Turkiye Buyuk Millet Meclisi

Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurul Tutanağı
24. Dönem 4. Yasama Yılı
113. Birleşim 08 Temmuz 2014 Salı

Ulaşmak İstediğiniz sayfa aralığını giriniz.
Font Küçült | Normal | Font Büyüt
Başa Dön | Önceki Sayfa Sonraki Sayfa | Son Sayfa
Tutanak toplam 91 sayfadır. Sorgulanan Sayfaların Yazıcı Versiyonu
ENGİN ALTAY (Sinop) - Sayın Başkan…

BAŞKAN - Buyurun Sayın Altay.

Sayın milletvekilleri, lütfen, Sayın Türkkan… (MHP sıralarından gürültüler)

ENGİN ALTAY (Sinop) - Sayın Başkan, önemli bir görüşme yapıyoruz, Türkiye Büyük Millet Meclisinin ve TBMM televizyonunun…

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkan Vekili söz istedi, konuşuyor.

ENGİN ALTAY (Sinop) - Sayın Bakanı kürsüye çağırmışsınız.

BAŞKAN - Ben kimseyi çağırmadım Sayın Bakanım, çağırmadım kimseyi.

ENGİN ALTAY (Sinop) - Sayın Bakanım, bir dakika, geçmeyin, bir dakika.

BAŞKAN - Hayır, yok, çağırmadım daha

Buyurun Sayın Altay…

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) - Heyecanlanma Bu vatana ihanet ediyorsunuz.

BAŞKAN - Susar mısınız lütfen.

ENGİN ALTAY (Sinop) - Şimdi, on dakika önce, Meclis Televizyonu yayını kesildi ama protokole göre, Başkanlığın talep etmesi hâlinde, Meclis Televizyonunda bu görüşmelerin yayınlanması mümkündür. Uygun görürseniz, böyle bir talepte bulunmanızı talep ediyorum. Bu görüşmeler milletten gizli yapılmamalıdır, bu konuyla ilgili, bu sorunla ilgili bütün siyasi partilerimizin anlayışımızın -zaten milletten saklamadık- bilinmesinde fayda var diye düşünüyorum.

Arz ederim.

BAŞKAN - İletirim, teşekkür ederim.

Hükûmet adına Başbakan Yardımcısı Sayın Beşir Atalay söz istedi

Buyurun Sayın Bakan. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Önemli bir yasayı görüşüyoruz.

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) - Bu, yasa değil ki, ihanetin belgesi bu, ihanetin belgesi; yasa başka bir şey.

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Burada görüşülen yasa üzerinde değerli fikirleriyle katkı veren, eleştiren arkadaşlara teşekkür ediyorum.

ALİM IŞIK (Kütahya) - Teslimiyet belgesi bu, teslimiyet belgesi; tasarı falan değil.

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - Gerçekten, Parlamentomuzun zenginliğidir bu. Bunu Komisyonda da söylemiştim, Türkiye Cumhuriyeti Parlamentosunda artık, her şeyin bütün detayıyla, açıklığıyla, ülkemizin bütün sorunlarının hiçbir korku, endişe olmadan, hiçbir tabu olmadan konuşuluyor olması bile büyük bir kazanımımızdır ve bugün böyle bir konuyu açıklıkla konuşuyoruz. Onun için de bütün milletvekillerimizin düşüncelerini en açık şekilde söylemesi bizim için de memnuniyet vericidir. İnşallah, ülkemiz için, milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum.

Bildiğiniz gibi, uzun süredir böyle bir yasa üzerinde çalıştığımızı ifade etmiştik, akil insanlar raporunda da yer almıştı bir çerçeve yasa…

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) - Hain insanlar, akil değil.

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla) - …ve Meclis Komisyonumuzun da, bu konuda kurulan Komisyonun da bu konuda ifadesi vardı ve biz de işte, 26 Haziran Perşembe günü Meclise tasarı olarak bu yasayı sevk etmiş olduk, 4 Temmuz Cuma günü de İçişleri Komisyonunda tamamlanmış oldu.

Burada Grup Başkan Vekilimiz rica etti, kısa konuşayım diye, benim aslında yirmi dakikalık bir konuşma hakkım var ama programa yetişmesi için, iftardan önce bitmesi için çok kısa bir açıklama yapacağım ve kısa bir açıklama yapacağım, kısa keseceğim. Zaten Değerli Kardeşim Ahmet Aydın grubumuz adına önemli hususlar ifade etmiş oldu.

Önce şunu ifade edeyim: Değerli milletvekilleri, bildiğiniz gibi, biz bu konuda taa partimizin kuruluşundan beri farklı düşünüyoruz. Yani her partinin farklı bakışları vardır, biz AK PARTİ olarak partimizi kurarken bu konularda farklı yollar izleyeceğimizi, ülkemizin her sorununa alışılagelmişlerin dışında çözümler arayacağımızı ifade etmiştik. Yani baştan sona bir paradigma değişikliği yaptık ve bu on iki yıldır bunu herkes zaten görüyor. Yani bu getirdiklerimiz yeni şeyler değil, bizim şu on iki yıllık icraatımızın bir devamı. Doğrusu, mümkün olabildiğince Türkiye'nin her bölgesinin, her kesiminin sorunlarını kucaklayan politikaları hayata geçirmeye çalıştık ve Türkiye'yi sivilleştirmek, normalleştirmek suretiyle, sivil siyasetin önünü ne kadar açarsak o kadar etkili olur diye düşündük ve doğrusu dokunulmayan konulara dokunduk ve pek çok kronik sorunları da bu şekilde çözdük, işte, bu da onlardan birisi.

İster Kürt sorunu deyin ister terör sorunu deyin, aklınıza ne gelirse, ama biz bu soruna da alışılmış, sadece güvenlikçi yöntemlerle değil çok farklı bakışları getirerek, hem toplumsal hem insani bakışları getirerek çözümler bulacağımızı söyledik ve hamdolsun sabırla bu konu üzerinde çalışıyoruz.

42

Burada özellikle şunu ifade etmek istiyorum, çözüm süreci önceki çalışmalarımızın bir devamı ve bugün çözüm süreci bir olgunlaşma safhasındadır, biz Hükûmet olarak buna inanıyoruz ve artık bir sona doğru gittiğimize inanıyoruz bu sorunların çözümünde. Bundan sonraki başlıca hedefimiz örgüt mensuplarının silahlarını bırakması, devletin de bu insanların evlerine, normal hayata dönmeleri için gerekli çalışmaları yapmasıdır. Esasen çözüm sürecinin ana hedefi de zaten budur.

Biz, doğrusu -bunu samimiyetle söylüyorum, komisyonda da söyledim- her şeyi söyleyebiliriz, her şeyi tartışabiliriz, ama bu sürecin, bu konunun partiler üstü bir konu olduğunu, hepimizin bu konuda yardımlaşmamız gerektiğini, burada bir defa daha ifade etmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, çözüm süreciyle ilgili şunu ifade edeyim büyük bir memnuniyetle, son iki yıl içinde, hamdolsun, hem can kayıpları olmamış ve bölgeye huzur gelmiş hem de bölgedeki ekonomik hayat canlanmıştır. İnsanlarımızın on yıllardır özlemini çektiği normalleşme görüntüleri ortaya çıkmıştır.

Nitekim, ilk defa anneler dağdaki çocuklarının geri dönmesi için seslerini yükseltebilmektedir. Terörle, şiddetle varılacak bir yer olmadığı açıkça görülmüştür. Bütün çabamız, bu huzur ve normalleşme ortamını kalıcı hâle getirmektir ve bu, daha fazla barış, kardeşlik, insan hakları ve demokrasi için çaba demektir. Biz zaten bugüne kadar, demokratikleşme anlamında, bütün bölgelerimizde, her kesimde yaşayan vatandaşlarımızın hak ve hukukunu gözetme olarak, demokratikleşme adımları olarak çok mesafeler aldık. Sessiz devrim diye niteliyoruz onları. O konuda bütün vatandaşlarımızın devlete güvenini sağlamak için büyük çaba sarf ettik. Doğrusu, eskiden yanlışlar yapılmıştı ve devlete güven pek çok kesimde sarsılmıştı. Ha, şimdi bunu biz artık daha nihai bir safhaya getirmiş olduk.

Önce şunu ifade edeyim: Bu çerçeve yasa, çözüm süreciyle ilgili Parlamentoya gelmiş ilk yasadır, önemi budur ve bu bir çerçeve yasadır. Bu soyut bir yasadır, bu somutluklar taşımıyor. Sadece çözüm sürecinin yasal olarak ismini koyuyor ve Parlamentoyu devreye sokuyoruz ve bu çözüm süreci yasasının, bu şemsiye yasanın altında Hükûmete pek çok görevler veriliyor. O görevleri Hükûmet yapacak, kurumları görevlendirecek, kişileri görevlendirecek ve yeni yasal hazırlıklar belki gerekecek, o yasalar yine buraya gelecek.

Ve burada getirdiğimiz önemli bir husus şudur: Şeffaflığı çok önemli görüyoruz. İnşallah, çözüm süreciyle ilgili-şunu burada açıkça söylüyorum- hem Parlamentonun hem de bütün milletimizin gelişmelerden haberdar edilmesi sürece katkıyı kolaylaştıracaktır ve milletimizin desteğini artıracaktır. Samimiyetle ne yaptığınızı millete anlattığınızda millet size daha fazla destek veriyor. Biz de bundan sonra daha fazla bilgilendirme yolunda çaba sarf edeceğiz.

Şunu ifade edeyim: Burada, şu anda üzerinde çalıştığımız husus, bu yasadan sonra, somut bir yol haritasıdır. Yol haritası hem somutluk taşıyor hem de zamanlı. Bunun üzerinde çalışıyoruz, buna göre bir eylem planı ortaya çıkacak ve belki orada yeni yasalar gerekecek. O çalışmalar da, yine, Meclis huzuruna getirilecek.

Ama ben sizlere, bu vakitte, mübarek vakitte şunu ifade edeyim: Kendimin de Hükûmet olarak da bizim umudumuz fazla. Süreç olgunlaşıyor. İnşallah, ülkemizin birliği, bütünlüğü için, huzur içinde bütün vatandaşlarımızın bu güzel ülkede yaşaması için bir çalışma yapıyoruz. Yaptığımız sadece budur. Ülkemizin birliğine, bütünlüğüne leke getirecek, zedeleyecek hiçbir çalışmanın içinde olmayız. Aksine, AK PARTİ bu ülkenin birliğinin, bütünlüğünün çimentosudur. Bunu hep söylüyorum. Ülkemizin her kesiminde biz varız ve bu ülkenin bütünlüğü bizim en önemli hedefimizdir. Bu çalışmalar yapılmazsa o tür sorunlar olur. Bunları öyle görelim.

Burada bir son hususa değinerek bitiriyorum. Yani buradaki görevler vesaire, yasanın içinde; bunlar Hükûmete verilmiş görevlerdir, yetkilerdir ve Hükûmet görevlendirmeler yapacaktır. Burada bir konuya değiniyor arkadaşlarımız: Yani özellikle 4/B'yle ilgili "Burada bir sorumsuzluk getiriliyor." deniliyor. Ona özellikle değinmek isterim. Değerli arkadaşlar, önce şunu söyleyeyim: Değerli milletvekillerimiz, biz bu konuda bu yasayı madde madde düzenlerken hem Adalet Bakanlığından arkadaşlarımızın hem bizzat Adalet Komisyonu, Anayasa Komisyonu Başkanlarımızın görüşlerini aldık. Hukukçuların öngördüğü bir metindir ve onlar bize bunun diğer yasalarda ve diğer ülkelerde de bu şekilde uygulanır olduğunu ifade ettiler. Ve burada, asla, bunların suç işlemesini teşvik anlamında falan bir şey değil bu. Görevlerini yerine getirmelerinden dolayı bunların bir tehdit altında olmaması.

Değerli milletvekillerimiz, bunların daha önce örneklerini gördünüz. Başbakan MİT Müsteşarına talimat veriyor, "Git, örgüt mensuplarıyla şu görüşmeleri yap." diyor. O görüşmelerden sonra bir savcı o MİT Müsteşarını sorguya çağırıyor "Sen suç işledin." diye.

Tabii, bürokratları bu şekilde çalıştıramazsınız ve bu her ülkede geçerli ve ayrıca şunu da özellikle ifade ediyorum, bakın, Anayasa'mızın 137'nci maddesi: "Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz." Ayrıca, Türk Ceza Kanunu'nun 24'üncü maddesi de aynı paraleldedir. Bunlar bizim üst mevzuatımızdır, bunlar bağlayıcıdır. Buraya tekrar bunları koymamıza gerek yok. Yoksa hiç kimse konusu suç teşkil eden emir veremez, o emri alan da asla yerine getirmez. Sadece bu yasadaki -bu yasanın

43

2'nci maddesidir bunlar- bu yasadan doğan, verilen görevleri sırf bu görevi yerine getiriyor diye kişiler suçlanamaz anlamında onları güvence altına almaktır, amacı budur.

YUSUF HALAÇOĞLU (Kayseri) - Suç teşkil etmese zaten gerek yok.

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale) - Tekrar, olan ve olacak katkılarınız için çok teşekkür ediyorum, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Sağ olun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Bakan.

Sayın milletvekilleri, şimdi şahsı adına…

OKTAY VURAL (İzmir) - Sayın Başkan, kısaca bir konuyu… Sayın Bakan dedi ki: "İşte, efendim, MİT Müsteşarı gidiyor, görüşüyor MİT mensupları, sonra soruşturma açılıyor, bunun için getirdik."

Sayın Başkan, bu konuda MİT Yasası değişmedi mi ya?

Değerli milletvekilleri, MİT Yasası bunun için değiştirilmedi mi?

ZİVER ÖZDEMİR (Batman) - Örnek verdi sana, örnek.

İHSAN ŞENER (Ordu) - Sadece MİT mi görüşecek?

OKTAY VURAL (İzmir) - Şimdi aynı şeyi getirip bunun için kullanıyoruz ya! Yani ne yaptığını bilmeyen bir Hükûmet, neyi ne için getirdiği belli değil ya!

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Vural.

Şahsı adına ilk konuşmacı Mustafa Sezgin Tanrıkulu, İstanbul Milletvekili.

Buyurun Sayın Tanrıkulu. (CHP sıralarından alkışlar)

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 1/941 sayılı Yasa'yla ilgili olarak şahsım adına görüş bildirmek üzere söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, gerçekten de önemli bir mevzuyu, önemli bir konuyu, Türkiye'nin tarihsel bagajını ve bugüne geldiği durumu bir yasa çerçevesinde konuşmak üzere bugün toplanmış bulunmaktayız. Önemli bir gün, önemli bir yasa tasarısı, umuyorum ki bu yasa tasarısı Türkiye'de Türkiye'nin Kürt meselesinin kalıcı bir toplumsal barışla sonuçlanmasına neden olur. Bu temenniyle konuşmalarıma başlamak istiyorum.

Değerli arkadaşlar, Türkiye'nin Kürt meselesi son otuz yılın meselesi değil son yüz meselesidir. Ama son otuz yıl çatışmayla, ölümle, birçok insan hakları travmasıyla geçmiş bulunmaktadır ve bugün de bu meseleye zemin olabilecek bir yasa tasarısını burada konuşuyoruz. Eksiği var, yanlışı var ve zamanlaması konusunda bizim itirazlarımız var ama her şeye rağmen bu yasanın Türkiye Büyük Millet Meclisinde konuşuluyor olması bizce önemli ve değerli. Niye önemli ve değerli? Çünkü Türkiye'de son yirmi aydır yurttaşlarımız ölmüyor, bir çatışma olmuyor ve hiçbir cenaze Türkiye'nin hiçbir yerine gitmiyor. Bu bakımdan, Türkiye'nin bugün geldiği nokta önemli ve değerlidir ve biz her şeyden önce, bu yasadan bağımsız olarak bu durumu, hiç kimsenin ölmediği bu ortamı korumakla, hiç kimsenin yaşamını yitirmediği bu ortamı korumakla mükellefiz. Ve iki yıldan bu yana bizim ısrarla tarif ettiğimiz yer…

Susar mısın ya! Susar mısın!

MEHMET METİNER (Adıyaman) - Sana söylemiyorum ya.

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (Devamla) - İki yıldan bu yana ısrarla tarif ettiğimiz yer de burasıdır. Ama iki yıldan sonra Türkiye Büyük Millet Meclisinin bizim tarif ettiğimiz noktaya gelmiş olmanız da önemlidir.

Değerli arkadaşlar, bakın, Türkiye'nin bu meselesinin adı terör meselesi değil.

MEHMET METİNER (Adıyaman) - Sen yarattığın sorundan dolayı özür dile.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen…

MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (Devamla) - Terör, çatışma, silahlı şiddet Türkiye'nin Kürt meselesinin sonucudur, bundan sonra ortaya çıkmıştır. Bize düşen görev, tam da bu dönemde, bir daha bunların olmayacağı bir ortamı Türkiye'ye sağlamaktır. O nedenle ısrarla söyledik, bu meselenin konuşulacağı yer Meclistir ve Mecliste mümkün olan büyük bir mutabakatla bu sorun çözülmelidir.

Şimdi, bu yasa tasarıyla önümüze geldiniz. Evet, bu yasa tasarısı eksik. Bu yasa tasarısı bir şey tarif etmiyor. Bu yasa tasarısı zaten Hükûmetin görevi olan işleri bir yasaya almış, içinde başka bir şey yok. Bir takvim dayatmasıyla karşı karşıya kaldınız ve bunu bugün getirdiniz. Takvim dayatması ne? Bir taraftan görüşme var, o takvim dayatması; diğer taraftan da Cumhurbaşkanı seçimleri var, o takvim dayatması. Bunu getirdiniz.

Biz her şeye rağmen, bakın, "her şeye rağmen" kendi üzerimizdeki algıyı başka bir tarafa itmemek nedeniyle Komisyon görüşmelerinde ve öncesinde "Evet, biz bu yasa tasarısına karşı çıkmayacağız, eksiklerini söyleyeceğiz, yanlışlarını söyleyeceğiz ama çıkması için de gerekli gayreti göstereceğiz." dedik, bugün o gayret içerisindeyiz. Bakın, iki yıldır bu Meclis çatısı altında değerli arkadaşlar, elinizi vicdanınıza koyun, hangi yasa tasarısını buraya getirdik ve siz hangisini reddettiniz? Bir hafızanızı yoklayın lütfen. Bakın, biraz sonra tümünü okuyacağım ve burada AKP Grubu tarafından hepsi reddedildi. Bunlar bu sürecin moral adımlarıydı ama anlamadınız, anlatamadık sizlere, maalesef anlatamadık ve burada ezbere "ret"

44

 
Başa Dön | Önceki Sayfa Sonraki Sayfa | Son Sayfa

Sosyal Medya

Kurumsal Facebook Adresi Kurumsal Twitter Adresi RSS Aboneliği Gunluk Haber Aboneliği Genel Kurul Facebook Adresi Genel Kurul Twitter Adresi Web Yoneticisine Mesaj
Sosyal Ağlarda TBMM

Arama

TBMM'yi Ziyaret

Randevulu Okul Gezisi

Rehber Eşliğinde Gezi

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin tanıtımı kapsamında ziyaretçilerin rehber eşliğinde gezdirilmesi, Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Başkanlığı tarafından hazırlanan bir program dahilinde gerçekleştirilmektedir.

Detaylı Bilgi İçin

 

 

 

 

 

 

E-devlet Üzerinden Randevu

E-devlet Linki

Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ziyaret etmek için e-Devlet üzerinden randevu talebinde bulunabilirsiniz.

e-Devlet Linki

Halk Günü

Halk Günü

Milli İradenin kalbinin attığı yer olan Türkiye Büyük Millet Meclisi tüm vatandaşlarımızın ziyaretine açılmıştır. Her ayın ilk Cumartesi günü 11.00 - 15.00 saatleri arasında önceden herhangi bir randevu almaksızın saat başı gerçekleştirilen gezi programlarına katılabilmek için TBMM Dikmen Kapısına gelmeniz yeterli olacaktır.

Detaylı Bilgi İçin

 

 

Kurtuluş Savaşı Müzesi

Kurtuluş Savaşı Müzes

'Birinci Millî Mimarlık Dönemi Üslubu'nun Ankara'daki ilk örneklerinden olan I.TBMM Binası, 1920-1924 yılları arasında Kurucu Meclis olarak da görev yapan Gazi Meclis tarafından kullanılmıştır. Halen TBMM Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Başkanlığı uhdesinde Kurtuluş Savaşı Müzesi (I.TBMM Binası) olarak hizmet vermektedir.

Sanal Tur

Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanal Tur

Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni aşağıdaki bağlantıyı kullanarak sanal olarak gezebilirsiniz.

TBMM Sanal Tur Gezisi

Engelsiz Meclis

İşitme Engelliler

Rehber Eşliğinde Gezi

Yasama ve Denetim Hizmetlerine İlişkin Tanıtım Videolarına aşağıdaki linkten erişebilirsiniz.

Youtube Erişim Linki