Turkiye Buyuk Millet Meclisi

Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurul Tutanağı
24. Dönem 3. Yasama Yılı
55. Birleşim 22 Ocak 2013 Salı

Ulaşmak İstediğiniz sayfa aralığını giriniz.
Font Küçült | Normal | Font Büyüt
Başa Dön | Önceki Sayfa Sonraki Sayfa | Son Sayfa
Tutanak toplam 148 sayfadır. Sorgulanan Sayfaların Yazıcı Versiyonu
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Toplumun her kesiminde yoğun tepkiye neden olan telefon dinlemeleri konusundaki belirsizlik ve hukuk dışı uygulamalar devam etmektedir. Anayasa'mızın haberleşme hürriyeti ile ilgili 22'nci maddesi herkesin haberleşme özgürlüğüne sahip olduğunu belirtir ve bu özgürlüğün temelinin gizlilik olduğunu vurgular. Benzer şekilde, Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) yer alan özel hayatın korunmasıyla ilgili düzenlemelerde izinsiz biçimde görüşmelerin kaydedilmesini, bu kayıtların yayınlanması açıkça suç kabul edilmektedir. Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK), cumhuriyet savcısı dinlemeler sonunda suç delili bulunmadıysa, bunu on beş gün içinde ilgili kişiye "telefonlarınız dinlenmiştir, suç unsuru bulunamamıştır" yönünde bilgi verilmesini öngörmektedir. Fakat ülkemizde yasa dışı dinlemelerin mahkemelerde hukuka aykırı bir şekilde yargılama konusu olduğu gibi, olmayan dinlemelerde rivayetlerden yola çıkılarak iktidara muhalefet olan kişilerin cezalandırılması aracı hâline gelmiştir.

Tüm bunlara rağmen Hükûmetin, dinlemelerin kimin tarafından, hangi tarihte, hangi yolla ve ne amaçla yapıldığı konusunda net ve yeterli açıklamalar yapmaması, gerekli önlemleri almaması dikkat çekicidir. Telefon dinlemeleri yoluyla ülkemizde âdeta bir korku imparatorluğu yaratılmakta, vatandaşlarımızın haberleşme özgürlüğü bir anlamda kısıtlanmaktadır. Kısıtlanan özgürlük ülkemizde öyle bir hâl almış durumdadır ki yargının üst makamlarında görev alan kişiler dahi dinlenildiklerini ve takip edildiklerini sıradan bir olay gibi yansıtmaktadır.

Ülkemizde, son yıllarda özellikle insan hakları konusunda hızı bir türlü kesilmeyen hak ihlallerinin belki de en açık örneğini yasa dışı telefon dinlemeleri ve takip edilmelerle yaşamaktayız. İktidarı eleştiren veya iktidar aleyhine taraf olan kişiler bu tehditle hemen hemen her an karşı karşıya gelmektedir. Bu yasa dışılığın önüne geçilmemesi ve hatta ülke Başbakanının seçim meydanlarında dinlenme kasetlerinin müjdeci rolünü benimsemesi, bu tehdidin hangi amaçla kullanıldığını en açık şekilde ortaya koymaktadır. Her türlü uyarılara ve telkine rağmen bu alanda yapılan bu hukuksuzluk, mahkemelerce meşrulaştırılmakta ve yargının bu hukuksuzluk üzerinden adalet dağıtması beklenmektedir.

Telefon dinlemeleri ve takip sadece seçim meydanları ile sınırlı kalmamış, Başbakan tarafından ana muhalefet partisi liderine karşı da bir tehdit olarak kullanılmak istenmiştir. Başbakan, partisinin bir grup toplantısında, önlenilemediği için utanılması gereken bu hukuksuzluğa rağmen övünerek ana muhalefet liderinin her adımının izlendiği ve takip edildiğini büyük bir heyecan ve gaflet içerisinde kamuoyuna açıklamıştır.

Vatandaşlarımız ise bu gelişmeler doğrultusunda dostane sohbetlerini dahi telefon ortamına taşımaktan çekinir olmuştur. Bu konuyu esas alan kamuoyu araştırmaları vatandaşlarımızın hemen hemen tamamının dinlendiği şüphesiyle yaşadığı ve bu hak gasbının iktidarın baskısı nedeniyle âdeta bir kadermişçesine kabullendiğini ortaya koymaktadır. İleri demokrasi söylemleri ile atılan naralarının, vatandaşların bu cevapları da göz önünde bulundurularak ileri zorbalık uygulamalarını temsil ettiğini ispatlamaktadır.

İktidarın varlığını sürdürmek amacıyla yarattığı bu korku ve zorba uygulamalar yaklaşan yerel seçim sürecinde ise muhalefet partilerinin yerel yönetim yöneticilerine karşı bir silah olarak kullanılmak istenmektedir. Seçimde sağlanamayan başarı, temel insan hakları katliamına dönüşen hukuksuzluk yoluyla kazanılmak istenmektedir. Belediye başkanlarının halka hizmet etmekten başka görevi ve niyeti yoktur. İktidarlara da halk belediye başkanları ile aynı gayeyi taşımak için halk tarafından görevlendirilmelerine rağmen, ülkemizde iktidar ayyuka çıkan başarısızlıklarını korku düzeni inşa ederek yok etmek bu hukuksuzluktan insanlık adına utanç başarısı elde etme yolunu seçmektedir.

Tüm Türkiye'nin yakındığı bu durum, hukuksuzluğa seyirci kalan iktidar tarafından da maalesef geç de olsa seslendirilmektedir. Başbakan dinlenme olayının bir yıl öncesinde gerçekleşmesine rağmen, bu vahim olayı sıradan ve ülkemiz için olağan bir şekilde paylaşmıştır. Hukuksuz dinlemelerden yazılan iddianamelerde savcılığı ele alan, muhalefeti bu yol ile sindirmeye çalışan Başbakan kendisinin de dinlendiğini itiraf ederek yıllarca meşru olarak gördüğü bu hukuksuzluktan yakınmıştır. Koruma sayısının dünya üzerinde birçok ülkenin ordu nitelenmesine yaklaşan Başbakanın bu iddiaları da araştırılması gereken öneme sahiptir. Dinlenme olayının neden bir yıl sonra açıklandığı ve iktidarın bu zamana dek sıradan bir gelişme olarak yorumladığı bu tür girişimlere neden bir anda tavır aldığının cevabını tüm kamuoyu merak etmekte ve öğrenmek istemektedir. "Benim valim", "Benim polisim", "Benim sırdaş MİT Müsteşarım" nitelemelerine rağmen -ki son niteleme gayet ciddidir- ülke istihbaratı konusunda yetkili bir kişinin, Başbakanın sırdaşı olmasına rağmen, bu hukuksuz istihbarat çalışması ne amaçla ve hangi menfaatle yapıldığının bilinmesi gerekmektedir. Bu konuda tüm kamuoyunun ortak tavrı nettir.

78

 
Başa Dön | Önceki Sayfa Sonraki Sayfa | Son Sayfa

Sosyal Medya

Kurumsal Facebook Adresi Kurumsal Twitter Adresi RSS Aboneliği Gunluk Haber Aboneliği Genel Kurul Facebook Adresi Genel Kurul Twitter Adresi Web Yoneticisine Mesaj
Sosyal Ağlarda TBMM

Arama

TBMM'yi Ziyaret

Randevulu Gezi

Rehber Eşliğinde Gezi

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin tanıtımı kapsamında ziyaretçilerin rehber eşliğinde gezdirilmesi, Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Başkanlığı tarafından hazırlanan bir program dahilinde gerçekleştirilmektedir.

Detaylı Bilgi İçin

 

 

 

 

 

 

E-devlet Üzerinden Randevu

E-devlet Linki

Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ziyaret etmek için e-Devlet üzerinden randevu talebinde bulunabilirsiniz.

e-Devlet Linki

Halk Günü

Halk Günü

TBMM ZİYARETÇİ KABUL SALONU 15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNDE AĞIR HASAR GÖRDÜĞÜNDEN, BAKIM ONARIM FAALİYETLERİ BİTİNCEYE KADAR HALK GÜNÜ UYGULAMASI YAPILAMAYACAKTIR.

Detaylı Bilgi İçin

 

 

Mustafa Necati Kültür Evi

Mustafa Necati Kültür Evi

İki katlı tarihi binanın giriş katında TBMM Kültür Sanat ve Yayın Kurulu Başkanlığı Sergi Salonu bulunmaktadır. Sergi Salonunda TBMM Kültür Sanat ve Yayın Kurulu Başkanlığı tarafından kabul görmüş eserler, halka açık olarak sergilenmektedir.

Mustafa Necati Kültür Evi Tanıtım Sitesi

Kurtuluş Savaşı Müzesi

Kurtuluş Savaşı Müzes

'Birinci Millî Mimarlık Dönemi Üslubu'nun Ankara'daki ilk örneklerinden olan I.TBMM Binası, 1920-1924 yılları arasında Kurucu Meclis olarak da görev yapan Gazi Meclis tarafından kullanılmıştır. Halen TBMM Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Başkanlığı uhdesinde Kurtuluş Savaşı Müzesi (I.TBMM Binası) olarak hizmet vermektedir.

Milli Saraylar

Milli Saraylar

Kuruluşu Cumhuriyetin ilk yıllarına dayanan Milli Saraylar, zaman içerisindeki katılımlarla birlikte, iki saray, üç köşk, beş kasır, üç müze ve iki fabrikayı bünyesinde barındırmaktadır.

Milli Saraylar Sitesi

Sanal Tur

Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanal Tur

Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni aşağıdaki bağlantıyı kullanarak sanal olarak gezebilirsiniz.

TBMM Sanal Tur Gezisi

Engelsiz Meclis

İşitme Engelliler

Rehber Eşliğinde Gezi

Yasama ve Denetim Hizmetlerine İlişkin Tanıtım Videolarına aşağıdaki linkten erişebilirsiniz.

Youtube Erişim Linki