Turkiye Buyuk Millet Meclisi

Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurul Tutanağı
26. Dönem 2. Yasama Yılı
56. Birleşim 12 Ocak 2017 Perşembe

Ulaşmak İstediğiniz sayfa aralığını giriniz.
Font Küçült | Normal | Font Büyüt
Başa Dön | Önceki Sayfa Sonraki Sayfa | Son Sayfa
Tutanak toplam 104 sayfadır. Sorgulanan Sayfaların Yazıcı Versiyonu
kararına uymuyorum, saygı da duymuyorum." diyen birisi Cumhurbaşkanı olursa bu milletin hakkını kim koruyacak?

BAŞKAN - Sayın Torun, buyurun.

SEYİT TORUN (Ordu) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Ülkemiz tam bir kaos ortamı yaşıyor, siyasal, sosyal istikrarsızlık had safhada; ekonomi tüm dinamikleriyle büyük bir açmaz yaşıyor. Hiçbir pozitif gelişme beklenmiyor. Bu süreç yeni bir istikrarsızlığın kapısını da aralayacaktır. Ülkesini seven, demokratik, özgür bir Türkiye özlemi taşıyan hepimizin bu süreci iyi anlamamız ve değerlendirmemiz gerekiyor. İtirazlarımız basit bir siyaset yapma çabası değildir, ülkenin geleceğinin tümden şekilleneceği bir süreçten geçiyoruz. Anayasa değişikliği eğer kabul edilirse, bu, siyasal sistemin çökmesi anlamına gelecektir. Hiçbir siyasi parti artık asli görevini yapamayacaktır. Bundan sonra seçimlerin yapılıp yapılmayacağı meçhuldür. Yapılsa da bu biçimsel bir seçim olacaktır. Meselemiz, vatan meselesidir. Sizleri varlığımızı, özgürlüğümüzü ve her şeyimizi borçlu olduğumuz cumhuriyetimize, Meclisimize sahip çıkmaya davet ediyorum.

Bir de, Sayın Başkan, şunu sormak istiyorum: Yarın partili bir cumhurbaşkanı olduğunda…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Tüm…

MEHMET TÜM (Balıkesir) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Adalet Bakanına sormak istiyorum: Sayın Bakan, sizce, anayasalar toplumsal uzlaşma belgesi midir? Öyleyse, hangi toplumla uzlaştınız, söyler misiniz? Meclisin kapısına gelmelerine engel olduğunuz halkımıza biber gazı sıkarak mı uzlaştınız? 146 gazeteciyi içeri atarak, televizyonları kapatarak mı uzlaştınız? 15 Temmuz gecesi anayasal düzeni kurmak için sokağa çağırdığınız, canları pahasına anayasal düzeni koruyan halk, şimdi yasak koyduğunuz bu halk değil miydi? 15 Temmuz gecesi halka övgüler dizen, yakaran Sayın Adalet Bakanı, darbe gecesi ülkeyi emanet ettiğiniz halkı şimdi ülkeye sahip çıkıyor diye evlere hapsetmeye devam edecek misiniz? Bu mu sizin adaletiniz? Ama unutmayın ki ilahi adalet er geç gelip sizi de bulacaktır. Bu dünya hiçbir diktatöre kalmadığı gibi sizlere de kalmayacaktır. Halkı bölmeyin…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Tanal…

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, Sayın Bakanım; Sayın Cumhurbaşkanı bugün şöyle bir cümle sarf etti, dedi ki: "Dövizi olup da bozdurmayan teröristtir." Siz bir hukukçusunuz. Anayasa'nın 38'inci maddesi, Türk Ceza Kanunu'nun 2'nci maddesi, kanunun suç saymadığı bir fiili, bir cumhurbaşkanı bunu nasıl suç sayabiliyor? Bu, hukuk güvenliğine, hukuk devletine aykırı değil mi? Daha başkanlık sistemi gelmeden bir Cumhurbaşkanı böyle bir suç ihdas edebilir mi?

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.

Sayın Arslan, size de verelim, yirmi saniyeniz var.

Buyurun.

KAZIM ARSLAN (Denizli) - Başbakana soruyorum: Anayasa'mızda yapacağınız 18 maddede değişiklikle cumhuriyetimizi ortadan kaldıracak, demokrasimizi askıya alacaksınız. Anayasa Mahkemesinde hakkında açılan davayla, laiklik karşıtı eylemlerin odağı olması sebebiyle kapatma davası aşamasına gelen partiniz 1 oyla kapatılmaktan kurtulmuştur. Para cezasına hükmedilen AKP'nin bu Anayasa'yı değiştirme hakkı ve yetkisi yoktur. Anayasa'ya aykırı hareket eden ve para cezasına mahkûm edilen bir partinin yapacağı bu değişiklik toplum tarafından kabul görmeyecektir, ayrıca sürekli tartışma konusu olacaktır. İki partinin uzlaşmasıyla ortaya çıkacak bu değişiklik, toplumsal uzlaşmayı sağlamayacağı gibi, Türkiye'nin de anayasası olmayacaktır.

Bu nedenle, bu değişiklik isteminizi lütfen geri çekin, ülkemizi yeni bir kargaşaya, kaosa sürüklemeyin.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.

Şimdi, soruları cevaplandırmak üzere sözü Millî Eğitim Bakanı Sayın İsmet Yılmaz'a bırakıyorum.

Buyurun Sayın Bakan.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI İSMET YILMAZ (Sivas) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Birçok milletvekilimiz anayasaların toplumsal uzlaşma metinleri olduğunu dolayısıyla mümkün olduğu kadar bütün halkımızın mutabakatının sağlanarak bir Anayasa değişiklik teklifinin Meclise getirilmesi doğrultusunda açıklamalarda bulundu.

Öncelikle şunu belirtmekte fayda var: Ülkemizin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğu konusunda her parti seçimlerde dedi: "Yeni bir anayasaya ihtiyaç var." İçimizde "Yeni bir anayasaya Türkiye'nin ihtiyacı yoktur." diyen hiçbir parti var mı? Yok. Yani, önce ona şey…

99

Yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğu konusunda herkes… Bundan şunu anlıyoruz ki mevcut Anayasa'dan kimse memnun değil, 12 Eylül Anayasası'nı hiç kimse istemiyor, 12 Eylül Anayasası'nın toplumumuzun, devletimizin ihtiyaçlarına cevap veremediği hemen hemen herkesçe kabul ediliyor. Bundan dolayıdır ki yeni anayasayı vadediyoruz.

Tabii, yeni bir anayasa yapılması konusunda bir uzlaşma, genel mutabakat var. Ancak, böyle olmakla birlikte, bunu pratiğe aktarmak, hayata geçirmek kolay değildir. Hepiniz biliyorsunuz, geçmişte "Bir araya gelelim." denildi, ortak komisyonlar kuruldu. Yaklaşık 60'a yakın maddede öyle veya böyle bir mutabakata varıldı. Geçen dönem yine "Gelin, bu 60 maddeyi hayata geçirelim." denildiğinde o zaman bunu da yapamadık. Üzerinde uzlaştık diye -hemen hemen 4 partinin, 3 partinin bile değil- "4 partinin uzlaştığı 60 maddeyi geçirelim." dendi, o da olmadı. Dolayısıyla da gerçekler ile, hayaller ile, idealler ile yapılması gerekenler arasında fark oluyor. "Herkes nasıl bir anayasa istiyorsa koysun." denildi. "Bakın, öneri verin, teklif getirin." denildiğinde yukarıda "Öneri veya teklif getirmek bu Anayasa değişikliğine meşruiyet kazandıracak, biz bunu istemeyiz." dendi, öneri dahi verilmedi. Peki, o zaman nasıl mutabakata varılacak? Bu durumda mutabakatla bir anayasa çıkarmak imkansız hâle gelince Milliyetçi Hareket Partisiyle mutabık kalınan konuları Meclise sunmak durumunda kaldık. Yeni bir anayasanın hukuk devleti ve çoğulcu demokrasi ilkelerine bağlı olması gerektiği yönünde partilerimiz arasında bir iş birliği var.

Yapılmak istenen bu değişiklikler Türkiye için ne anlam ifade ediyor, Türkiye'nin mevcut sorunlarını çözüyor mu? Parlamenter sistem tecrübemiz var çok doğru ancak biliyorsunuz, 1950 öncesi tek parti dönemi, 1950'den sonra da Sayın Celal Başkan da söyledi, orada yine partili Cumhurbaşkanı var ve Menderes görevi aldıktan sonra tekrar Cumhurbaşkanına istifa dilekçesini veriyor. Menderes ile Celal Bayar arasında bu sorun var; ondan sonra diğer dönemlerde Kenan Evren ile Turgut Özal arasında, Turgut Özal ile Demirel arasında, Demirel ile Tansu Çiller arasında, yine Demirel ile Erbakan arasında, Ecevit'in bizzat seçtirmiş olduğu Ahmet Necdet Sezer ile Ecevit arasında. Bir Anayasa kitapçığı atıldığında Türkiye'de nasıl depremlerin oluştuğunu gördük. 1950'de, 1960'ta, 1970'te, 1980'de, 1990'da, 2000'lerde dolayısıyla sorun oldu. Parlamenter sistemin özünün problemlerimizi çözmediğini yaşayarak gördük. O hâlde ne yapmak lazım? Yürütmeyi güçlendirmek lazım. Yürütme iki başlı olduğunda araya başka kurumlar giriyor. Başka kurumlarda halkın tercihleri doğrultusunda değişiklikler yapılmıyor. Bakın, 1971 darbesi geriye götürdü, 1980 darbesi geriye götürdü; her müdahalede bir şekilde halkın daha özgür olması, daha demokratik hakkını kullanması geriye gitti. O hâlde, çok net olarak söylüyoruz: Cumhurbaşkanını güçlendirince bir daha geçmiş dönemdeki eksikliklere uğramayacağız.

Yine, bazı arkadaşlarımız burada denetimin olmadığını düşünüyor. İdarenin her türlü eylem ve işlemleri yargı denetimine tabi mi? Tabi. Cumhurbaşkanının…

FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli) - Hangi yargı, hangi yargı?

GÜLAY YEDEKCİ (İstanbul) - Hangi idari yargı?

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI İSMET YILMAZ (Sivas) - O, ayrı bir konu, o ayrı bir konu.

FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli) - Ya, "Ayrı bir konu." Hangi yargı Sayın Bakan?

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI İSMET YILMAZ (Sivas) - Dolayısıyla, Cumhurbaşkanının yapmış olduğu bütün işlem ve eylemler de yargı denetimine tabi.

FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli) - Hangi yargı, bağımsız yargı mı, siyasal yargı mı?

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI İSMET YILMAZ (Sivas) - Burada konuşulan cezai yargılamaya tabi kılınması kullanılıyor. Ama, genelde…

FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli) - Top çeviriyorsunuz, resmen top çeviriyorsunuz.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI İSMET YILMAZ (Sivas) - …cezai yargılama süreci ayrı ve istisnai bir husustur, geri kalan hangi işlemi yaparsa yapsın yargıya gidecek. Şu anki Cumhurbaşkanının…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI İSMET YILMAZ (Sivas) - …biraz önce Anayasa kitapçığında sayıldı, hangi…

BAŞKAN - Tamamlayın Sayın Bakan, lütfen.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI İSMET YILMAZ (Sivas) - Son cümle: Dolayısıyla da Cumhurbaşkanının bütün eylem ve işlemleri yargı denetimine tabi olacak. Bu, gerçekten büyük bir Cumhurbaşkanına yargı kararı var, hukuk devletinde yargı kararı verildikten sonra…

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Benim soruma gel Sayın Bakan.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI İSMET YILMAZ (Sivas) - …uymak zorunlu olacak ve hepsinden de önemlisi, milletin denetimidir, kamuoyunun denetimidir, bundan ne kaçılabilir ne de bu ihmal edilebilir.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Benim soruma cevap vermedi Sayın Başkan, yazılı mı verecekler?

100

 
Başa Dön | Önceki Sayfa Sonraki Sayfa | Son Sayfa

Sosyal Medya

Kurumsal Facebook Adresi Kurumsal Twitter Adresi RSS Aboneliği Gunluk Haber Aboneliği Genel Kurul Facebook Adresi Genel Kurul Twitter Adresi Web Yoneticisine Mesaj
Sosyal Ağlarda TBMM

Arama

TBMM'yi Ziyaret

Randevulu Okul Gezisi

Rehber Eşliğinde Gezi

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin tanıtımı kapsamında ziyaretçilerin rehber eşliğinde gezdirilmesi, Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Başkanlığı tarafından hazırlanan bir program dahilinde gerçekleştirilmektedir.

Detaylı Bilgi İçin

 

 

 

 

 

 

E-devlet Üzerinden Randevu

E-devlet Linki

Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ziyaret etmek için e-Devlet üzerinden randevu talebinde bulunabilirsiniz.

e-Devlet Linki

Halk Günü

Halk Günü

Milli İradenin kalbinin attığı yer olan Türkiye Büyük Millet Meclisi tüm vatandaşlarımızın ziyaretine açılmıştır. Her ayın ilk Cumartesi günü 11.00 - 15.00 saatleri arasında önceden herhangi bir randevu almaksızın saat başı gerçekleştirilen gezi programlarına katılabilmek için TBMM Dikmen Kapısına gelmeniz yeterli olacaktır.

Detaylı Bilgi İçin

 

 

Kurtuluş Savaşı Müzesi

Kurtuluş Savaşı Müzes

'Birinci Millî Mimarlık Dönemi Üslubu'nun Ankara'daki ilk örneklerinden olan I.TBMM Binası, 1920-1924 yılları arasında Kurucu Meclis olarak da görev yapan Gazi Meclis tarafından kullanılmıştır. Halen TBMM Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Başkanlığı uhdesinde Kurtuluş Savaşı Müzesi (I.TBMM Binası) olarak hizmet vermektedir.

Sanal Tur

Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanal Tur

Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni aşağıdaki bağlantıyı kullanarak sanal olarak gezebilirsiniz.

TBMM Sanal Tur Gezisi

Engelsiz Meclis

İşitme Engelliler

Rehber Eşliğinde Gezi

Yasama ve Denetim Hizmetlerine İlişkin Tanıtım Videolarına aşağıdaki linkten erişebilirsiniz.

Youtube Erişim Linki