına konulmuş arkadaşlar...

CENGİZ BULUT (İzmir) - Lütfen, Sayın Başkanım; biraz ciddî olalım yani...

BAŞKAN - Buyurun Sayın Kapusuz.

Süreniz 20 dakikadır.

RP GRUBU ADINA SALİH KAPUSUZ (Kayseri) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, hükümet etmekle görevli bulunan ve aynı zamanda İktidar koltuklarında oturan değerli milletvekili arkadaşlarıma ve özellikle de Başkanlık Divanına bir hatırlatmada bulunmak istiyorum: Türkiye Büyük Millet Meclisinde, sizlerin devamlı takip edip bildiği ve vatandaşımızın da seyrettiği gibi "Komisyon yok, Hükümet yok" şeklinde, konuların geçiştirilerek, İktidarın, istediği konuyu gündeme aldığı, neyin ne zaman görüşüleceğini de milletvekillerinin bilmedikleri bir atmosfer içerisinde, Türkiye Büyük Millet Meclisinin huzuruna meseleleri taşımanın doğru olmadığını, müteaddit defalar, bu kürsüden ifade etmiş olan bir arkadaşınız olarak söylüyorum, yine, aynı tabloyu yaşamış bulunuyoruz.

Gece saat 11.30'da, burada, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Genel Kurulunda, özellikle, vatandaşlıktan çıkmak isteyenlere kolaylık getiren bir tasarıyı görüştük. Arkasından, ısrarla, vatandaşlıkla ilgili bir başka tasarı üzerinde çalışmamız istendi; biz de, sabah saat 10.30'da, Genel Kurul açılır açılmaz, aynı şekilde, vatandaşlıkla ilgili tasarı görüşülecek ümidiyle geldik; fakat, bakıyoruz ki, Komisyonun ve Hükümetin yerlerini aldığı konu, tamamen farklı. Maalesef, burada, Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündeminde bulunan 260 küsur kanun teklif ve tasarısından, hangisinin, ne zaman görüşüleceğinin belli olmadığı bir muammayı yaşıyoruz.

Bakınız, Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündeminde, bu belirsizliğe ilave olarak, 12-13 tane de, görüşülmeye başlanmış ve yarım kalmış kanun tasarı ve teklifi mevcutken, siyasî iktidara mensup arkadaşlarımız ve Hükümet, acaba nereden icap etti de, sıra sayısı 858 olan ve başlığını da herkesin ibretlerine sunacağım bir konuda yetki talebinde bulunuyorlar; Patent, Faydalı Model Marka, Coğrafî İşaretler, Endüstriyel Tasarımlar, Yaş Sebze ve Meyve Ticareti, Toptancı Halleri, Tarım Satış Kooparatifleri ve Birlikleri ile Gıda Konularının Düzenlenmesine ve Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanununun Mer'iyet ve Tatbik Şekli Hakkında Kanunun Bazı Hükümlerinde Değişiklik yapılmasına Dair -dikkat buyurun- Yetki Kanunu Tasarısı getiriyorsunuz. Getirilen bu yetki kanunu tasarısı, 6 bin küsur maddeyi değiştirme yektisini ihtiva ediyor. Dolayısıyla, 6 bin küsur maddede değişiklik yapmayı, aslında, yasama görevi olan, Türkiye Büyük Millet Meclisine ait böyle bir görevi, milletvekili arkadaşlarımız, acaba, hangi gerekçelerle, Kabineye, Hükümete devretmek istiyorlar; bunu anlamak mümkün değildir.

Hepimiz de çok iyi biliyoruz. Türkiye'de kuvvetler ayrılığı prensibi vardır. Yasama, yürütme ve yargı, ayrı ayrı birimlerdir. Şimdi, biz, burada niçin varız; Hükümet, icra etmek için var; milletvekilleri olarak biz de, yasama görevimizi yapmak üzere buradayız. Peki, bu görev bizimse...

BEYTULLAH MEHMET GAZİOĞLU(Bursa) - Engellemek için değil, yapmak için..

SALİH KAPUSUZ (Devamla) - Bakınız, şayet bu görev bizimse, niçin yetkimizi Bakanlar Kuruluna devrediyoruz?

NEVFEL ŞAHİN (Çanakkale) - Acelemiz var.

SALİH KAPUSUZ (Devamla) - Zaten, kanun hükmünde kararname çıkarmak için yetki vermek işi; çok ivedi olursa, zorunluluk olursa, bir de ehemmiyetine binaen; yani, çok kısa sürelerle kullanılmak üzere yetki isteniyor; Anayasadaki hüküm açık ve sarihtir.

BEYTULLAH MEHMET GAZİOĞLU (Bursa) - Meclisten geçirelim o kararnameleri.

SALİH KAPUSUZ (Devamla) - Hayır... O zaman şöyle yapalım: Biz, Parlamentoyu sona erdirelim!.. Zaten, yaptığımız işin, bir yerde by-pass olduğunu; yetki yasasının, yetki vermekten ileriye, yetki devretmek olduğunu, sizler de biliyorsunuz.

Değerli arkadaşlarım, geçmişte yapılmış olan yetki yasalarıyla ilgili, SHP'nin, DYP'nin, muhalefette iken, Anavatan Partisinin yetki yasalarını çıkarma dönemindeki konuşmalarını bir bir okudum. Şimdi, bugün bu yetki yasasasının görüşüleceğini bilseydim de onları bu kürsüden okusaydım, bu sözler size aittir deseydim; acaba, başlarınızı yere eğer miydiniz; kanaatim

4