Turkiye Buyuk Millet Meclisi

Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurul Tutanağı
24. Dönem 4. Yasama Yılı
9. Birleşim 24 Ekim 2013 Perşembe

Ulaşmak İstediğiniz sayfa aralığını giriniz.
Font Küçült | Normal | Font Büyüt
Başa Dön | Önceki Sayfa Sonraki Sayfa | Son Sayfa
Tutanak toplam 64 sayfadır. Sorgulanan Sayfaların Yazıcı Versiyonu
Zeynep Karahan Uslu (Şanlıurfa) AK PARTİ

Ercan Candan (Zonguldak) AK PARTİ

Ayşe Gülsün Bilgehan (Ankara) CHP

Aykan Erdemir (Bursa) CHP

Haluk Koç (Samsun) CHP

Mehmet Günal (Antalya) MHP

Nazmi Gür (Van) BDP

Parlamentolararası Birlik (PAB)

Murat Yıldırım (Çorum) AK PARTİ

Fazilet Dağcı Çığlık (Erzurum) AK PARTİ

Hakan Şükür (İstanbul) AK PARTİ

Mehmet Sağlam (Kahramanmaraş) AK PARTİ

Sevde Bayazıt Kaçar (Kahramanmaraş) AK PARTİ

Fatma Nur Serter (İstanbul) CHP

Hurşit Güneş (Kocaeli) CHP

S. Nevzat Korkmaz (Isparta) MHP

Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesi

(TÜRKPA)

Haluk İpek (Ankara) AK PARTİ

Ülker Güzel (Ankara) AK PARTİ

Mustafa Ataş (İstanbul) AK PARTİ

M. Mücahit Fındıklı (Malatya) AK PARTİ

Köksal Toptan (Zonguldak) AK PARTİ

Kadir Gökmen Öğüt (İstanbul) CHP

Muharrem İnce (Yalova) CHP

Atila Kaya (İstanbul) MHP

BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının bir tezkeresi vardır, okutup oylarınıza sunacağım, okutuyorum:

4.- Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının, Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu ve Manisa Milletvekili Recai Berber'in, 18-20 Kasım 2013 tarihlerinde Karadağ'da düzenlenecek olan "Sayıştay ve Parlamento İlişkileri" konulu konferansa katılmalarına ilişkin tezkeresi (3/1304)

23/10/2013

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

18-20 Kasım 2013 tarihlerinde Karadağ'da düzenlenecek olan "Sayıştay ve Parlamento İlişkileri" konulu konferansa Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu ve Manisa Milletvekili Recai Berber'in katılması hususu 28/3/1990 tarihli ve 3620 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 9'uncu maddesi uyarınca Genel Kurulun tasviplerine sunulur.

Cemil Çiçek

Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanı

KAMER GENÇ (Tunceli) - Karar yeter sayısı istiyoruz.

BAŞKAN - Karar yeter sayısı arayacağım.

Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Karar yeter sayısı yoktur.

On dakika ara veriyorum.

31

Kapanma Saati: 15.26

İKİNCİ OTURUM

Açılma Saati: 15.39

BAŞKAN: Başkan Vekili Şükran Güldal MUMCU

KÂTİP ÜYELER: Mine LÖK BEYAZ (Diyarbakır), İsmail KAŞDEMİR (Çanakkale)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 9'uncu Birleşiminin İkinci Oturumunu açıyorum.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı tezkeresinin oylamasında karar yeter sayısı bulunamamıştı. Şimdi tezkereyi tekrar oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısı arayacağım.

Kabul edenler… Kabul etmeyenler…

Karar yeter sayısı göremiyorum ben ama bir dakika süre veriyorum.

AHMET AYDIN (Adıyaman) - Var, var. Sayın Başkan, oy birliği var.

BAŞKAN - Elektronik oylama yapalım en güzeli.

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN - Karar yeter sayısı yoktur.

On dakika ara veriyorum.

Kapanma Saati: 15.41

ÜÇÜNCÜ OTURUM

Açılma Saati: 15.51

BAŞKAN: Başkan Vekili Şükran Güldal MUMCU

KÂTİP ÜYELER: Mine LÖK BEYAZ (Diyarbakır), İsmail KAŞDEMİR (Çanakkale)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 9'uncu Birleşiminin Üçüncü Oturumunu açıyorum.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı tezkeresinin yapılan iki oylamasında da karar yeter sayısı bulunamamıştı. Şimdi, tezkereyi tekrar oylarınıza sunacağım ve karar yeter sayısı arayacağım.

Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir; karar yeter sayısı da vardır.

Şimdi, Barış ve Demokrasi Partisi Grubunun İç Tüzük'ün 19'uncu maddesine göre verilmiş bir önerisi vardır, okutup daha sonra oylarınıza sunacağım.

VII.- ÖNERİLER

A) SİYASİ PARTİ GRUBU ÖNERİLERİ

1.- BDP Grubunun, BDP Grup Başkan Vekili Bingöl Milletvekili İdris Baluken'in 23/10/2011 tarihinde meydana gelen Van depreminin ardından Vanlı yurttaşların yaşadığı olumsuzlukların, Van'a Türkiye'nin diğer yerlerinden yapılan yardımların akıbetinin araştırılması amacıyla 23/10/2012 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına vermiş olduğu Meclis araştırması önergesinin, Genel Kurulun 24 Ekim 2013 Perşembe günkü birleşiminde sunuşlarda okunmasına ve görüşmelerinin aynı tarihli birleşiminde yapılmasına ilişkin önerisi

24/10/2013

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

32

Danışma Kurulunun 24/10/2013 Perşembe günü (Bugün) yaptığı toplantısında, siyasi parti grupları arasında oy birliği sağlanamadığından grubumuzun aşağıdaki önerisinin İç Tüzük'ün 19'uncu maddesi gereğince Genel Kurulun onayına sunulmasını saygılarımla arz ederim.

Pervin Buldan

Iğdır

Grup Başkan Vekili

Öneri:

23 Ekim 2012 tarihinde, Bingöl Milletvekili Grup Başkan Vekili İdris Baluken tarafından verilen (1683 sıra no.lu), 23 Ekim 2011 tarihinde meydana gelen Van depreminin ardından Vanlı yurttaşların yaşadığı olumsuzlukların, Van'a Türkiye'nin diğer yerlerinden yapılan yardımların akıbetinin araştırılması amacıyla, Türkiye Büyük Millet Meclisine verilmiş olan Meclis araştırması önergesinin, Genel Kurulun bilgisine sunulmak üzere bekleyen diğer önergelerin önüne alınarak, 24/10/2013 Perşembe günlü birleşiminde sunuşlarda okunması ve görüşmelerin aynı tarihli birleşiminde yapılması önerilmiştir.

BAŞKAN - Lehinde, Sena Kaleli…

Buyurunuz Sayın Kaleli. (CHP sıralarından alkışlar)

SENA KALELİ (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; BDP grup önerisi lehine partim adına söz almış bulunuyorum. Sözlerime başlarken yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, Türkiye deprem riski açısından dünyanın en önde gelen ülkelerindendir. Ülkemizin yüz ölçümünün yüzde 42'si birinci derece deprem kuşağı üzerindedir. Bazı büyükşehirlerimizin birinci derece deprem bölgeleri üzerinde kuruldukları, nüfusumuzun yarıdan fazlasının bu sahalarda yaşadığı ve istatistiki verilere göre her iki yılda bir yıkıcı deprem felaketine maruz kaldığı bir gerçektir ama nedense bu felaketlerden bir türlü ders çıkarılamamakta, her yeni depremde yüzlerce insanımız yaşamını yitirirken binlerce insanımız yaralanmakta, evsiz barksız kalmakta ve basiretsiz yönetimler yüzünden daha büyük yıkımlarla baş başa bırakılmaktadır. Bunun en son örneği de Van'dır. Bundan otuz yedi yıl önce, 1976 yılında Çaldıran fayının kırılmasıyla 7,3 büyüklüğünde deprem yaşayan Van'da bilim insanları tarafından enerji birikiminin tehlikeli boyutlara ulaştığı ve her an yeni bir kırılma yaşanabileceği şeklindeki uyarılar dikkate alınmamıştır. Bu nedenle Van ne 2001 yılında 19 pilot ilde uygulamaya başlanan yapı denetim sistemine dâhil edilmiş ne de kamu binaları yapı denetim sistemi kapsamına alınmıştır. Öte yandan yapı malzemelerinin 1998 Deprem Yönetmeliği'ndeki standartlara uygunluğunun kontrolü konusunda da bir adım atılmamıştır. Bütün bu ihmaller sonucunda ise 2011'de yaşanan felakete âdeta davetiye çıkarılmıştır. Bugüne geldiğimizde de bu ihmallerin ve duyarsızlıkların devam ettiği, depremzedelerin kendi tabirleriyle "AKP'zede"ye dönüştürüldüğü görülmektedir çünkü depremin üzerinden iki yıl geçmesine rağmen depremzedeler depremden kaynaklı psikososyal sorunlarla boğuşmakta, iş, barınma, sağlık, eğitim konularında ciddi sorunlar yaşamaya devam etmektedir.

Sayın Sezgin Tanrıkulu başkanlığındaki heyetimizle, sonuncusu eylülde olmak üzere, Van'a sık giden bir milletvekili olarak gözlemlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum:

Değerli milletvekilleri, Van'da depremle birlikte AKP'nin partizanca uygulamalarından kaynaklanan ve depremi fırsata dönüştüren politikalarının açtığı yaralar kanamaya devam ediyor. Yer altı kaynaklı sık sık afet yaşayan Van halkı, bu yetmezmiş gibi şimdi de yer üstü kaynaklı AKP afetiyle karşı karşıyadır. Resmî rakamlara göre Van depreminde 644 kişi hayatını kaybederken yaklaşık 3 bin kişi yaralanmış, 28 bin yapı kullanılamaz hâle gelmiştir. Ancak sonraki süreçte Hükûmetin skandal sayılabilecek uygulamalarından dolayı binlerce vatandaşımız çadırlarda çetin kış koşullarında yaşamaya çalışırken çıkan yangınlarda yaşamlar yitirilmiş, hamile kadınlar çocuklarını düşürmüş, çocuklar ağır, ağır travmalar yaşamıştır. Bugün de bunlar yaşanmaya devam edilmektedir.

Kurban Bayramı öncesine kadar TOKİ'lerde su yoktu. Yurt içinden, yurt dışından yapılan onca yardıma rağmen, her konuda ustalaştığını iddia eden Hükûmetin acemiliği, iş birliğinden uzak, şeffaf olmayan tavrıyla, depremzedeler bırakın insani yaşam standartlarını ilkel koşullarda yaşamaya mahkûm edilmiştir. Daha sonra da kontrolsüz güç olan TOKİ'ye teslim edilmiştir.

Bölgede eğitim öncesi, eğitim-öğretim sistemi işlemez hâle gelmiştir. Bunun kanıtı da YGS sınavında Van'ın en başarısız illerden biri olmasıdır.

Esnaf iflas bayrağını çekmiş, alım gücü düşmüştür. Hasarsız görünen konutlarda kiralar ve aidatlar 2 katına çıktığı için vatandaş ikinci defa sarsılmıştır. Binlerce insan başını sokacak sıcak bir yer ve iş bulamadığı için göç etmek zorunda kalmıştır. Aileler arası arazi kavgaları başlamıştır.

33

Van Valisi depremden sonraki ilk 23 Nisan kutlamaları sırasında "Bahar geldi de sıkıntılarımız azaldı." diyerek acılar içindeki Vanlılarla âdeta alay etmiştir. Başbakanın, 23 Ekim 2012 tarihinde âlâyı vâlâ ile Erciş'te gerçekleştirdiği konut teslim töreni sırasında attığı kahkahalar, depremde hayatını kaybeden Yunus'un fotoğrafını maharetmiş gibi hediye olarak alması depremzedelerin hafızasında birer yara olarak iz bırakmıştır.

Hükûmet, depremzedeleri siyasi hesaplarının kurbanı yapmıştır. "Kardeşlik ve tek yürek olma" adına açılan insani yardım kampanyaları dahi iş adamlarının PR'ı hâline dönüştürülmüştür. Sözler yerine getirilmemiştir. PR'a ve reklama yönelik, insanı taşınabilir, kullanılabilir kalabalıklar olarak gören devlet zihniyeti ve AKP anlayışı, manevi değerleri nüsük ve şekilden ibaret sayan ve kullanan anlayış, manevi değerlerin, ibadetin derinlik ve felsefesini yok etmiştir. Yani görgü, bilgi ve nosyon zafiyeti maddi değerleri ve rantı öne çıkarmış, insan değeri ölçüsü maddeye bağlanmıştır.

Halkımızın dayanışma ve yardımlaşma duyguları bu depremde yaşananlardan sonra erozyona uğramıştır. Hâlen konteynerlerde yaşam mücadelesi veren 200 ailenin barınaklarına bile göz dikildiği gibi yaşadıkları sağlıksız koşulların yaratacağı salgın hastalıklar da göz ardı edilmektedir. Hastalar, engelliler, yaşlılar, hamileler bakıma muhtaç durumdadır. Tenekede yemek pişirilmektedir. Çocuklarımız ikamet gösteremedikleri için okula gidememektedir. Mülki amirler, yerinde tespit yapmak yerine ayaklarına vatandaşı getirtmektedir. Vatandaş sağlık taramasından geçirilmemektedir. Hâlen yaşam mücadelesi verilen 4 konteynerdeki depremzedeleri boşaltmaya mecbur bırakmak için elektrik ve suları kesilmiştir. Boşaltılan konteynerleri nereye göndermek için bu acele boşaltmalar yapılmaktadır? Mescit, oyun parkı, etüt salonu gibi sosyal alanlar kaldırılmıştır. Kira yardımı yapılacağı vaadiyle konteynerlerden çıkarılan bazı aileler vadedilen yardımı alamamaktan şikâyetçidir. Sağlıksız koşulara rağmen konteynerlere bile razı olan bazı yurttaşların buradan çıkarılmamak için açlık grevine girmesi ise Hükûmet açısından yüz kızartıcıdır.

Başbakan Erçiş'teki konuşmasında Vanlıları kış soğuğuyla baş başa bırakmayacaklarını vadetmişti. Aradan bir yıl daha geçti, yeni bir kış eşikte ve Vanlılar hâlâ barınaksız. Az hasarlı binalarda hâlâ önlem alınamamış. Van'daki ikinci depremde 40 vatandaşımız Çevre ve Şehircilik Bakanının sorumsuz beyanıyla hayatını kaybetti. Bayram Oteli'nin enkazı kaldırılırken enkazın başına giden Beşir Atalay'a sesini duyurmak isteyen halka coplarla, gaz bombalarıyla müdahale edilmiştir. Van Ferit Melen Havalimanı'nın önünde çadır bekleyen halka o korkunç soğukta tazyikli su sıkılmıştır. AKP Hükûmeti asgari insani tepkilere bile tahammül edememiştir.

"Saray gibi yerlerde yaşıyorsunuz." gibi söylemler edilmiştir. Vanlıların taleplerini, tepkilerini aktaran gazeteciler şeytana benzetilmiştir. Böylece basına yönelik baskılarla sesler duyulmaz olmuştur.

Van'da belki binaların enkazları kaldırıldı, TOKİ'leşme hızla gerçekleşti ama Hükûmet o enkazın altında kaldı. Yaşam biçimi, ekonomik koşulları dikkate almayan TOKİ'leşme tüm illerde yaşattığı sorunu Van'da da yaşatıyor.

Bu vesileyle, tüm Van ve Erciş halkına tekrar geçmiş olsun dileğinde bulunurken, her zaman yanlarında olduğumuzu ifade eder, BDP Grubu önerisinin lehinde olduğumuzu belirterek saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederiz Sayın Kaleli.

Aleyhinde, Van Milletvekili Fatih Çiftci.

Buyurunuz Sayın Çiftci. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

FATİH ÇİFTCİ (Van) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Barış ve Demokrasi Partisinin grup önerisi üzerine grubum adına söz almış bulunmaktayım. Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, Van depreminin ikinci yılında, hayatını kaybeden 644 hemşehrimize Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun.

23 Ekim ve 9 Kasım 2011 tarihlerinde iki büyük deprem yaşadık ve bu depremlerde 644 vatandaşımız hayatını kaybetti, 250 vatandaşımız enkazdan sağ olarak çıkarıldı.

Depremden hemen sonra çok hızlı bir şekilde kurtarma çalışmaları başladı. Sayın Başbakanımız ve bakanlarımız birkaç saat içerisinde deprem yerine ulaşmıştır ve çalışmaların çok hızlı bir şekilde koordinesi sağlanmıştır. Depremin aynı gününde 3 bine yakın kurtarma ekibi Van ve Erciş'e ulaşmış, çalışmalar çok hızlı bir şekilde başlamıştır. Bu süreçte, başta Sayın Başbakanımız ve Hükûmetimiz olmak üzere, yüce Mecliste grubu bulunan tüm siyasi parti üyelerine, tüm milletimize ilimize vermiş oldukları destekten dolayı teşekkürlerimi sunarım.

34

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 23 Ekim ve 9 Kasım tarihlerinde Van'da meydana gelen doğal afet çok büyük bir afet olup yaklaşık 700 bin insanımızı direkt etkilemiştir. Bu süreçte Hükûmetimiz tüm imkânları Van için seferber etmiş, aziz milletimiz de hiçbir zaman Van'ı yalnız bırakmamış ve Van'ın nüfusu bu afetle birlikte 75 milyona ulaşmıştır.

Depremin ilk günlerinden itibaren çok hızlı bir şekilde geçici barınma ihtiyacı için ilimize 75 bin çadır gönderilmiş, dağıtım yapılmış ve çadır kentler oluşturulmuştur. Ardından, mevsim şartlarına uygun 30 bini aşkın konteyner imal edilerek Van ve Erciş'e nakledilmiş, 31 adet Van'da, 4 adet Erciş'te tüm altyapılarıyla birlikte konteyner kentler yapılmıştır. Depremzede hemşehrilerimiz bu konteyner kentlere yerleştirilmiştir. Bu konteyner kentlerde yaklaşık 175 bin insanımız yaşamıştır. Ayrıca, yine ülkemizdeki tüm kamu kurum ve kuruluşlarının sosyal tesisleri hemşehrilerimiz için, Hükûmetimizce, Sayın Başbakanımızın talimatlarıyla tahsis edilmiş ve 58 bini aşkın hemşehrimiz buralarda misafir edilmiştir. Bu süreçte konteyner kentlerin yaklaşık 170 milyonluk enerji gideri de Hükûmetimiz tarafından karşılanmıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; soğuk kış şartlarına rağmen depremin 39'uncu gününde Van ve Erciş'te kalıcı konutların temeli atılmış, Van ve Erciş merkezde toplam 17.471 konut inşa edilmiş, bunlardan 15.342 konut depremin birinci yılında hak sahiplerine teslim edilmiştir. Bu süreçte diğer konutlar da tamamlanmış ve hak sahiplerine teslim edilmiştir. Bu konutların bedelleri iki yıl geri ödemesiz, yirmi yıl faizsiz olarak 75 bin TL olarak AFAD tarafından belirlenmiştir.

Aynı şekilde, Van ve Erciş'in köylerinde 9.937 köy evi, 3.750 hayvan barınağı yapılmaktadır. Bunların çok önemli bir kısmı tamamlanmış, geriye kalanların da çalışmaları devam etmektedir. Bu konutlarla birlikte TOKİ alanlarında 27 cami, 34 okul, 24 ticaret merkezi tamamlanarak Van ve Erciş'in hizmetine sunulmuştur.

Az hasarlı konutlarda yaşayan 40 bin kişiye, kiracı-ev sahibi ayrımı yapılmaksızın 50 milyon TL hibe destek verilmiştir. Köy evlerine kişi başı 40 bin TL destekle şu ana kadar 274 milyon 572 bin 600 TL konut yapımı için ödeme yapılmıştır.

Bu süreçte yüce Meclisimizin almış olduğu kararlarla SSK ve vergi borçları faizsiz olarak 1+1 yıl olarak ertelenmiştir. İş adamlarımıza yönelik olarak, 5.500'e yakın esnaf ve iş adamımıza KOSGEB aracılığıyla 300 milyon liralık kredi verilmiştir. Bu süreçte esnaf kefalet kooperatiflerine olan krediler faizsiz olarak bir yıl ertelenmiş, diğer kamu bankalarına olan kredilerde ise altı ayı faizsiz olmak üzere, altmış ay vadeli olarak yapılandırma şansı tanınmıştır. Bu krediler, KOSGEB vasıtasıyla verilen krediler sıfır faizli olup, bir yıl ödemesiz ve toplam üç yıl geri ödemeli olarak sağlanmıştır. Bu süreçte çiftçilerimize 65 milyon Tarım Bakanlığımızca yem desteği hibe olarak sağlanmıştır.

Yine, İŞKUR vasıtasıyla, insanlarımızın bu süreçte evlerine sıcak bir ekmek götürmeleri, sıcak bir aş götürmeleri için sosyal destek projeleri sağlanmış, 7.200 kardeşimizin 2011, 2012 ve 2013 yıllarında Sosyal Destek Projesi kapsamında istihdamı sağlanmıştır.

Van ve Erciş'in, ayrım yapılmaksızın her iki belediyenin kırk yıllık planlamayı karşılayacak jeolojik etüt ve imar planları yapılmıştır.

Van için çok önemli olan, 130 milyon TL harcanarak 47 kilometreden içme suyu Orman ve Su İşleri Bakanlığımız -Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü- tarafından getirilmiş ve Van TOKİ konutlarına su verilmeye başlanmıştır. Yine, 45 kilometrelik Van merkez su şebekesi AFAD'ın hibe karşılamasıyla İLBANK Genel Müdürlüğü tarafından yenilenmiştir.

Bu şekilde, eğitimde hasar gören 1.015 derslik yerine, Van ilinde 2.613 yeni derslik, öğretmenevleri ve ortaöğretim için 2.628 kişilik pansiyon yapılmıştır. Eğitim yatırımları çok hızlı bir şekilde devam etmektedir.

Yine, bu süreçte, hiçbir şekilde hiçbir kardeşimiz ve hemşehrimiz eğitim hakkından yoksun bırakılmamıştır, eğitim almaları için her türlü çalışma ve gayretler devam etmektedir. Bu anlamda da konteyner kentlerde kalan kardeşlerimizin de eğitim ihtiyaçları karşılanmıştır. Yüzüncü Yıl Üniversitesi çok büyük bir maddi kaynak aktarılarak âdeta yenilenmiş, 300 kişilik yeni akademik kadrosuyla eskisinden çok daha güçlü bir üniversiteye Van kavuşmuştur.

Yine, deprem sonrası Van ilimizde 7.360 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurdu yapılmıştır; ülkemizde bir ilde bu şekilde yapılan en yüksek yurt kapasitesidir. Van'daki kamu kurum ve kuruluşları yeniden yapılandırılmış, bölge müdürlüklerini Van'ın dışına taşıma çalışmaları başlatılmış, inşaatları devam etmektedir. Ayrıca, diğer kamu kurumlarının da hizmet binaları çok hızlı bir şekilde yapılmaktadır.

35

Van bölgenin sağlık üssü konumuna getirilmekte, deprem öncesi ve sonrasında yapılan 650 yataklı Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Yüzüncü Yıl Üniversitesi Hastanesi hizmete açılmış, merkezde 4, ilçelerde de 7 tane yeni hastane yapılmaya başlanmıştır. İnşallah, bu yıl içerisinde, 2014 yılı içerisinde bunlar tamamlanacak, Van özellikle sağlık noktasında hiçbir sıkıntı yaşamadan bölgenin sağlık üssü olacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Van'a deprem sonrası yapılan yatırımlar ve harcamalar 5 milyarı aşkın bir miktardadır. Depremin ilk saatlerinde Van'a gelen Sayın Başbakanımız ve Hükûmet üyesi bakanlarımız koordinasyon çalışmalarını bizzat takip etmiş, Van ve Erciş halkını hiçbir zaman yalnız bırakmamıştır. Sayın Başbakanımız Van'a şu ana kadar 4 kez ziyarette bulunmuş ve Allah nasip ederse 26-27 Ekim günlerinde de Van ve -Erciş- ilçelerinde olacaktır. Koordinasyondan görevli Hükûmet üyesi bakanlarımız Van'dan hiç ayrılmamış, hemen hemen her gün Van'da bu süreçte Hükûmeti temsilen bakan bulunmuş ve sorunların hızlı bir şekilde çözümüne çok önemli katkı sağlanmıştır.

Değerli milletvekilleri, bu süreçte, Hükûmetimiz, bu doğal afette Van'ın ve Vanlının yanında hep olmuştur. Türkiye, arama kurtarma çalışma hızı ve afet yönetimi alanında ulaşmış olduğu bu çalışmalarla Birleşmiş Milletler ve uluslararası afet yönetimlerince takdir edilen bir ülke olmuş, bu da Hükûmetimizin ve aziz milletimizin üstün başarısıdır. Geçmişte yaşanan afetlerde hükûmetlerin içine düştükleri acz ile kıyaslanmayacak kadar farklı bir afet yönetimi olmuştur. Hükûmetimiz Van için hiçbir imkânı esirgememiş ve her türlü çalışmayı zamanında yapmıştır ve yapmaya devam etmektedir. Van'da yapılmış olan bu çalışmalarla Van ve Erciş âdeta yeniden inşa edilmiş, kamu kurum ve kuruluşlarıyla, yollarıyla, mesken stokuyla, eğitim kurumlarıyla, sağlık ve ulaştırma yatırımlarıyla Van, geleceğe emin adımlarla ilerlemekte ve eskisinden daha güçlü bir Van inşa edilmektedir.

Değerli milletvekilleri, bu süreçte konteyner kentlerimizde 30 bine yakın konteynerde 175 bini aşkın insan barınmaktaydı, hemşehrimiz barınmaktaydı. Hak sahipleri ve diğer hemşehrilerimiz ve aileler konteyner kentlerden ayrılmış, konteynerde kalan yaklaşık 250 civarında aile bulunmaktadır. Bunlar için Sayın Vali, Sayın Bakan ve AFAD yetkilileriyle her türlü görüşmelerimizi yapmakta veya… Kiraya çıkmaları durumunda kiralarının valilik ve AFAD tarafından karşılanacağı açık bir şekilde ifade edilmiştir. Ayrıca, bunlardan çalışmayan 98 aile için çalışma imkânının İŞKUR vasıtasıyla sağlanacağı da açıklanmıştır. Biz, bunların sorunlarını bilmekte ve sonuna kadar takip etmekteyiz ve inşallah da bu süreci, çözümü için de takip edeceğiz.

Ayrıca, değerli milletvekilleri, Hükûmetimiz Van'da fazla kalan 1.000 konutu depremzedelerle aynı şartlarda kiracılar için tahsis etmiş ve bunların kura çekimleri yapılarak bir kısmının işlemleri tamamlanmış, bazılarının işlemleri de devam etmektedir.

Değerli milletvekilleri, deprem doğal bir afettir. Yapılan tüm çalışmalara rağmen eksikler olmuş olabilir. Biz bu eksiklerin çözümü noktasında da her türlü çalışmayı yapmaktayız. Kadirşinas hemşehrilerimiz kimin ne yaptığını çok iyi biliyor ve görüyor; kimin siyaset için, kimin hizmet için çalıştığını da çok iyi görmekte ve bilmektedir. On yıldır toplumun bütün meselelerini cesaretle çözüp ülkeyi büyüterek yarınlara taşıyan AK PARTİ'miz, bu sorunların tamamını çözerek Van'da kardeşliğimizin pekişmesi için önemli adımlar atmıştır. Allah milletimize ve ülkemize bu acıları bir daha yaşatmasın. Bu süreç, Türkiye'nin birliğini ve beraberliğini göstermiş, dünyaya örnek sayılabilecek bir yardımlaşma örneği sergilemiştir.

Tüm bu duygu ve düşüncelerle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyor, önergenin aleyhinde olduğumuzu ifade ediyorum.

Teşekkür ederim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyoruz Sayın Çiftci.

Lehinde, Hakkâri Milletvekili Adil Zozani. (BDP sıralarından alkışlar)

Buyurunuz Sayın Zozani.

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekili arkadaşlar, Van depreminin üzerinden tam iki yıl, bir gün geçti ve bu iki yıl içerisinde biz sürekli Van depremini ve Van depreminden arta kalan trajedileri bu kürsüden konuşmaya çalışıyoruz, dillendirmeye çalışıyoruz, gündeme taşımaya çalışıyoruz ama maalesef Hükûmet her defasında buraya çıkıp sadece kuru bir propaganda yapıp orada yaşanan trajedileri, orada yaşanan sıkıntıları görmezden geliyor. Görmezden geldiği gibi Türkiye kamuoyuna da bambaşka bir tablo şeklinde farklı şeyler anlatmaya başlıyor.

36

Sormak istiyorum, eğer Van'da hiçbir sıkıntı olmamış olsa, mağduriyetler bugün devam etmemiş olsa depremzedeler neden altmış küsur gündür açlık grevini sürdürüyorlar? Bir sebebi olmalı. Herhâlde çıkıp "Bunu da BDP kışkırttı, onları açlık grevine sevk etti, teşvik etti." diyemezsiniz. Orta yerde bir sıkıntı var. Niye? Konut yapılmadığı gibi yani bu depremzedelere söz verildiği hâlde konutlar yapılıp teslim edilmediği gibi, deprem sürecinde Türkiye'nin dört bir yanından değişik kentlerden hayırsever insanlarımızın yardımlarıyla Van'a kurulan konteynerler sökülüp Malatya'ya götürüldüğü için bu insanlar bugün açlık grevindeler. Niye ifade etmiyorsunuz? Sayın Çiftçi, niye ifade etmiyorsunuz? Van'daki konteynerlerin içindeki insanların çıkarılıp, sökülüp Malatya'ya götürülüp Suriye'den gelecek mülteciler, sığınmacılar için tahsis edildiğini niye söylemiyorsunuz? Pembe tablo çizmek kolay: "Her gün oradayız, hiç sorun yok..." Bizim söylememize gerek yok, siz kendiniz itiraf ettiniz, gecikmeli olarak oraya müdahale edildiğini, ihmalden kaynaklı can kayıplarının fazla olduğunu Hükûmet mensupları ifade etti, biz ifade etmedik.

Şimdi soruyoruz: Altmış küsur gündür insanlar açlık grevindeler, sebebini de açıkça ifade ediyoruz. O insanların içinde yaşadıkları konteynerler sökülüp Malatya'ya götürüldükleri için o insanlar şimdi yeniden yazlık çadırlarda ya da başka kentlerde sürgün yaşayarak kışı geçirmek durumunda kalacaklar.

"Konut yaptık." diyorsunuz, o konutta yaşayan insanlarla gidip görüşmeye cesaret edemiyorsunuz. Mademki 26'sında, 27'sinde Sayın Başbakan Van'da olacak, öneriyorum, siz Van milletvekilleriyle birlikte buyurun gidin, o konutlara gidin. O konutlarda yaşayan insanlarla görüşmenizi öneriyorum, açlık grevinde olan insanlarla görüşmenizi öneriyorum, sıkıntılarını bire bir onların dilinden dinleyin, onlardan dinleyin; öneriyorum, gidiyorsanız bunu yapın. Kuru beton diktiniz oraya, TOKİ marifetiyle oraya kuru betonlar dikildi ancak bu konutların hiçbirinin altyapı sorunları çözülmedi; kimisinde su yok, kimisinde kanalizasyon yok, kimisinde elektrik yok. Nasıl konut bitirdiniz, nasıl teslim ettiniz?

Van depreminden Türkiye halkının tamamının çıkaracağı bir ders var, çıkaracağı bir sonuç var. O sonuç şu: AK PARTİ Hükûmetinin marifetini Türkiye kamuoyu görecek orada. Nedir? İnsanların yaşadıkları travmalardan nasıl ticaret yapılır, nasıl o travmaların ticareti yapılır, bunu Türkiye kamuoyu AK PARTİ Hükûmetinden öğrenir. Deprem vesile edilerek, Van depremi vesile edilerek, o yıkım vesile edilerek Van halkı yediden yetmişe devlete müşteri pozisyonuna getirildi, TOKİ'ye müşteri pozisyonuna getirildi. Konut yaptınız, vatandaşa satıyorsunuz. Beleşe mi satıyorsunuz, maliyetine mi satıyorsunuz? Hayır, kârınızı koyuyorsunuz, parası olana ancak satıyorsunuz. Depremin ticaretini iyi becerdiniz.

Türkiye kamuoyunun kardeşlik göstergesi olarak Van'a gönderdiği yardımlardan da siyasi rant sağlayan sizlersiniz, biz değiliz. Siyasi getirisini, götürüsünü siz çok iyi hesapladınız. Şimdi, o cilaladığınız tablodaki boyalar dökülmeye başladı, gerçek açığa çıkıyor.

İki yıldır burada ifade ediyoruz, bakın, Van depreminden sonra sizin yaklaşık altı ay sonra gündeme getirdiğiniz yasayla Van'a yaklaştınız yani yürürlükte olan deprem yasasından hareketle Van'a yaklaşmadınız, altı ay sonra Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine getireceğiniz izafi yasaya göre meseleye yaklaştınız. Van'ı ilk günden itibaren, 1957'de çıkarılan deprem yasasına dayalı olarak sizin "afet bölgesi" ilan etmeniz gerekiyordu. Her defasında ifade ettik, çıkmayan, daha sonra çıkarılacak olan yasadaki sizin kafanızdaki şablona göre cevap verdiniz: "Yok efendim, afet bölgesi ilan edilirse çivi çakılamazmış." Ama yasada böyle bir şey yoktu, o dönem yürürlükte olan yasada böyle bir şey yoktu. Mayısta geldi, Mayıs 2012'de yasa getirdiniz gündeme, o zaman gerçek açığa çıktı, siz esasında sonradan getireceğiniz yasayı konuşuyormuşsunuz da Türkiye kamuoyunun haberi yok.

İfade ediliyor: "Van'a su getirildi." Allah aşkına, bunu hangi yüzle söylüyorsunuz ya? Van Belediyesi parasını tıkır tıkır ödeyerek Van'a suyu getiriyor, babanızın parasını vermiyorsunuz, cebinizden para vermiyorsunuz Van'a. Van Belediyesini borçlandırıyorsunuz, kredi sağlıyorsunuz ve o belediye kendi kentine su getiriyor. Ankara Belediyesine sağlanan neyse budur. İstanbul Belediyesine belki sağlanan imkânlar neyse o anlamda, kredi hangi şartlarda veriliyorsa, daha zor şartlarda Van Belediyesine sağlanıyor. Şimdi çıkıp rahatlıkla diyorsunuz ki: "Ya, biz Van'a su getirdik." Ya, Van'daki suyu kurutmayın da gerisini getirmeyin. Siz Van'daki suyu kuruttunuz.

Vatandaşı devlete müşteri yaptınız; çocuğu ölmüş, sakat kalmış, mağduriyet yaşamış insanları siz devlete müşteri yaptınız. Van depremindeki tek marifetiniz budur, ticaretini iyi becerdiniz. Hesabını verin. Mademki 5 milyar para geldi Van'a, dökümünü, çıkın kamuoyuyla paylaşın. Nereye harcandı bu paralar? Bir iki kalem söyleyeyim size: Valiye lüks saray yapıldı. Devletin şu anda Van'da bir sırça köşkü var. Hangi paralarla yapıldı?

37

Depremzedelere toplanan yardımlarla yapıldı. Eskisinden duvarları daha kalın bir emniyet müdürlüğü var. Hangi parayla yapıldı? Deprem paralarıyla yapıldı, deprem yardımlarıyla yapıldı.

Onun dışında bir şey var mı? İfade edemezsiniz. Yaptığınız konutların, TOKİ'nin yaptığı konutların daha üzerinden bir yıl geçmedi, boyaları dökülüyor, suyu bağlanmadan musluğu çürüdü, vatandaşa da kârınızı da üzerine koyarak sattınız.

Şimdi biz bunları dillendirirken "Ya, ikide bir bu konu gündeme geliyor…" Ya, kusura bakmayın, vallahi, bugün 24 Ekim, iki hafta sonra 9 Kasım. Yine gündemde olacak, her vesileyle gündemde olacak. Bu sorun, bu mağduriyetler giderilmediği sürece gündeme getireceğiz, gözünüzün içine de baka baka gerçekleri Türkiye kamuoyuyla da paylaşacağız.

Van'da bir trajedi var. İnsanlar sorunlarını Türkiye kamuoyu nezdinde görünür kılmak için bedenlerini açlığa yatırmışlar. Bir siyasal amaç için değil, başlarını sokabilecekleri bir evleri olsun diye.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ADİL ZOZANİ (Devamla) - Hatta, bir evleri bile değil, daha önce deprem yardımlarıyla Van'a götürülen konteynerler ellerinden alınmasın, alınanlar geri verilsin diye bedenlerini açlığa yatırdılar. Bu gerçeği görmeniz gerekir. Bir iki yıl sonra çıkıp tekrar tekrar Van'a başsağlığı dilemeyin.

BAŞKAN -Teşekkür ederim.

ADİL ZOZANİ (Devamla) - İlk günde yarattığınız tahribat için özür dileyin. O günden bugüne kadar Van halkının sıkıntılarını, sorunlarını çözecek hiçbir şey yapmadığınız için özür dileyin.

BAŞKAN - Teşekkür ederiz Sayın Zozani.

ADİL ZOZANİ (Devamla) - Gerçekten, AK PARTİ mensupları da gerçeği görmek istiyorlarsa Meclise vermiş olduğumuz bu araştırma önergesinin lehinde oy kullanırlar; bizler, sizler, diğer muhalefet partisi mensuplarıyla birlikte gider, Van'ın gerçeğini görürüz.

Kabul etmeniz dileğiyle hepinizi saygıyla selamlıyorum. (BDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederiz Sayın Zozani.

Önerinin aleyhinde Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can.

Buyurunuz Sayın Can. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Barış ve Demokrasi Partisinin grup önerisinin aleyhinde olduğumu beyan ediyorum.

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) - Teşekkür ediyorum.

RAMAZAN CAN (Devamla) - Başbakan depremden sonra Van'a 4 kez gitmiştir ve bu hafta sonu itibarıyla da tekrar bir ziyaret planlamaktadır, bu da 5'inci kez olacaktır. Bu da Başbakanın ve Hükûmetin Van'a olan ilgisini, hassasiyetini göstermektedir.

Biz, tabii, AK PARTİ hükûmetleri ve AK PARTİ olarak Van'a yapılanlara teşekkür beklemiyoruz ancak Van'a yapılanları görmezden gelmek, muhalefet partilerinin hatiplerinin burada beyan ettiği gibi… Teşekkür beklemekten öte, insafsızlık, vicdansızlık da beklemiyor idik. Burada yapılanlar, AK PARTİ Hükûmetinin depremden itibaren organizasyonu dünyaya örnek olmuştur, bu organizasyonu dünya takdir etmiştir ama bugün burada gördük ki her ne hikmetse Barış ve Demokrasi Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi ise maalesef depremi istismar etmekten, depremin ticaretini yapmaktan öte hiçbir şey yapmamıştır.

Barış ve Demokrasi Partisine soruyorum, Allah aşkına, mahalli idarelerde iktidardasınız, çıkın şuraya, Van'la ilgili, depremle ilgili ne yaptınız somut olarak açıklayın.

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) - Sayın Başkan, sataştı, sonra cevap vereceğim.

RAMAZAN CAN (Devamla) - Grup önerileriyle Meclisi işgal etmekten, gündemi belirlemekten, burada depremi istismar etmekten, Vanlı kardeşlerimize AK PARTİ'nin götürdüğü icraatları maalesef istismar etmekten, depremin mağdurları üzerinden istismar etmekten, ticaretini yapmaktan öte siz ne yaptınız? Allah aşkına, gelin, burada açıklayın. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Diğer taraftan, Cumhuriyet Halk Partili hatip ise burada çıktı, şöyle bir ibare kullandı arkadaşlar, dedi ki: "Hükûmet depremin enkazı altında kalmıştır." Gerçekten depremin enkazı altında kalan bir durum var, o da sizin zihniyetinizdir. Çünkü, 1999 yılında Marmara depreminde Hükûmet enkaz altında kalmıştır. Olaydan günler

38

geçtiği hâlde Hükûmet ve devlet oraya intikal edememiştir. O iktidarın ortaklarından biri de sizin uzantınızın olduğu zihniyettir, bu böyle biliniyor; vatandaş da bunu biliyor ve takdir ediyor, sizleri de iktidara getirmiyor.

Şimdi, Van Milletvekili değerli kardeşim Fatih Çiftci Van'ı bizden daha iyi biliyor, Van'a yapılanları biliyor ve burada anlattı, ben onlara fazla girmek istemiyorum. Şimdi, buraya çıkacaksınız, grup önerileriyle depremi gündeme getireceksiniz; getirin, eleştirilerinize bakacağız, eksikler varsa tabii ki takip edeceğiz Hükûmet olarak ancak yapılanları da saymanız lazım. Arkadaşlar, dikkatinizi çekmek istiyorum; 4,5 katrilyon, 2013 yılı bütçesi itibarıyla Van'a yapılan harcama 13 tane bakanlığın bütçesinden fazladır. Bu ne demektir? Bu şu demektir: Van ve Erciş yeniden imar ve ihya edilmiştir.

Burada, Barış ve Demokrasi Partisi hatibi dedi ki: "Efendim, buradaki konteynerleri söktünüz, Malatya'ya götürdünüz." Tabii ki söktük çünkü konteynerde kalacak vatandaş kalmadı, onlara yeni konutlar tahsis ettik. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Oradaki konteynerleri de Suriye'den gelen kardeşlerimize tahsis ettik. Bunu yapmayacak mıydık?

Şimdi, Van depremi öyle bir deprem ki arkadaşlar, 37 tane atom bombasının ortaya çıkardığı enerjiye denk bir güçle oraya etki etmekte, travma oluşturmakta. Böyle bir depremde 644 vatandaşımız maalesef vefat etmiştir. Vatandaşlarımıza tekrar Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyoruz. Tabii ki bunu siz gündeme getirdikçe biz de burada başsağlığı dileyeceğiz. Biz mütedeyyin insanlarız, inanan insanlarız, ölenlerin arkasından da bu duyguları ifade etmek bizim için bir borçtur.

Hükûmete, öncelikle Van depremindeki hassasiyeti ve organizasyonu için teşekkür etmek gerekir, şöyle ki: 1999 Marmara depreminde olay yerine günlerce intikal etmeyen bir Hükûmetten Van depreminde olay yerine anında intikal eden, hatta, altı saatte bini aşkın arama ve kurtarma ekibini, bakanları ve milletvekilleriyle, vali ve kamu görevlileriyle olay yerine intikal eden, büyük bir organizasyonu sağlayan Hükûmete. Marmara depreminde -dikkatinizi çekiyorum- vatandaşına bir yılda bile çadır veremeyen bir Hükûmetten Van depreminde on sekiz günde 75 binlik çadır kent kuran bir Hükûmete. Arkadaşlar, Marmara depreminde bir yılda çadır veremeyen Hükûmetten Van depreminde 17 bin kalıcı konut veren bir Hükûmete. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Bu millet bu iktidarı bu yüzden seviyor arkadaşlar. Marmara depremi enkazı altında kalan bir Hükûmetten konteyner kentler, mobil kentler, kalıcı kentler inşa eden, yaklaşık 4 katrilyon yani 2010 bütçesi itibarıyla -demin de söylediğim üzere- 11 bakanlığın bütçesi kadar yatırım yapan bir Hükûmete.

TURGUT DİBEK (Kırklareli) - Az önce 13'tü!

RAMAZAN CAN (Devamla) - Âdeta, Van'ı ve Erciş'i yeniden imar ve ihya eden… Bütün dünya bu organizasyonu takdir etmiş, bunu nasıl yaptığımızı öğrenmek için de buralara heyetler göndermiştir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Memleketlerinde olası bir afet durumunda buradaki organizasyonun mükemmelliğini uygulama adına bu denetlemeleri de bu incelemeleri de bu yardımları da hükûmetlerimizden talep etmişlerdir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün Avrupa'nın ve dünyanın en güçlü memleketlerinde, Amerika Birleşik Devletleri'nde bile afetlerdeki acziyetler göz önüne alındığında Hükûmetin Van'daki depreme, organizasyonu ve olay yerine intikali ve olay akabindeki gelişmeleri takip edişi ve karar alışını, vatandaşımızın mağduriyetine son verme anlayışını takdir etmek gerekir.

TUFAN KÖSE (Çorum) - Allah razı olsun!

RAMAZAN CAN (Devamla) - Şimdi burada görüyoruz ki muhalefet partileri depremi bile istismar ediyorlar. Ben muhalefet partilerini anlıyorum, yapacakları bir şey yok ama Allah aşkına depremde yani ortak, elimizden gelmeyen beklenmedik mücbir sebeplerde dahi vatandaşlarımızın yanında olmak gerekirken vatandaşlarımızın mağduriyetini istismar etmek, vatandaşlarımızın durduğu durumu ticari ranta, siyasi ranta çevirmek tamamen, en hafif bir dille söylüyorum ki vicdansızlıktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekillerimiz; bütün bu hadiseler, bütün bu olaylar memleketin insanlarının bakışları altında gerçekleşmektedir. Vatandaşlarımız bunu biliyor. Van halkı, Erciş halkı bunu biliyor. Van halkı ve Erciş halkı iktidarımızı, partimizi gerçekten takdire şayan bulmakta, yapmış olduğumuz çalışmaları takdir etmektedir. Muhalefete ise verdiği değer ortadadır. Barış ve Demokrasi Partisi belki şu an mahallî idarelerde iktidar sahibi olabilirler ama göreceksiniz altı, yedi ay sonra onlar da orayı terk edecekler diyor, BDP grup önerisinin aleyhinde olduğumuzu beyan ediyor, Barış ve Demokrasi Partisinin başka grup önerileriyle gündemi işgal etmesini temenni ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederiz Sayın Can.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, Sayın Başkan…

ADİL ZOZANİ (Hakkâri) -Sayın Başkan, Sayın Başkan…

39

 
Başa Dön | Önceki Sayfa Sonraki Sayfa | Son Sayfa

Sosyal Medya

Kurumsal Facebook Adresi Kurumsal Twitter Adresi RSS Aboneliği Gunluk Haber Aboneliği Genel Kurul Facebook Adresi Genel Kurul Twitter Adresi Web Yoneticisine Mesaj
Sosyal Ağlarda TBMM

Arama

TBMM'yi Ziyaret

Randevulu Gezi

Rehber Eşliğinde Gezi

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin tanıtımı kapsamında ziyaretçilerin rehber eşliğinde gezdirilmesi, Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Başkanlığı tarafından hazırlanan bir program dahilinde gerçekleştirilmektedir.

Detaylı Bilgi İçin

 

 

 

 

 

 

E-devlet Üzerinden Randevu

E-devlet Linki

Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ziyaret etmek için e-Devlet üzerinden randevu talebinde bulunabilirsiniz.

e-Devlet Linki

Halk Günü

Halk Günü

TBMM ZİYARETÇİ KABUL SALONU 15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNDE AĞIR HASAR GÖRDÜĞÜNDEN, BAKIM ONARIM FAALİYETLERİ BİTİNCEYE KADAR HALK GÜNÜ UYGULAMASI YAPILAMAYACAKTIR.

Detaylı Bilgi İçin

 

 

Mustafa Necati Kültür Evi

Mustafa Necati Kültür Evi

İki katlı tarihi binanın giriş katında TBMM Kültür Sanat ve Yayın Kurulu Başkanlığı Sergi Salonu bulunmaktadır. Sergi Salonunda TBMM Kültür Sanat ve Yayın Kurulu Başkanlığı tarafından kabul görmüş eserler, halka açık olarak sergilenmektedir.

Mustafa Necati Kültür Evi Tanıtım Sitesi

Kurtuluş Savaşı Müzesi

Kurtuluş Savaşı Müzes

'Birinci Millî Mimarlık Dönemi Üslubu'nun Ankara'daki ilk örneklerinden olan I.TBMM Binası, 1920-1924 yılları arasında Kurucu Meclis olarak da görev yapan Gazi Meclis tarafından kullanılmıştır. Halen TBMM Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Başkanlığı uhdesinde Kurtuluş Savaşı Müzesi (I.TBMM Binası) olarak hizmet vermektedir.

Milli Saraylar

Milli Saraylar

Kuruluşu Cumhuriyetin ilk yıllarına dayanan Milli Saraylar, zaman içerisindeki katılımlarla birlikte, iki saray, üç köşk, beş kasır, üç müze ve iki fabrikayı bünyesinde barındırmaktadır.

Milli Saraylar Sitesi

Sanal Tur

Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanal Tur

Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni aşağıdaki bağlantıyı kullanarak sanal olarak gezebilirsiniz.

TBMM Sanal Tur Gezisi

Engelsiz Meclis

İşitme Engelliler

Rehber Eşliğinde Gezi

Yasama ve Denetim Hizmetlerine İlişkin Tanıtım Videolarına aşağıdaki linkten erişebilirsiniz.

Youtube Erişim Linki