Turkiye Buyuk Millet Meclisi

Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurul Tutanağı
24. Dönem 4. Yasama Yılı
113. Birleşim 08 Temmuz 2014 Salı

Ulaşmak İstediğiniz sayfa aralığını giriniz.
Font Küçült | Normal | Font Büyüt
Başa Dön | Önceki Sayfa Sonraki Sayfa | Son Sayfa
Tutanak toplam 91 sayfadır. Sorgulanan Sayfaların Yazıcı Versiyonu
kuruldu." diyor. Hangi güç çıkartacak, kaldıracak bu millî devleti? Hangi güç Türk milletinin egemenliğini bu coğrafyadan silebilecek? Kime teslim olduk da adımızdan, andımızdan, cumhuriyetimizden vazgeçme noktasını bir çözüm olarak kabul edecek noktaya geldik. Tablo budur değerli milletvekilleri. Onun için her şeyi burada açıkça şey yapmak lazım. Şu heyet, çözümün ne olduğunu söylesin; Oslo'da, İmralı'da neler görüştüklerini, millî devlet konusunda, üniter devlet konusunda neler yaptıklarını anlatsın. Niye sizlere anlatmıyorlar? Değerli milletvekilleri, İmralı'daki protokolleri niye anlatmıyorlar? Niye sizlere söylemiyorlar? Çünkü "olmaz" dersiniz değerli kardeşlerim. Ama, işte geldiğimiz bu süreç içerisinde bu getirilen tasarı, aslında, değerli kardeşlerim, ne hazindir ki millî iradeyi temsil eden Hükûmet tarafından getirilmemiş, getirtilmiş. PKK terör örgütü başı diyor ki: "Çözüm sürecinde yapılan işlerin hepsi kanunsuzdur. Ben başta söyledim, Parlamento izni olmadan hepiniz vatana ihanetle yargılanırsınız dedim. Bizim silahımız bu."

Ey değerli milletvekilleri, bir terör örgütü silah kullanıyor. Bu silah karşılığında buraya bir tasarı geliyor ya. Niye geliyor? Bu zamanda niye geliyor? Cumhurbaşkanlığı öncesindeki hangi pazarlıkla geliyor? Elinizi vicdanınıza koyun. Bu Parlamento gazi Meclis, Polatlı'da top mermileri duyulurken bile bu milletin egemenliğini korumaya, bağımsızlığını korumaya ant içmiş.

Peki, değerli kardeşlerim, bir terör örgütü dayatıyor… Hep böyle yaptılar. Geçen sene de "15 Ekime kadar yasalaştırmazsanız silahlı eylem başlar." dediler, yine Parlamentoya getirdiler. Açlık grevleriyle tehdit ettiler değerli kardeşlerim.

Terör örgütünü meşrulaştırırsanız, terörün meşru bir araç olarak başkaları tarafından da kullanılmasını sağlarsınız. Böyle bir şey demokraside olmaz değerli kardeşlerim. Sizler buralara silahın egemenliğiyle değil millî iradeyle geldiniz. Millî iradeyle gelenler kendi iradesini silaha teslim edemez, silahın dayatmalarına teslim edemez.

Evet, değerli arkadaşlarım, bütün bunlarla ilgili geldiğimiz süre içerisinde milletimize karşı bir psikolojik harekâtla karşı karşıyayız. "Analar ağlamasın", "Eğer bunlar olmazsa kan dökülür…" Milleti tehdit ediyor, PKK terör örgütü silahıyla, Hükûmet de silahı bırakma karşılığında tehdit ediyor analarımızı.

"Çözüm süreci" dediler, Diyarbakır'daki anneler ağlamadı mı? Ağladı. "Nedir bu çözüm süreci? Nereye götürüyorlar bizi?" dediler. Oradaki insanlar, aileler, bugün Hükûmetin nereye götürdüğünün daha fazla bilincindeler.

Ne enteresandır ki bu tasarı gelmeden PKK terör örgütünü meşrulaştırarak bu tasarı gelmeden önce anneler üzerinden bir psikolojik harekât. Yine bu tasarıyla ilgili "Şehit ailelerine, gazi yakınlarına iş imkânı getiriyoruz." diye yine gazetelerde var. Milleti kandırıyorlar. PKK terör örgütüne iş bulmak için yasa tasarısı getirirken şehit, gazi ve yakınlarını da bu işe ortak kılıyorlar.

Yine aynı şeyler başladı: "Dağdan iniyorlar, iniş başlayacak." E, hani iki yıl önce başlamıştı, hani iki yıl önce gidecekti? Milleti aldatıp kandırmaktan başka bir şey yok değerli kardeşlerim.

Bizim sizden istediğimiz, bu milletin millî egemenliğini temsil eden milletvekilleri, millî devlete, demokrasiye, özgürlüğe sahip çıkmanızı, yemininizdeki unsurları taşıyan yemininizin unsurlarına sahip çıkarak Hükûmetin aslında PKK terör örgütüyle girdiği bu gayrimeşru ilişkiyle PKK'nın siyasi amaçlarını meşrulaştıran bu sürece karşılık Türk milletinin egemenliğini temsil eden milletvekilleri olarak Hükûmeti bu konuda, bu yetkiyle donatmamanızı istirham ediyor, hepinize saygılarımı arz ediyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Vural.

Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına Adıyaman Milletvekili Sayın Ahmet Aydın konuşacak.

Buyurun. (AKP sıralarından alkışlar)

AK PARTİ GRUBU ADINA AHMET AYDIN (Adıyaman) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 629 sıra sayılı Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Tasarısı hakkında AK PARTİ Grubu adına söz almış bulunuyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Yeni Türkiye yolunda ortak geleceğimizi inşa edebilmek adına hep birlikte buradayız ve bu tasarıya katkı sunmak üzere çalışmalarımızı üretiyoruz. Bu sorunun çözümüne hep birlikte de katkı sunmak durumundayız ve ben, katkı sunan herkese şimdiden çok teşekkür ediyorum. Zira, bu sorun sadece AK PARTİ'nin, sadece bölgenin sorunu değil; bu sorun tüm Türkiye'nin sorunu, sorun devletin sorunu, muhatabı 77 milyon insan ve bu sorundan herkes doğrudan ya da dolaylı bir şekilde zarar gördü.

Değerli milletvekilleri, Türkiye 2002 yılından bu yana, atılan adımlar ve daha önce "Yapılamaz, hatta düşünülemez." dahi denilen gelişmelerle âdeta üstündeki ölü toprağını artık atmıştır. Barışın ve kardeşliğin bu topraklara egemen olması için mücadele etme azmiyle yürümeye kararlılıkla devam etmektedir. İktidarımız süresince gerçekleştirilen demokratik değişim ve normalleşme süreciyle milletini kucaklayan devlet, devletini sahiplenen millet şiarıyla hareket edilmiştir. En başta temel hak ve özgürlükler alanında yapılan çalışmalarla toplumun her kesiminin takdirini kazanan yasal düzenlemeler yapılmıştır. Hükûmetimiz Millî

38

Birlik ve Kardeşlik Projesi'yle toplumsal barışı ve vatandaşların arasında bin yıldır var olan kardeşliğin pekişmesini sağlamıştır, terör sorunu ile demokratik taleplerin birbirinden ayrımının yapılmasının önünü açmıştır.

Değerli arkadaşlar, bu topraklarda son otuz beş yılda hiç durmadan akan bir kan var, esasen bizim aklımızın almadığı, yüreğimizin kabul etmediği de bu kandır. Nasıl olur da bin yıldır bu topraklarda yan yana yaşayan, aynı yoldan gidip aynı kıbleye yönelen, aynı suyu içen bu insanlar, aynı vatan toprağında, aynı amaç uğruna koyun koyuna yatan bu insanlar karşı karşıya gelir de birbirinin kanını nasıl da dökmeye başlar? Hangi vatanseverin ve hangi milletperverin içine sindirebileceği bir durumdur bu, sormak isterim. Ocaklara düşen bu ateşi söndürmek gayesiyle milletimizi bu karanlıktan kurtarmak için üzerimize düşen ne varsa hep birlikte yapmak mecburiyetindeyiz.

Evet, biz "çözüm" diyoruz ve çözmekten yanayız, bu akan kanı durdurmak için de her türlü ezaya, cefaya da razıyız. Bakınız, son on dokuz, yirmi aydır -neredeyse iki yıla yaklaşacak- artık evlerimize şehit cenazeleri gelmiyor. Hayatını kaybeden gencecik insanların kefenlere sarılı körpe bedenleri toprağa girmiyor, şiddet yok, ölümler yok.

Değerli milletvekilleri, artık toprak bile bu taze fidanları, bu gençlerimizi kabul etmiyor, kabul edemiyor. Toprak artık kan ağlamak istemiyor. Lütfen vicdanımızın sesine kulak verelim, ağlayan anaların, babaların, kardeşlerin, topyekûn bir milletin sesine kulak verelim.

ÖZCAN YENİÇERİ (Ankara) - Duygu sömürüsü yapma! Gerçeklerden bahset!

MEHMET METİNER (Adıyaman) - Özcan sus, Özcan!

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri…

AHMET AYDIN (Devamla) - Değerli milletvekilleri, işte, bu amaçla biz, halihazırda kurumların mevzuatları çerçevesinde yürütülmekte olan bu sürecin devlet politikası olarak benimsenip yasal zemininin hazırlanması gayesini taşıyoruz.

ÖZCAN YENİÇERİ (Ankara) - Otoriten yok, otoriten!

AHMET AYDIN (Devamla) - Bu tasarıyla yine çözüm süreci çok daha güçlü bir yasal dayanağa kavuşacaktır, bu tasarıyla normalleşme, demokratikleşme için yine çok büyük bir adım atılmış olacaktır. Bunun yanında, güvenliğimizden, üniter yapımızdan asla taviz verilmemiştir, verilmeyecektir. Ancak, özgürlükler de askıya alınmayacaktır. Yine bu tasarı, 2002 yılından bu yana elde edilen kazanımların üzerine vatandaşlarımızın talep ve beklentileri dikkate alınmıştır. Terörün ve şiddetin sona erdirilmesi için siyaset yapılması gereğini üzerine bina edilmiş bir tasarıdır.

Görüşülmekte olan kanun tasarısının mutlak amacı, kendini daha çok güvende ve özgür hisseden vatandaşların oluşturduğu güçlü bir ülke özlemidir. Tasarının başlığında, terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesine dair olduğu yazıyor. Aslında burada değerli arkadaşlar, ulaşılmak istenen hedef, amaç gayet net bir şekilde ifade ediliyor. Buna kimin itirazı olabilir acaba?

Değerli arkadaşlar, tarihî olduğu kadar vicdani ve ahlaki sorumluluk taşıyoruz. Çatışma ortamının son bulduğu bugünlerde etkin bir koordinasyonla süreci, çözümü oluşturma noktasında gelinen bu nokta, kaçınılmaması gereken tarihî bir fırsat olarak karşımızda durmaktadır.

Özellikle, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde gelinen son durum itibarıyla vatandaşlarımız, bu normalleşme ve iyileşme kapsamında oluşan huzur ve güven ortamında, ülkesine ve milletine daha da sımsıkı sarılma arzusu içindedir. Ekonomik canlılık hayatın her alanında kendini hissettirir ölçüde gelişmektedir, göstermektedir. Halkımız çözüm sürecini artık satın almıştır, zira huzurun tadına varmıştır.

FARUK BAL (Konya) - Kaça satın aldı?

AHMET AYDIN (Devamla) - Bu amaçla çözüm sürecinin daha güçlü bir yasal zemine ve dayanağa kavuşması maksadıyla hareket etmekteyiz. Süreç, dinamik bir yapı arz etmektedir. Devlet kurumlarının etkin iletişimi, ferdî ve kitlesel dayanışma ile sivil toplum kuruluşlarının da sürece aktif katılımı bu manada büyük bir önem arz etmektedir.

Değerli milletvekilleri, biz bu süreci yeni başlatmıyoruz. Zira AK PARTİ iktidarı, 2002'de göreve geldiği ve Hükûmet olarak yerini aldığı günden bu yana, bahsini ettiğimiz demokratikleşme, normalleşme ve millet ile devletin kucaklaşması için pek çok adım atmıştır. Daha on iki günlük AK PARTİ Hükûmeti, bu anlamda ilk çalışmasını olağanüstü hâli kaldırarak yapmıştır. 18 Kasım 2002'de Hükûmet kuruluyor, 30 Kasım 2002'de de olağanüstü hâl kaldırılıyor.

Devlet güvenlik mahkemelerini hukuk sistemimizden çıkardık. Temel haklara ilişkin uluslararası anlaşmaları iç hukuk sistemimizde üstün bir konuma taşıdık. TRT Şeş ile özel radyo ve televizyonların yerel dilde yayın yapmaları sağlandı. Farklı dil ve lehçelerin öğrenilmesi için özel kursların açılmasına olanak verildi. Farklı dil ve lehçelerde siyasi propagandalar da kullanıma açıldı, serbest hâle getirildi. Üniversitelerde enstitüler kuruldu. Yerel dil seçmeli olarak eğitim sisteminde var olmaya başladı. Özel okullarda ana dilde eğitim yapılması imkânı geldi. İşkenceye sıfır toleransıyla Türkiye artık faili meçhullerle, yargısız infazlarla, işkence ve kötü muameleyle anılmıyor. İnsana saygı esasına dayanan tüm mevzuatı bu manada yeniledik;

39

insan onuruna, insan haysiyetine yakışır bir şekilde mevzuatlarımızı yeniledik. Ötekileştirilen, gayrimüslim, Alevi ve diğer farklı etnik gruplara mensup insanlarımız ile mütedeyyin vatandaşlarımız lehine birçok iyileştirmeler yapıldı. Ret, inkâr ve asimilasyon politikalarına son verildi. Daha nice demokratik adımlar 2002'den bu yana atıldı, atılmaya devam ediyor.

Peki, tüm bunlar yapılırken de eski tek tipçi yapı özlemleriyle, altı boş fikirlerle "istemezük" denmedi mi? Denildi, maalesef denildi. Buna ilişkin hıyanetle, ihanetle suçlanmadık mı? Maalesef suçlandık.

Değerli arkadaşlar, bizler artık dayatmacı, inkârcı, reddiyetçi bir bakış açısıyla bakamayız ve bakmadık da. Peki, burada bu yapılanlardan bugüne kadar kazanan kim oldu?

FARUK BAL (Konya) - PKK oldu.

AHMET AYDIN (Devamla) - Burada kazananın kim olduğunu müsaadenizle ifade edeyim.

Değerli arkadaşlar, bu yapılanlardan, 2002'den bu yana atılan adımlar, çözüm süreci, bütün bu AK PARTİ icraatlarıyla birlikte, batısından doğusuna, kuzeyinden güneyine büyük bir millet kazandı, güçlü Türkiye kazandı, milletimiz kazandı.

ALİM IŞIK (Kütahya) - Ahmet Bey, 2002'de sıfırdı, sıfırdı terör, sayenizde bugüne geldi. Ne kazancı ya?

AHMET AYDIN (Devamla) - Âdeta sessiz devrim niteliği taşıyan bu köklü meselelerin çözümünde bugüne kadar gerek Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında kurulan araştırma komisyonu gerek anayasal ve yasal düzenlemeler gerek akil insanlar heyeti gibi çalışmalarla gelinen nokta milletimizin teveccühüne de mazhar olmuştur.

ALİM IŞIK (Kütahya) - AKP kazandı, cepler doldu.

AHMET AYDIN (Devamla) - Herkesin tabii ki çözüm konusunda farklı görüşleri ve düşünceleri olacaktır ama hepimizin üzerinde ittifakla duracağı yegâne konu da akan bu kanın durmasıdır, acıların son bulması ve toplumsal bütünleşmenin sağlanmasıdır. Hakkın ve hukukun üstünlüğü çerçevesinde, ileri bir demokrat zihniyetle bu konuyu ele alarak silahı, çatışmayı, ölümü değil, siyaseti ve demokrasiyi önemseyen bir anlayışla elimizi değil, gövdemizi değil, başımızı taşın altına koyduk.

ALİM IŞIK (Kütahya) - Vay anasına! Başınız ezilmedi mi daha?

AHMET AYDIN (Devamla) - Hamdolsun, on dokuz aydır bunun meyvelerini alıyoruz; gençlerimizin kanının akmasına imkân tanımıyoruz, bütün bir ülkede normalleşmenin azami bir şekilde yerleşmesi için gayretlerimizi sürdürüyoruz.

Değerli milletvekilleri, çözümünü beklediğimiz sorun pek tabii ki çok kolay değildir, yaklaşık yüz yıllık geçmişi olan, aynı zamanda farklı sorun alanlarını içinde barındıran büyük bir sorundur. Bu sorunun büyüklüğünün farkındayız ama büyük devletlere, büyük liderlere de yakışan büyük sorunlara el atmaktır. Bu sorunda 40 bin canımız gitti arkadaşlar, 40 binin üzerinde canımızı kaybettik. Bu ne dilimize kolay ne yüreğimize ne de aklımıza. Ekonomik, sosyal ve siyasal kayıpların neler olduğunun da hepimiz idraki içerisindeyiz. Sadece bugünümüzü değil, yarınlarımızı da ciddi manada tehdit eden, içeride ve dışarıda, bölgemizde huzur ve güvenliğimizi hedef alan terör, geleceğimiz için de ağır faturaların ödenmesine zemin hazırlamaktadır.

Evet, değerli arkadaşlar, bu ülkenin dün akla gelmeyen ama on iki senedir de aklından çıkmayan bir hedefi ve bir vizyonu var artık; 2023 ve 2071 hedefimiz var. Bu ideallerimiz uğruna milletimize bu bedeli ödettiremeyiz ve bu bedeli de bu büyük milletin ödememesi için biz kararlıyız. Ta en başından, 14 Ağustos 2001'de AK PARTİ'yi kurarken parti programına aldığımız terörün sona erdirilmesi ve çözüm için o günden itibaren yoğun bir mücadele vermekteyiz. Bizler bu akan kana, anaların gözyaşlarına seyirci kalamazdık ve kalmadık. Sosyal, siyasal, psikolojik ve ekonomik bir boyutu olan bu soruna, herkesin sorumluluk içinde davranarak ve elini taşın altına koyarak yaklaşması gerektiğini savunduk.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şunu çok net bir şekilde görmeliyiz: Bu topraklardaki kardeşlik hukukunu çiğnetmemeliyiz. Bin yıllık bu birlikte yaşama kültürümüzü, akrabalığımızı, bu kutsal yapımızı yeri geldiğinde tek vücut olarak yedi cihana duruşumuzu, kaynaşmış ve birbirinden koparılamaz bu birlik ve beraberliğimizi çiğnetmemeliyiz. Sevinçte ve tasada beraber olmuş, birlikte ağlayıp birlikte gülmüşüz. Geçmişimiz nasıl ki beraberdir, ortak geleceğimizi de beraber inşa etmek durumundayız.

Türkiye bugün çok daha yüreklidir, çok daha güçlüdür, çok daha ümitlidir, çok daha kararlı ve yaşanabilir bir Türkiye kurmak için birlikte çalışma arzusundadır. Bu topraklar çok zulümler, çok yasaklar, çok acılar gördü. Sadece etnik kökenler değil, inançlar, değerler, kitaplar, şiirler, türküler yok sayıldı, görmezden gelindi.

Değerli arkadaşlar, millî mücadelede biz neysek, nasıl bir ruh ve inançla ayağa kalktıysak bugün de tekrar o öz kardeşliğimizi tesis etmeliyiz. 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi açılırken tasavvur edilen büyük Türkiye idealiyle hareket etmeliyiz. Bizim tek bir gayemiz var: Dışlanmamış, hor görülmemiş, zulmedilmemiş, inkâr edilmemiş bir millet ve bu temeller üzerine kurulan büyük ve güçlü Türkiye. Herkesin bir olduğu, birinci sınıf vatandaş olduğu bir Türkiye. İşte bu Türkiye'nin ve bu cumhuriyetin yükselmesinin ve güçlenmesinin aslolan değeri de bu kardeşliğin güçlenmesidir. Korkuların ve acıların bittiği, karşılıklı güven ve

40

kardeşlik temelinde bir Türkiye. Türkiye'de terörün bitmesiyle kardeşliğimiz, birliğimiz, ekonomimiz içeride ve dışarıda siyasal gücümüz zayıflar mı, yoksa perçinlenip güçlenir mi? Meseleye eğer buradan bakabilsek emin olun doğru yolu bulabileceğiz.

Her seferinde ve her ortamda gereksiz ve mesnetsiz ithamlarla da maalesef karşı karşıya kalıyoruz. Çözüme karşı olanlar âdeta korku cumhuriyeti yaratarak milleti aldatma yoluna dahi gidebiliyorlar. Sadece ve sadece "Türkiye bölünecek." iddialarıyla çözümden ve mantıksal bakış açısından uzak bir algı yaratılmaya çalışılıyor. Bu ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı yaklaşım sadece milletimize zarar veriyor. İşte bunun içindir ki, yarınların büyük ve güçlü Türkiyesi'nin ve onun müreffeh vatandaşlarının önündeki son ve en önemli engel olan işte bu konuştuğumuz sorundur. Bu sorunun neden olduğu tüm olumsuzlukların bilinciyle, milletimizin mutluluğu, huzur ve refahı için Türkiye'nin bütünlüğü ve üniter yapısı çerçevesinde kalıcı bir şekilde kökünden çözülmesinden yanayız.

Tek bir amacımız var: Şanlı ay yıldızlı bayrağımızın gölgesinde bir bütün olarak kardeşçe yaşamak. Onun için, biz, burada, bu yüce Mecliste grubu bulunan veya bulunmayan tüm siyasi partilerden, sivil toplum kuruluşlarından, milletimizden, bu süreçte herkesten ama herkesten, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkesten ciddi manada katkı ve destek bekliyoruz ve her geçen gün de sevinerek bu desteğin, bu katkının arttığını görüyoruz.

Biz, çözümü önemsiyoruz ve sizlerle birlikte Türkiye'nin bu tarihî fırsatı kaçırmamasını temenni ediyoruz. Biz umutluyuz. Bu umudu boşa çıkarmamak, bu tarihî fırsatı heba etmemek istiyoruz çünkü bu fırsatı heba edenler tarih ve millet karşısında bunun hesabını verirler. Bunun vebaline de katlanırlar.

OKTAY ÖZTÜRK (Erzurum) - Siz de vereceksiniz.

AHMET AYDIN (Devamla) - Bulunduğumuz bu güzel topraklarda, dünyanın en güzel coğrafyası olan Anadolu'da çatışmanın ve felaketlerin olmadığı, anaların çığlıklarının son bulduğu, evlatların genç yaşta toprak olmadığı bir ülke hayaliyle yaşıyoruz.

Değerli kardeşlerim, hiç şüphesiz, hep birlikte bu ülkenin birliği ve dirliği için çalışıyoruz. Bu ülkenin güçlü olması için bütün siyasi partiler -ben düşünüyorum- o şekilde hareket ediyor, o şekilde hareket etmek durumundayız. Hiçbirimizin ülkemiz aleyhine, milletimiz aleyhine girişilebilecek bir olayın yanında olacağını tahmin dahi etmem, edemem. Dolayısıyla, bu sorumluluk, bu misyon, bu sürecin nihai bir şekilde sona ermesi anlamında hepimizin katkı vermesi lazım.

Değerli arkadaşlar, bakın, yöntem değişti artık. Salt askerî yöntemlerle, salt birtakım operasyonlarla eğer bu işler çözülmüş olsaydı, ölmeyle, öldürmeyle, ölümlerle salt bu işler çözülmüş olsaydı…

ALİM IŞIK (Kütahya) - Askeri PKK'nın önüne attınız. Bu da size namus borcu olarak yeter.

AHMET AYDIN (Devamla) - …1990'lı yıllarda biz bunu çözerdik. 1990'lı yıllarda, yılda 4 bin, 5 bine yakın insanımızı kaybettik.

ALİM IŞIK (Kütahya) - Asker diz çöktü, siz meyvesini yediniz.

AHMET AYDIN (Devamla) - Eğer bu şekilde bu iş çözülmüş olsaydı o zaman çözülürdü ama şu anda yirmi aya yakındır, iki yıla yakındır eğer bir şiddet yoksa, eğer ölümler gelmiyorsa, şehit haberi almıyorsak…

ALİM IŞIK (Kütahya) - PKK'nin haraç aldığını bilmiyor musunuz? Yol kestiğini…

AHMET AYDIN (Devamla) - Değerli kardeşlerim, bu, hepimizi mutlu eder, hepimiz bunu arzu eder. Bir tek insanın hayatı dahi bütün siyasetlerin üstündedir. Siyaseti de bir tarafa bırakalım, bu mesele, öyle siyasi, ideolojik bakışla yargılanabilecek bir mesele değil. Bu, bir milliyetçiliktir, aslı milliyetçilik budur. (MHP sıralarından gürültüler)

ALİM IŞIK (Kütahya) - Milliyetçiliği ağzına alma.

AHMET AYDIN (Devamla) - Asıl milliyetçilik, millete hizmet etmekle olur, bir ve beraber olmakla olur.

Onun için, kardeşlerim, artık baldıran... (MHP sıralarından gürültüler)

Bakın, bu sorunu çözmek adına kararlı ve güçlü bir irade ortaya koyan bir Hükûmet ve onun lideri var. Baldıran zehri içmeye hazır, güçlü ve kararlı bir lideri var ve "Acılara son." diyen bir milletle bizim bunu başaracağımıza da inancımız tamdır.

İyi niyetlerle, temiz duygularla, sevgiyle baş koyduğumuz bu yolda emek veren herkese teşekkür ediyorum, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. Komisyonumuza, Sayın Başbakan Yardımcımız başta olmak üzere tüm milletvekillerine bu tarihî süreçte vermiş olduğu katkılardan dolayı da bir kez daha teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.

Sağ olun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Aydın

FARUK BAL (Konya) - Keşke katkı vermeseymiş(!) Bize etme, biz katkı vermedik.

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) - Alkışlayın, alkışlayın, bu millet seyrediyor bu alkışları, haberiniz olsun. Yarın seçim bölgenizde soracaklar hesabını, bu alkışların hesabını soracaklar size. Hesap vereceksiniz.

BAŞKAN - Grup adına konuşma…

41

 
Başa Dön | Önceki Sayfa Sonraki Sayfa | Son Sayfa

Sosyal Medya

Kurumsal Facebook Adresi Kurumsal Twitter Adresi RSS Aboneliği Gunluk Haber Aboneliği Genel Kurul Facebook Adresi Genel Kurul Twitter Adresi Web Yoneticisine Mesaj
Sosyal Ağlarda TBMM

Arama

TBMM'yi Ziyaret

TBMM Gezi ve Rehberlik

Rehber Eşliğinde Gezi

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin tanıtımı kapsamında ziyaretçilerin rehber eşliğinde gezdirilmesi, TBMM rehberlik online kayıt sistemine başvurunun ardından, Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Başkanlığı tarafından hazırlanan bir program dahilinde gerçekleştirilmektedir.

Detaylı Bilgi İçin

 

 

 

 

 

 

E-devlet Üzerinden Randevu

E-devlet Linki

Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ziyaret etmek için e-Devlet üzerinden randevu talebinde bulunabilirsiniz.

e-Devlet Linki

Halk Günü

Halk Günü

Milli İradenin kalbinin attığı yer olan Türkiye Büyük Millet Meclisi tüm vatandaşlarımızın ziyaretine açılmıştır. Her ayın ilk Cumartesi günü 11.00 - 15.00 saatleri arasında önceden herhangi bir randevu almaksızın saat başı gerçekleştirilen gezi programlarına katılabilmek için TBMM Dikmen Kapısına gelmeniz yeterli olacaktır.

Detaylı Bilgi İçin

 

 

Kurtuluş Savaşı Müzesi

Kurtuluş Savaşı Müzes

'Birinci Millî Mimarlık Dönemi Üslubu'nun Ankara'daki ilk örneklerinden olan I.TBMM Binası, 1920-1924 yılları arasında Kurucu Meclis olarak da görev yapan Gazi Meclis tarafından kullanılmıştır. Halen TBMM Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Başkanlığı uhdesinde Kurtuluş Savaşı Müzesi (I.TBMM Binası) olarak hizmet vermektedir.

Sanal Tur

Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanal Tur

Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni aşağıdaki bağlantıyı kullanarak sanal olarak gezebilirsiniz.

TBMM Sanal Tur Gezisi

Engelsiz Meclis

İşitme Engelliler

Rehber Eşliğinde Gezi

Yasama ve Denetim Hizmetlerine İlişkin Tanıtım Videolarına aşağıdaki linkten erişebilirsiniz.

Youtube Erişim Linki