Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurul Tutanağı
26. Dönem 2. Yasama Yılı
63. Birleşim 20 Ocak 2017 Cuma

Bakın, CHP dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla ilgili Anayasa değişikliklerinde ciddi tutarsızlık gösterdi. (CHP sıralarından "Haydii!" sesleri) Fakat şimdi bu değişiklikle ilgili tartışmalarda, en azından bu günahını affettirdi.

BÜLENT TEZCAN (Aydın) - Ne alaka şimdi?

MİTHAT SANCAR (Devamla) - Aynı sağduyuyu AKP milletvekillerinden de beklemek hakkımızdır diyorum.

Çok uzatmak niyetinde değilim. Bundan sonrası referandumdur, biliyoruz. Referanduma "Gelsin." diyorsunuz, "Halk karar versin." diyorsunuz. Eğer adil bir seçim olacak olsaydı, eğer olağanüstü hâl şartlarında yasaklar altında bir referandum olmayacak olsaydı, bu dediğinize hak verebilirdik.

Ayrıca, referandum sürecinin kutuplaşmayı derinleştireceğini de biliyoruz, ciddi sıkıntıların toplum olarak karşımıza çıkacağını da biliyoruz. O nedenle, referanduma gitmeden, burada, oylarınızla Türkiye'nin önünü açabilirsiniz. Yeni Türkiye, buradan, demokratik mutabakatı arayan bir sağduyuyla kurulabilir. Sayısal çoğunluğa dayalı, parçalayıcı, bölücü, çatışmacı yöntemlerle yeni bir Türkiye kurulamaz. Var olan Türkiye de asıl o zaman tehlikeye girer. Beka sorunu tam da bu noktada karşımıza çıkıyor değerli arkadaşlar.

Şimdi, son olarak çok sevdiğim bir filmden bir diyaloğu aktaracağım sizlere ama aktarmaya başlamadan, bir dakika ek süremi alayım, böylece meselemiz bölünmesin.

BAŞKAN - Tabii, buyurun, bir dakikalık ek sürenizi veriyorum Sayın Sancar.

MİTHAT SANCAR (Devamla) - Sinema tarihinin de çok önemli filmlerinden biri olarak kabul edilir; Fransız filmi, Mathieu Kassovitz'in yönettiği bir film, adı "Protesto." Bir diyalog var orada; iki arkadaş konuşuyorlar, biri diğerine diyor ki: "50 katlı bir binadan düşen adamın hikâyesini biliyor musun? Her katta kendini rahatlatmak için kendine şunu demiş: 'Buraya kadar her şey yolunda… Buraya kadar her şey yolunda…' Ama diyor ki sonra 'Önemli olan düşüş değil, yere çakılma anıdır.'" Biz şimdi son kattayız. Uzatın ellerinizi, yere çakılmaktan hep birlikte kurtaralım bu ülkeyi. Bu sağduyuya inanıyorum, güveniyorum.

Hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum. (HDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Sancar.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Kurtaracağız inşallah.

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Erzurum) - Az kaldı, kurtaracağız Allah'ın izniyle.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan…

BAŞKAN - Buyurun Sayın Özel.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Sancar konuşmasında Cumhuriyet Halk Partisini tutarsızlıkla suçladı, cevap hakkımızı kullanmak istiyorum.

BAŞKAN - Buyurun.

İki dakika…

Sayın Özel, sanıyorum bir ürün getiriyorsunuz.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Kutu efendim.

BAŞKAN - Şimdi ben gerekli ikazımı yapayım.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Kelepçelesin daha iyi Sayın Başkan kendini.

IX.- OTURUM BAŞKANLARININ KONUŞMALARI (Devam)

4.- Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Ayşe Nur Bahçekapılı'nın, 8/12/2016 tarihinde 4 siyasi parti Grup Başkan Vekiliyle yapılan toplantıda Başkan tarafından söz verilen hatibin elektronik ses ve görüntü kaydını dinletmesinin çalışma usullerine aykırı olacağına dair bir mutabakata varıldığına ilişkin konuşması

BAŞKAN - Sayın Özel, sayın milletvekilleri; Türkiye Büyük Millet Meclisi başkan vekilleri ve Meclis Başkanıyla yapılan 31 Mart 2016 tarihli toplantıda "Genel Kurula ürün ve eşya getirilmeyecektir." diye bir kararımız var.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Destekleyici materyal o, ürün değil Sayın Başkan.

SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ (Erzurum) - Grup başkan vekili uymazsa nasıl olacak?

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, bir müsaade eder misiniz, rica ediyorum.

Ayrıca, 8/12/2016 tarihli 34'üncü Birleşimin sonrasında, saat 18.50 ve 19.40 arasında, Başkan Vekili Mehmet Akif Hamzaçebi başkanlığında, 4 siyasi parti grubunun grup başkan vekilleri Erhan Usta, Mehmet Naci Bostancı, Levent Gök ve Çağlar Demirel'in katılımıyla yapılan toplantıda hatibin kürsüde elektronik ses ve görüntü kaydını dinletip dinletmeyeceği değerlendirilmiştir. Söz konusu toplantıda, İç Tüzük'e ve teamüllere göre, Başkan tarafından söz verilen hatibin ancak konuşma yapmasının esas olduğu, elektronik ses ve görüntü kaydını dinletmesinin çalışma usullerine aykırı olacağı, çalışma düzenini bozucu sonuçlar doğurabileceği ve tutanak kaydında bulunmadığı tespitiyle söz verilen hatiplerin kürsüde konuşma yapmanın dışında bir elektronik ses veya görüntü kaydının dinlettirilmemesi hususunda anlayış birliğine varılmıştır.

Ancak, yorucu bir dönemden geçtik, bugün o yorucu dönemin son günü. Ben günün önemine binaen, bir daha tekrarlanmaması düşüncesiyle, teamül olmaması düşüncesiyle Sayın Özel'e iki dakika söz verdim.

90