Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurul Tutanağı
26. Dönem 2. Yasama Yılı
57. Birleşim 13 Ocak 2017 Cuma

bunları yasal hâle getiriyoruz. Yürütme üyelerinin tamamını atıyorsunuz, yargıyı, tamamını bir kişi atıyor ve istediğiniz yönde karar çıkarmazlarsa onları da hemen alıverebiliyorsunuz.

Üzerinde konuştuğumuz maddede cumhurbaşkanının yardımcıları kaç kişi olacak, kaç yardımcısı olacak? Ne alt sınır ne üst sınır var. Bunların nasıl görev yapacakları, nasıl görevleri üstleneceklerinin bir ifadesi yok. Yine, bunların nasıl azledileceği belli değil.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MAHMUT TOĞRUL (Devamla) - Yine, bu Meclis önemli oranda devre dışı kalıyor değerli arkadaşlar. İşte bizim fiilî hâli anayasal statüye kavuşturacağımız durum tam da bundan ibarettir diyorum. Halkımız bunu görmelidir.

Saygılar sunuyorum. (HDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Toğrul.

Aynı mahiyetteki diğer önerge üzerinde söz isteyen Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım.

Buyurun Sayın Yıldırım. (HDP sıralarından alkışlar)

AHMET YILDIRIM (Muş) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Ben öncelikle bir yanlışı düzelterek başlamak istiyorum. Şahsı adına söz alan iktidar partisi milletvekili, şimdiye kadar -gensoru kurumuna ilişkin- hiç kimsenin gensoruyla düşürülmediğini ifade etti, hiçbir bakanın.

ŞİRİN ÜNAL (İstanbul) - 2 tanesi hariç.

AHMET YILDIRIM (Devamla) - Kendisine söyleyeyim: 1980 yılında, darbeden önce Hayrettin Erkmen'in Demirel'in Dışişleri Bakanıyken gensoruyla bakanlığı düşürüldü. 1980 yılında aramızda milletvekili olan büyüklerimiz de vardır, onlar bizden daha iyi hatırlayacaklardır. Yani, öyle bir müessesenin şimdiye kadar hiç işletilmemiş olması üzerinden gensoru müessesesini boşa çıkarmanın, küçümsemenin, anlamsızlaştırmanın hiçbir anlamı yok. Bu 10'uncu madde üzerine yine iktidar partisi adına söz alan hatip, özellikle muhalefet partisi hatiplerine dönük olarak bu Anayasa teklifinin içeriğini incelemediğini ve bunun üzerinden, incelenmemiş, bilgi sahibi olunmamış bir teklif üzerinden bizim burada bir retçi yaklaşım içerisine girdiğimizi söyledi. Ben basına… Hani, boş kâğıtlara atılan imzalar üzerinden bütün iktidar partisi milletvekillerini töhmet altında bırakacak bir yaklaşım içerisinde olmam; mutlaka iktidar partisinden de bu metni, bu teklifi ayrıntılı inceleyen olmuştur ancak hangi pencereden incelediğimiz ve baktığımız üzerinden bir kabulleniş süreci yaşıyoruz biz.

Biz de en az sizin kadar bu metni inceledik, bu teklifin neleri getirip götüreceği, bu ülkenin insanlarına ne kadar mutluluk ne kadar mutsuzluk getireceği tahayyülüyle burada konuşma yapıyoruz. Ya değilse, muhalefeti boşa çıkarmak üzerinden böyle bir bilgi kirliliği oluşturmanın hiçbir anlamı yok. Biz en azından kanmışlıklar üzerinden yürümüyoruz. Friedrich Nietzsche diyor ki: "Kanmışlıklar o kadar kötü bir düşmandır ki, kanmışlıklar hakikatin karşısında yalanlardan daha kötü bir düşmandır." Bu anlamda, herkes bulunduğu zaviyeden bir işe, olaya, onun getirip götüreceklerine bakar, ona göre değerlendirir.

Şimdi, bu 10'uncu madde, özellikle Anayasa'nın 106'ncı maddesinde Cumhurbaşkanının, partili Cumhurbaşkanının kendisine yardımcı ataması üzerinden bir değişiklik öngörüyor ama "bir veya daha fazla" diyor. Mesela, mevcut Cumhurbaşkanı sınırsız sayıda danışman ve başdanışman atıyor. Acaba burada da 30 Cumhurbaşkanı yardımcısı yapabilir mi mevcut teklifle? Evet yapabilir. 50 yapabilir mi? Evet yapabilir. Çünkü, bir üst sayı konulmamış. Peki, bu yardımcılarından akrabalık ve illiyet bağı, ticari bağı olanlar da olabilir mi? Evet olabilir. Ona engel bir şey de yok. Böyle bir sınır çizilmemiş.

Şimdi, bir de Cumhurbaşkanının hastalık, mazeret veya yurt dışı durumlarında mevcut hâliyle seçilmiş olan bir Meclis Başkanı, hatta 2 defa seçilmiş olan, hem halk tarafından seçilmiş olan hem de Meclis tarafından seçilmiş olan bir Meclis başkanı vekâlet eder. Burada ise atanmış bir cumhurbaşkanı yardımcısı, onunla aynı yetkileri kullanmak üzere cumhurbaşkanına vekâlet edebilir, az önce saydığım hâllerde. Peki, buna dair, bir: Kaç cumhurbaşkanı yardımcısı atayacağının üst limitinin belli olmaması ciddi bir eksikliktir. İkinci bir husus ise değerli milletvekilleri, mevcut düzenlemede, Cumhurbaşkanlığı makamına vekâlet ihtiyacı ortaya çıktığında TBMM başkanı değil, yardımcısı ona vekâlet eder. Bu, iki açıdan problemlidir değerli arkadaşlar. Birincisi: Meclis başkanı seçilmiştir ama cumhurbaşkanı yardımcısı, herhangi bir seçim sürecinden geçerek halkın güvenine mazhar olmaksızın atanmış biri -cumhurbaşkanıyla- mücbir sebeplerle, mücbir hâllerde yetki kullanabiliyor. İkincisi ise: Mesela, hani, Amerika Birleşik Devletleri'nden çok örnekler veriliyor. Amerika Birleşik Devletleri'nde, evet, başkan yardımcısı vardır ve başkan yardımcısı, mazeret hâllerinde, yurt dışı, hastalık vesaire hâllerde başkanın yetkilerini kullanabiliyor ama o da aynı, başkan gibi seçimle gelmiştir, bunu da unutmamalıyız diye ifade ediyorum. Özellikle, bu cumhurbaşkanı yardımcılığı müessesinin sayı ve kullandığı yetkiler açısından ciddi problem içerdiğini düşünüyorum.

Bütün Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (HDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.

Aynı mahiyetteki önergeleri oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul

80