Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurul Tutanağı
26. Dönem 2. Yasama Yılı
55. Birleşim 11 Ocak 2017 Çarşamba

selamlıyorum.

Tabii, burada "Cumhurbaşkanı seçimi ile Türkiye Büyük Millet Meclisi seçiminin aynı gün yapılmasının sakıncası var mıdır, yok mudur?" sorusuyla konuya bakmak lazım. Cumhurbaşkanı seçimi ile milletvekili seçimi aynı gün yapılırsa parti genel başkanı olan Cumhurbaşkanı adayı aynı zamanda partisinin milletvekillerini de belirleme imkânını bulacak. Burada hem aday gösterme yetkisi nedeniyle milletvekillerini ismen belirleme imkânı olacak hem de aynı anda yapılan seçimlerde seçmen Cumhurbaşkanı ile onun partisine oy vereceğinden dolayı siyasi olarak da Meclis çoğunluğuna hâkim olacak. Böylece seçilen Cumhurbaşkanı, fiilen yasama organının da çoğunluğunu belirleyip kontrol edebilecek. Meclisin Cumhurbaşkanını denetleyebilmesi fiilen mümkün olmayacak, bu da güçler ayrılığını yok edecek. Oysa, seçimlerin farklı zamanlarda yapılması millî irade denetiminin işletilmesini de sağlar, ara denetim yolunu da açar. Cumhurbaşkanını seçen irade, aradan bir süre geçtikten sonra yönetimden memnun olmazsa vatandaşımız, Meclis seçiminde sandığa yansıtıp iktidarı denetleyebilir. Aynı anda seçim, bu ara denetim yolunu ortadan kaldırır. Getirilen düzenleme bir anlamda bir dayatma düzenlemesidir. Millete "Kimi Cumhurbaşkanı seçiyorsan onun partisinin milletvekillerini de sen seç, beş yıl olarak orada buna katlan." anlamı çıkıyor.

Şimdi, bu düzenleme topluma ne getirir? Başkanlık sisteminde kazanan hepsini kazanır, kaybeden her şeyi bitirir. Sayın Mehmet Ali Şahin Bey "Partiler arasında diyaloğu getirir." dedi. Aslında, bir yönde partiler arasındaki diyalog küçük partilerin kapanması açısından, sadece Türk siyasi tarihinden… Sayın Burhan Kuzu Bey'in de televizyon kanallarına dediği gibi 2 tane siyasi parti kalmış olur. Yani, burada, doğru, 2 siyasi parti kalır. 2 siyasi partinin kalması, diğerlerinin bitmesi açısından böyle alt zeminde bir taban olur. Ancak, halk arasında bu, liyakat sistemini ortadan kaldıracağı için tüm devlet kademelerine, yönetimine ancak partizanca bir siyasi partiye üye olanlar girebilecek ki bu, toplumda neyi getirir? Toplumda demokratik siyaseti sıfırlar. Toplumda çatışma potansiyeli yaratır. Toplumda kutuplaşma yaratır. Toplumda gerilimi artırır ve bu aynı zamanda, siyasal kutuplaşmayı da artırır. Parlamenter sistemde ne var? Parlamenter sistemde de daha uzlaştırıcı, daha ılımlaştırıcı, daha ara bulucu bir tablo söz konusu.

Şimdi, Ankara-İstanbul yolu trafiğe dar geliyorsa, bu yol gerçekten bozuksa bunu tamir etmek, yolu genişletmek daha mı rasyonel, daha mı ekonomik, daha mı akılcı bir yöntem; yoksa, bizim bu yolu komple iptal edip yeni yol yapmamız mı daha mantıklı? Değerli arkadaşlar, ekonomik açıdan baktığınız gibi, hukuksal açıdan da…

İLKNUR İNCEÖZ (Aksaray) - Bazen eskiyi tamir etmek yeniyi yapmaktan daha zordur.

MAHMUT TANAL (Devamla) - Siz gelirsiniz, burada konuşursunuz veya gidersiniz -gayet rahat- Amerika'da sizin bir hocanız vardı ya, terör örgütünün lideri, o aklı oradan alırsınız, bana oradan laf atmayınız. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

FATMA BENLİ (İstanbul) - Hiç yakışmıyor ama hiç yakışmıyor size.

FUAT KÖKTAŞ (Samsun) - Sen gittin, onların kapılarının önünde durdun ya.

MAHMUT TANAL (Devamla) - O aklı gidersiniz, oradan alırsınız.

FUAT KÖKTAŞ (Samsun) - TOMA'ların sularını sen yedin.

MAHMUT TANAL (Devamla) - Bu açıdan baktığımız zaman değerli arkadaşlar, bu, tamamen ülkeyi diktaya götüren bir rejim.

Şimdi, bu Anayasa değişikliği geçerse ülkemizde ne olur? Anayasa'yla bir diktatör yaratırız, her şeye dokunan ama kendisine dokunulmayan bir diktatör ortaya çıkar. Demokratik rejimden tamamen ayrılıp otoriter bir rejim kurulur. Hiçbir vatandaşın can ve mal güvenliği kalmaz. Can ve mal güvenliğinin olmadığı yerde hukuk güvenliği olmaz, hukuk güvenliğinin olmadığı ülkede iktisadi güvenlik de olmaz, iktisadi istikrar da olmaz. İktisadi istikrarın güvencesi, siyasi istikrarın güvencesi hukuk güvenliğinden geçer değerli arkadaşlar. Demokrasi özgürlüklerin güvencesidir, demokrasinin de aynı zamanda, güvencesi hukuk devletidir. Kuvvetler ayrılığını ortadan kaldırdığınız zaman hukuk devleti ortadan kalkar. Çünkü bu getirilen rejimle kuvvetler ayrılığı ortadan kaldırılmış oluyor ve dolayısıyla, hukuk devleti ortadan kaldırılacağı için gerçekten ülkeyi felakete götüren bir tekliftir. Bu teklifin aleyhinde oy vereceğiz, sizlerin de destek vermenizi istirham ediyorum.

Teşekkür ediyorum, saygılarımı sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

MEHMET METİNER (İstanbul) - Hayhay, desteğimiz seninle!

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Tanal.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum…

III.- YOKLAMA

(HDP sıralarından bir grup milletvekili ayağa kalktı)

FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul) - Sayın Başkan, yoklama talebimiz var.

BAŞKAN - Oylama öncesi bir yoklama talebi var.

Sayın Önder, Sayın Kerestecioğlu, Sayın Taşdemir, Sayın Yıldırım, Sayın Kaya, Sayın Doğan, Sayın Baydemir, Sayın Erdoğmuş, Sayın Çelik, Sayın Aslan, Sayın Adıyaman, Sayın Irgat, Sayın İrmez, Sayın Uca, Sayın Öcalan, Sayın Önlü, Sayın Atalan, Sayın Becerekli,

89